İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirketin, iflasının ertelenmesi davası açılmasına ve konuya ilişkin olarak alınan mahkeme kararına ilişkin özel durum açıklamalarının gecikmeli olarak yapılması nedeniyle her iki eylem için 2016 yılında verilebilecek idari para cezasının üst sınırları üzerinden toplam 651.234,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu'nun 19.12.2016 tarih ve 35/1292 sayılı kararın; para cezasının kanunda belirlenen üst limitten verildiği, açılan iflas erteleme davasının kamuyu aydınlatma yükümlülüğünü doğurmadığı ileri sürülerek iptali istemiyle açılan davada; davacı şirketin savunma yazısında, "... kayyım hesaplarının açılıp ödeme ve tahsilatların bankalar üzerinden yapılır hale gelene kadarki süreçte, ödemelerin aksatılıp tedarikçilerin mağdur edilmemesi için KAP'a bildirimin gecikmeli yapılmak durumunda kalındığı, faaliyetlerin sekteye uğramasının da, Şirket tahvillerini portföylerinde bulunduran yatırımcılara, Şirket tedarikçilerine, işçilerine, kısacası Şirket'in bütün paydaşlarına karşı yükümlülüklerin yerine getirilebilmesini imkânsız hale getireceği" belirtilerek, paydaşların menfaatini korumak amacıyla iflas erteleme davasıyla ilgili hususların KAP'a geç bildirilmek zorunda kalındığı ifade edildiği, başka deyişle iflas erteleme davasının zamanında bildirilmemesinin, bankalar tarafından tüm malvarlığına bloke konulma riski olduğundan bildirilmediği şeklinde kaçamaklı ikrarda bulunulduğu, şirketle ilgili hazırlanan denetim raporlarının incelenmesinden, iflas erteleme davasının yatırımcısını etkileyeceği ve diğer yandan şirketin mevcut yönetim kurulu üyelerinin seçildiği 16.8.2014 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin tutanak ile 3.10.2015 tarihinde yapılan 2014 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısına ait tutanağın KAP'ta açıklanmadığı" şeklinde tespitlerin yapıldığının görüldüğü, bu durumda, davacı şirket tarafından çok büyük önem teşkil eden iflas erteleme kararının gecikmeden, derhal kamuya duyurulmamasının yatırımcıların haklarının etkilenmesine neden olabilecek nitelikte olduğu, şirket savunmasından iflasın ertelendiği bilgisinin derhal açıklanmamasının, Şirket aleyhine birtakım sonuçları olabileceğinden dolayı kamuyu aydınlatma yükümlülüğünün bilerek ve istenerek yerine getirilmediğinin anlaşıldığı, bunun dışında, davacı Şirketin 2014 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantılarına ait tutanakların KAP'ta açıklanmadığının da tespit edilmesi üzerine, mevzuata aykırı fiillerinin bulunması ile ihlalin önemi ve kusurun yoğunluğu dikkate alınarak üst limitten verilen para cezası işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 05/12/2017 tarih ve E:2017/588, K:2017/3311sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, davacı şirketin, iflasının ertelenmesi davası açılmasına ve konuya ilişkin olarak alınan mahkeme kararına ilişkin özel durum açıklamalarının gecikmeli olarak yapılması nedeniyle her iki eylem için 2016 yılında verilebilecek idari para cezasının üst sınırları üzerinden toplam 651.234,00-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Sermaye Piyasası Kurulu'nun 19.12.2016 tarih ve 35/1292 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun "Kamunun aydınlatılmasında özel durumlar" başlıklı 15. Maddesinde;" (1)Sermaye piyasası araçlarının değerini, fiyatını veya yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikteki bilgi, olay ve gelişmeler, ihraççılarca veya ilgili taraflarca kamuya açıklanır.(2) Birinci fıkrada belirtilen bilgi, olay ve gelişmelerin kamuya açıklanması, ilgili ihraççıya bildirimi, istisnai hâllerde açıklamanın ertelenmesi veya açıklama yapılmamasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir." hükmü, 103. maddesinin birinci fıkrasında "(1) Bu Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurulca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket eden kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir. Ancak, yükümlülüğe aykırılık dolayısıyla menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idari para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz." hükmüne, 105. maddesinde ise, "İdari para cezalarının uygulanmasından önce ilgilinin savunması alınır. Savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde savunma verilmemesi hâlinde, ilgilinin savunma hakkından feragat ettiği kabul edilir." hükmü yer almaktadır
II-15.1 Sayılı Özel Durumlar Tebliğinin "Genel kurul ve sermaye piyasası aracı ihracına ilişkin bilgilerin açıklanması" Başlıklı 21-1/b maddesinde; "b) Genel kurul gündemi ve genel kurul toplantı tutanağı, genel kurul toplantısının yapılamaması durumunda bu durumun gerekçesi," ile 21-1/e. maddesinde, "e) Sermaye piyasası aracının ihracı aşamasında belirlenen koşullarının değişmesi sonucunda, yatırımcıların haklarının etkilenmesine neden olabilecek her türlü değişiklikler,." hükmü, "Özel durum açıklamalarının bildirim şekli" başlıklı 23/2. Maddesinde, "Sermaye piyasası araçları borsada işlem gören ihraççılar ile borsada işlem gören kira sertifikalarının fon kullanıcıları bakımından bu Tebliğin ikinci, üçüncü ve dördüncü bölümleri kapsamındaki açıklamalar KAP’ta yer alan ilgili form kullanılarak KAP’ta yapılır. Sermaye piyasası araçları borsada işlem görmeyen ihraççılar ile borsada işlem görmeyen kira sertifikalarının fon kullanıcıları bakımından bu yükümlülük açıklamaların Kurula gönderilmesi suretiyle yerine getirilir. Kurula gönderilecek açıklamalar Kurul İnternet sitesinde kamuya duyurulur. Kurul gerekli gördüğü durumlarda Kurula gönderilen açıklamaların, elektronik ortam da dahil olmak üzere basın yayın organlarında ilan edilmesini ilgili ihraççıdan, fon kullanıcısından ve/veya ilgili taraflardan isteyebilir. Bu Tebliğde aksi belirtilmedikçe açıklamaların derhal yapılması esastır. Yapılacak açıklamada; açıklamanın bu Tebliğde yer alan esaslara uygun olduğu, bu konuda ihraççıya ulaşan bilgileri tam olarak yansıttığı, bilgilerin ihraççının defter, kayıt ve belgelerine uygun olduğu, konuyla ilgili bilgileri tam ve doğru olarak elde etmek için gerekli tüm çabaların gösterildiği ve yapılan bu açıklamalardan sorumlu olunduğu beyan edilir." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı ........ Gıda San. ve Tic. A. Ş.'nin 26/01/2016tarihinde iflas erteleme davası açtığı ve Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Esas No: 2016/29 ile 27/01/2016tarihinde alınan ara karar uyarınca, Şirket hakkında yapılmış veya yapılacak icra takipleri ile ihtiyati haiz ve tedbir uygulamalarının İİK 179-a uyarınca tedbiren durdurulmasına dair karar verildiği, davacı şirket tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformundan 01.02.2016 tarihinde bildirimde bulunulduğu, akabinde sermaye piyasası aracının değerini etkileyecek ve yatırımcıların yatırım kararlarını etkileyebilecek nitelikte olan iflas erteleme davasının kamuya geç açıklanması nedeniyle nihai değerlendirmenin yapılması amacıyla davacı şirketten 02/02/2016 tarih ve E.1250 sayılı yazıyla savunma istenildiği, davacı şirket tarafından verilen29/02/2016 tarihli savunma yazısında yer alan hususlara ilişkin 16/12/2016 tarih ve SYA(11)sayılı Denetleme Raporu hazırlandığı, söz konusu raporda; yer alan hususları değerlendiren Sermaye Piyasası Kurulu'nun19/12/2016 tarih ve 1292sayılı kararıyla, ........ Gıda San ve Tic. A.Ş.'nin iflas erteleme davasının geç bildirilmesi ve daha önceki yıllarda da özel durum açıklamalarının yapılmasında bazı ihmallerinin (........ Gıda San ve Tic A.Ş. tarafından şirketin mevcut yönetim kurulu üyelerinin seçildiği 16.8.2014 tarihli olağan genel kurul toplantısına ilişkin tutanak ile 3.10.2015 tarihinde yapılan 2014 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısına ait tutanağın kamuya açıklanmaması) olduğu ve iflas erteleme davasının yatırımcının haklarının etkilenmesine sebep olacak çok önemli gelişme olduğu dikkate alınarak, II-15.1 sayılı Özel Durumlar Tebliği'nin 23. Maddesine aykırılık teşkil ettiğinden bahisle her iki eylem için 2016yılı için belirlenen azami tutar olan 325.617-TL olmak üzere toplam 651.234 TL tutarında idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, bu kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu işleme dayanak alınan soruşturma raporunda; davacı şirketin savunmasından, kayyım hesaplarının açılıp ödeme ve tahsilatların bankalar üzerinden yapılır hale gelene kadarki süreçte, şirket ödemelerinin aksatılıp tedarikçilerin mağdur edilmemesi için KAP'a bildirimin gecikmeli yapılmak durumunda kalındığının, faaliyetlerin sekteye uğramasının da, Şirket tahvillerini portföylerinde bulunduran yatırımcılara, Şirket tedarikçilerine, işçilerine, kısacası Şirket'in bütün paydaşlarına karşı yükümlülüklerin yerine getirilebilmesini imkânsız hale getireceği düşüncesiyle, paydaşların menfaatini korumak amacıyla iflas erteleme davasıyla ilgili hususların KAP'a geç bildirilmek zorunda kalındığının ifade edildiğinin, alacaklıların olası bir paniğe sürüklenmesinden endişe edildiğinin anlaşıldığının, şirket tahvillerinin Borsa kotundan çıkartılması sonrasında KAP üyeliğinin sona erdiğini öğrenir öğrenmez Merkezi Kayıt Kuruluşuna yaptığı başvuru ile, bu süreçte tahvil yatırımcılarına KAP aracılığıyla bildirim yapmaya devam etmek istemesinin de yatırımcıları süreç ile ilgili bilgilendirmeye çalıştığını gösterdiğinin ve bu tarihten sonra yaptığı bildirimlere ve önceki yıllardaki ihmallere de değinilerek sonuçta asgari hadden ceza uygulanmasının önerildiği görülmektedir.
Bu durumda, Kanun ve Tebliğ'de özel durum açıklamasının aynı gün içinde KAP'a ulaşmasını öngören her hangi bir hukuki düzenleme bulunmadığı, davacının 26/01/2016tarihinde iflas erteleme davası açtığı ve Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından Esas No: 2016/29 ile 27/01/2016tarihinde tedbiren durdurma kararı verildiği, bu tarihi izleyen perşembe ve cuma günlerinde davacının ileri sürdüğü sebeplerle KAP'a açıklamanın yapılmadığı, ancak izleyen ilk iş günü olan 01.02.2016 tarihinde gecikmeli olduğu kabul edilse dahi (toplam 6 gün sonra) Kamuyu Aydınlatma Platformuna bildirimde bulunulduğu ve gerekli açıklamanın yapıldığı, soruşturma raporunda davacının aleyhine olan durumlarla birlikte lehine olan durumların da dikkate alınması suretiyle asgari had üzerinden idari para cezası verilmesinin önerildiği hususları birlikte dikkate alındığında; Kurul tarafından sadece ağırlaştırıcı sebepler dikkate alınarak her iki geç bildirme eylemi için ayrı ayrı ve üst sınırdan iki idari para cezası verilmesi yönünde tesis edilen işlemde, eylemle ceza arasındaki ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleri yönünden hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile Ankara 13. İdare Mahkemesi'nce verilen 05/12/2017 tarih ve E:2017/588, K:2017/3311 sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin İPTALİNE; aşağıda dökümü yapılan, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 576,75.-TL yargılama giderinin ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.362,00 TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacı tarafa verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde istinaf başvurusunda bulunan tarafa iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 01/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)