(3194 S. K. m. 28, 32, 42) (4708 S. K. m. 2)
İSTEMİN ÖZETİ: Yapı denetim şirketi olan davacının Antalya İli Muratpaşa İlçesi, .......... Mahallesi 8901 ada, 1 parselde bulunan 10/10/2006 tarihli yapı ruhsatı ve eki mimari projesine onaylı vaziyet planına aykırı ve çekme mesafelerini ihlal edecek şekilde kullanım alanı oluşturulduğu gerekçesi ile 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi gereğince 22.904,51.-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Muratpaşa Belediyesi Encümeninin 23/02/2016 tarih ve 651 karar nolu kararı ile bu idari para cezasının ihbarına ilişkin Muratpaşa Belediyesinin 01/04/2016 tarih ve 430146 sayılı ihbarnamenin ve imara aykırılıkların yasal süre içerisinde giderilmediği gerekçesi ile 3.161,42.-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Muratpaşa Belediyesi Encümeninin 29/03/2016 tarih ve 1110 sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; ana ceza yönünden davacıya kusur atfedilemeyeceği anlaşıldığından hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer ceza yönünden ise yapı denetim kuruluşlarının, yapının, ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun olarak yapılmasını denetlemekle görevli oldukları, ruhsat almanın veya yıkımın ancak yapı sahibi tarafından yapılabileceği dikkate alındığında, davacının ruhsat almak veya yıkım için sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle Antalya 3. İdare Mahkemesi'nce verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin 17/11/2017 gün ve E:2016/565, K:2017/1561 sayılı kararın; davalı idare vekilince, dava konusu, 8901 ada 1 parselde bulunan petrol istasyonuyla ilgili yapının inşası aşamasında, 10/10/2006 tarih 34/21 nolu ruhsat eki mimari projesine ve onaylı vaziyet planına aykırı ve kaçak olduğu, çekme mesafelerini uygunsuz, yapı yaklaşım mesafelerini ihlal edecek şekilde yaklaşık (14,00x 12,50x2) m² ebadında kapalı kullanım alanı oluşturulduğunun (iki katlı betonarme bina) tespit edildiği, yapı sahibi olarak F3 A.Ş. yapı müteahhidi olarak .......... İnş. Taahhüt Tic. ve Turizm Ltd. Şti. yapı denetimi olarak da davacı .......... Yapı Denetim A.Ş. adına 10/02/2016 tarihli 02/09 cilt nolu ''yapı tatil zaptı'' düzenlendiği, söz konusu bilirkişi raporunda da ''Mevcut binanın bu haliyle aplikasyon onayı ve yapı kullanma belgesi aldığı, ruhsatlı projesine aykırı olan güney cephedeki çekme mesafesi ihlalinin aplikasyon onayı ve yapı kullanma belgesi düzenleme aşamasında belediye tarafından tespit edilmeyerek bu şekilde onay verildiği anlaşıldığı denildiği, ruhsatlı projeye aykırı yapılaşma olduğu belirtildiği, dava konusu yapının ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun olarak yapılmasında davacının denetleme yükümlülüğünün bulunduğu, bu yükümlülüğü yerine getirmedikleri için sorumlu olan davalı idare tarafından idari para cezası uygulanmasına karar verildiği iddialarıyla istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava dosyasında verilen kararın hukuka uygun olduğu, davalı idarenin itiraz nedenlerinin reddi gerektiği, dava konusu ada parsele ilişkin olarak davalı firma yetkilisi ve ortağı hakkında Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesinde 206/663 esasıyla dava açılmış olduğu, dosyada alınan bilirkişi kurul raporunda aykırılık isnadına yönelik olarak yapı denetim firmasına kusur isnad edilemeyeceği görüşünün bildirildiği, usul ve esasa uygun Mahkeme kararının onanması, davalı idarenin istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
3194 sayılı İmar Kanununun 28. maddesinin 2. fıkrasında “Yapıda inşaat ve tesisat işleri ile kullanılan malzemelerin kamu adına denetimine ilişkin fenni mesuliyet, ruhsat eki etüt ve projelerin gerektirdiği uzmanlığı haiz meslek mensupları tarafından ayrı ayrı üstlenilmek zorundadır. Fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre; yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevlidir. Yapı sahibine ve idareye karşı sorumlu olan fenni mesuller, uzmanlık alanına uygun olarak yapıda yetki belgesi olmayan usta çalıştırılması veya şantiye şefi bulundurulmaksızın yapım işinin sürdürülmesi veya yapının mevzuata aykırı yapılması veya istifaları halinde, bu durumları altı iş günü içinde ilgili idareye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Aksi takdirde, fenni mesuller kanuni mesuliyetten kurtulamaz. Bildirim üzerine, en geç üç iş günü içinde 32 nci maddeye göre işlem yapılır.” hükmüne yer verilmiş, 42. maddesinin 1. fıkrasında; bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyidelerin uygulanacağı, 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanacağı belirtilmiştir.
4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde; yapı denetim kuruluşlarının yapının, ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun olarak yapılmasını denetleme, (g) bendinde; ruhsat ve eklerine aykırı uygulama yapılması halinde durumu üç iş günü içinde ilgili idareye bildirme görevlerini yerine getirmekle yükümlü oldukları, 8. maddesinde ise; yapı denetim kuruluşlarından bu Kanunda ve ilgili mevzuatta öngörülen esaslara göre denetim görevini yerine getirmedikleri tespit edilenlere, tespit edilen fiil ve hâllerin durumuna göre idari yaptırımlar uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idare denetim görevlilerince, Antalya İli, Muratpaşa İlçesi, .......... Mahallesi, 8901 ada, 01 sayılı parselde bulunan petrol istasyonunda yapılan denetimde, 10.10.2006 tarih 34/21 nolu ruhsat eki mimari projesine ve onaylı vaziyet planına aykırı olarak iki katlı betonarme binada, çekme mesafelerine uygun olmayan, yapı yaklaşım mesafelerini ihlal edecek şekilde (14,00 x 12,50 x 21) metrekare ebadında kapalı kullanım alanı oluşturulduğunun tespitine ilişkin olarak dava konusu yapı tatil zaptının düzenlendiği, 10/10/2006 tarihinde yapı ruhsatı verildiği, 29/11/2006 tarihinde aplikasyon onayı için davalı idareye müracaat edildiği ve aplikasyon onayı verildiği, 15/01/2007 tarihinde yapı kullanma izin belgesi verildiği, davacının yapı denetim şirketi olması nedeniyle dava konusu işlemlerle 3194 sayılı Yasanın 42. maddesi uyarınca idari para cezası ile cezalandırıldığı ve yine dava konusu olan ihbarnamenin düzenlendiği, bu cezalar ile ihbarnamelerin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta; yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre bir yapı denetim şirketinin görev ve sorumlulukları ile uygulanacak idari yaptırımların 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun maddelerinde düzenlendiği, 3194 sayılı İmar Kanununda düzenlenen fenni mesullük yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla söz konusu inşaatın ruhsat ve eklerine aykırı yapılmasından davacı yapı denetim kuruluşunun fenni mesul olarak sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davalı idarenin, uyuşmazlığa konu yapının ruhsat ve eklerine aykırı yapıldığından bahisle davacı şirkete yapı denetim kuruluşu (fenni mesul) sıfatı nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca imar para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığından, ilk derece Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuki isabet görülmediği, fakat sonucu itibariyle hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
Nitekim; Danıştay 14.Dairesi'nin 18.09.2018 tarih ve E:2015/10086, K:2018/5342 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Açıklanan nedenlerle, Antalya 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 17/11/2017 tarih ve E:22016/565, K:2017/1561 sayılı karar sonucu itibari ile hukuka uygun bulunduğundan, davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, istinaf aşamasında yapılan 184,10.-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin Mahkemesince davalı idareye iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 24/04/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
4708 sayılı Yapı Denetim Kanununun 3. maddesinde;"Bu Kanunun uygulanmasında, yapı denetim kuruluşları imar mevzuatı uyarınca öngörülen fennî mesuliyeti ilgili idareye karşı üstlenir." hükmüne,9. maddesinin son fıkrasında da;"Yapı denetim kuruluşu ile denetçi mimar ve mühendisleri; eylem ve işlemlerinden 3194 sayılı İmar Kanununun fenni mesul için öngörülen hükümlerine tabidirler." hükmüne yer verilmiş olup, anılan yasa hükümlerinden yapı denetim kuruluşlarının 3194 sayılı İmar Kanununun 28. maddesinde görev ve yükümlülükleri belirtilen "fenni mesul" statüsünde bulundukları ve bu mesuliyetten doğan ilgili yükümlülükleri yerine getirmedikleri takdirde de haklarında yine 3194 sayılı Yasanın fenni mesul için öngördüğü para cezası ve diğer idari yaptırımların uygulanacağı anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, her ne kadar yapı denetim kuruluşlarına 4708 sayılı Yasa uyarınca da aynı veya benzer eylemler nedeniyle idari yaptırımlar uygulanabilmesi mümkün ise de; böyle bir durumun söz konusu olması hâlinde de 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 15. maddesinde düzenlenen içtima hükümlerinin tatbiki suretiyle mükerrer ceza verilmesinin önüne geçilebileceği de tabiidir.
Bu nedenlerle, yapı denetim kuruluşu niteliğindeki davacı şirkete 3194 sayılı Yasanın 42. maddesi uyarınca idari para cezası kesilebilmesi mümkün olduğundan, somut olayda cezanın hukuka uygun olarak verilip verilmediğinin incelenmesi gerekmektedir.
Olayda dava konusu işlemlere dayanak 10.02.2016 tarih ve 02/09 sayılı yapı tatil zaptına karşı başka şahıs tarafından açılan davanın istinaf aşamasında Dairemizce verilen 21.09.2017 gün ve E:2017/1086, K: 2017/1477 sayılı karar ile; "İncelenen olayda, davaya konu yapı tatil zaptında, çekme ve yapı yaklaşma mesafelerini ihlal edecek şekilde yapılan yapının kullanım alanı (14x12,5x2) 350,00 m² olarak tespit edilmesine rağmen bilirkişi raporunda toplam inşaat alanının 320,00 m² olarak ölçüldüğü, düzenlenen yapı tatil zaptında vaziyet planına aykırı ve kaçak olarak çekme mesafelerine uygunsuzluğun ve yapı yaklaşma mesafelerinin ihlal edildiği hususunun kroki çizilmek suretiyle somut ve ayrıntılı olarak tespit edilmediği, aykırılıkların yapı tatil zaptında tüm yönleriyle ortaya konulamadığı, bu haliyle yapı tatil zaptının usulüne uygun düzenlenmediği sonucuna ulaşıldığından, yapı tatil zaptında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir." gerekçesiyle anılan yapı tatil zaptının iptaline karar verildiği, bu karar doğrultusunda söz konusu yapı tatil zaptına istinaden tesis edilen işbu davaya konu para cezaları ile ihbarnamelerin de dayanaksız kaldığı ve bu nedenle iptalinin gerektiği, işbu mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun da bu gerekçe ile reddi gerektiği kanaatiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)