İSTEMİN ÖZETİ: Zonguldak İdare Mahkemesi'nce verilen 19/12/2017 gün ve E:2017/532, K:2017/2483 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 30/11/2018 günlü ara kararı cevabının geldiği görülerek, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, Zonguldak Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Polis Memuru olan davacı tarafından, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 23.02.2017 tarih ve 2017/23 sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile yoksun kalacağı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Zonguldak İdare Mahkemesi'nin 19/12/2017 gün ve E:2017/532, K:2017/2483 sayılı kararıyla, eski eşi D.K.'nun davacının müşterek çocukları olan .....'a cinsel istismarda bulunduğu yolunda Mersin Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğüne şikayette bulunması üzerine yapılan soruşturma sonucunda dava konusu işlem tesis edilmiş ise de; olayla ilgili Antalya ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarınca yürütülen soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararları verildiği, davacının söz konusu eylemleri gerçekleştirdiğine ilişkin şüpheden uzak kesin ve yeterli deliller ortaya konulmadan, salt soyut ifade ve kanaatlere dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile davacının disiplin cezası nedeniyle 09.03.2017tarihinden sonra yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idarece dava açma tarihi olan 13.03.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.
Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, istinaf yoluyla incelenip, kaldırılması istenilmektedir.
Yürürlükten kaldırılan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün "Meslekten Çıkarma" başlıklı 8. maddesinin 6. fıkrasında "Hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, irtikap, rüşvet, zimmet, ihtilas, ırza geçme, ırza tasaddi, sahtecilik, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması, kalpazanlık, kasden adam öldürme, veya bu suçları işlemeye teşebbüs etmek, emniyeti suiistimal, yalan yere tanıklık, yalan yere yemin, suç tasnii, iftira," fiillerinin meslekten çıkarma cezasını gerektirdiği düzenlemesine yer verilmiştir.
682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin Geciçi 1. maddesinde " (1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunur. (2) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır. (3) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur. (4) Sahil güvenlik ve jandarma teşkilatlarında görev yapan Milli Savunma Bakanlığı personelinin disiplin işlemleri, görevleri süresince bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre yürütülür." hükümleri yer almaktadır.
Yine aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin34. maddesinin 1. fıkrasında " Bu Kanun Hükmünde Kararnamede hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun disipline ilişkin hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.
Öte yandan, 682 sayılı KHK, 08 Mart 2018 gün ve 30354 Mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile yasalaşmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin E/g bendinde ise, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hakeretlerde bulunmak" fiilleri, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının, Polis Memuru olarak görev yapmakta iken, soruşturma tarihinde 5 (beş) yaşında olan erkek çocuğuna fiili livata gerçekleştirdiği yönünde eski eşinin yaptığı şikayet üzerine hakkında soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonucunda düzenlenen soruşturma raporunda getirilen teklif doğrultusunda meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması üzerine iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Soruşturma esnasında, uzmanlar eşliğinde ifadesine başvurulan mağdur çocuğun, küçük yaşına rağmen, bedensel uzuvları açık açık tanımladığı, fiili livata şeklinde gerçekleşen eylemi, yaşından beklenmeyecek detayda aktardığı, ifadesine başvurulması esnasında hazır bulunan uzman tarafından da bu ifadenin itibar edilebilirliğinin kabul edildiği, olay tarihinde henüz cinsel kimlik gelişimini tamamlamamış küçük bir çocuğun, fiiili livata şeklinde gerçekleşen davacı eylemini hayal etmesi veyahut yaşanmadığı halde öğretilmesi üzerine senaryolaştırması ve bu kadar detaylı ve sıralı anlatabilmesi hayatın olağan akışıyla bağdaşmamaktadır.
Bu veriler ışığında, birden çok kez olmak üzere, 5 (beş) yaşlarındaki kendi erkek çocuğuna fiili livata eylemini gerçekleştirdiği soruşturma raporuyla ortaya konulan davacının, bu eylemi nedeniyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davacı hakkında adli makamlarca, ırza tasaddi eyleminden ötürü herhangi bir ceza davası açılmamış ve bu fiil karşılığında herhangi bir mahkumiyet kararı verilmemiş ise de, bu durumun, davacıya disiplin cezası verilmesine hukuki bir engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Öte yandan, davacının bu eyleminin karşılığı, 657 sayılı Yasa'nın 125. maddesinin E/g bendinde ifadesini bulan "Devlet Memurluğundan Çıkarma" cezasını gerektirdiğinden, daha hafif olan "Meslekten Çıkarma" cezasıyla cezalandırılması yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf isteminin KABULÜNE, Zonguldak İdare Mahkemesi'nce verilen 19/12/2017 gün ve E:2017/532, K:2017/2483 sayılı kararın KALDIRILMASINA, davanın REDDİNE, dava aşamasında yapılan 325,35 TL yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 100,00 TL posta giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca Belirlenen 1.362,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye VERİLMESİNE, artan posta avansının karar KESİNLEŞTİKTEN sonra taraflara İADESİNE, 2577 sayılı Yasanın değişik 46.maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere,14/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)