(TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 47)
İSTEMİN ÖZETİ: Diyarbakır ili, Hani İlçe Jandarma Komutanlığı'nda jandarma üstçavuş olarak görev yapmakta olan davacı tarafından, Diyarbakır İli, Hani İlçe Jandarma Komutanlığı binası önünde 11.04.2016 tarihinde BTÖ mensuplarınca gerçekleştirilen terör eyleminde sol kol ve sol gözünden yaralandığı, sol gözünde görme kaybı olduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak fonksiyon kaybından kaynaklı 1.000,00-TL maddi ve 30.000,00-TL manevi tazminatın; yaşanılan yaralanma olayının kendisinin kusuru olmaksızın meydana geldiği, tüm yapılan müdahalelere rağmen sol gözde görme kaybı olduğu, görevin ifası sırasında zararın meydana geldiği, hizmetle doğrudan bağlantılı olan bu zararının tazmin edilmesi gerektiği, tam ve sağlam emsallerine göre daha fazla efor sarf ederek acı içerisinde yaşayacağı/görevini ifa edeceği, idarenin bundan kusurlu/kusursuz sorumluluk kuramı gereği sorumlu olduğundan bahisle olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada; "... Davacının maddi tazminata ilişkin talebi yönünden; Bu itibarla; yukarıda da ayrıntılı haliyle açıklanıldığı üzere davacının yaşanılan patlama olayının etkisiyle sağ gözde görme kaybına uğraması olayıyla ilgili olarak yürütülen mesleğin niteliği icabı mesleki risk taşıması dolayısıyla 'mesleki risk ilkesi'nden mütevellit davalı idarenin kusursuz sorumluluğu olduğu aşikar ise de TSK'de görev yapamaz kararı alınan davacının hakkında vazife malullüğü kararı verildiği, yine davacının talebiyle TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği'nin 47. maddesi uyarınca ilgili Yönetmelik'te belirtilen yerlerde görev yapması uygun görülerek ilişiği kesilmeksizin vazife malulü sayıldığı, emsal kişi maaş tutarında maaş bağlandığı, maddi tazminata hükmedilebilmesi için de davacının uhdesinde gerçekleşen eylem nedeniyle davacının mal varlığının (patrimuanın) aktifinde meydana gelen azalma olmaması, uğranılan zarar ile elde edilmesi kesin olan gelirden yoksun kalma sonucu doğmaması nedeniyle maddi bir zararın gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. Bu durumda davacının yaralanması olayı ile ilgili olarak meydana gelen bir maddi kaybının olmadığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddedilmesi gerekmektedir. Davacının manevi tazminata ilişkin talebi yönünden; davacının, görevi sırasında bölücü terör örgütü mensuplarının saldırısı sonucu patlamanın etkisiyle sol gözde görme kaybı yaşaması, Osmaniye Devlet Hastanesi'nin 21.12.2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporu ile davacının %35 oranında sürekli engel oranı olduğu, olayın oluş şekli ve niteliği de dikkate alındığında, davacı tarafından duyulan elem ve üzüntüyü kısmen de olsa gidermesi için davacının tarafından talep edilen manevi zarar karşılığı 30.000,00-TL'nin idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini gerekmektedir. Dava dosyasına 04.01.2018 havale tarihli dilekçe ile vazife malullerine sağlanan kira yardımı hakkından faydalanmak istemine yer verilmiş ise de; talep edilen istemin dava dilekçesinde yer verilmeyerek yargılamanın devamı sırasında talep edilmesi idari yargılama ilkelerinden olan yargılamanın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığından davacının işbu talebi değerlendirmeye alınmadığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda Diyarbakır 2.İdareMahkemesi'nce verilen 28/02/2018 gün ve E:2017/36, K:2018/410 sayılı kararın; davalı Jandarma Genel Komutanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından; hükmedilen manevi tazminatın yüksek belirlendiği, sebepsiz zenginleşmeye yol açtığı, manevi tazminata faiz yürütülemeyeceği, davacı tarafından; maddi tazminat için, davacının yaşarken dahi daha fazla efor sarf edeceği, bu konuda bilirkişi yoluyla tespit yapılması gerektiği ileri sürülerek kararın istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
DAVACININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45.maddesinin 2.fıkrasının atıfta bulunduğu aynı Kanunun 49.maddesinin 2.fıkrasında yazılı nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Dosyadaki belgeler ile istinaf dilekçelerindeki iddiaların incelenmesinden; istinaf başvurusuna konu kararın ve dayandığı gerekçenin hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Diyarbakır 2.İdare Mahkemesi'nce verilen 28/02/2018gün ve E:2017/36, K:2018/410 sayılı karar hukuka uygun bulunduğundan, tarafların istinaf başvurularının reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına, istinaf gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, 14/02/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)