(2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. m. 32, Geç. m. 16)
İSTEMİN ÖZETİ: Konya İli, Meram İlçesi, ..... Mahallesi, 2594 ada, 65 sayılı parsel üzerinde yer alan mülkiyeti davacıya ait taşınmaz üzerinde yapı ruhsatı bulunan dubleks dairenin üzerine ruhsat ve eklerine aykırı olarak uygulamalar ve ilave yapılar inşa edildiğinden bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan inşaatların yıkımına ilişkin olarak Meram Belediyesi Encümeni'nce alınan 07/06/2017 tarih ve 2017/480 sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; ruhsata tabi iken, imar mevzuatı uyarınca ilgili belediyeden ruhsat alınmadan ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapıldığı sabit olan uyuşmazlık konusu imalatlar bulunduğu sabit olduğundan, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca ruhsatsız yapılan yapının yıkımına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Konya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen davanın reddine ilişkin 05/12/2017 gün ve E:2017/1125, K:2017/1876 sayılı kararın; davacı vekilince, müvekkilinin davalının usule aykırı davranması sonucunda itiraz hakkı elinden alınmışken, bir aylık süre içerisinde aykırılığın giderilmemesi gerekçesiyle yıkım kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu, yapı inşaat yüz ölçümünün ruhsata uygun olduğu, keşif yapılması talebinin mahkemece kabul görmediği, eksik ve hatalı incelemenin yapıldığı, savunma hakkının kısıtlandığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı ileri sürülerek istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının istinaf talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğu, bu nedenle talebinin reddedilerek mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
KONYA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Dava, Konya İli, Meram İlçesi, ..... Mahallesi, 2594 ada, 65 sayılı parsel üzerinde yer alan mülkiyeti davacıya ait taşınmaz üzerinde yapı ruhsatı bulunan dubleks dairenin üzerine ruhsat ve eklerine aykırı olarak uygulamalar ve ilave yapılar inşa edildiğinden bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan inşaatların yıkımına ilişkin olarak Meram Belediyesi Encümeni'nce alınan 07/06/2017 tarih ve 2017/480 sayılı kararın iptali istemiyle açılmıştır.
Bakılan davada; Dairemizin 19.07.2018 tarihli ara kararı ile 7143 sayılı Yasanın 16. maddesi ile eklenen 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesi uyarınca davacının yapı kayıt belgesi başvurusu yapıp idareye müracaat edebilmesi için dosyanın 31.10.2018 tarihine kadar bekletilmesine karar verilmiş ve davacı tarafından 19.03.2019 havale tarihli yazı ekinde 16.10.2018 tarihli yapı kayıt belgesinin ibraz edildiği görülmüş ise de; iş bu karar tarihine kadar davacı (bekletme kararında yer verilmesine rağmen) ve davalı idare tarafından uyuşmazlık konusu yıkım işleminin iptali yönünde alınan bir kararın dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, her ne kadar yukarıda bahsedilen 3194 sayılı Yasanın geçici 16. maddesinin 4. fıkrasında ;"Yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş ise de; yapı kayıt belgesi alındıktan sonra belgenin ibraz edilerek yıkım/para cezası işleminin iptalinin talep edileceği ve bu konuda işlem tesis edecek merciilerin yıkım/para cezası kararını alan idareler olduğu da açıktır. Bu doğrultuda ilgili idarece, yapı kayıt belgesinin ibrazından sonra yıkım/para cezası işleminin iptali yönünde bir işlem tesis edilirse, daha önce bu yıkım/para cezası işlemine karşı idari yargıda açılan davaların (idarenin söz konusu geri alma/iptal işlemi nedeniyle) konusuz kalacağı hususunda bir tartışma bulunmamaktadır. Bununla birlikte ilgili idarece yapı kayıt belgesinin ibraz edilmesine rağmen belli nedenlerle yıkım/para cezası işlemi iptal edilmediği takdirde ise, idarece yapı kayıt belgesi üzerine başka işlemlerin tesis edilebileceği ve bunun sonucunda başka tür davaların doğabileceği, dava açma tarihinde bulunmayan işlemlerin sonradan davaya eklemlenerek o işlemleri de bu davada çözmenin ve anılan yıkım/para cezası işleminin dava konusu edildiği dosyada mahkemece idarenin yerine geçerek yıkım/para cezası kararının doğrudan iptal edilmesinin ise hem idari yargı denetiminin özüne hem de anılan yasa maddesinin bağlamına uygun düşmeyeceği açıktır. Bu durumda, idarenin yapı kayıt belgesinin ibrazı karşısında yıkım/para cezası işlemini iptal etmemesi (bu yönde ilgilinin yıkım/para cezası işleminin iptal edilmesi yönündeki başvurusunu reddetmesi) hususunun yeni bir idari işleme sebebiyet vereceği, bu yeni işlemin de ayrı bir uyuşmazlığın konusunu oluşturacağı kuşkusuzdur. Bu takdirde yargı merciince (idarece dava konusu işlem geri alınmadığı ve bu hususta dosyaya belge sunulmadığı için) dava konusu işlemin (yıkım/para cezası işleminin) tesis edildiği tarihteki hukuki ve maddi koşullar itibariyle hukuka uygun olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
Hâl böyle olunca, görülen davada davalı idarece dava konusu işlemin iptal edilmediği (geri alınmadığı) anlaşılmakla, Dairemizce, mevcut davaya konu yıkım işleminin yargısal denetiminin idare mahkemesince hukuka ve usule uygun yapılıp yapılmadığı yönünde esastan istinaf incelemesi yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu doğrultuda davacının istinaf başvurusunun incelenmesine gelince;
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde, "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç, ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden ; Konya İli, Meram İlçesi, ..... Mahallesi, 2594 ada, 65 sayılı parsel üzerinde yer alan mülkiyeti davacıya ait taşınmazda davalı belediye ekiplerince yapılan denetimde, 31/12/2010 tarih ve 2/26-565 sayılı yapı ruhsatı bulunan dubleks dairesinde ruhsat ve eklerine aykırı olarak 383m2 -87 m2 = 296m2 uygulama yapıldığı, ayrıca çatı içerisinde yapı ruhsatı alınmadan yapılmış 13 m2 ve 21 m2 oda ve 87 m2 teras kapatma olmak üzere 121 m2 ilave kapatma yapıldığı, bu işlemler nedeniyle toplamda 417 m2 ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı hususunun 24.04.2017 tarih ve 414 sayılı Yapı Tatil Zaptı ile tespit edilerek yapının mühürlendiği, davalı idarenin 25/04/2017 tarih ve E.6347 sayılı yazısıyla ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan uygulamaların 1 aylık süre içerisinde mevzuata uygun hale getirilmesi noktasında davacının bilgilendirildiği, bu bildirime rağmen 1 aylık süre içinde aykırılıkların giderilmemesi üzerine davaya konu Belediye Encümeni kararıyla aykırılıkların yıkımına karar verildiği, anılan kararın iptaline yönelik bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İncelenen olayda, davacının sahibi olduğu taşınmazdaki aykırı uygulamalardan dolayı Meram Belediye Encümeninin 26.04.2017 tarih ve 2017/316 sayılı kararıyla davacı adına kesilen imar para cezasına karşı Konya 2. İdare Mahkemesinin E:2017/859 esasında açılan davada, anılan mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesinin sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu yapıya ait dava dosyasında 2 adet mimari projenin bulunduğu, 1. mimari projenin kat irtifak tapularına ve inşaat ruhsatına esas olan ve 31.12.2010 tarihinde belediyece tasdik edilen proje olduğu, bu projeye göre dava konusu dairenin normal kat alanı 190 m², çatı kat alanı 84,93 m² olmak üzere 274,93 m² olarak görüldüğü, aynı yapı için 15.05.2015 tarihinde düzenlenen mimari tadilat projesinde ise normal kat alanının 190 m², çatı kat alanı 112,02 m² olmak üzere 302,02 m² olduğu, yerinde keşif sırasında yapılan ölçüm ve incelemelerde normal katın mimari tadilat projesine uygun olarak inşa edildiği, çatı katının ise projelere tamamen aykırı inşa edildiği tespitine yer verildiği görülmüştür.
Dairemizce uyuşmazlığın çözümüne yönelik olarak davacıya ait taşınmazın bulunduğu alanda yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinin sonucunda düzenlenen ve yukarıda ayrıntısına yer verilen bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek nitelikte ve yeterlilikte bulunmuştur.
Bu durumda, bilirkişi raporuyla çatı katının projelere tamamen aykırı inşa edildiğinin belirlenmesi ve verilen bir aylık süre içerisinde bu aykırılığın mevzuata uygun hale getirilmediğinin anlaşılması karşısında, davaya konu encümen kararının çatı katının yıkıma yönelik kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının çatı katının yıkıma yönelik kısmında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, yukarıda ayrıntısına yer verilen bilirkişi raporunda, normal katın mimari tadilat projesine uygun olarak inşa edildiği tespitine yer verildiği dikkate alındığında, davaya konu encümen kararının normal katın yıkımına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, istinafa konu idare mahkemesi kararının encümen kararının normal katın yıkımı yönünden davanın reddine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, idare mahkemesi kararının davaya konu encümen kararının çatı katının yıkımına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına yönelik davacının istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne,Konya 1. İdare Mahkemesinin 05/12/2017 gün ve E:2017/1125, K:2017/1876 sayılı kararının dava konusu encümen kararının normal katın yıkımına ilişkin kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, davaya konu encümen kararının normal katın yıkımına ilişkin kısmının iptaline, aşağıda dökümü gösterilen dava ve istinaf aşamalarına ait toplam (222,70+172,50=) 395,20.-TL yargılama giderlerinin davadaki haklılık oranı gözetilerek 197,60.-TL'lık kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, arta kalan 197,60.-TL yargılama giderlerinin ve iş bu karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00.-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, ilk derece aşamasında davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine, avans olarak alınan posta ücretinden artan miktarın mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan davacıya iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. Maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere 26/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)