(213 S. K. m. 116, 117, 118, 122, 124) (488 S. K. Ek. m. 2)
İstemin Özeti: Dava, davacı şirketler tarafından, Kamu Hastaneleri Birliği (Anadolu Güney) Sağlık Bakanlığı Türkiye Hastaneleri Kurumu tarafından yapılan ihale akabinde imzalanan sözleşme sonrası yatırılan 735.451,01 TL ihale kararı ve sözleşmeden doğan damga vergilerinin iadesi istemiyle düzeltme-şikayet kapsamında Gelir İdaresi Başkanlığına yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Trabzon Vergi Mahkemesi, 14/11/2017 tarih ve E:2017/383, K:2017/484 sayılı kararı ile; "Kamu Hastane Birliği (Anadolu Güney) Sağlık Bakanlığı Türkiye Hastaneleri Kurumunun 2015 ve 2016 yılı Malzeme Dahil Yemek Pişirme, Hazırlama, Dağıtım Hizmet Alım" işinin ihaleye konu edilmiş olması itibariyle, ülkenin maddi sermaye stokuna yapılan herhangi bir ilave olmadığından kamu yatırımı nevinde değerlendirilemeyeceği, ayrıca hizmet alımında uygulanacak idari şartnamede, ihalenin yeterlilik kriterlerini taşıyan tüm yerli ve yabancı isteklilere açık olduğu ibaresine yer verilmesinin işin döviz kazandırıcı faaliyet olarak kabulü için tek başına yeterli olmadığı, öyle ki (5) seri nolu tebliğ ile bazı maddeleri yeniden düzenlenen (1) Seri No'lu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ'de hangi faaliyetlerin döviz kazandırıcı faaliyet olarak kabul edileceğinin tahdidi olarak sayıldığı, dolayısıyla ihaleye konu işin kanundaki döviz kazandırmayı teşvik eden "istisna" uygulamasının kapsamı dışında kaldığı, bundan başka söz konusu faaliyetin döviz kazandırıcı faaliyet olduğu yönünde davacı tarafından getirilen somut iddia veya delilin de bulunmadığı, sırf ihalenin uluslararası katılımcılara açık olmasının gerekçe gösterildiği hususları dikkate alındığında, alınan damga vergilerinde ve söz konusu damga vergilerinin 488 sayılı Kanun uyarınca tahsil edilmemesi gerektiğinden bahisle iade edilmesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Davacılar, ihalenin yerli ve yabancı isteklilere açık uluslararası ihale niteliğinde ve döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında olduğunu ileri sürerek söz konusu kararın istinaf yolu ile incelenip kaldırılmasını istemektedir.
Savunmanın Özeti : Usul yönünden, dava konusu edilen olayda herhangi bir vergi hatası bulunmadığı, hukuki yorum gerektiren konu hakkında düzeltme hükümlerinin tatbikinin mümkün olmadığı, esas yönünden ise, davacının dava konusu işe ilişkin adına düzenlenmiş vergi resim harç istisnası belgesi sunmadığı, dolayısıyla bu belgenin alınmasından önce veya belgenin geçerlilik süresinin dolmasından sonra belgeye bağlanan iş ile ilgili olarak yapılan işlemlere istisna tatbik edilemeyeceği, ihaleye konu işin niteliği itibariyle yatırım olarak değerlendirilemeyeceği ve Kalkınma Bakanlığının yayımladığı cari yıl yatırım programlarında yer alan kamu yatırımlarından olmadığı, kamuda açılan ihalelerin tamamına yakınının yerli ve yabancı katılıma açık olduğu, dolayısıyla sırf bu nedenle döviz kazandırıcı faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, ayrıca idarece faiz ödenebilmesi için ancak kararın idareye tebliğinden itibaren infazın gecikmesi durumunda mümkün olabileceği ileri sürülerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İstem, Trabzon Vergi Mahkemesinin, 14/11/2017 tarih ve E:2017/383, K:2017/484 sayılı kararının kaldırılmasına ilişkindir.
Kararın esasına ilişkin istinaf talebi yönünden;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde, vergi hatasının, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olduğu açıklandıktan sonra 117 ve 118. maddelerinde de, hesap hataları ile vergilendirme hatalarının neler olduğu belirlenmiş; 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilecekleri; 124. maddesinde ise, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme başvurusu reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebileceği kurala bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Kamu Hastaneleri Birliği (Anadolu Güney) Sağlık Bakanlığı Türkiye Hastaneleri Kurumu tarafından yapılan ihale akabinde imzalanan sözleşme sonrası yatırılan 735.451,01 TL ihale kararı ve sözleşmeden doğan damga vergilerinin iadesi için yapılan şikayet başvurusunun zımnen reddi işlemin iptali ve damga vergilerin iadesi istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdareden düzeltilmesi istenebilecek vergi hataları, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, aynı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan belirlenebilen ve 117 ile 118. maddelerde tanımı yapılan ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki hesap ve vergilendirme hatalarıdır.
Olayda ise; uyuşmazlığın çözümü, Kamu Hastaneleri Birliği (Anadolu Güney) Sağlık Bakanlığı Türkiye Hastaneleri Kurumu tarafından ihalesi yapılan 2015 ve 2016 yılı Malzeme Dahil Yemek Pişirme, Hazırlama, Dağıtım Hizmet Alım işine ilişkin sözleşmenin niteliğinin ve istisna kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesine bağlıdır. Bu değerlendirme ise, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na 5035 sayılı Kanun'la eklenen Ek Madde 2'nin birinci fıkrası ile aynı Kanun'un yukarıda değinilen maddesinin son fıkrasının verdiği yetkiye dayanılarak, döviz kazandırıcı faaliyet türlerinin, bu tür faaliyetlere ilişkin olarak düzenlenen kağıtların damga vergisi ve harçtan istisna edilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla çıkarılan 1 sayılı Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ hükümlerinde aranılan koşulları taşıyıp taşımadığının belirlenmesine bağlı bulunduğundan, davada hata olduğu ileri sürülen husus, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerinin aradığı anlamda vergi hatası değildir.
Bu durumda, hukuki bir sorun teşkil eden ve iadesi istenilen damga vergisinin tahsili üzerine süresi içinde açılacak bir davada 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun ilgili hükümleri ile kanunun verdiği yetkiye istinaden çıkarılan tebliğ hükümlerinin yorumu sonunda çözümlenebilecek nitelikte olan uyuşmazlığa ilişkin iddialar, 213 sayılı Kanun'da tanımlanan vergilendirme hatalarına girmediğinden ve hukuki ihtilaf oluşturduğundan davacının üstlenmiş olduğu, Kamu Hastaneleri Birliği (Anadolu Güney) Sağlık Bakanlığı Türkiye Hastaneleri Kurumu tarafından ihalesi yapılan 2014/116969 ihale kayıt nolu “2015 ve 2016 Yılları Malzeme Dahil Yemek Pişirme, Hazırlama, Dağıtım ve Sonrası Hizmet Alım İşi” davacının uhdesinde kalması sonucunda imzalanan sözleşme kapsamında ödenen 735.451,01-TL sözleşme damga vergilerinin iadesi istemiyle davalı idareye yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, davacının istinaf talebinin bu kısmının anılan gerekçeyle reddi gerekmektedir.
Hüküm fıkrasının davacı aleyhine hükmedilen nisbi karar harcı hakkında ise;
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 3. sayılı Tarifesinin II. kısmında nisbi karar harcının, III sayılı kısmında ise maktu karar harcının düzenlendiği, II-a) hükmünde Vergi Mahkemeleri ile Bölge İdare Mahkemesi kararlarında tarhiyata ve ceza kesme işlemlerine karşı mükellefin dava açması üzerine vergi mahkemesinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin kararlarında, karar altına alınan uyuşmazlık konusu vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunlara bağlı zam ve cezaların toplam değeri üzerinden (31,40-TL) liradan az olmamak üzere (Binde 4.55) oranında nisbi karar harcına hükmedileceği, III. kısmında ise yukarıdaki pozisyonlarda gösterilen ve nispi harca tabi tutulmamış olan tarhiyat veya ceza kesme ve diğer işlemlerle ilgili Vergi Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarında 31,40-TL tutarında maktu karar harcına hükmedileceği düzenlenmiştir.
Mahkeme kararında her ne kadar davacı aleyhine 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca 31,40-TL'den az olmamak üzere binde 4,55-TL yargılama giderine hükmedilmiş ise de dava konusu işlemin düzeltme-şikayete konu edilen idari işlem niteliğinde olduğu, Harçlar Kanunu'nun vergi yargısına ait 3 sayılı tarifesinde yer alan nisbi karar harcına konu olacak şekilde tarhiyat ve ceza kesme niteliğinde olmadığı anlaşılmakla, davacı adına 31,40-TL maktu karar harcına hükmedilmesi gerektiğinden, Mahkeme kararıyla davacı aleyhine 31,40-TL'den az olmamak üzere binde 4,55 oranında nisbi karar harcına hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davacı istinaf başvurusunun esasa ilişkin kısım yönünden yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, nisbi harç giderleri yönünden kabulüne, Trabzon Vergi Mahkemesince verilen 14/11/2017 tarih ve E:2017/383, K:2017/484 sayılı kararının hüküm fıkrasının "31,40-TL'den az olmamak üzere binde %4,55 oranında nisbi karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline" kısmının kaldırılmasına, bu kısım yönünden Dairemizce yeniden hüküm kurularak Harçlar Kanunu'nun 3 Sayılı Tarifesinin III. Kısmında düzenlenen hükümler doğrultusunda davacı aleyhine 31,40-TL maktu karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, dava esası yönünden reddedilmiş olmakla aşağıda dökümü gösterilen 163,80-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta ücreti avansından artan miktarın davacıya iadesine, tebliği izleyen otuz (30) gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 21.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)