(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından, haksız olarak engelli istisnasından yararlanılmak
suretiyle otomobil alındığından bahisle müvekkili adına 2012/1-12, 2013/1-12, 2014/1-12, 2015/1-12, 2016/1-12 ve 2017/1-12 dönemleri için tarh edilen vergi ziyaı cezalı motorlu taşıtlar vergisinin iptali istemiyle açılan davanın; "olayda, Kızıltepe Devlet Hastanesi’nin 5.6.2009 tarih ve 2333 sayılı sağlık kurulu raporuna göre davacının sakatlık derecesinin %90 oranında olduğu, aynı kurum tarafından düzenlenen 24.9.2010 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının sakatlık derecesi oranının %70 olarak belirlendiği anlaşılmakta ise de; davacı tarafından dosyaya sunulan ve aynı kurum tarafından düzenlenen 9.11.2017 tarih, 3275 sayılı sağlık kurulu raporunda davacının sakatlık derecesinin %91 oranında belirlendiği görüldüğünden ve söz konusu sağlık kurulu raporlarının sahteliğine ilişkin herhangi bir iddia bulunmadığı gibi engellilik oranın %90 olarak belirlendiği 2009 yılı sağlık kurulu raporunun geçerlilik süresine ilişkin bir sınırlama da getirilmemiş olduğundan; davacının engel durumunun süreklilik taşıdığı, engellilik oranın %70 olarak belirlendiği 2010 yılı sağlık kurulu raporunun talep üzerine davacının annesinin bakıcı maaşı alabilmesi için düzenlendiği yönündeki davacı taraf iddialarının gerçeği yansıttığı kabul edilerek, engellilik oranın %70 olarak belirlendiği 2010 yılı sağlık kurulu raporu düzenlenmiş olmasının, daha önce düzenlenen engellilik oranının %90 olarak belirlendiği ve istisnaya esas alman 2009 yılı sağlık kurulu raporunu hükümsüz bırakmadığı sonucuna ulaşıldığı, buna göre, otomobilin davacı adına kayıt edildiği tarih itibariyle istisnadan yararlanmak için kanunda aranılan %90 sakatlık derecesi şartının taşındığı anlaşıldığından, davacı adına tarh edilen vergi ziyaı cezalı motorlu taşıtlar vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı motorlu taşıtlar vergisinin kaldırılmasına ilişkin Mardin Vergi Mahkemesi’nce verilen 09/05/2018 gün ve E: 2018/65, K: 2018/208 sayılı kararının; yasal mevzuat hükümleri gereğince dairece yapılan işlemin kanuna uygun olarak gerçekleştirildiği ve hukuka uygun tanzim edildiği, davacının yasal dayanaktan yoksun iddialarında hukuken isabet bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ:Davalı idarenin istinaf yolu başvurusunun reddi ile usul ve yasaya uygunolan yerel mahkeme ilamının onanmasına karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45.maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Mardin Vergi Mahkemesi'nce verilen 09/05/2018 gün ve E: 2018/65, K: 2018/208 sayılı kararı usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin istinaf isteminde bulunanın üzerinde bırakılmasına, posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artanın Mahkemesince ilgili tarafa resen iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın 45.maddesi gereğince kesin olmak üzere, 25/09/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
NOT KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
MARDİN
VERGİ MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/67
KARAR NO: 2018/210
DAVANIN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından, haksız olarak özel tüketim vergisi engelli istisnasından yararlanılmak suretiyle otomobil alındığı ve özel tüketim vergisi katma değer vergisi matrahına dahil olduğundan özel tüketim verisi istisnasından haksız yararlanmak suretiyle aynı zamanda katma değer vergisi kaybına da sebebiyet verildiğinden bahisle müvekkili adına 2012/8 dönemi için tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin; hukuka aykırı olduğu, müvekkilinin engel durumunun süreklilik taşıdığı, engeldik oranın %70 olarak belirlendiği 2010 yılı sağlık kurulu raporunun müvekkilinin annesinin bakıcı maaşı alabilmesi için talep edildiği ve düzenlendiği, %70 oranlı raporun engellilik oranının %90 olarak belirlendiği ve istisnaya esas alınan 2009 yılı sağlık kurulu raporunu hükümsüz bırakmadığı, bu durumun engellilik oranının %91 olarak belirlendiği 2017 yılı sağlık kurulu raporundan da anlaşılacağı, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiği ileri sürülerek iptali istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idarece, otomobillerin engelliler tarafından ilk iktisabında tanınan özel tüketim vergisi istisnasından yararlanılarak 17.8.2012 tarihinde davacı adına 47PS827 plakalı otomobilin iktisap edildiği, davacının özür durumunun araştırılması sonucunda hakkında Kızıltepe Devlet Hastanesi tarafından düzenlenmiş iki ayrı sağlık kurulu raporu düzenlendiğinin anlaşıldığı, 5.6.2009 tarih ve 2333 sayılı sağlık kurulu raporunda davacının engel oranının %90, 24.9.2010 tarih ve 3495 sayılı sağlık kurulu raporunda ise davacının engel oranının %70 olarak belirtildiği, otomobilin iktisap tarihi itibariyle davacının engel durumu %70 oranında olduğu halde engel durumunu %90 oranında gösteren eski tarihli raporun ibrazıyla otomobillerin engelliler tarafından ilk iktisabında tanınan özel tüketim vergisi istisnasından haksız olarak yararlanıldığı ve özel tüketim vergisi katma değer vergisi matrahına dahil olduğundan özel tüketim verisi istisnasından haksız yararlanmak suretiyle aynı zamanda katma değer vergisi kaybına da sebebiyet verildiğinden bahisle, 47 PS 8.. plakalı otomobilin 17.8.2012 tarihinde ilk iktisabı sırasında alınmayan özel tüketim vergisi üzerinden hesaplanması gereken katma değer vergisinin vergi ziyaı cezalı olarak davacı adına tarh edildiği, engeldik oranın %70 olarak belirlendiği 2010 yılı sağlık kurulu raporunun davacının annesinin bakıcı maaşı alabilmesi için talep edildiği ve düzenlendiği yönündeki iddianın gerçeği yansıtmadığı, yapılan işlemlerin kanuna uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Mardin Vergi Mahkemesi Hakimliği'nce gereği düşünüldü:
213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu öngörülmüştür.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 20'nci maddesinin 1'inci fıkrasında, teslim ve hizmet işlemlerinde verginin matrahının bu işlemlerin karşılığını teşkil eden bedel olduğu belirtilmiş, 2'nci fıkrasında da bedel deyiminden, malı teslim alan veya kendisine hizmet yapılan veyahut bunlar adına hareket edenlerden bu işlemler karşılığında her ne suretle olursa olsun alman veya bunlarca borçlanılan para, mal ve diğer suretlerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaat, hizmet ve değerler toplamının anlaşılması gerektiği açıklanmıştır.
Aynı Kanun'un 24'üncü maddesinin (b) fıkrasında, ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurların katma değer vergisinin matrahına dahil olduğu hükme bağlanmıştır.
Bu yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, özel tüketim vergisine tabi mal teslimlerinde hesaplanması gereken özel tüketim vergisinin, katma değer vergisi matrahına dahil edilerek beyan edilmesi gerektiği; özel tüketim vergisinden istisna edilmiş teslimlerde ise müstesna tutulan özel tüketim vergisinin, katma değer vergisi matrahına dahil edilmeyeceği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı A.T.'in %90 oranında zihinsel engelli olduğunun Kızıltepe Devlet Hastanesi'nin 5.6.2009 tarih ve 2333 sayılı sağlık kurulu raporuyla belgelendirilmesi üzerine otomobillerin engelliler tarafından ilk iktisabında tanınan özel tüketim vergisi istisnasından yararlanılarak 17.8.2012 tarihinde davacı adına 47PS 8.. plakalı otomobilin iktisap edildiği, davacının özür durumunun davalı idarece araştırılması sonucunda otomobilin iktisap edildiği tarihte davacı A.T.'in %70 oranında zihinsel engelli olduğunu belgeleyen Kızıltepe Devlet Hastanesi'nin 24.9.2010 tarih ve 3495 sayılı sağlık kurulu raporu bulunduğunun anlaşıldığı, otomobilin iktisap tarihi itibariyle davacının engel durumu %70 oranında olduğu halde engel durumunu %90 oranında gösteren eski tarihli raporun ibrazıyla otomobillerin engelliler tarafından ilk iktisabında tanınan özel tüketim vergisi istisnasından haksız olarak yararlandığı ve özel tüketim vergisi katma değer vergisi matrahına dahil olduğundan özel tüketim verisi istisnasından haksız yararlanmak suretiyle aynı zamanda katma değer vergisi kaybına da sebebiyet verildiğinden bahisle, 47PS8.. plakalı otomobilin 17.8.2012 tarihinde ilk iktisabı sırasında alınmayan özel tüketim vergisi üzerinden hesaplanması gereken katma değer vergisinin vergi ziyaı cezalı olarak davacı adına tarh edildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin hukuka uygunluğu, engellilere otomobil ahırımda tanınan istisnadan davacı tarafından haksız olarak yararlanılmak suretiyle kayba uğratıldığı belirtilen ve üzerinden katma değer vergisi hesaplanan özel tüketim vergisinin hukuka uygunluğuna bağlıdır.
Otomobil alımında engellilere tanınan istisnadan haksız olarak yararlanıldığından bahisle 2012/8 dönemine ilişkin davacı adına tarh edilen özel tüketim vergisinin Mahkememizin 2018/66 esas sayılı dosyasında incelendiği ve 9.5.2018 tarih ve E:2018/66; K:2018/209 sayılı kararla hukuka aykırı bulunarak kaldırıldığı görülmektedir.
Söz konusu yargı kararı sonucunda oluşan hukuki durum dikkate alındığında, istisna şartları taşındığından 2012/8 döneminde davacı tarafından özel tüketim vergisi kaybına sebebiyet verilmediği; özel tüketim vergisinden istisna edilmiş teslimlerden müstesna tutulan özel tüketim vergisinin, katma değer vergisi matrahına dahil edilmesine gerek bulunmadığı, katma değer vergisi matrahına dahil edilmesi gerekirken beyan dışı bırakılarak katma değer vergisi kaybına yol açılmadığı anlaşıldığından; dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılmasına, aşağıda dökümü yapılan 84,10-TL yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.210,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, artan posta avansının yatıran tarafa iadesine, 09.05.2018 tarihinde kesin olarak karar verildi. (¤¤)