(2577 S. K. m. 7, 10, 11, 12, 15) (5018 S. K. m. 34)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmit Belediyesinde başkan yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, davalı idare ile BEM-BİR-SEN Kocaeli Şubesi arasında 1.1.2012-31.12.2015 tarihleri arasını kapsayacak şekilde imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi uyarınca 15.6.2012 tarihinden itibaren ödenmeyen/eksik ödenen aylık sosyal denge yardımı tutarlarının ödenmesi istemiyle yapılan 10/06/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 2012 yılı Haziran ayından itibaren ödenmeyen/eksik ödenen sosyal denge yardımı tutarlarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin, 2012 yılı Ağustos ayından sonraki kısmı yönünden iptali ile bu kısım yönünden tazminat talebinin kabulü, 2012 yılı Ağustos ayından sonra ödenmeyen sosyal denge tazminatlarının idareye başvuru tarihinden itibaren (10/06/2016) hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi, davanın 2012 yılı Haziran ayından, 2012 yılı Ağustos ayına kadar olan kısımlarının ise kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddi yolunda Kocaeli 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 07/09/2017 günlü, E:2016/1279, K:2017/1331 sayılı kararın istinaf yoluyla incelenmesi sonucunda; davacı tarafından, 15.6.2012 tarihinden itibaren eksik ödendiğini öne sürdüğü sosyal denge yardımı ödemeleri için, her bir uygulama işleminden sonra, diğer bir ifadeyle her ayın 15’inden sonra, 7 ve 11. maddeler göz önünde bulundurularak 60 günlük dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, idareye yapılan başvurunun cevap verilmeyerek zımnen reddi üzerine uygulama tarihinden itibaren en geç 120 gün içinde davanın açıldığı anlaşıldığından, başvuru tarihinden geriye doğru 60, dava tarihinden geriye doğru 120 günlük süreler içinde kalan ilk uygulama tarihi olan 15.6.2016 tarihinden itibaren yoksun kalınan maaş farklarının tazmininin istenebileceği, davanın bu tarihten önceki döneme ilişkin kısmının ise süre aşımı nedeniyle esasının incelenemeyeceği sonucuna varıldığı, bu durumda, dava konusu işlemin, 15.6.2016 tarihinden önceki dönemde yoksun kalınan sosyal denge yardımı farklarının ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının iptali ve bu döneme ait sosyal denge yardımı farklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemi yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken, bu kısım yönünden işin esası hakkında karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı, İdare Mahkemesi kararının, davanın süresinde olduğu anlaşılan, dava konusu işlemin, 15.6.2016 tarihinden sonraki döneme ait sosyal denge yardımı farklarının ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının iptali ve bu döneme ait sosyal denge yardımı farklarının yasal faiziyle birlikte tazminine ilişkin hüküm fıkrasının hukuka uygun bulunduğu sonucuna varılmış olup, davalı idarece ileri sürülen hususların kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, davacının vekâlet ücreti yönünden yaptığı istinaf başvurusuna gelince; incelenen dosyada, İdare Mahkemesince 990,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesi yönünde iki kez hüküm kurulduğu anlaşılmakta olup, istinaf incelemesi sonucunda kısmen iptal/kabul ve kısmen incelenmeksizin/süre retle sonuçlanan kararda, vekili aracılığıyla davayı takip ettiği anlaşılan davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka uygunluk görülmediğinden, kararın davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının kaldırılması gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; idare mahkemesi kararının, dava konusu işlemin, 15.6.2016 tarihinden önceki dönemde yoksun kalınan sosyal denge yardımı tutarlarının ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının iptali ve bu döneme ait sosyal denge yardımı tutarlarının yasal faiziyle birlikte tazminine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın 2577 sayılı Yasanın 15/1-b maddesi uyarınca süre aşımı nedeniyle reddine, kararın hukuka uygun olduğu anlaşılan, dava konusu işlemin, 15.6.2016 tarihinden sonraki dönemde sosyal denge yardımı tutarlarının ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının iptali ve bu döneme ait sosyal denge yardımı tutarlarının yasal faiziyle birlikte tazminine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, oluşan yeni duruma göre yargılama giderlerinin yeniden hüküm altına alınması gerektiğinden, 309,00.-TL dava yargılama giderinin davada haklılık oranına isabet eden 154,50.-TL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 154,50.-TL yargılama giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, davacı tarafından yapılan 140,20.-TL istinaf gideri ile 1.090,00.-TL avukatlık ücretinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idarece yapılan 132,00.-TL istinaf giderinin istemde haklılık oranına göre belirlenen 66,00.-TL’sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, kalan 66,00.-TL istinaf giderinin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine hükmeden İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesi’nin 21/02/2018 günlü ve E:2018/18, K:2018/222 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu, zira, idari makamlara karşı alacaklara yönelik dava açılmasında İdari Yargılama Usulü Kanununun 10.maddesinin esas alındığı, yine 5018 sayılı Kanunun 34. maddesinde idareye karşı açılan geriye dönük alacak talebine ilişkin davalarda zamanaşımı süresinin 60 gün değil 5 yıl olduğu, bu kapsamda; idareye karşı geriye dönük alacaklara ilişkin açılan davalarda Yasanın 7, 11 ve 12. maddesini esas alarak süre aşımı nedeniyle ret kararı veren birçok kesinleşmiş mahkeme kararının 20 Haziran 2013 tarihli ve 28683 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Danıştay 2.ve 11. Dairesi kararları ile kanun yararına bozulduğu, Kocaeli 2.İdare Mahkemesi kararına istinaden davalı idare tarafından yapılan yüksek meblağlı tutarın, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesi kararı gereği faizi ile birlikte müvekkili tarafından geri ödenmesi gerektiği, müvekkili aleyhine verilen işbu kararın İdari Yargılama Usulü Kanununun 7, 10, 11 ve 12. maddeleri gerekçe gösterilerek 5018 sayılı Kanunun 34. maddesine açıkça aykırı olarak tesis edildiği, yargılama giderlerinin de hukuka aykırı olarak hüküm altına alındığı, Kocaeli 2. İdare Mahkemesi’nin istinaf başvurusuna konu kararı 07/09/2017 günlü, E:2016/1279, K:2017/1331 sayılı olmasına rağmen, 30/06/2017 günlü, E:2016/1016, K:2017/1159 sayılı karar olarak belirtildiği iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının (a) ve (h) bentleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılarak davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine ve öncelikle yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesi'nce dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmesi gerekli görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesi’nin 21/02/2018 günlü ve E:2018/18, K:2018/222 sayılı kesin nitelikteki kararının "yargılamanın yenilenmesi" suretiyle kaldırılması istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun ‘Yargılamanın yenilenmesi’ başlıklı 53’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının (a) bendinde, “Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması” ve (h) bendinde, “Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması” halleri, yargılamanın yenilenmesi sebepleri arasında sayılmış, aynı Kanunun 55’inci maddesinin 3’üncü fıkrasında ise, yargılamanın yenilenmesi istemi kanunda yazılı sebeplere dayanmıyor ise, istemin reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, İzmit Belediyesinde başkan yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, davalı idare ile BEM-BİR-SEN Kocaeli Şubesi arasında 1.1.2012-31.12.2015 tarihleri arasını kapsayacak şekilde imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesi uyarınca 15.6.2012 tarihinden itibaren ödenmeyen/eksik ödenen aylık sosyal denge yardımı tutarlarının ödenmesi istemiyle yapılan 10/06/2016 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile 2012 yılı Haziran ayından itibaren ödenmeyen/eksik ödenen sosyal denge yardımı tutarlarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin, 2012 yılı Ağustos ayından sonraki kısmı yönünden iptali ile bu kısım yönünden tazminat talebinin kabulü, 2012 yılı Ağustos ayından sonra ödenmeyen sosyal denge tazminatlarının idareye başvuru tarihinden itibaren (10/06/2016) hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi, davanın 2012 yılı Haziran ayından, 2012 yılı Ağustos ayına kadar olan kısımlarının ise kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddi yolunda Kocaeli 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 07/09/2017 günlü, E:2016/1279, K:2017/1331 sayılı kararı istinaf yoluyla inceleyerek; dava konusu işlemin, 15.6.2016 tarihinden önceki dönemde yoksun kalınan sosyal denge yardımı tutarlarının ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının iptali ve bu döneme ait sosyal denge yardımı tutarlarının yasal faiziyle birlikte tazminine ilişkin kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden davanın 2577 sayılı Yasanın 15/1-b maddesi uyarınca süre aşımı nedeniyle reddine, kararın hukuka uygun olduğu anlaşılan, dava konusu işlemin, 15.6.2016 tarihinden sonraki dönemde sosyal denge yardımı tutarlarının ödenmesi isteminin reddine ilişkin kısmının iptali ve bu döneme ait sosyal denge yardımı tutarlarının yasal faiziyle birlikte tazminine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmının kaldırılmasına, oluşan yeni duruma göre yargılama giderlerinin yeniden hüküm altına alınması gerektiğinden, 309,00.-TL dava yargılama giderinin davada haklılık oranına isabet eden 154,50.-TL’sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 154,50.-TL yargılama giderinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00.-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, davacı tarafından yapılan 140,20.-TL istinaf gideri ile 1.090,00.-TL avukatlık ücretinin ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idarece yapılan 132,00.-TL istinaf giderinin istemde haklılık oranına göre belirlenen 66,00.-TL’sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, kalan 66,00.-TL istinaf giderinin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine hükmeden İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesi’nin 06/12/2017 günlü ve E:2017/1765, K:2017/2077 sayılı kararının, hukuka aykırı olduğu, zira, idari makamlara karşı alacaklara yönelik dava açılmasında İdari Yargılama Usulü Kanununun 10.maddesinin esas alındığı, yine 5018 sayılı Kanunun 34. maddesinde idareye karşı açılan geriye dönük alacak talebine ilişkin davalarda zamanaşımı süresinin 60 gün değil 5 yıl olduğu, bu kapsamda; idareye karşı geriye dönük alacaklara ilişkin açılan davalarda Yasanın 7, 11 ve 12. maddesini esas alarak süre aşımı nedeniyle ret kararı veren birçok kesinleşmiş mahkeme kararının 20 Haziran 2013 tarihli ve 28683 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Danıştay 2.ve 11. Dairesi kararları ile kanun yararına bozulduğu, Kocaeli 2.İdare Mahkemesi kararına istinaden davalı idare tarafından yapılan yüksek meblağlı tutarın, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesi kararı gereği faizi ile birlikte müvekkili tarafından geri ödenmesi gerektiği, müvekkili aleyhine verilen işbu kararın İdari Yargılama Usulü Kanununun 7, 10, 11 ve 12. maddeleri gerekçe gösterilerek 5018 sayılı Kanunun 34. maddesine açıkça aykırı olarak tesis edildiği, Kocaeli 2. İdare Mahkemesi’nin istinaf başvurusuna konu kararı 07/09/2017 günlü, E:2016/1279, K:2017/1331 sayılı olmasına rağmen, 30/06/2017 günlü, E:2016/1016, K:2017/1159 sayılı karar olarak belirtildiği ileri sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 53’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının (a) ve (h) bentleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılmasının istenildiği anlaşılmakta olup, davacı vekilinin söz konusu iddiaları, kararın kanun yolu aşamasında ileri sürülebilecek iddia niteliğinde olduğundan ve kararın hüküm fıkrasındaki istinaf başvurusuna konu mahkeme kararının tarih ve sayısına yönelik yanlışlık ise 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenebilecek yanlışlık kapsamında kaldığından, 2577 sayılı Kanunun 53’üncü maddesinin 1’inci fıkrasının (a) ve (h) bentleri ile diğer bentlerinde yer alan koşullardan hiçbirisine girmeyen yargılamanın yenilenmesi isteminin kabul edilmesine olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu'nun 34. maddesinin üçüncü fıkrasında, ilgili olduğu malî yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde alacaklıları tarafından geçerli bir mazerete dayanmaksızın, yazılı talep edilmediğinden veya belgeleri verilmediğinden dolayı ödenemeyen borçların zamanaşımına uğrayarak kamu idareleri lehine düşeceği öngörülmüş olup, bir alacağın zamanaşımına uğramasının uyuşmazlığın esasıyla ilgili bir husus olduğu, başka bir deyişle, 5018 sayılı Yasa'da belirtilen sürelerin, dava açma sürelerinin hesaplanmasında uygulanacak mevzuat niteliğinde olmadığı, işbu davanın süresinde açılıp açılmadığının 2577 sayılı Yasa çerçevesinde irdelenmesi gerektiğini de belirtmek gerekir.
Açıklanan nedenlerle; Yargılamanın Yenilenmesi İsteminin Reddine, posta giderinden ibaret 56,00.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 10. maddesinde yer alan "İadei muhakemenin kabulü üzerine cereyan edecek davalar, yeni davalar gibi harca tabidir." hükmü ve yargılamanın yenilenmesi isteminin kabul edilmemesi nedeniyle 35,90.-TL başvurma, 98,10.-TL istinaf başvurma ve 59,10.-TL temyiz YD harcı toplamı olan 193,10.-TL harcın ve artan posta ücretinin davacıya iadesine, 12/06/2018 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)