(2577 S. K. m. 17)
İSTEMİN ÖZETİ: İnşaat işi ile iştigal eden davacı şirket tarafından; Konya il bütünündeki yapılaşmalarda 1/5000 ölçekli nazım imar planı notlarına, hava bacası ölçülerinin, balkonlar, açık çıkmalar ile kat bahçe ve terasları, kış bahçelerinin derinliğinin belirlenmesi ve binalarda yapılan mescit alan hesabının belirlenmesi hakkında plan notu eklenmesine ilişkin Konya Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 15/07/2016 tarih ve 759 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; uyuşmazlıkta, hava bacası ölçülerinin, balkonlar, açık çıkmalar ile kat bahçe ve terasları, kış bahçelerinin ve mescit alan hesabının emsal ve kaks hesabına dahil edilmediği, emsale konu edilmeyen alanların müstakil bağımsız bölüm haline dönüştürülemeyeceği, plan notu ile emsalin artırılmadığı, önceki uygulamanın gizli yoğunluk artışına neden olduğu, İl genelinde emsal harici alanların belirlenmesinin zaruret olduğu, emsal harici bırakılan yapı inşaat alanları kullanılarak yoğunluğun artırıldığı, herhangi bir ticari kullanım fonksiyonu olmadığı, planların işlevleri ile plan uygulamasında şeffaflık ve eşitlik ilkelerinin sağlanmasına yönelik bir düzenleme olduğu, kapalı kullanım alanı ile sağlıklı yaşam alanlarının teşekkülü için teknik ve sosyal alanlar arasındaki dengenin korunduğu, emsalin üzerinde inşaat yapılmamasına yönelik olarak gerçekleştirilen düzenlemenin İmar Kanunu ile planlama ve şehircilik ilkelerine uygun olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle Konya 2. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 27/10/2017gün ve E:2016/1773, K:2017/1782 sayılı kararın; davacı vekilince, yerel Mahkemenin davalı belediyenin Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğindeki hükümlerin ve ölçülerin değiştirilemeyeceği hükümlerini hiçe saydığı, dikkate almadığı, varsayıma ve şüpheye dayalı Mahkeme gerekçesinin ve kararın hukukun temel ilkelerine, hukuk devleti anlayışına, mevzuata ve Anayasaya aykırı düştüğü, tüm inşaat yüklenicilerini ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğine uygun işlem yapan şahıs-kurum ve kuruluşları zan altında bıraktığı, dava konusu işlemin yasaya uygun olduğunu söylemenin Anayasaya açıkça aykırı olduğu iddialarıyla istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu olan kararın, Yönetmelikte yeterli açıklamanın bulunması ve ilgili belediyelerin proje onaylarında tereddüte düşmesi nedeni ile Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde belediyelere verilen yetkiye dayanılarak alındığı, alınan kararda mevzuat hükümlerine herhangi bir aykırılık bulunmadığı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 27 nci maddesi kapsamında ilçe belediyelerinde farklı proje uygulamalarının ve değerlendirilmelerin önlenmesi, uyum ve koordinasyonu sağlamak amacı ile düzenleyici bir karar olarak alındığı, açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce davacı tarafın istinafta duruşma talebi 2577 sayılı Yasanın (17/2.) maddesi uyarınca uygun görülmeyerek işin gereği görüşüldü;
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan Planlı Alanlar İmar Tip Yönetmeliğinin 2. maddesinde; "Proje hazırlanması, yapı ruhsatı ve arazi düzenlemesine ilişkin uygulamalar bu Yönetmelik ile Bakanlıkça çıkarılan diğer imara ilişkin yönetmeliklerde yer alan tanımlara göre gerçekleştirilir. Bu Yönetmeliklerde yer alan genel hükümler, tanımlar ve ruhsata ilişkin hükümler, planlarla ve ilgili idarelerce çıkarılacak yönetmeliklerle değiştirilemez. Bu Yönetmeliğin ve ilgili idarelerin Kanuna ve diğer mevzuata göre çıkaracakları imar yönetmeliklerinin diğer hükümleri ise uygulama imar planında aksine bir açıklama bulunmadığı takdirde uygulanır." düzenlemesine, 3. maddesinde; "İmar Planlarında açıklanmamış ve bu Yönetmelikte de yer almamış hususlarda lüzum ve ihtiyaca ve civarın karakterine göre uygulanacak şekli takdire, (Değişik ibare: RG-1/6/2013-28664) ilgili idare yetkilidir." düzenlemesine, "Yapı düzenine ait tanımlar" başlıklı 16. Maddesinin 4. fıkrasında, "Kat alanı kat sayısı (KAKS) (Emsal): Yapının katlar alanı toplamının imar parseli alanına oranından elde edilen sayıdır. ... Katlar alanına; ... teras çatılar ve çatı bahçeleri, kanopiler, giriş saçakları, tabii veya tesviye zemine oturan avlular, sundurma gibi üstü hafif malzeme ile örtülü bir veya birden fazla kenarı açık olan ve her bir bağımsız bölümle irtibatlı zemin terasları, binaya bitişik veya ayrık bir veya birden fazla kenarı açık olan arkatlar, bahçe ve istinat duvarları, ... bulunduğu katın emsale dahil alanının toplam %20’sini geçmemek koşuluyla; sökülür-takılır-katlanır cam panellerle kapatılmış olanlar dâhil olmak üzere balkonlar, açık çıkmalar ile kat bahçe ve terasları, kış bahçeleri, iç bahçeler, tesisat alanı, yangın güvenlik koridoru, bina giriş holleri, kat holleri, asansör önü sahanlıkları, kat ve ara sahanlıkları dahil açık veya kapalı merdivenler ... dahil edilmez." düzenlemesine, aynı maddenin 52. fıkrasında da; "Kat bahçesi: Binalarda yeşil bir görünüm elde etmek ve bina içinde yeşil doku ile iç içe yaşanmasını sağlamak amacıyla, ortak alan veya bağımsız bölüme ait olmak üzere binanın cephe veya cephelerinde uzunluğu 3 m.’den az olmamak şartı ile her biri en az 10 m² olan, binanın katlarında yer alan ve aynı zamanda kış bahçesi olarak da kullanılabilen bahçe düzenlemeleridir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirketin inşaat işi ile iştigal ettiği, Konya Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 15/07/2016 tarih ve 759 sayılı kararı ile Konya il bütünündeki yapılaşmalarda hava bacası ölçülerinin, balkonlar, açık çıkmalar ile kat bahçe ve terasları, kış bahçelerinin derinliğinin belirlenmesi ve binalarda yapılan mescit alan hesabının belirlenmesi hakkında 1/5.000 ölçekli nazım imar planına plan notu eklenmesine karar verdiği, bu karara itiraz edildiği, 23/09/2016 tarih ve 949 sayılı kararla itirazın reddi üzerine bakılan davanın açıldığı, Konya 2. İdare Mahkemesi'nce 27/10/2017gün ve E:2016/1773, K:2017/1782 sayılı kararla; "Uyuşmazlıkta, hava bacası ölçülerinin, balkonlar, açık çıkmalar ile kat bahçe ve terasları, kış bahçelerinin ve mescit alan hesabının emsal ve kaks hesabına dahil edilmediği, emsale konu edilmeyen alanların müstakil bağımsız bölüm haline dönüştürülemeyeceği, plan notu ile emsalin artırılmadığı, önceki uygulamanın gizli yoğunluk artışına neden olduğu, İl genelinde emsal harici alanların belirlenmesinin zaruret olduğu, emsal harici bırakılan yapı inşaat alanları kullanılarak yoğunluğun artırıldığı, herhangi bir ticari kullanım fonksiyonu olmadığı, planların işlevleri ile plan uygulamasında şeffaflık ve eşitlik ilkelerinin sağlanmasına yönelik bir düzenleme olduğu, kapalı kullanım alanı ile sağlıklı yaşam alanlarının teşekkülü için teknik ve sosyal alanlar arasındaki dengenin korunduğu, emsalin üzerinde inşaat yapılmamasına yönelik olarak gerçekleştirilen düzenlemenin İmar Kanunu ile planlama ve şehircilik ilkelerine uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüş ise de;
Uyuşmazlığın görüm ve çözümünün teknik mahiyet arz etmesi karşısında, Dairemizin 04.10.2018 tarih ve E:2018/545 sayılı ara kararı ile istinabe suretiyle dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, idare mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "Yönetmelikte yer verilen tanımlar ile “planların, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalması …” hükmü gereği, İmar Yönetmeliklerinde yer verilen tanımların ve/veya yapı elemanlarının hangi ölçülerde yapılması gerektiğini belirleyen ve ruhsat eki mimari projenin hazırlanmasına esas teşkil eden yapılaşmaya ilişkin hususların Yönetmeliklerin değiştirilemeyecek hükümleri saklı kalmak kaydıyla; 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında gösterilmesi gerekmekte olup, iptali istenilen belediye meclis kararına konu hususların 1/5000 ölçekli nazım imar planının konusu olmadığı, sonuç olarak 1/5000 ölçekli imar planı notlarına “Konya il bütünündeki yapılaşmalarda hava bacası ölçüleri alanı 0,36 m2 den, en az bir kenarı 0,20 m den az olmamak ve alanın en fazla 2,00 m2 olmak üzere yapılması, balkonlar, açık çıkmalar ile kat bahçe ve terasları, kış bahçelerinin derinliğinin parapet ucuna kadar 2,60 metreyi aşmaması, binalarda yapılan mescitlerde Sığınak Yönetmeliğinde belirlenen kişi hesabına göre alan hesabının yapılması” şeklinde plan notu eklenmesine ilişkin Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.07.2016 tarih ve 759 sayılı kararının Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğine aykırı olduğu ve işlem gerekçesinin yerinde olmadığı ileri sürülerek iptali istemi ile açılan davada; Konya Büyükşehir Belediye Meclisinin 15.07.2016 tarih ve 759 sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli imar planı plan notlarına “Hava bacası ölçülerinin alanı 0,36 m2 den, en az bir kenarı 0,20 m den az olmamak ve alanın en fazla 2,00 m2 olmak üzere yapılması, - Balkonlar, açık çıkmalar ile kat bahçe ve terasları, kış bahçelerinin derinliğinin parapet ucuna kadar 2,60 metreyi aşmaması, -Binalarda yapılan mescitlerde Sığınak Yönetmeliğinde belirlenen kişi hesabına göre alan hesabının yapılması” şeklinde plan notu eklendiği, getirilen plan notunun nazım imar planının tanımı gereği nazım imar planının konusu olmadığı, bu yöndeki düzenlemenin uygulama imar planına ilişkin plan notlarının konusu olabileceği, dava konusu meclis kararı ile 1/5000 ölçekli imar planına eklenen plan notunun “… kat bahçelerinin … derinliğinin parapet ucuna kadar 2,60 metreyi aşmaması…” yönündeki kısmının hem uyuşmazlık konusu meclis kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğine hem de yürürlükte olan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine aykırı olduğu, dava konusu meclis kararı ile 1/5000 ölçekli imar planına eklenen plan notunun “Hava bacası ölçüleri alanı 0,36 m2’den, en az bir kenarı 0,20 m den az olmamak ve alanın en fazla 2,00 m2 olmak üzere yapılması, -Balkonlar, açık çıkmalar ile kat … teraslarının … derinliğinin parapet ucuna kadar 2,60 metreyi aşmaması, -Binalarda yapılan mescitlerde Sığınak Yönetmeliğinde belirlenen kişi hesabına göre alan hesabının yapılması” yönündeki kısmının gerek uyuşmazlık konusu meclis kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğine gerekse de yürürlükte olan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine, şehircilik esaslarına, planlama tekniklerine aykırılığının bulunmadığı, dava konusu meclis kararı ile 1/5000 ölçekli imar planına eklenen plan notunun “… kış bahçelerinin derinliğinin parapet ucuna kadar 2,60 metreyi aşmaması…” yönündeki kısmının uyuşmazlık konusu meclis kararının alındığı tarihte yürürlükte bulunan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğine aykırı olduğu ancak yürürlükte olan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğine, şehircilik esaslarına, planlama tekniklerine aykırılığının bulunmadığı" görüş ve kanaatleri belirtilmiştir.
Rapor taraflara tebliğ edilmiş tarafların bilirkişilere ve rapora itirazları yerinde görülmeyerek, raporun içeriği kısmen hüküm kurmaya esas alınır mahiyette görülmüştür.
Dava konusu işlemin hukuki değerlendirmesini yapabilmek için öncelikle dava konusu işlem tarihindeki Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği hükümleri ile imar planları arasındaki ilişkinin açıklanması gerekmektedir.
Şöyle ki işlem tarihindeki Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin 2. maddesinde "Proje hazırlanması, yapı ruhsatı ve arazi düzenlemesine ilişkin uygulamalar bu Yönetmelik ile Bakanlıkça çıkarılan diğer imara ilişkin yönetmeliklerde yer alan tanımlara göre gerçekleştirilir. Bu Yönetmeliklerde yer alan genel hükümler, tanımlar ve ruhsata ilişkin hükümler, planlarla ve ilgili idarelerce çıkarılacak yönetmeliklerle değiştirilemez. Bu Yönetmeliğin ve ilgili idarelerin Kanuna ve diğer mevzuata göre çıkaracakları imar yönetmeliklerinin diğer hükümleri ise uygulama imar planında aksine bir açıklama bulunmadığı takdirde uygulanır." hükmüne yer verilmek suretiyle, Yönetmelik-imar planı ilişkisi tayin edilmiş ve Yönetmeliğin genel hükümler, tanımlar ve ruhsata ilişkin hükümlerinin imar planlarını yapan idarelerce değiştirilemeyeceği, Yönetmeliğin bunun dışında kalan kısımlarındaki hükümlerin ise plan yapan idarelerce uygulama imar planı ile değiştirilebileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Olayda ise davalı idarece anılan Yönetmeliğin konusuna giren hususlarda uygulama imar planı notlarında değil 1/5000 ölçekli nazım imar planı notlarında değişiklik yapılmak suretiyle yukarıda aktarılan Yönetmelik kuralına uygun işlem tesis edilmediği anlaşılmaktadır.
Ayrıca dava konusu işlemle kat bahçeleri ve kış bahçelerine yönelik olarak işlem tarihindeki Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde öngörülmeyen bazı sınırlamalar getirilmiştir. Hâlbuki yukarıda da aktarıldığı üzere bu hususlar, Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı ikinci bölümünde yer alan 16. maddesinin 52. fıkrasında düzenlendiğinden, anılan Yönetmeliğin 2. maddesi uyarınca dava konusu işlemle Yönetmelikte öngörülmeyen söz konusu (kat bahçesi, kış bahçesine yönelik olarak) sınırlamaların getirilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava devam ederken 03.07.2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan (yeni) Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin yürürlüğe girdiği, bu Yönetmelikle planlar ve Yönetmelik ilişkisinin yeniden belirlendiği, ayrıca davaya konu işlemde bahsi geçen kat bahçesi, hava bacası, kış bahçesi, çıkmalar vs. yönünden yeni düzenlemeler getirildiği, yine emsale esas alınacak alanın belirlenmesinde yeni ve farklı düzenlemeler öngörüldüğü, dava konusu işlemle yapılan bazı düzenlemelerin (bilirkişi raporunda belirtilen hususlarda) bu yeni Yönetmelikle de uyum içinde bulunmadığı belirtilmelidir. Her ne kadar idari işlemlerin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre yargısal incelemeye tabi tutulması genel kabul gören bir usul ilkesi olsa da; dava konusu işlemin plan notu değişikliği mahiyetinde bir düzenleyici işlem niteliğinde olduğu, uygulanmakla tükenen bir bireysel işlem olmadığı, bu nedenle de sonradan yürürlüğe giren yeni Yönetmelik hükümlerine de uygunluk arz etmesi gerektiği, aksi bir durumda kurallar kademelenmesinde alt seviyede olan plan notunun üst norm olan Yönetmeliğe aykırı biçimde uygulanmaya devam edeceği, bu hususun da hukuk devletinde kabul edilemeyeceği açıktır.
Bu durumda, gerek işlem tarihindeki Yönetmelik kuralına aykırı biçimde uygulama imar planı yerine nazım imar planı notları ile değişiklik yapılması, gerekse yine işlem tarihindeki Yönetmelikte planla değiştirilemeyecek olan "Tanımlar" başlıklı ikinci bölümün 16. maddesinde belirtilen bazı düzenlemelere aykırı plan notu getirilmesi, gerekse de bilirkişi raporunda belirtilen bazı hususlar bakımından yeni Yönetmelik hükümlerine uygunluk taşımaması bakımından dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Konya 2 nci İdare Mahkemesi'nce verilen 27/10/2017 gün ve E:2016/1773, K:2017/1782 sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan dava ve istinaf aşamalarına ait toplam (330,50+2.889,10) 3.219,60.-TL yargılama giderinin ve işbu karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 2.075,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan davacıya iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46/1-f maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 17/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)