(5216 S. K. m. 7, 9) (2918 S. K. m. 13, 14)
İSTEMİN ÖZETİ: Samsun 2. İdare Mahkemesi'nin 13/12/2017 günlü, E:2017/226, K:2017/2140 sayılı kararının istinaf kanun yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
CEVABIN ÖZETİ: İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve istinaf dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Samsun ili, Ali Gaffar Okkan caddesi, Alanlı ve Çamlıyazı mahalle yollarına, yolların bozulmasına neden oldukları ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüklerinden bahisle, taş ocaklarına malzeme nakli yapan ağır tonajlı araçların girişinin yasaklanmasına ilişkin Samsun Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin 16/11/2016 günlü, 2016/9 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Samsun 2. İdare Mahkemesi'nin 13/12/2017 günlü, E:2017/226, K:2017/2140 sayılı kararıyla; davacı işletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesi için alternatif güzergahların mevcut olduğu, Ali Gaffar Okkan caddesi, Alanlı ve Çamlıyazı mahalle yollarının ağır tonajlı araçların (kamyon-tır) geçişine açılmasının trafik güvenliği ile can ve mal güvenliğini tehdit edici nitelikte olduğu görüldüğünden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; dava konusu işlem ile idarenin takdir yetkisi sınırlarının aşıldığı ve şirketlerinin mağdur edildiği, şehir içi trafiğinin kullanılmasına, nakliye maliyetinin artmasına ve teslimatların gecikmesine neden olunduğu, büyükşehir belediyesi, il özel idaresi ve taş ocakları arasında yapılan 01/09/2009 günlü protokol ile, dava konusu yolun bir bölümünün beton yapılmasının kararlaştırıldığı ve yola ilişkin masrafların, şirketlerinin de aralarında bulunduğu taş ocakları tarafından karşılandığı, dava konusu işlemin somut bir veriye dayandırılmadığı, tonaj ve hız sınırlaması getirilerek trafik güvenliğinin sağlanması ve yolların bozulmasının önlenmesi mümkün iken, ağır tonajlı araçların bahse konu yollara girişinin tamamen yasaklanmasının, ulaşım özgürlüğünü kısıtlayan keyfi bir uygulama olduğu, idarece tesis edilen işlem sonucu şehir içi trafiğini kullanmak zorunda kaldığı, yolun 24 km uzamasına ve nakliyenin 45 dk. daha geç teslim edilmesine neden olunduğu, davalı idareye, özel ulaşıma ilişkin güzergah sınırlaması yapma yetkisi verilmediği ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, "Büyükşehir ulaşım ana planını yapmak veya yaptırmak ve uygulamak; ulaşım ve toplu taşıma hizmetlerini planlamak ve koordinasyonu sağlamak; kara, deniz, su ve demiryolu üzerinde işletilen her türlü servis ve toplu taşıma araçları ile taksi sayılarını, bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergahlarını belirlemek; durak yerleri ile karayolu, yol, cadde, sokak, meydan ve benzeri yerler üzerinde araç park yerlerini tespit etmek ve işletmek, işlettirmek veya kiraya vermek; kanunların belediyelere verdiği trafik düzenlemesinin gerektirdiği bütün işleri yürütmek.", büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasında sayılmış; "Ulaşım hizmetleri" başlıklı 9. maddesinde, "Büyükşehir içindeki kara, deniz, su, göl ve demiryolu üzerindeki her türlü taşımacılık hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun görevlendireceği ilgili odanın temsilcisinin katılacağı Ulaşım Koordinasyon Merkezi kurulur. İlçe belediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarak katılırlar. Ulaşım Koordinasyon Merkezi toplantılarına ayrıca gündemdeki konularla ilgili üye olarak belirlenmeyen ulaşım sektörü ile ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından ihtisas meslek odalarının temsilcileri de davet edilerek görüşleri alınır. / Bu Kanun ile büyükşehir belediyesine verilen trafik hizmetlerini planlama, koordinasyon ve güzergah belirlemesi ile taksi, dolmuş ve servis araçlarının durak ve araç park yerleri ile sayısının tespitine ilişkin yetkiler ile büyükşehir sınırları dahilinde il trafik komisyonunun yetkileri ulaşım koordinasyon merkezi tarafından kullanılır. / Ulaşım koordinasyon merkezi kararları, büyükşehir belediye başkanının onayı ile yürürlüğe girer. / Ulaşım koordinasyon merkezi tarafından toplu taşıma ile ilgili alınan kararlar, belediyeler ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcıdır. / Koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. / Büyükşehir belediyelerine bu Kanun ile verilen görev ve yetkilerin uygulanmasında, 13.10.1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz." kuralına yer verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Karayolu trafik güvenliği" başlıklı 13. maddesinde, "Karayolunun yapımı, bakımı, işletilmesi ile görevli ve sorumlu bütün kuruluşlar, karayolu yapısını, trafik güvenliğini sağlayacak durumda bulundurmakla yükümlüdür. /..." hükmü, "Karayolu yapısı ve trafik işaretlerinin korunması" başlıklı 14. maddesinde ise, "Karayolu yapısı ve trafik işaretleri ile ilgili olarak; a) Karayolu yapısı üzerine, trafiği güçleştirecek, tehlikeye sokacak veya engel yaratacak, trafik işaretlerinin görülmelerini engelleyecek veya güçleştirecek şekilde bir şey koymak, atmak, dökmek, bırakmak ve benzeri hareketlerde bulunmak, b) Karayolu yapısını, trafik işaretlerini ve karayoluna ait diğer yapı ve güvenlik tesislerini, üzerlerine yazı yazarak, çizerek veya başka şekillerde bozmak, yerlerini değiştirmek veya ortadan kaldırmak yasaktır. / Meydana gelen tehlike ve engeller, ilgili kuruluşlar ve zabıtaca ortadan kaldırılır, bozukluk ve eksiklikler yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşça derhal giderilir, zarar karşılıkları ve masrafları sorumlulara ödetilir. /..." hükmü yer almıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Samsun ili, Ali Gaffar Okkan caddesi, Alanlı ve Çamlıyazı mahalle yollarına, yolların bozulmasına neden oldukları ve trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüklerinden bahisle, taş ocaklarına malzeme nakli yapan ağır tonajlı araçların girişinin yasaklanmasına ilişkin Samsun Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin 16/11/2016 günlü, 2016/9 sayılı dava konusu kararının alındığı, İdare Mahkemesinin 13/04/2017 günlü ara kararıyla davalı idareye; ağır tonajlı araçların kullanması yasaklanan yollar ile kullanabilecekleri alternatif güzergahların harita üzerinde gösterildiği belgelerin istenilmesi üzerine, davalı idarece, alternatif güzergah bilgilerinin gönderildiği, Dairemizin 18/05/2018 günlü ara kararıyla ise davalı idareye; söz konusu araçların Alanlı ve Çamlıyazı mahalle yolları dışında kullandıkları alternatif yolların bozulması ve bu yollarda trafik güvenliğinin tehlikeye düşmesinin söz konusu olup olmadığının, alternatif yolların hangi nitelikte yol olduklarının, yasaklanan yollarla alternatif yollar arasında ağır tonajlı araçların girmesi konusunda ne gibi farklar bulunduğunun, bu konuda somut verilere dayalı araştırma ve analizler yapılıp yapılmadığının sorularak, bu hususlara ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, söz konusu ara kararımıza davalı idarece verilen cevapta; yerleşim ve araç trafiği yoğunluğunun fazla olması ve can ve mal kaybının önlenmesi bakımından dava konusu işlemin tesis edildiğinin belirtildiği görülmüştür.
Bu durumda, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile 18/05/2018 günlü ara kararımıza verilen cevabın incelenmesinden, taş ocaklarına malzeme nakli yapan ağır tonajlı araçların Samsun ili, Ali Gaffar Okkan caddesi, Alanlı ve Çamlıyazı mahalle yollarına girişinin yasaklanmasına gerekçe olarak gösterilen, "yolların bozulması" ve "trafik güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi" hususları ile yasaklanan yollarla alternatif yollar arasındaki farkların davalı idarece somut verilere dayalı tespitlerle ortaya konulamaması karşısında, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Samsun 2. İdare Mahkemesi'nin 13/12/2017 günlü, E:2017/226, K:2017/2140 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan dava ve istinaf aşamasına ait 350,75 TL yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00 TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 13/06/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
(X) İstinaf başvurusuna konu karar ve dayandığı gerekçe hukuka ve usule uygun olup, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istinaf başvurusunun reddi gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)