(5434 S. K. m. 45, 64)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce verilen 12.02.2018 tarih ve E:2016/1699; K:2018/354 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesince dosya incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, Hakkari Merkez Otluca köyünde çobanlık yaparken 1996 yılında yasadışı terör örgütü tarafından kaçırılan ve hakkında gaiplik kararı verilen babası nedeniyle terör mağduru olduğu gerekçesiyle tarafına kamuda istihdam hakkı verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, davacının istihdam hakkından yararlanarak atanabilmesi için öncelikle Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca hak sahibi olduğunun belirlenerek, bu hususun Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesinin gerektiği, bu bildirilen kişilerden de Başkanlıkça kura sonucu atama teklifi yapılanlardan olması durumunda atamasının yapılabileceği, davacının hak sahibi olarak belirlendiğine dair bir belge ve bilginin de dosyaya sunulmadığı anlaşıldığından, davacının söz konusu usulü takip etmeksizin doğrudan iş istihdamı talebiyle yapmış olduğu başvurusunun reddine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından, istinafa konu idare mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve talepleri doğrultusunda dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının, babası ….'un Hakkari Merkez Otluca Köyünde çobanlık yaparken 26.08.2006 tarihinde Otluca Köyü Dağ Komando Tugay Komutanlığına yasa dışı örgüt mensuplarınca yapılan saldırı sonucunda çıkan çatışmada kaybolduğu, bir daha kendisinden haber alınamadığı, Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.09.2001 tarih ve E.2000/43, K:2001/232 sayılı kararı ile babası hakkında gaiplik kararı verildiği, gaipliğin çatışmalı ortamda gerçekleştiği ve ölüm gibi sonuçlar doğurduğundan bahisle davacı tarafından ilk olarak Hakkari Valiliğine başvurulduğu, Valilikçe başvuru dilekçesinin Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na intikal ettirildiği, adı geçen Bakanlık tarafından önce maluliyet aylığı yönünden değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle işlem dosyasının yeniden Hakkari Valiliğine gönderildiği, bu kez davacı tarafından, gaip K4'un murislerinden hiç kimsenin maluliyet aylığı bağlanması şartlarını taşımadığı belirtilerek, tarafına istihdam hakkı verilmesi istemiyle davalı idareye başvuru yapıldığı, davacının anılan başvurusunun, "İlgilinin durumunun 5233 sayılı Kanun kapsamına girdiğine ilişkin Zarar Tespit Komisyonunca alınan bir karar bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemle reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun davacının idareye başvuru tarihinde yürürlükte bulunan Ek 1. maddesinde, "A) Genel, katma ve özel bütçeli kurum ve kuruluşlarla mahalli idareler ve sermayesinin yarısından fazlası kamuya ait olan her nevi teşebbüs veya bağlı ortaklıklar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel ve sürekli işçi kadrolarının %2 'sini, bu Kanunun 1inci maddesinde yazılı terör eylemleri nedeni ve etkisiyle;
a) (Değişik bent: 04/07/2012 - 6353 S.K./76. md.) Görevleri sona ermiş olsa bile 21 inci maddede belirtilen görevleri yapmaları nedeniyle uğradıkları saldırı sonucu şehit olanlar dahil kamu görevlileri, er ve erbaşlar ile geçici ve gönüllü köy korucularından veya 21 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendi ya da ikinci fıkrası kapsamındakilerden şehit olanların eş veya çocuklarından birisi ile ana, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişinin; şehidin ana, baba ve kardeşi bulunmaması durumunda eş veya çocuklarından toplam iki kişinin; şehidin eş veya çocuğunun bulunmaması durumunda ana veya babası ile kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişinin, ana veya babanın bu hakkı kullanmaması durumunda ise bir diğer kardeşi olmak üzere toplam iki kişinin,
b) (Değişik bent: 04/07/2012 - 6353 S.K./76. md.) (a) bendinde sayılanlardan malul olup da çalışabilir durumda olanların kendilerinin, çalışamayacak durumda olanların ise eş veya çocuklarından birisinin, eşi ve çocuğu yoksa kardeşlerinden birisinin,
c) (Ek bent: 04/07/2012 - 6353 S.K./76. md.) 21 inci maddenin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamındakilerden hayatını kaybedenlerin eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisinin; 21 inci maddenin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamındakilerden malul olanlardan çalışabilir durumda olanların kendilerinin, çalışamayacak durumda olanların ise eş veya çocuklarından birisinin,
İçişleri Bakanlığı, yukarıdaki fıkra kapsamına giren kişileri tespit etmek, bunlardan bir işe girmek için istekli olanların nitelikleri ile iş gereklerini gözönüne almak suretiyle, işe alınmaları veya atamalarının yapılması için, durumlarına uygun kadrosu mevcut olan kamu kurum ve kuruluşlarına bildirmekle görevlidir. Bu kişilerin işe alınmaları veya atanmaları sırasında açıktan atama izni alınması gerekmez. Ancak, ilgililerin sınav hariç olmak üzere, kadro veya işin gerektirdiği nitelik, özellik ve şartları taşımaları zorunludur.
Şehit yakınları ile çalışabilir durumda olan mamullerin istihdamında takip edilecek usul ve esaslar; Maliye, Milli Savunma, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıkları ile Devlet Personel Başkanlığı ve İş ve İşçi Bulma Kurumunun görüşleri alınmak suretiyle, İçişleri Bakanlığınca üç ay içerisinde çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir." şeklinde iken dava sürmekte iken yürürlüğe giren 14.04.2016 tarih ve 6704 sayılı Kanunun 12. maddesi ile " 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu kurum ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları, özel kanunla kurulan diğer her türlü kamu kurum ve kuruluşları; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonlarına ve sürekli işçi kadrolarına bu madde hükümleri çerçevesinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca hak sahibi olduğu belirlenerek Devlet Personel Başkanlığına bildirilen ve Başkanlıkça kura sonucu atama teklifi yapılanları atamak zorundadır.
Bu madde kapsamında hak sahipliği sonucunu doğuran durumlar aşağıda belirtilmiştir:
a) 5434 sayılı Kanunun mülga 64 üncü maddesi, 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin sekizinci fıkrası, bu Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 3/11/1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanuna göre veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre harp veya vazife malulü sayılanlar,
b) 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen haller kapsamında vazife malulü sayılan; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığının erbaş ve erler dahil askeri personeli ile Emniyet Teşkilatından Emniyet Hizmetleri Sınıfına mensup personeli,
c) (b) bendi kapsamına girenler hariç olmak üzere 5434 sayılı Kanunun mülga 45 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olanlardan vazife malulü sayılanlar,
ç) 21 inci maddenin birinci fıkrasının (j) bendi kapsamında vazife malulü sayılanlar, 17/7/2004 tarihli ve 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanunun ek 1 inci maddesi kapsamında aylık bağlananlardan terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybetmiş veya engelli hale gelmiş olanlar ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumuna ait fabrika, işletme, müessese veya bağlı ortaklıklarda görevli olanlardan patlayıcı maddelerin üretimi, incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hale getirilmesi sırasında oluşacak patlamalardan dolayı hayatını kaybedenler.
İstihdam hakkından;
a) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında hayatını kaybedenlerin eş veya çocuklarından birisi ile ana, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi; ana, baba ve kardeşi yoksa eş veya çocuklarından toplam iki kişi; eş veya çocuğu yoksa ana veya babası ile kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişi, ana veya babanın bu hakkı kullanmaması durumunda ise bir diğer kardeşi olmak üzere toplam iki kişi, ana, baba veya kardeşlerin bu hakkı kullanmaması durumunda eş veya çocuklardan toplam iki kişi,
b) İkinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan malullerin kendileri veya eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendisi veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,
c) İkinci fıkranın (c) bendine göre malul sayılanların kendileri veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş veya çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi,
ç) İkinci fıkranın (ç) bendine göre engelli hale gelenlerin kendileri veya eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa kendileri veya kardeşlerinden birisi; hayatını kaybedenlerin ise eş ve çocuklarından birisi, eşi veya çocuğu yoksa anne, baba veya kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam bir kişi, yararlanır.
Bu madde kapsamında atanacakların, atamalarının yapılacağı kadro veya pozisyonlar için sınavlara ilişkin hükümler hariç olmak üzere ilgili mevzuatında öngörülen nitelik ve şartları taşımaları zorunludur." şeklinde düzenlenmiştir.
Olayda, davacının, babası ….'un Hakkari Merkez Otluca Köyünde çobanlık yaparken 26.08.2006 tarihinde Otluca Köyü Dağ Komando Tugay Komutanlığına yasa dışı örgüt mensuplarınca yapılan saldırı sonucunda çıkan çatışmada kaybolduğu ve bir daha kendisinden haber alınamadığı, Hakkari Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.09.2001 tarih ve E.2000/43, K:2001/232 sayılı kararı ile babası hakkında gaiplik kararı verildiği, gaipliğin çatışmalı ortamda gerçekleştiği ve ölüm gibi sonuçlar doğurduğundan bahisle ilgili Valiliğe başvuru yaptığı, Valilik bünyesinde 5233 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 30.09.2014 tarihli formun düzenlendiği, daha sonra davacının başvurusunun Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına intikal ettirildiği, nihayetinde istihdam hakkından yararlandırılmak talebiyle davalı idareye başvuruda bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, babasına ilişkin olarak terör olayları sonucunda gaiplik kararı bulunan davacı tarafından, istihdam hakkından yararlandırılmak talebiyle yapılan başvurunun, istihdam hakkı yönünden mevzuatta belirtilen şartları taşıyıp taşımadığı hususunda ilgili idarelerce irtibat (koordinasyon) sağlanıp, araştırılma yapılmak ve gerektiğinde ilgili Komisyonlardan karar aldırılmak suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak tesis olunan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUNKABULÜNE, Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce verilen 12.02.2018 tarih ve E:2016/1699; K:2018/354 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu işlemin İPTALİNE, aşağıda dökümü yapılan toplam 250,05.-TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından varsa artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 06.02.2020 tarihinde oybirliğiyle ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi. (¤¤)