(5233 S. K. m. 2, 7) (3713 S. K. m. 1, 3, 4)
İSTEMİN ÖZETİ: Diyarbakır ili, Sur ilçesi, Gazi Caddesi, ..... İş Merkezi, no:..... adresinde bulunan ..... Gıda isimli işyerinin Sur ilçesinde meydana gelen terör olayları nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasağı süresince sürekli kapalı kalması nedeniyle işyerinde bulunan gıda maddelerinin bozulduğunu iddia eden davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen zararların 5233 Sayılı Kanun kapsamında tazmini talebiyle 03/06/2016 tarihinde yapılan başvuru üzerine 17.280,00 TL tazminat önerilmesine ilişkin 27/01/2017 tarih ve 21/04/2107/33 Sayılı Zarar Tespit Komisyonu kararının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılan davada; "...Davacı tarafından bozulup çöpe atılan ve hasar tespit tutanağında yer almayan ürünlere ilişkin fotoğraf sunulduğu, davacı şirket yetkilisinin hasar tespit ve beyan formunu imzalamadığı, bu nedenle hasar tespitini kabul ettiği şeklinde savunmaya itibar edilemeyeceği, hesaplama yapılırken bazı ürünlerin piyasa fiyat araştırmasının hiç yapılmadığı, bazı ürünlerin ise yapılan piyasa araştırmasında elde edilen fiyatların aritmetik ortalamasından farklı fiyatlar kullanılarak hesaplananın yapıldığı, bazı ürünlerin ise ürün çeşidi ve özelliği belirtilmeden fiyat araştırmasının yapıldığı, dolayısıyla davacının gerçek zararının hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun ve doğru bir biçimde belirlenmediği dikkate alındığında, yukarıda bahsi geçen gerekçeler ile davacının sunduğu beyan ve fotoğraflar da nazara alınarak gerekirse tüm ürünler için yeniden fiyasa fiyat araştırması ve bilirkişi incelemesi yapılarak zararın hesaplanması gerekir iken anılan durumlara riayet edilemeden davacının zararının 17.200,00 TL olarak belirlenmesine yönelik tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yanda yukarıda açıklanan nedenlerle davacının zararının Zarar Tespit Komisyonunca yeniden hesaplanması ve bir karar verilmesi gerektiğinden, bu aşamada Mahkememizce tazminat talebi hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı..." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali, tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 31/05/2018 gün ve E:2017/1114, K:2018/933 Sayılı kararın; Sur ilçesinde meydana gelen terör olayları ile terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetlerden zarar gördüğü anlaşılan davacının mağduriyetinin biran evvel giderilmesi için Hasar Tespit Komisyonunca yapılan tespitlere istinaden piyasa araştırması yapılarak belirlenen meblağın Başbakanlık fonundan karşılanmak üzere teklif edildiği, çöpe atıldığı iddia edilen ürünlere ilişkin bu iddiayı destekleyen herhangi bir bilgi veya belgeye ulaşılamadığı ileri sürülerek, istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, Diyarbakır ili, Sur ilçesi, Gazi Caddesi, ..... İş Merkezi, no:..... adresinde bulunan ..... Gıda isimli işyerinin Sur ilçesinde meydana gelen terör olayları nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasağı süresince sürekli kapalı kalması nedeniyle işyerinde bulunan gıda maddelerinin bozulduğunu iddia eden davacı tarafından uğranıldığı ileri sürülen zararların 5233 Sayılı Kanun kapsamında tazmini talebiyle 03/06/2016 tarihinde yapılan başvuru üzerine 17.280,00 TL tazminat önerilmesine ilişkin 27/01/2017 tarih ve 21/04/2107/33 Sayılı Zarar Tespit Komisyonu kararının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL zararın tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
5233 Sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde; bu Kanunun, '3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1. 3. ve 4. maddeleri kapsamına giren eylem veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddi zararlarının' sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsadığı ifade edilmiş, maddenin takip eden (d) fıkrasında ise, " Terör dışındaki ekonomik ve sosyal sebeplerle uğranılan zararlar ile güvenlik kaygıları dışında kendi istekleriyle bulundukları yerleri terk edenlerin bu sebeple uğradıkları zararların" kanunun kapsamı dışında olduğu hüküm altına alınmıştır.
Öte yandan; aynı Kanun'un 7. maddesinde karşılanacak zararlar da ayrıca somutlaştırılmış, buna göre "a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, sakatlanma ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar"ın tazmini öngörülmüştür.
5233 Sayılı Kanun kapsamında tazminat ödenebilmesinin temel koşulu 2. maddenin ilk fıkrasında belirtilen türde bir zararın doğmasıdır. Yani, ya 3713 Sayılı Kanun'un 1., 3., 4. maddelerindeki eylemlerden yahut da terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle malvarlığı kaybı ya da malvarlığına ulaşamamaya ilişkin bir zararın varlığı gerekmektedir. Ayrıca bu zarar kalemleri de Kanun'un 7. maddesinde gösterilen türden olmalıdır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, Diyarbakır ili, Sur ilçesi, Gazi Caddesi, ..... iş merkezi, no:..... adresinde bulunan ..... Gıda isimli işyerinin Sur ilçesinde meydana gelen terör olayları ve ilan edilen sokağa çıkma yasağı nedeniyle 4 ay süreyle kapalı kaldığı, bu süreçte işyerinde bulunan gıda maddelerinin bozulduğu ve çöpe atıldığı iddia edilerek, bu suretle oluştuğu ileri sürülen zararlarının 5233 Sayılı Kanun kapsamında tazmini talebiyle 03/06/2016 tarihinde yapılan başvuru üzerine Diyarbakır Valiliği Terör Zarar Tespit Komisyonunun 27/01/2017 tarih ve 21/04/2017/33 Sayılı kararı ile 17.280,00-TL tazminat önerildiği, teklif edilen bu tutarı kabul etmeyen davacı tarafından, bozulması nedeniyle çöpe atılan bir kısım gıda maddelerinin hesaplamaya dahil edilmediği ve hesaplamaya esas alınan birim fiyatların düşük olduğu belirtilerek, söz konusu işlemin iptali ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle istinaf incelemesine konu işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; Diyarbakır ili, Sur ilçesi, Gazi Caddesi, ..... İş Merkezinde gıda maddeleri ticareti ile iştigal eden davacı şirket tarafından, Sur ilçesinde meydana gelen terör olayları nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde işyerinin kapalı kalması nedeniyle burada bulunan gıda ürünlerinin bozularak zarar gördüğü iddiasıyla oluşan zararlarının 5233 Sayılı Kanun kapsamında tazmini talebiyle Komisyona başvurulduğu, söz konusu işyerinin doğrudan bir terör saldırısına maruz kalarak fiili bir zarara uğramadığı görülmektedir.
Hal böyle olunca, 5233 Sayılı Kanun'un 7. maddesinde doğudan ticari nitelikli zararların karşılanacağından bahsedilmediği nazara alındığında, uyuşmazlık konusu zararın ticari emtia niteliğindeki gıda ürünlerinin bozulmasına dayalı ticari nitelikli bir zarar olduğu açıktır.
Bu itibarla, ticari kazanç kayıplarının tazmini talebine ilişkin bulunan başvurunun reddi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, işlemin iptali yolundaki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf başvurusunun kabulü ile, Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 31/05/2018 gün ve E:2017/1114, K:2018/933 Sayılı kararın kaldırılmasına, yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 153,40.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, posta giderinden ibaret 73,00.-TL istinaf yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 1.362,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle istinaf başvurusu sırasında alınmayan 98,10.-TL istinaf başvuru harcının 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca davacıdan tahsili için mahkemesince ilgili merciye müzekkere yazılmasına, dava ve istinaf gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iade edilmesine, 27/02/2019 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY:
5233 Sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun hükümlerine göre; "terör eylemleri" veya "terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler" nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlarının idarece ödenmesi gerektiği tartışmasızdır.
5233 Sayılı Kanun'un amacı; toplumun içinde bulunduğu koşullardan kaynaklanan, idarenin faaliyet alanında meydana gelmekle birlikte, yürütülen kamu hizmetinin doğrudan sonucu olmayan, toplumsal nitelikli riskin gerçekleşmesi sonucu oluşan, salt toplumun bireyi olunması nedeniyle uğranılan özel ve olağandışı zararların topluma pay edilerek giderilmesidir.
Uyuşmazlık; Sur ilçesinde ticari faaliyet yürüten davacının, anılan ilçede meydana gelen terör olayları nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasağı ve terörle mücadele kapsamında alınan tedbirler sebebiyle işyerini işletememesi sonucu oluştuğunu iddia ettiği zararlarının 5233 Sayılı Kanun kapsamında tazmini talebinden kaynaklanmıştır.
Söz konusu yerleşim yerine yuvalanmış terör örgütü mensuplarının etkisiz hale getirilmesi için güvenlik güçlerince yapılan operasyonlarda yoğun çatışmalar yaşanmış, sivil halkın zarar görmemesi ve operasyonların daha etkili yapılabilmesi için idarece sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Tüm bunların sonucu olarak da bölgede ikamet eden veya işyeri bulunan bazı vatandaşların gerek ev ve işyerlerinin tahrip olması suretiyle doğrudan ve gerekse de mal varlıklarına ulaşamamaları, ticari faaliyetlerini yürütememeleri suretiyle (katlanılan ve ticari faaliyet olmadığı durumda birer zarar kalemi haline gelen kira, MTV ve stopaj vergisi, işçilik giderleri gibi sabit giderler ile ticari emtianın bozulması, miyadının dolması, mal ve hizmet tesliminde temerrüde düşülmesi sonucu cezai şart veya gecikme faizi ödenmesi veya sözleşmesi yapılmış ve kayıtlara yansımış mal ve hizmet teslimlerinin yerine getirilememesi sonucu mahrum kalınan kesinleşmiş ve hesaplanabilir kazanç kayıpları gibi nedenlerle) dolaylı yoldan zarara uğramaları varit olup, bu şekilde zarara uğradıkları tespit edilen vatandaşların maddi zararlarının 5233 Sayılı Kanun kapsamında karşılanması gerekeceği açıktır.
Bu itibarla; Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi Hakimliğince verilen 31/05/2018 tarih ve E:2017/1114, K:2018/933 Sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuka ve usule uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir sebep bulunmadığından, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmamaktayım. (¤¤)