İSTEMİN ÖZETİ: Rusya vatandaşı davacı tarafından, hakkında konulan G-87 kodlu yurda giriş yasağı ile Y-26 kodlu tahdit kaydının kaldırılması talebinin reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada; mahkemesince 31/1/2018 tarihinde yapılan ara karar ile davacı hakkında tesis edilen işlemin dayanağı olarak gösterilen yazının gönderilmesinin ve yazının gerekçelerinin sorularak, davacının genel güvenliği tehdit eden eylemlerine ilişkin somut bilgi ve belgelerin gönderilmesinin Emniyet Genel Müdürlüğü'nden istenildiği, gönderilen cevabi yazıda, terörizm suçundan dolayı davacının da içerisinde bulunduğu şahıslar hakkında Rusya İnterpol biriminin talebine istinaden yeşil bültenin aktif olduğu ve Y-Uyarı kodlu tahdidin tanzim edildiği, suç işlemeye meyilli oldukları değerlendirilen şahısların bulundukları yeri belirlemek, faaliyetlerini takip etmek, interpol üyesi ülkelerin polis teşkilatlarının bu konuya dikkatlerinin çekilerek müteyakkız olmalarını sağlamak amacıyla ilgili ülkelerin talebine binaen İnterpol Genel Sekreterliğince düzenlenen Y kodlu tahdidin uyarı amaçlı olduğu, tahdit konusu şahısların kesinlikle yakalanmaması, giriş çıkışlarının engellenmemesi ve temel hak ve hürriyetlerinden yoksun bırakılmaması gerektiğinin de ifade edildiği, davacının ülkemizi çatışma bölgelerine geçiş için güzergah olarak kullandığına, uluslararası savaşçı olduğuna veya başka herhangi bir şekilde ülkemiz için güvenlik tehdidi oluşturduğuna dair herhangi bir tespitin bulunmadığı, dosyada davacının genel güvenliği tehdit ettiğine dair herhangi bir bilgi ve belge de bulunmadığı, davalı idarece işlemin gerekçesi olarak, jeopolitik konumu gereği Türkiye'yi çatışma bölgelerine geçiş yapmak için kullanan yabancıların, ülkeye giriş yapmalarını, ülkeyi güzergah olarak kullanmalarını, ülkede terör faaliyetlerinde bulunmalarını önlemek ve davacının kamu güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye sokacağı hususlarının gösterildiği, oysa tahdit kodunun dayanağının davalı idarece ispatlanamadığı, davacının ülkemizi çatışma bölgelerine geçiş güzergahı olarak kullandığına veya kamu düzeni veya güvenliği açısından tehdit oluşturduğuna dair herhangi bir somut bilgi belgenin dosyaya sunulamadığı, davacının Rusya Federasyonu'na sınırdışı edilmesi halinde bu ülkede yaşamına ya da maddi ve manevi varlığına yönelik risk bulunduğu iddialarının ciddi nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacının nesnel durumuna göre değerlendirme yapılması gerekirken, somut bir gerekçeye dayanmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 14/03/2018 gün ve E: 2016/4625, K: 2018/524 sayılı kararın, davalı idare vekili istinaf dilekçesinde G-87 tahdit kodlu işlemin Emniyet Genel Müdürlüğü'nün yazısına istinaden tesis edildiği, idarenin bu konuda takdir yetkisinin bulunduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İdareye tanınan takdir yetkisinin keyfi kullanılmaması gerektiği, davacı hakkında somut gerekçelerin bulunmadığı, mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; Rusya vatandaşı davacı tarafından, hakkında konulan G-87 kodlu yurda giriş yasağı ile Y-26 kodlu tahdit kaydının kaldırılması talebinin reddine dair işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın "Yerleşme Ve Seyahat Hürriyeti" başlıklı 23. maddesinde, " Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz." hükmü yer almaktadır.
BM tarafından, 16 Aralık 1966 tarihli, 2200A (XXI) sayılı Genel Kurul Kararıyla kabul edilen ve 23 Mart 1976 tarihinde yürürlüğe giren (Türkiye'nin taraf olduğu),Medeni Ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin 12. maddesi şöyledir:
"1. Yasal olarak bir Devletin ülkesinde bulunan herkes, o ülke içinde özgürce hareket etme hakkına ve ikametgahını seçme özgürlüğüne sahiptir. 2. Herkes, kendi ülkesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ülkeyi terketmekte özgürdür. 3. Yukarıda sözü edilen haklara, ulusal güvenliği, kamu düzenini, kamu sağlığını ya da genel ahlakı veya başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak üzere yasalarla konmuş ve bu Sözleşme'de tanınan diğer haklarla uyumlu olanlar dışında herhangi bir sınırlama konulamaz. 4. Hiç kimse, kendi ülkesine girme hakkından keyfi olarak yoksun bırakılamaz."
11.04.2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 9.maddesinde;"(1) Genel Müdürlük, gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak, Türkiye dışında olup da kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye’ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişini yasaklayabilir.(2) Türkiye’den sınır dışı edilen yabancıların Türkiye’ye girişi, Genel Müdürlük veya valilikler tarafından yasaklanır.(3) Türkiye’ye giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır. Ancak, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması hâlinde bu süre Genel Müdürlükçe en fazla on yıl daha artırılabilir.(4) Vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durumları yetkili makamlarca tespit edilmeden önce Türkiye dışına çıkmak için valiliklere başvuruda bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıların Türkiye’ye giriş yasağı süresi bir yılı geçemez.(5) 56 ncımadde uyarınca Türkiye’yi terke davet edilenlerden, süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir.(6) Genel Müdürlük, giriş yasağını kaldırabilir veya giriş yasağı saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye’ye girişine izin verebilir.(7)Kamu düzeni veya kamu güvenliği sebebiyle bazı yabancıların ülkeye kabulü Genel Müdürlükçe ön izin şartına bağlanabilir." hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca davalı idarenin giriş yasağı koyma yetkisi bulunmakta ise de; söz konusu takdir yetkisinin kullanılmasında somut bilgi ve belgelerle kişinin ülkeye girişinin yasaklanabileceği, bu yetkinin keyfi olarak kullanılamayacağı tabiidir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Rusya vatandaşı olan davacı hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 29/12/2015 tarih, 171020 sayılı yazısına istinaden genel güvenlik nedeniyle G-87 tahdit kodu veri girişi yapılarak yurda giriş yasağı konulduğu, Y-26 (yasadışı örgüt faaliyeti) tahdit kaydının ise İnterpol-Europol Dairesi Başkanlığı'nca konulduğu, davalı idare cevabında; "kamu güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye sokacağı değerlendirilen yabancılar hakkında güvenlik tahdit kodları veri girişi yapıldığı, G-87 tahdit kodunun (Genel Güvenlik) Türkiye'nin kamu düzeni veya güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye'ye girmesinde sakınca görülen yabancılar hakkına Türkiye'ye giriş yasağı alınmasında esas alınan veri girişi kodu olduğu, Jeopolitik konumu gereği Türkiye'yi çatışma bölgelerine geçiş yapmak için kullanan yabancıların, ülkeye giriş yapmalarını, ülkeyi güzergah olarak kullanmalarını, ülkede terör faaliyetlerinde bulunmalarını önlemek amacıyla veri girişi yapıldığı" hususlarının öne sürüldüğü, davacı tarafından, hakkında tesis edilen G-87 tahdit kodlu yurda giriş yasağı işleminin ve Y-26 kodlu tahdit kaydının kaldırılması talebinin reddine dair işlemin iptali talebiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Seyahat hürriyetini düzenleyen Anayasal hüküm ve Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmenin ilgili hükmü incelendiğinde, her iki metnin de benzer düzenlemeler içerdiği, seyahat hürriyetinin vatandaşa tanınan bir hak olduğu başka ifade ile vatandaşın yurda girme ve yurttan çıkma hakkının istisnalar haricinde sınırlanamayacağı üzerinde durulduğu görülmektedir. Her iki metinde de, yabancıların yurda girme hakkının bulunduğuna dair bir hüküm bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacı hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 23.02.2018 tarih ve 45812 sayılı yazısı ile "Rusya İnterpol Birimi tarafından düzenlenen C-1207/12-2015 kontrol numaralı yeşil bültenin halen aktif olduğunun" bildirilmesi nedeniyle uluslararası seviyede arandığı dikkate alınmak suretiyle hükümranlık yetkisi dahilinde tesis olunduğu anlaşılan dava konusu işlemde ulusal ve uluslararası metinlere aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idare istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 14/03/2018 gün ve E: 2016/4625, K: 2018/524 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın 45/4 maddesi uyarınca esastan incelenen DAVANINREDDİNE, aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasında davacı tarafından karşılanan 192,70-TL yargılama gideri ve istinaf safhasında davalı idare tarafından karşılanan 42,00-TL posta gideri ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.090,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra istinaf isteminde bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 07/09/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)