(2709 S. K. m. 2, 43, 56) (3194 S. K. m. 5, 6, 8) (3996 S. K. Ek m. 2) (Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği m. 5) (ANY. MAH. 26.06.2019 T. 2018/70 E. 2019/54 K.)
İSTEMİN ÖZETİ: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 23.08.2017 tarih ve 9992 Sayılı kararıyla onanan, İstanbul İli, Adalar İlçesi, Heybeliada Mahallesi, 97 ada, 1 numaralı parsele (Sivriada) ilişkin olarak tesis edilen ve kıyı yapılarını da kapsayan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının iptali istemiyle açılan davada, "...dava konusu koruma amaçlı nazım imar planı ve koruma amaçlı uygulama imar planlarının, Sivriada'ya dair imar planı hazırlanmasına dair süreçte daha önce Mahkemelerce verilen iptal kararları üzerine tesis edildiği ve planların bu yönüyle revizyon plan niteliğinde olduğu, planlama alanını oluşturan Sivriada'nın tamamının, İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 09.12.2009 tarihli ve 2201 Sayılı kararı uyarınca "II. Derece Doğal Sit Alanı ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı" niteliğinde olduğuna karar verildiği görülmüş olup, meri planların hazırlanması esnasında davalı idarece planların hazırlanmasına dair usul ve süreç bakımından esas alınan 3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanuna 03.04.2013 tarihli, 6456 Sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen Ek 2. maddenin 3. fıkrasının, "Sivriada'da yapılacak olan planlama, imar ve inşaat uygulamaları ile diğer düzenlemeler 4/4/1990 tarihli ve 3621 Sayılı Kıyı Kanunu hükümlerine ve diğer mevzuatta yer alan kısıtlama ve prosedürlere tabi değildir." hükmündeki “…Sivriada'da…” ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nin 26.06.2019 tarihli, E:2018/70, K:2019/54 Sayılı kararı ile iptaline karar verildiği görülmüş olup, planlama alanı doğal ve arkeolojik sit alanı özelliği taşımasına rağmen, 3621 Sayılı Kıyı Kanunu hükümlerine ve diğer mevzuatta yer alan kısıtlama ve prosedürlere tabi tutulmaksızın gerçekleştirilen planlamaya dair dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nin 20/09/2019 tarih ve E:2018/13, K:2019/1727 Sayılı kararının; dava konusu işlemde, ilgili kanunlara ve diğer mevzuata, şehircilik ve planlama ilkeleri ile hizmetin gereklerine ve kamu yararına aykırı bur husus bulunmadığı, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 23.08.2017 tarih ve 9992 Sayılı kararıyla onanan, İstanbul İli, Adalar İlçesi, Heybeliada Mahallesi, 97 ada, 1 numaralı parsele (Sivriada) ilişkin olarak tesis edilen ve kıyı yapılarını da kapsayan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının iptali istemiyle açılmıştır.
3194 Sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde; nazım imar planı, varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanılış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemleri ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen plan; uygulama imar planı ise, tasdikli hali hazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım plan esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli uygulama etapları ve diğer ayrıntıları ile gösteren planlar olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanunun "Planlama Kademeleri" başlıklı 6. maddesinde, planların kapsadıkları alan ve amaçları açısından "Bölge Planları ve "İmar Planları", imar planlarının ise "Nazım İmar Planları" ve "Uygulama İmar Planları" olarak hazırlanacağı hükme bağlanmış, "Planların Hazırlanması ve Yürürlüğe Konulması başlıklı 8. maddesinin (b) fıkrasında, imar planlarının; nazım imar planı ve uygulama imar planından meydana geleceği, mevcut ise Bölge planı ve çevre düzeni planı kararlarına uygunluğu sağlanarak belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planlarının iIgili belediyelerce yapılacağı veya yaptırılacağı, bu planların onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edileceği, bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebileceği, belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisinin on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlayacağı, onaylanmış planlarda yapılacak değişikliklerin de aynı usule tabi olacağı kuralı getirildiği, İmar Planı Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesinin 6. fıkrasında, onaylı imar planı sınırları içinde arazi kullanışlarının büyüklüğünde, konumunda, yoğunluğunda veya ulaşım sisteminde, imar planı değişikliği yapılabileceği kuralı getirilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 23/08/2017 tarih ve 9992 Sayılı oluru ile onanan İstanbul ili, Adalar ilçesi, Heybeliada Mah. (Sivriada), 97 ada, 1 parsel sayılı yerde kıyı yapılarını da kapsayan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı değişikliklerinin kabul edildiği, söz konusu dava konusu planların 03/10/2017-01/11/2017 tarihleri arasında askıya çıkarılması üzerine bu dava konusu plan değişikliklerinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemesince "...dava konusu koruma amaçlı nazım imar planı ve koruma amaçlı uygulama imar planlarının, Sivriada'ya dair imar planı hazırlanmasına dair süreçte daha önce Mahkemelerce verilen iptal kararları üzerine tesis edildiği ve planların bu yönüyle revizyon plan niteliğinde olduğu, planlama alanını oluşturan Sivriada'nın tamamının, İstanbul V Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 09.12.2009 tarihli ve 2201 Sayılı kararı uyarınca "II. Derece Doğal Sit Alanı ve III. Derece Arkeolojik Sit Alanı" niteliğinde olduğuna karar verildiği görülmüş olup, meri planların hazırlanması esnasında davalı idarece planların hazırlanmasına dair usul ve süreç bakımından esas alınan 3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanuna 03.04.2013 tarihli, 6456 Sayılı Kanun'un 27. maddesiyle eklenen Ek 2. maddenin 3. fıkrasının, "Sivriada'da yapılacak olan planlama, imar ve inşaat uygulamaları ile diğer düzenlemeler 4/4/1990 tarihli ve 3621 Sayılı Kıyı Kanunu hükümlerine ve diğer mevzuatta yer alan kısıtlama ve prosedürlere tabi değildir." hükmündeki “…Sivriada'da…” ibaresinin Anayasa Mahkemesi'nin 26.06.2019 tarihli, E:2018/70, K:2019/54 Sayılı kararı ile iptaline karar verildiği görülmüş olup, planlama alanı doğal ve arkeolojik sit alanı özelliği taşımasına rağmen, 3621 Sayılı Kıyı Kanunu hükümlerine ve diğer mevzuatta yer alan kısıtlama ve prosedürlere tabi tutulmaksızın gerçekleştirilen planlamaya dair dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği görülmektedir.
08/06/1994 tarihli ve 3996 Sayılı Kanuna 03/04/2013 tarihli ve 6456 Sayılı Kanun'un 27.maddesiyle eklenen ek 2.maddesinin 3.fıkrasında "...Sivriada'da yapılacak olan planlama, imar ve inşaat uygulamaları ile diğer mevzuatta yer alan kısıtlama ve prosedürlere tabi değildir." bölümünün Anayasanın 2., 43., ve 56.maddelerine aykırı bulunarak Anayasa Mahkemesi'nin 26/06/2019 tarihli ve E:2018/70, K:2019/54 Sayılı kararı ile iptal edildiği görülmekte ise de; Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilen düzenlemelerin iptal kararının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkacağı, Anayasa'nın 153. maddesinde de vurgulandığı üzere iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, kanun koymak, kaldırmak veya istisnai hallerde Kanun Hükmünde Kararname çıkarma yetkisini Bakanlar Kurulu'na verme yetkisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ait olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin kanun koyucu gibi hareketle yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemeyeceği, Anayasa Mahkemesi tarafından bir kanun veya KHK hükmünün iptal edilmesi halinde, oluşan hukuki boşluğun doldurulması için yasama organına süre vererek, iptal kararının yürürlük tarihini erteleyebildiği dikkate alındığında, idari yargı yerince dava konusu işlemlerin yargısal denetimin yapılması gerekeceği sonucuna varılmıştır.
Aynı planların iptali istemiyle İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nin E.2017/2426 ve E.2018/1381 Sayılı dava dosyalarında karara dayanak alınan bilirkişi raporunda "Dava konusu İstanbul İli, Adalar İlçesi, 97 ada 1 parsel (Sivriada) sayılı parsele ilişkin “1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı” plan sınırları içerisinde yer almakta olup, söz konusu parsel bu planda Turizm + Kültürel Tesis alanında kaldığı, planların açıklama raporlarının incelenmesinden, 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda Sivriada'nın dahil edilmediği ve herhangi bir fonksiyon verilmediğinin belirtildiği, 30.06.1994 tarihinde İstanbul III Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 25.06.1992 gün ve 4832 Sayılı Kararı ile uygun bulunan 1/5.000 Ölçekli Marmara Takım Adaları Sit Koruma Amaçlı Nazım İmar Planının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca revizyonlarla birlikte onaylanıp yürürlüğe girdiği ancak bu planın Sivriada'yı kapsamadığının belirtildiği, 21.09.2011 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca onaylanan 1/5.000 Ölçekli Adalar Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı'nda Sivriada'nın Askeri Yasak Bölge lejantında kaldığının belirtildiği, Plan notlarında “ Bu alanlar 2565 Sayılı Askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri Kanunu ve Yönetmelikleri ile ilgili mevzuat hükümlerine tabi alanlardır” açıklaması bulunduğunun belirtildiği, davaya konu Sivriada'ya ilişkin yürürlükte olan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar planı bulunmadığı, dava konusu İstanbul İli, Adalar İlçesi, Heybeli Ada Mahallesi 97 Ada 1 Parsel (Sivriada); Bakanlık Makamının 23.08.2017 tt'li ve 9992 Sayılı oluru ile 644 KHK'nin 13/A maddesi uyarınca onaylanan “İstanbul İli, Adalar İlçesi, Heybeli Ada Mahallesi 97 Ada 1 Parsel (Sivriada) Kıyı Yapılarını da kapsayan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaç Uygulama İmar Planında”E:0,20 yapılaşma koşullarında “Turizm+Kültürel Tesis Alanı”nda kaldığı, davaya konu 97 ada 1 parsel sayılı Sivrida, İstanbul'a bağlı en uzak konumda yer alan ada olduğu, Adanın güneyinde küçük bir liman bulunduğu, halihazırda Sivriada'da mevcutta tescilli kalıntılar ve tepedeki yapı haricinde herhangi bir yapılaşma bulunmamakla beraber alanda yaşayan bir nüfusunda sözkonusu olmadığı, Ada ile ulaşımı sağlayan toplu ulaşım hattı bulunmadığı, Alanın 90 m deniz seviyesinden yükseltisi olduğu ve topoğrafik olarak oldukça eğimli bir yapıya sahip olduğunun görüldüğü, İstanbul 1.İdare ve İstanbul 3. İdare Mahkemelerinin, Bakanlık Makamınca 17.06.2013 tarih ve 6088 saylı olurları,08.01.2013 tarih ve 10002 Sayılı olurları, 11.07.2014 tarih ve 7019 Sayılı olurları ile onaylanan planların iptal edilmesi ile alanın plansız kaldığı, yapılan imar planları onaylı planların iptal edilmesi sonucunda plansız kalan alanın kullanımına yönelik yeniden plan yapılması gerekliliğinden kaynaklanmakta olduğunun tespit edildiği, Üst ölçekli plan olan 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda Sivriada'nın dahil edilmediği ve herhangi bir fonksiyon verilmediğinin görüldüğü, 15.06.2009 tt'li1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Plan Raporunda dava konusu Sivriada'nın da içerisinde bulunduğu Prens adaları; “Türkiye'nin önemli kuş alanlarından olan Terkos Havzası, Büyükçekmece Gölü, Küçükçekmece Havzası, Boğaziçi, Şile Kıyıları ve Prens Adaları İstanbul İli sınırları içinde yer almaktadır” denilerek biyolojik çeşitlilik açısından zengin değerleri bulunduğu, kuşların göç güzergahı üzerinde bulunduğu değerlendirildiğinin görüldüğü, dava konusu İstanbul İli, Adalar İlçesi, Sivriada 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının üst ölçekli Çevre Düzeni Planı sınırı dışında kaldığı, bölgeye ilişkin olarak belirlenen genel kullanım kararları ile birlikte dava konusu edilen imar planlarında tanımlanan fonksiyon kararlarının içeriği, gösterimi, plan notları ve plan raporu kapsamında imar mevzuatında tanımlanan şartları taşıdığı, bir aykırılık barındırmadığı kanaatinin oluştuğu, söz konusu parselin tamamı dava konusu plan tadilatı ile “Turizm+Kültürel Tesis alanı” olarak planlandığı, Turizm + Kültürel tesis alanında; kafe, restoran, heliport alanı, park, açık hava müzesi, meydan, kütüphane, dini tesis, idari bina, müze, konferans salonu, sergi salonu, seyir terası, tekne yanaşma yeri, bilgi edinme- bilet satış yeri ve karşılama kapısı yapılabileceği, ve ayrıca Turizm + Kültürel tesis alanında E=0,20 olduğu, halihazırda Sivriada'da yaşayan bir nüfus olmadığından alanda herhangi bir toplu ulaşım hattı bulunmadığı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği madde-5/ f) Kültürel tesis alanı: Toplumun kültürel faaliyetlerine yönelik hizmet vermek üzere kütüphane, halk eğitim merkezi, sergi salonu, sanat galerisi, müze, konser, konferans, kongre salonları, sinema, tiyatro ve opera gibi fonksiyonların yer aldığı kamu veya özel mülkiyetteki alanlar olduğu, bu alanların beraberinde gece nüfusu oluşturmamakla beraber, alanın fonksiyonel özelliği ve çekim merkezi niteliği bağlamında bir nüfus sirkülasyonuna konu edilecek alanlar olduğu, Plan kapsamında bu alanların yaşama ve sirkülasyon planları, tasarımları kendi içerisinde çözümlenebilecek alanlar olduğu, bu bağlamda yoğunluk arttırıcı nitelik taşıyacak bir fonksiyon bağlamında değerlendirilemeyeceği, ayrıca Turizm alanları da süreli konaklama niteliği taşıdığından yoğunluk bağlamında aynı değerlendirilmeye tabi tutulabileceği, 27.01.2011 Tarih 264 Sayılı Tescilli yapı Kurul kararında Manastır, kilise ve sarnıç kalıntıları 1.grup tescilli yapı olarak tescil edildiğinin görüldüğü, 08.03.2013 tarih ve 1060 Sayılı Sit alanı Kurul kararında davaya konu taşınmazın tamamının III derece arkeolojik Sit Alanı ve II.derece Doğal Sit alanında kaldığının görüldüğü, II. Derece Doğal (Tabii) Sit alanlarının ise: Doğal yapının korunması ve geliştirilmesi yanında kamu yararı gözönüne alınarak kullanıma açılabilecek alanlar olarak ifade edildiği, 2. derece doğal sit alanlarında, turizm yatırım ve turizm işletme belgeli turistik tesisler ile hizmete yönelik yapılar dışında herhangi bir yapılaşmaya gidilemeyeceğine, III.Derece Arkeolojik Sit Alanı ile ilgili de gerekli ön koşulların sağlanması ve koruma tedbirlerin alınması şartı ile alanın özelliklerine uygun işlevlerin getirilebileceği kanun ve yönetmelikler kapsamında tanımlandığı, III derece arkeolojik Sit Alanlarında mevcut ve olası arkeolojik varlıkların korunması ve değerlendirilmesini sağlayacak bir biçimde çözümler getirilmesi gerektiğinin belirtildiği, II.derece Doğal Sit alanında kalan taşınmaz için 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Plan Raporunda Prens Adalarının ‘Türkiye'nin önemli Kuş Alanları'ndan biri olarak alındığı (Türkiye'nin önemli kuş alanlarından olan Terkos Havzası, Büyükçekmece Gölü, Küçükçekmece Havzası, Boğaziçi, Şile Kıyıları ve Prens Adaları İstanbul İli sınırları içinde yer almaktadır), biyolojik çeşitlilik açısından zengin değerleri bulunduğu, kuşların göç güzergahı üzerinde bulunduğu ve kilit biyolojik çeşitlilik alanı olarak değerlendirildiğinin görüldüğü, üzerinde I.derece tescilli yapıların bulunması da dikkate alındığında İstanbul İli, Adalar İlçesi, Sivriada 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planında “Turizm+Kültürel Tesis alanı” olarak planlanmasının uygulama süreçlerinde ilgili kurumlar tarafından da değerlendirilmesi ve denetlenmesinin planın uygulama süreçlerinde bir denge denetleme mekanizması olduğu hususu Koruma Amaçlı İmar Planlarının sağlıklı sonuçlanması adına önem arzettiği, her ne kadar “3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun Ek 2 Maddesinde ‘Yassıada ve Sivriada'da yapılacak olan planlama imar ve inşaat uygulamaları ile diğer düzenlemeler 04.04.1990 tarihli ve 3621 Sayılı Kıyı Kanunu Hükümlerine ve diğer mevzuatta yer alan kısıtlama ve prosedürlere tabi değildir' kanun maddesinin ekinde dava konusu imar planları prosedür ve genel onay süreçlerinden istisna tutulmuş olsa da plan raporunda ve plan notlarında belirlenen koruma kullanma dengesinin korunması hususu dikkate alındığının değerlendirildiği, sonuç olarak, İstanbul İli, Adalar İlçesi, 97 ada 1 parsel (Sivriada) parsele ilişkin, İstanbul İli, Adalar İlçesi, Sivriada 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının, 1/100.000 ölçekli planda Sivriada'nın plan kapsamı dışında tutulmuş olması, ancak ilkesel karar olarak Prens Adalarının biyolojik çeşitlilik açısından zengin değerleri bulunduğu, kuşların göç güzergahı üzerinde bulunduğu hususunun belirtilmesi, alanın Doğal Sit Alanı ve Arkeolojik Sit alanı statüleri doğrultusunda kanunun izin verdiği fonksiyonlar doğrultusunda Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama İmar Planlarının yapılmış olmasının üst ölçek- alt Ölçek planların kademelenme süreçlerinde bir uyumsuzluktan söz edilmediğinin belirtildiği, “3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun Ek 2 Maddesinde ‘Yassıada ve Sivriada'da yapılacak olan planlama imar ve inşaat uygulamaları ile diğer düzenlemeler 04.04.1990 tarihli ve 3621 Sayılı Kıyı Kanunu Hükümlerine ve diğer mevzuatta yer alan kısıtlama ve prosedürlere tabi değildir' kanun maddesinin varlığının uygulama aşamasında denetleme mekanizmalarını zayıflatmış olsa da, alandaki tescil ve sit derecelerinin tespiti ile ilgili altyapı çalışmalarının ilgili kurullar tarafından yapılmış olması ve tescil fişleride dahil kayıt altına alınmış olmasının, alanın tamamının III derece arkeolojik Sit Alanı ve II.derece Doğal Sit alanında kalması, biyolojik çeşitlilik açısından zengin değerleri bulunduğu, kuşların göç güzergahı üzerinde bulunduğu ve kilit biyolojik çeşitlilik alanı olarak değerlendirilmesi, Manastır, kilise ve sarnıç kalıntılarının 1.grup tescilli yapı olarak tescil edilen eserlerin planlara işlenerek korunması kararlarının varlığı, alanın Yassı Ada'ya yakın olması bu alana verilecek her türlü kamusal hizmetlerden yararlanma ve entegre olabilirliğinin olması, planların koruma kullanma dengesi gözetilerek oluşturulmuş olması, hizmet vereceği hinterlandının uluslararası ölçekte olması vb. hususlar dikkate alınarak oyçokluğuyla şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve teknikleri ile kamu yararına uygun olduğu" görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiş, bu rapor dikkate alınarak mahkemelerince anılan dosyalarda verilen davanın reddine ilişkin kararlarına karışı yapılan istinaf başvuruları Dairemizin 20/11/2019 tarih ve E.2019/1889, K.2020/2082 ile 10/02/2020 tarih ve E.2019/2266, K.2020/271 Sayılı kararları ile reddedildiği görülmektedir.
Bu durumda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yukarıda özetine yer verilen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, yapılan imar planlarının onaylı planların iptal edilmesi sonucunda plansız kalan alanın kullanımına yönelik yeniden plan yapılması gerekliliğinden kaynaklandığı, bölgeye ilişkin olarak belirlenen genel kullanım kararları ile birlikte dava konusu edilen imar planlarında tanımlanan fonksiyon kararlarının içeriği, gösterimi, plan notları ve plan raporu kapsamında imar mevzuatında tanımlanan şartları taşıdıkları, anılan hususlara ilişkin olarak bir aykırılık barındırmadıkları, yoğunluk arttırıcı nitelik taşıyacak fonksiyon bağlamında değerlendirilemeyecekleri, 1/100.000 ölçekli planda Sivriada'nın plan kapsamı dışında tutulmuş olduğu ancak ilkesel karar olarak Prens Adalarının biyolojik çeşitlilik açısından zengin değerleri bulunduğu, kuşların göç güzergahı üzerinde bulunduğu hususu ile alanın Doğal Sit Alanı ve Arkeolojik Sit alanı statüleri doğrultusunda kanunun izin verdiği fonksiyonlar doğrultusunda Koruma Amaçlı Nazım ve Uygulama İmar Planlarının yapılmış olmasının üst ölçek- alt ölçek planların kademelenme süreçlerinde bir uyumsuzluktan söz edilmeyeceği, “3996 Sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun Ek 2 Maddesinde ‘Yassıada ve Sivriada'da yapılacak olan planlama imar ve inşaat uygulamaları ile diğer düzenlemeler 04.04.1990 tarihli ve 3621 Sayılı Kıyı Kanunu Hükümlerine ve diğer mevzuatta yer alan kısıtlama ve prosedürlere tabi değildir' kanun maddesinin varlığının uygulama aşamasında denetleme mekanizmalarını zayıflatmış olsa da, alandaki tescil ve sit derecelerinin tespiti ile ilgili altyapı çalışmalarının ilgili kurullar tarafından yapılmış olması ve tescil fişleride dahil kayıt altına alınmış olmasının, alanın tamamının III. derece Arkeolojik Sit Alanı ve II.derece Doğal Sit Alanında kalması, biyolojik çeşitlilik açısından zengin değerleri bulunduğu, kuşların göç güzergahı üzerinde bulunduğu ve kilit biyolojik çeşitlilik alanı olarak değerlendirilmesi, Manastır, kilise ve sarnıç kalıntılarının 1.grup tescilli yapı olarak tescil edilen eserlerin planlara işlenerek korunması kararlarının varlığı, alanın Yassı Ada'ya yakın olması bu alana verilecek her türlü kamusal hizmetlerden yararlanma ve entegre olabilirliğinin olması, planların koruma kullanma dengesi gözetilerek oluşturulmuş olması, hizmet vereceği hinterlandının uluslararası ölçekte olması vb. hususlar dikkate alındığında dava konusu İstanbul ili, Adalar ilçesi, Heybeliada Mah. (Sivriada), 97 ada, 1 parsel sayılı yerde kıyı yapılarını da kapsayan 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı değişikliklerinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 2. İdare Mahkemesi'nin 20/09/2019 tarih ve E:2018/13, K:2019/1727 Sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 4.510,00-TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında davalı idarece yapılan 46,50-TL yargılama gideri ile hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, davalı idare Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca harçtan muaf olması nedeniyle istinaf aşamasında alınmayan 121,30-TL istinaf başvurma harcı, 73,10 TL istinaf yd harcın davacılardan tahsili için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, posta gideri avansından artan kısmın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde karar kesinleştikten sonra re'sen davalı idareye iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 02.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)