(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacıların oğlu U. A.'ın askerlik görevini yerine getirmekte iken, 24.12.1996 tarihinde intihar ettiğinden bahisle, hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanması talebiyle yapılan 23.03.2015 tarihli başvurunun cevap verilmek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; intihar olayından sonra İstanbul Askeri Savcılığı'nca yürütülen ve kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla neticelenen soruşturma esnasında, davacıların oğullarıyla aynı birlikte görev yapan askerlerin alınan ifadelerinde, U. A.'ın askerliği sevmediğini, askerlikten kurtulmak için yollar aradığını belirttikleri, bir keresinde arkadaşı P.Er E. Ş.'e hava değişimi alabilmek için kolunu kırmaya çalıştığını, ancak kıramadığını söylediği, E. Ş.'in durumu Piyade Çavuş F. A. vasıtası ile Bölük Astsubayı P.Kd.Üçvş. R. P.'a iletmesi üzerine, adı geçen tarafından çağırılarak yaptığının yanlış olduğu konusunda uyarıldığı, yine zaman zaman "kendimi vuracağım, intihar edeceğim" şeklinde sözler sarfettiğinin arkadaşlarınca ifade edildiği, yine bir keresinde firar ederek gece dört beş saat kadar dışarıda kaldığı, olay günü de, normalde 17.30-19.30 saatleri arası 7 numaralı kule nöbeti U. A.'ın olmadığı halde, Bölük Nöb.Onb.sı A. U. tarafından nöbet listesinin değiştirilerek nöbet tutturulduğu, nöbet saatinin değiştirilmesi olayıyla ilgili olarak komutanların hiçbir bilgi ve görgülerinin bulunmadığı, dolayısıyla olayda ihmal ve kusurlarının bulunduğu, diğer taraftan, davacıların oğlunun askere geldiğinden bu yana askerliğe alışamadığı, her ortamda sevmediğini söylediği, hatta kendisini sakatlamak ve öldürmekten bahsettiği ve bundan da komutanlarının haberi olduğu halde hastaneye sevki yapılmak suretiyle durumunun kontrol edilmediği, psikolojisinin bozuk olmasına rağmen dolu silahla nöbet tutturulmaya devam edildiği anlaşılmış olup, netice olarak psikolojisinin bozulması ve sonrasında intihar etmesi olayının, görevinin neden ve etkisiyle meydana geldiği ve hizmetin kusurlu işlemesi nedeniyle idarenin sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla, idarenin bütünlüğü ilkesi de dikkate alınarak, davacıların vefat eden oğullarının vazife malulü sayılması gerekirken, bu yöndeki talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce verilen 28.04.2017 tarih ve E:2015/2025, K:2017/1321 Sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 11. İdari Dava Dairesince dosya incelenerek gereği görüşüldü;
KARAR: Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce verilen karar; usul ve yasa hükümleri ile hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan miktarın istenilmesi halinde başvurana iadesine, 14/11/2018 tarihinde oybirliğiyle ve 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun değişik 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi.(¤¤)