(2577 S. K. m. 2, 45) (657 S. K. m. 36, 67, 68, 161)
İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 15/03/2017 gün ve E:2015/3327, K:2017/1218 Sayılı kararın; taraflarca hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesi'nce, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, Ankara Valiliği Sağlık Müdürlüğünde sağlık memuru olarak görev yapan davacının bitirmiş olduğu İş Sağlığı ve Güvenliği (uzaktan öğretim) programının mesleki üst öğrenim kabul edilerek zam ve tazminatlardan faydalanma isteminin reddine ilişkin davalı idare işleminin iptali ve işlem nedeniyle mahrum kaldığı maddi hakların yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davacının Kırıkkale Üniversitesi Hacılar H. Aytemiz Meslek Yüksek Okulu İş Sağlığı ve Güvenliği önlisans bölümünden 25/06/2015 tarihinde mezun olduğu, davalı idare tarafından bitirilen bölümün üst öğrenim sayılmadığı, zam ve tazminatlardan faydalanamayacağından bahisle, isteminin reddedildiği, ret kararının iptali istemiyle dava açıldıktan sonra Sağlık Bakanlığının 15/02/2016 tarih ve 34330 Sayılı yazısı ile 657 Sayılı Kanun'un değişik 36. maddesinin C-2 12/d ve 6/b fıkraları ile 67. ,68. ve 161. maddeleri uyarınca 14/07/2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere davacının intibakının düzenlenmesine karar verildiğinin bildirilmesi üzerine davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmiştir.
Davacı tarafından, asıl istemin İş Sağlığı ve Güvenliği önlisans bölümünün üst öğrenim kabul edilerek zam ve tazminatların buna göre verilmesi olduğu halde bu konuda hüküm kurulmadığı, davalı idare ise lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ileri sürülerek mahkeme kararının kaldırılması istenilmektedir.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "istinaf" başlıklı 6545 Sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin 5. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir" hükmü düzenlenmiş bulunmaktadır.
Anılan Kanun hükümlerine göre; davanın konusuyla bağlı olarak uyuşmazlığı çözümlemekle görevli ilk derece yargı yerlerince verilen kararlardan, itiraza tabi olanların bölge idare mahkemelerince incelenebilmesi için mahkemece, uyuşmazlığın konusuna ve maddi olayın özelliğine göre inceleme yapılmak suretiyle dava konusu edilen idari işlemin, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2.maddesinin (1/a) bendi uyarınca; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden en az biri bakımından hukuka uygunluğunun denetlenmesi ve konuya ilişkin net yaklaşımını açıklayan, denetlenebilir bir hükmün kurulmuş olması gerekir.
Olayda, dava dilekçesinde Ankara Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünde sağlık memuru olarak görev yapan davacının, bitirmiş olduğu İş Sağlığı ve İş Güvenliği Önlisans Programının mesleki üst öğrenim kabul edilerek zam ve tazminatlarının, bitirdiği üst öğrenim dikkate alınarak ödenmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin 12.11.2015 tarihli ve 36198255 Sayılı İl Sağlık Müdürlüğü işleminin iptali istemi dava konusu edildiği halde, davacının bitirdiği bölüm dikkate alınarak intibakının yapılması yolundaki 01.07.2015 tarihli başvurusunun reddine ilişkin işlem incelenerek Sağlık Bakanlığının 15.02.2016 tarih ve 34330 Sayılı işlemiyle 657 Sayılı Kanun'un 36. maddesi hükümleri uyarınca intibakının yapıldığı gerekçesiyle davanın konusuz kaldığı yönünde hüküm kurulduğu davacının bitirdiği bölümün mesleki üst öğrenim olarak kabul edilip zam ve tazminatlarının, mesleki üst öğrenim görenlere ödenen oran üzerinden ödenmesi yolundaki başvurusundan kaynaklanan uyuşmazlık hakkında herhangi bir yargılama yapılmadığı ve bir hüküm kurulmadığı görülmektedir.
Bu durumda, idari işlemlerin denetim unsurlarını oluşturan; yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden en az biri bakımından hukuka uygunluğu denetlenmeyen ve hakkında hüküm kurulmayan dava konusu işlem yönünden ilk derece mahkemesi yerine geçerek hüküm kurulmasının mümkün olmadığı ve bu haliyle uyuşmazlığa yönelik olarak itirazen incelenecek bir mahkeme kararının da bulunmadığı anlaşılmakla, maddi olaya uygun olarak yargılama yapılması ve bu yargılama sonucunda bir karar verilmesi için, dava dosyanın İdare Mahkemesine iadesi zorunludur.
İdare Mahkemesince, yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde işin esasına yönelik yeniden bir karar verileceğinden, vekalet ücreti yönünden kararın bozulmasına ilişkin davalı İdare isteminin de kabulü gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların istinaf başvurularının KABULÜ ile istinafa konu mahkeme kararının KALDIRILMASINA; dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, istinaf nedeniyle doğan yargılama giderleri nihai hüküm verilirken mahkemesince gözetileceğinden bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca KESİN olarak 09.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)