(2577 S. K. m. 45, 46) (5580 S. K. m. 8)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Özel E.B. Temel Lisesinde kimya öğretmeni olarak görev yapmakta iken, 667 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (KHK) kapsamında kapatılan kurumda görev yaptığından bahisle görevden ayrılmasına (çalışma izninin iptaline) ilişkin Battalgazi Kaymakamlığının 31.10.2016 tarih ve E.12192783 Sayılı işlemi ile bu işlemin kaldırılması talebiyle yapılan 2.1.2017 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, Malatya İdare Mahkemesince verilen 4.1.2018 tarihli ve E:2017/464, K:2018/6 Sayılı "davanın reddine" ilişkin kararın, davacı tarafından, 667 Sayılı KHK kapsamında kapatılan hiçbir kurumda görev yapmadığı, ilgili Genelgeler kapsamında yer almadığı, çalıştığı kurumun maaş ödemelerini Bank Asya aracılığıyla yaptığı, bu nedenle anılan bankada hesap açtırmak zorunda kaldığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının istinaf başvurusunun haklı bir dayanağının olmadığı belirtilerek, istemin reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdari Dava Dairesince, dosyadaki bilgi ve belgeler 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR: Malatya İdare Mahkemesince, "5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanun hükümlerine göre 1702 Sayılı Kanuna göre meslekten çıkarılma veya 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununa göre Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlenmesi hâlinde çalışma izninin iptali gerektiğinden davacının Fetullahçı Terör Örgütü ( FETÖ/PDY ) ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumunda 30.06.2015 tarihine kadar görev yapmak suretiyle müstahdem olarak bu kuruma katkı sağladığı, davacının iddiasının aksine bu dershaneden istifa etmeyip kapatılan kurumca dershane faaliyetinin biteceği gerekçesiyle dershaneden ve devletten tazminat hakkı saklı kalmak kaydıyla işine son verildiği ve adı geçen terör örgütüyle bağlantılı Bank Asya'da hesabı bulunduğu, bu haliyle Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hâlleri işlediği anlaşıldığı gibi davacının öğretmen olarak çalışmakta olduğu Özel H. Dershanesinin 667 Sayılı KHK ile 23.07.2016 tarihinde kapatılan kurumlardan olması ve Bakanlık onay tarihi olan 30.06.2015 tarihine kadar da davacının bu kurumda çalışmaya devam ediyor olması karşısında davacının anılan Genelge kapsamına girdiği tartışmasız olup işlem tarihinde yürürlükte bulunan ve idare için bağlayıcı nitelikte olan bu Genelge hükümleri doğrultusunda çalışma izninin iptal edilmesinde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
5580 Sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 8. maddesinin 8. fıkrasında "Gerekli şartları taşıyan yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticiler için valilikçe çalışma izni düzenlenir. Çalışma izninin iptali yine valilikçe yapılır." hükümlerine yer verilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 21.7.2016 tarihli, E.7783529 Sayılı ve "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi'nin 3. maddesinde "Cumhuriyet Savcılıklarınca haklarında işlem başlatılan özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinleri valiliklerce iptal edilecek ve bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyecek ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgiler işlenecektir." hükümlerine yer verilmiştir.
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 20.9.2016 tarihli, E.9899240 Sayılı ve "FETÖ/PDY Bağlantılı Kurumlarda Çalışmış Olan Personel" konulu Genelgesi'nde,
"İlgi: Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 21.07.2016 tarihli, E.7783529 Sayılı yazısı.
Bilindiği üzere FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen özel öğretim kurumları ile özel öğrenci yurtları hakkında yapılacak işlemler ilgi yazımız ile illerimize bildirilmişti.
İlgi yazının (3) numaralı bendinde yönetimine kayyum atanmayan kurumlar ile kayyum atanan kurumlarda kayyum ataması yapılmadan önce görev yapan, yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin MEBBİS üzerinden tespitleri yapılarak çalışma izinlerinin valiliklerce iptal edileceği, bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmeyeceği ve MEBBİS üzerinde gerekli bilgilerin işleneceği belirtilmiştir. Bu çerçevede;
- FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı çerçevesinde 667 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname Eki II sayılı listesinde yer alan (673 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesi gereği bu listeden çıkarılanlar hariç) özel öğretim kurumu ile öğrenci yurtlarından Kararname öncesinde yönetimine kayyum atananlarda, kayyum ataması yapıldığı tarihten önce çalışmakta olan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personel,
- FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı çerçevesinde 667 Sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname Eki II sayılı listesinde yer alan (673 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesi gereği bu listeden çıkarılanlar hariç) özel öğretim kurumu ile öğrenci yurtlarından yönetimine kayyum atanmaksızın 667 Sayılı Kararname ile kapatılanlarda Kararname'nin Resmi Gazete'de yayımlandığı 23/07/2016 tarihinde çalışmakta olan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personel ile
- 667 Sayılı Kararname'nin 2. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince Bakan onayı ile kapatılan kurumlarda Bakanlık onay tarihi itibariyle o kurumda çalışmakta olan yönetici, eğitimci, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personelin çalışma izin onaylarının iptal edilmesi, bu personele başka bir özel öğretim kurumunda çalışma izin onayı düzenlenmemesi ve MEBBİS üzerinde de gerekli değişikliklerin yapılması gerekmektedir.
Burada belirtilen tarihlerden önce görev yapmış ve muhtelif nedenlerle görevlerinden ayrılmış olan personel, MEBBİS Özel Öğretim Kurumları Modülünde yer alan "667 Sayılı KHK kapsamında kurumu kapatıldı" butonunun kapsamı dışındadır.
Bilgilerinizi ve gereğini rica ederim."
ifadelerine yer verilmiştir.
5580 Sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen hükümlerine göre, yönetici, öğretmen, uzman öğretici ve usta öğreticilerin çalışma izinlerinin iptali yetkisi Valiliğe aittir. Kanun'da bu yetkinin devredilebileceğine ilişkin bir kurala da yer verilmemiştir. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün anılan Genelgelerinde de FETÖ/PDY ile bağlantılı kurumlarda görev yapan personelin çalışma izinlerinin, Kanun'un sözü edilen hükümlerine uygun olarak, "Valiliklerce" iptal edileceği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının Özel E.B. Temel Lisesinde (Malatya) kimya öğretmeni olarak görev yapmakta iken, 667 Sayılı KHK kapsamında kapatılan kurumda görev yaptığından bahisle ve ( davalılardan Malatya Valiliğinin 4.4.2017 tarihli savunma dilekçesine göre ) Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünün 21.7.2016 tarihli, E.7783529 Sayılı ve "FETÖ/PDY Terör Örgütü ile Bağlantılı Olduğu Tespit Edilen Kurumlar" konulu Genelgesi uyarınca Battalgazi Kaymakamlığınca tesis edilen dava konusu işlemle görevden ayrılmasına ( çalışma izninin iptaline ) karar verildiği, öte yandan işlemin Kaymakam tarafından ve kendi adına imzalandığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince, Malatya Valiliği İmza Yetkileri Yönergesi'nin "Kaymakamlar tarafından imzalanacak ve yazılar" başlıklı 16. maddesinin 12. fıkrasında "Özel öğretim kurumlarında görevlendirilecek kadrolu/ücretli personelin çalışma izin onayları, istifa/sözleşme feshi/çalışma süresi bitimi düzenlenen ayrılış onayları, adaylık kaldırma onayları, çalışma izninin uzatıldığına ilişkin toplu onayları ( Özel Öğretim Kurumlarında görev alacak yöneticilerin çalışma izinlerine ilişkin geçici onaylar )" kuralına yer verildiği belirtilmiş ise de, bu düzenlemenin çalışma izinleri konusunda bir "yetki devri"ni değil, bir "imza devri"ni ifade ettiği, Yönerge'nin "Vali tarafından imzalanacak yazılar" başlıklı 11. maddesinin 1. fıkrasında "Vali tarafından imzalanması gerekli olup, bu Yönerge ile açıkça alt birimlere devredilmeyen işlem ve konulara ilişkin yazılar" kuralına yer verilerek, Vali tarafından imzalanması gereken yazıların alt birimlerce imzalanabilmesinin, bu yazılara ilişkin imza yetkisinin anılan Yönerge ile açıkça devredilmiş olması koşuluna bağlandığı, Yönerge'nin 16. maddesinin 12. fıkrasında "çalışma izin onayları" ve (aslında bu kapsamda düşünülebilecek ) "çalışma izninin uzatıldığına ilişkin toplu onayları" ifadelerine yer verilmekle birlikte (dava konusu işlemdeki ifadesiyle) "görevden ayrılma" veya "çalışma izninin iptali" ifadelerine yer verilmediği, öte yandan, dava konusu işlemin, Yönerge'nin "İlkeler" başlıklı 4. maddesinin "Bu Yönerge ile kendilerine Valilik adına devredilen imza yetkileri kullanılırken yazışmalarda "Vali adına" (Vali a.) ibaresi kullanılır." kuralını içeren 10. fıkrası ile "Giden yazılar" başlıklı 8. maddesinin "Vali adına yetkili makamlarca imzalanacak yazılarda, imza bloğuna yetkilinin adı ve soyadı yazıldıktan sonra altına Vali a. Vali adına) ibaresi konulur, bu ibarenin de hemen altına yetkilinin unvanı yazılır." kuralını içeren 2. fıkrasına aykırı olarak, Kaymakam tarafından kendi adına imzalandığı hususları karşısında, dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Nitekim, Danıştay Sekizinci Dairesinin 26.9.2018 tarihli ve E:2012/1932, K:2018/4882 sayılı, 7.6.2018 tarihli ve E:2012/6695, K:2018/3167 Sayılı ve 22.1.2018 tarihli ve E:2012/8658, K:2018/185 Sayılı kararları da bu yöndedir.
Bununla birlikte, davacı hakkında yetkili organ tarafından yeniden bir işlem tesis edilebileceği de tabiidir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Malatya İdare Mahkemesince verilen 4.1.2018 tarihli ve E:2017/464, K:2018/6 Sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda ayrıntısı gösterilen ilk derece ve istinaf yargılama giderleri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, istinaf başvurusunda yersiz alınan 35,90 TL karar harcının istemi halinde istinaf yoluna başvurana iadesine, posta gideri avansından artan tutarın Mahkemesince ilgili tarafa istemi halinde derhal veya 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra re'sen iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 46. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 26.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)