(2577 S. K. m. 45)
BAŞVURUNUN KONUSU : Davacının vergi borcunun dökümünü gösteren elektronik ortamdan alınan belgede gösterilen borç için adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davada; davacı hakkında tanzim edilen 22/12/2015 tarih ve 2015-A-3426/39 sayılı inceleme raporuna istinaden adına re’sen yapılan vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarla ilgili düzenlenen 2015123113502/6-7-8-9-13-10-12 nolu vergi/ceza ihbarnamelerinin 31/12/2015 tarihinde Ağrı/Patnos Yenimahalle Mahalle muhtarına tebliğ edildiği ve tebliğ adresinin kapısına yapıştırıldığı, daha sonra da yasal süresinde ödeme yapılmaması ve dava açma iradesi de gösterilmemesi nedeniyle amme alacağının kesinleştiğinden bahisle düzenlenen dava konusu ödeme emrinin tebliğ edilmesi üzerine, anılan ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, 213 sayılı Kanun’un tebliğe ilişkin hükümlerinin değerlendirilmesinden; tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların tebliğ edilmek istendiği muhatap adresinde bulunamıyorsa, posta memurunun durumu zarf üzerine yazacağı ve tebliğ evrakının posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği ve bundan sonraki aşamada da muhatabın başkaca bilinen adresi yok ise tebligatın ilanen yapılması gerektiği söz konusu yasa maddelerinin amir hükmü gereği olduğu, uyuşmazlık konusu olayda ise; içeriğinde dava konusu vergi ve cezalara ilişkin ödeme emrinin dayanağı vergi/ceza ihbarnameleri mevcut tebliğ evrakının, muhatabın adresinde bulunamadığı (geçici olarak ayrıldığı değil) tespit edildikten sonra iadesi yoluna gidilmesi gerekirken, vergi/ceza ihbarnamesinin tebliği sırasında uygulanması mümkün bulunmayan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ilgili hükmü uygulanmaya çalışılarak tebliğin usulsüz şekilde yapıldığı, bu nedenle, 213 sayılı Kanun’un tebligata ilişkin hükümlerine aykırı olarak davacıya tebliğ cihetine gidildiği sonucuna varıldığı, henüz tahsil edilecek safhaya gelmediği, diğer bir ifadeyle kesinleşmediği anlaşılan amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar veren İstanbul 4. Vergi Mahkemesi'nin 09/10/2017 gün ve E:2017/434, K:2017/2100 sayılı kararına davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Altıncı Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
Dava dosyasının incelenmesinden; dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu vergi mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, aşağıda dökümü gösterilen kanun yolu aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuranın üzerinde bırakılmasına, posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 14.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)