(2577 S. K. m. 45, 46) (652 S. KHK. m. 6)
İSTEMİN ÖZETİ: Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Maarif Müfettişi olarak görev yapan davacının, Bakanlık Maarif Müfettişi olarak atamasının yapılması ve atama yapılıncaya kadar mahrum kaldığı mali hak kayıplarının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 13/11/2017 tarih ve E.19138440 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada; "...yapılan değerlendirme neticesinde; her ne kadar davacının girmiş olduğu Bakanlık Maarif Müfettişliği mülakatının dayanağı olan 2016 Yılı Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Maarif Müfettişi Mülakat ve Atama Kılavuzunun yukarıda belirtilen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/10/2017 gün ve YD İtiraz No:…sayılı kararı ile tamamının yürütmesi durdurulmuş ise de davacının hakkındaki mülakat değerlendirmesine ilişkin işlemi dava etmediği, mülakat süreci tamamlandıktan sonra 03/10/2017 tarihinde davalı idareye başvuru yaparak Bakanlık Maarif Müfettişi olarak atamasının yapılması ve atama yapılıncaya kadar mahrum kaldığı mali hak kayıplarının ödenmesi isteminin reddedilmesi işlemini dava konusu ettiği, gelinen aşamada mülakatın esasen hukuki dayanaktan yoksun hale geldiği ve bu geçersizlik durumunun mülakata giren tüm adaylar yönünden aynı olduğu, Kılavuz hakkındaki yargı kararına göre idarenin tekrar bir değerlendirme ve yeni düzenlemelerle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yeniden yapılacak belirleme sonucunda ortaya çıkacak olan değerlendirme ve puana göre işlem tesis edebileceği, davacının bu kapsamda doğrudan atanması sonucunu doğuracak bir hakkının bulunmadığı gibi idarenin de yargı kararıyla davacıyı Bakanlık Maarif Müfettişi kadrosuna atama yönünde zorlanamayacağı da dikkate alındığında, davacı başvurusunun reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır." gerekçesiyle davanın reddine karar veren Denizli İdare Mahkemesinin 07/06/2018gün ve E:2018/267, K:2018/737 sayılı kararının; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacı tarafından Bakanlık Maarif Müfettişi Mülakat ve Atama Kılavuzu ile ilgili olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 09.10.2017 tarih ve K:… ve K:2017/894 sayılı kararları ile kılavuzun bütününün yürütmesinin durdurulmasına karar verdiğini belirtmişse de Danıştay 2. Dairesinin 27/06/2018 tarihli ve E:2016/16197, K:2018/4341 sayılı ve E:2017/42, K:2018/4342 sayılı kararları ile "2016 Yılı Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı bakanlık Maarif Müfettişi Mülakat ve Atama Kılavuzunun" iptali talebini esastan reddettiği, bu nedenle davacının, Mahkeme kararının istinaf yoluyla bozulması talebinin reddedilmesi pozitif hukuk gereklerine ve idare hukuku ilkelerine uygun olacağı ileri sürülerek istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, Dairemizin 14.03.2019 tarihli kararıyla bu davanın sonucunu etkileyebilecek nitelikte görülüp bekletici ön mesele kabul edilerek Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13.12.2018 tarih ve E.2018/3179, K.2018/5481 sayılı kararının onaylanmasına kadar bu davanın bekletilmesine karar verilmiş olup UYAP kayıtlarının incelenmesinden anılan kararın onaylandığı anlaşıldığından dava dosyası yeniden incelenerek gereği görüşüldü:
652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin "Düzenleme yetkisi" başlıklı 36. maddesinde, "Bakanlık görev, yetki ve sorumluluk alanına giren ve önceden kanunla düzenlenmiş konularda idari düzenlemeler yapabilir." hükmüne yer verilmiştir.
09/12/2016 günlü, 29913 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6764 sayılı Kanunun 6. maddesi ile, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 17. maddesinin başlığı “Teftiş Kurulu Başkanlığı” şeklinde, birinci fıkrasında yer alan “Rehberlik ve Denetim Başkanlığının görevleri şunlardır” ibaresi “Teftiş Kurulu Başkanlığı, Bakanın veya Bakanın yetkili kılması üzerine Müsteşarın emri veya onayı ile Bakan adına aşağıdaki görevleri yapar” şeklinde, birinci fıkrasının (ç) ve (d) bentleri ile ikinci fıkrasında yer alan “Maarif Müfettişleri” ibaresi “Bakanlık Maarif Müfettişleri” şeklinde, üçüncü ve dördüncü fıkraları ise; “(3) Teftiş Kurulu Başkanlığı, Başkan ile Başkanlık birimlerinde ve çalışma merkezlerinde görevli Bakanlık Maarif Müfettişleri ve Bakanlık Maarif Müfettiş Yardımcılarından oluşur. Başkanlığın görev merkezi Ankara’dır. Bu merkez, Başkanlık birimlerinde görevlendirilen müfettişlerin aynı zamanda çalışma merkezidir.
(4) Teftiş Kurulu Başkanlığının ve çalışma merkezlerinin görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma usul ve esasları, Bakanlık Maarif Müfettişlerinin ve Bakanlık Maarif Müfettiş Yardımcılarının görev, yetki ve sorumlulukları, mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yeterlikleri, yükselmeleri, görevlendirilmeleri, çalışma merkezlerine dağılımları, merkezler arasında yer değiştirmeleri ve diğer hususlar yönetmelikle düzenlenir.” şeklinde değiştirilmiştir.
Aynı Kanunun 13. maddesi ile, 652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen "Personele ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 12. maddesinin 2. fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde; 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin Bakanlığa ait bölümünde yer alan Bakanlık Maarif Müfettişi unvanlı toplam serbest kadro adedini geçmemek üzere, Maarif Müfettişi, Eğitim Müfettişi, Milli Eğitim Denetçisi ve İl Eğitim Denetmeni unvanlarını ihraz etmiş olup halen Bakanlık teşkilatında görevli olanlar ile Bakanlık teşkilatında şube müdürü ve üstü kadrolarda fiilen çalışanlar ve milli eğitim uzmanı ile milli eğitim uzman yardımcılarından yönetmelikte belirlenen yabancı dil ve tez şartını karşılayanlar arasından yapılacak mülakatta başarılı olanlar, 9/3/2016 tarihli ve 6682 sayılı 2016 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile belirlenen atama sayı sınırlarına tabi tutulmaksızın Bakan Onayı ile Bakanlık Maarif Müfettişi olarak atanabilir. Bakanlık teşkilatında halen şube müdürü ve üstü kadrolarda çalışanlar ile milli eğitim uzmanı ve milli eğitim uzman yardımcıları arasından yapılacak atamaların sayısı, ihdas edilen Bakanlık Maarif Müfettişi kadro sayısının yüzde beşini geçemez. Bu fıkra uyarınca yapılacak mülakat, adayın;
a)...b)...c)...ç)...d)... puan vermek suretiyle değerlendirilmesi yöntemidir. Mülakat komisyonu başkan ve üyeleri tarafından verilen puanlar ayrı ayrı tutanağa geçirilir. Mülakat komisyonunun oluşturulması ile komisyonun çalışma usul ve esasları Bakanlıkça belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Denizli İl Milli Eğitim Müdürlüğünde "Maarif Müfettişi" olarak görev yapan davacının, 11/01/2017 tarihinde Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı "Bakanlık Maarif Müfettişliği" mülakat sınavına girdiği ve 74,67 puan almak suretiyle mülakat sınavında başarılı olduğu, almış olduğu puana göre 944. sırada yer aldığı ve kadro yetersizliği nedeniyle atanmaya hak kazanamadığından bahisle atamasının yapılmadığı, davacının 03/10/2017 tarihli dilekçesiyle, münhal durumdaki kadrolara Bakanlık Maarif Müfettişi olarak atanma istemiyle yaptığı başvurunun dava konusu 13/11/2017 tarih ve E.19138440 sayılı işlemle reddi üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
652 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 36, 37 ve Geçici 12. maddelerine istinaden, 6764 sayılı Kanun ile Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı için ihdas edilmiş olan "Bakanlık Maarif Müfettişi" kadrolarına atama yapabilmek için mülakat sınavı ile mülakatta başarılı olanların atama işlemlerine ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Bakanlık makamının 14/12/2016 günlü, 14140378 sayılı onaylarına istinaden Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği Mülakat ve Atama (2016) Kılavuzu adı altında bir Kılavuz yayınlandığı, bahsi geçen bu Kılavuzun hukuki dayanağı olarak görünen düzenlemelerden 652 sayılı KHK'nın Geçici 12. maddesine bakıldığında, anılan geçici 12. maddede, mülakat komisyonunun oluşturulması ve komisyonun çalışma usul ve esaslarının belirlenmesi konusunda Bakanlığın yetkili kılındığının öngörüldüğü, buna göre davalı idarece, Kılavuzla düzenlenebilecek hususların, Geçici 12. maddedeki düzenleme gereğince sadece atama işleminin yapılabilmesi için mülakat komisyonunun oluşturulması ve bu komisyonun çalışma usul ve esaslarının belirlenmesi ile sınırlı olması gerektiği, bunun dışında kalan konuların ise Bakanlık tarafından bir Kılavuzla düzenlenmesine olanak bulunmadığı, zira madde hükmünde atıfta bulunulan bir Yönetmelikle düzenlenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Nitekim, anılan Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Maarif Müfettişliği Mülakat ve Atama (2016) Kılavuzunun iptali istemiyle bir Sendika tarafından Danıştay İkinci Dairesi'nde açılan davada, anılan Dairenin 20/06/2017 günlü, E:2016/16197 sayılı kararı ile; 2016 Yılı Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Maarif Müfettişi Mülakat ve Atama Kılavuzunun tamamı yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafın yaptığı itiraz üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 09/10/2017 günlü, YD İtiraz No:2017/894 sayılı kararı ile; "Dava konusu Kılavuzun bir bütün olarak irdelenmesinden, dayanağı Kanun hükmüyle yetki verilmeyen ve ancak yönetmelikle düzenlenmesi mümkün olan bazı kurallara da bünyesinde yer vererek kapsamını aştığı, örneğin, mülakata başvuruya engel halleri düzenlediği anlaşılmaktadır. Belirtilen bu sebep, içeriği itibarıyla, Kılavuzun tamamının yürütmesinin durdurulmasını gerektirir nitelikte olduğundan, davalı idarece Yönetmeliğin (Kılavuzun), Kanunda verilen yetkinin kapsamına uygun olarak yeniden düzenlenmesi gerekmektedir."gerekçesine yer verilmek suretiyle davacı itirazının kabulü ile anılan Kılavuzun yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği halde Danıştay İkinci Dairesinin 27/06/2018 günlü ve E:2016/16197, K:2018/4341 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, anılan kararın temyizi üzerine bu kez Danıştay İdari Dava Dairelerinin 13/12/2018 gün ve E:2018/3491, K:2018/5482 sayılı kararı ile yukarıda yer verilen aynı gerekçe ile anılan kararın bozulduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Dairemizin 14/03/2019 günlü "Bekletme Kararı"na konu olan ve anılan Kılavuzun bazı maddelerinin iptali istemiyle Danıştay İkinci Dairesinin 2017/42 esasında açılan davada anılan Dairenin 27/06/2018 gün ve 2018/4342 sayılı kararı ile Kılavuzun "Mülakata Başvuruya Engel Durumlar" başlıklı V. maddesinin 1. fıkrası ile 4 Nolu Ekinin 1. sırasının (Başmüfettiş Adedi) oybirliğiyle iptaline;''Mülakat Komisyonu Oluşumu ve Çalışması" başlıklı VIII. maddesinin 1. fıkrası yönünden oyçokluğuyla davanın reddine; dava konusu diğer maddeleri, fıkraları ve ibareleri yönünden ise oybirliğiyle davanın reddine" karar verildiği, anılan karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/12/2018 gün ve E:2018/3179, K:2018/5481 sayılı kararı ile (ve yukarıda yer verilen 09/10/2017 günlü, YD İtiraz No:2017/894 sayılı kararındaki aynı gerekçe ile) Danıştay İkinci Dairesinin davanın 27/06/2018 gün ve E:2017/42, K:2018/4342 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısımlarının bozulduğu görülmektedir.
Bunun yanında, bir maarif müfettişi tarafından, yukarıda belirtilen Kılavuzun tamamına ve bu Kılavuza istinaden gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Maarif Müfettişliği mülakat sınavı ile kadro yetersizliği nedeniyle atanamamasına ilişkin işleme karşı Danıştay İkinci Dairesinin 2017/1362 esas sayılı dosyasında açılan bir başka davada ise; hukuka aykırılığı yargı kararı ile saptanan 2016 Yılı Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Maarif Müfettişi Mülakat ve Atama Kılavuzuna dayalı olarak 03/01/2017-17/02/2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen tüm Milli Eğitim Bakanlığı Maarif Müfettişliği mülakat sınavlarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle Danıştay İkinci Dairesinin 13/02/2018 tarih ve E:2017/1362 sayılı kararıyla anılan dava konusu uyuşmazlığın mülakat sınavlarına ilişkin kısmı yönünden de yürütmenin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Bu durumda, ilgili yasa hükmünde yönetmelikle düzenlenmesi öngörülen bir konuda kılavuzla düzenleme getirilmesi ve bu kılavuz hükümlerine göre işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olacağı açık olup, yukarıda aktarılan mevzuat ve yargı kararları muvacehesinde, hukuka aykırılığı yargı kararları ile saptanan 2016 Yılı Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Bakanlık Maarif Müfettişi Mülakat ve Atama Kılavuzuna dayalı olarak gerçekleştirilen Milli Eğitim Bakanlığı Maarif Müfettişliği mülakat sınavlarında da hukuka uyarlık bulunmadığından, anılan Kılavuz hükümlerine göre yapılan mülakat sınavı esas alınarak davacının kadro yetersizliği nedeniyle atamasının yapılmamasına yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, bu kararının davacının anılan kadroya doğrudan atanması sonucunu doğurmayacağı davalı idarece davacının durumunun yargı kararlarında belirtilen hususlar ile ilgili mevzuat hükümlerine göre değerlendirilerek işlem tesis edilmesi gerektiği de açıktır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, Denizli İdare Mahkemesinin 07/06/2018 gün ve E:2018/267, K:2018/737 sayılı istinaf başvurusuna konu kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, (davalı idare tarafından yapılan masrafların davalı idare üzerinde bırakılmasına), yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince yatırana iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/6. ve 46. maddeleri uyarınca temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak, 16/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)