(213 S. K. m. 13)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına, 2013 yılı defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediğinden bahisle katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle 2013/1, 3, 5, 6, 8, 9, 10, 11, 12 dönemleri için salınan tekerrür hükümleri uyarınca %50 artırılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istemiyle açılan davanın; davacı şirketin 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ilişkin defter ve belgelerinin ........ adresinde, 26.06.2015 tarihinde gerçekleşen sel felaketi nedeniyle zayi olduğunun İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.12.2015 tarih ve E:2015/528, K:2015/66 sayılı kararı ile tespit edildiği görülmüşse de söz konusu kararın, davacı şirketin 2012 ve 2013 yıllarına ait defter ve belgelerinin ibrazının istenildiği 11.11.2015 tarih ve AGB-A-3352/202-70 sayılı defter ve belge isteme yazısının tebliğ edildiği 02.12.2015 tarihinden itibaren on beş (15) günlük yasal süre geçtikten sonra 22.12.2015 tarihinde verildiği, dolayısıyla davacı şirketin defter ve belgelerini ibraz etmesi gerektiği 02.12.2015 ilâ 17.12.2015 tarihleri arasında tespit edilmiş ve inceleme elemanına bildirilmiş bir mücbir sebep hali olmadığı ve incelenmek üzere ibraz edilmesi istenilen kanuni defter ve belgelerin on beş (15) günlük yasal süresi içerisinde incelemeye ibraz edilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda, 2013 yılı yasal defter ve belgelerini davalı idareye hukuken itibar edilebilecek geçerli bir mazereti olmaksızın ibraz etmediği açık olan davacının, indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin fatura ve benzeri vesikalarda gösterilme ve yasal defterlere kaydedilmiş olma şartını gerçekleştirmediğinden bahisle ilgili dönem beyannamelerinde indirim konusu yaptığı katma değer vergilerinin reddi suretiyle adına 2013/1, 3, 5, 6, 8, 9, 10, 11 ve 12. dönemleri için yapılan katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı, kendisine usulüne uygun şekilde yapılan tebliğe rağmen defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyerek "gizleme" eylemini gerçekleştirdiği açık olan davacı şirketin katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle oluşturulan beyan tablosu uyarınca hesaplanan vergi üzerinden adına üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, tekerrür uygulanması yönünden ise, 2013/1, 3, 5, 6, 8, 9, 10, 11 ve 12. dönemleri için 05.01.2013 tarihinde kesinleşen cezanın esas alınamayacağı gerekçesiyle kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen Mersin 2. Vergi Mahkemesinin 11.05.2018 gün ve E:2016/1335, K:2018/528 sayılı kararının; davacı tarafından, defter ve belgelerin gizlenmesi suçunun tespiti açısından ilk şartın defter ve belgelerin var olduğu halde ibraz edilmemesinin ispat edilmesi olduğu, davacının defterlerinin fiilen var olduğu halde ibraz etmediği hususunun vergi inceleme elemanınca hukuken geçerli ve somut deliller ile belgelendirilmesi gerektiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter ve belgelerin mücbir sebep nedeniyle ibraz olunmaması halinde defter ve belgelerin gizlenmesi suçundan bahsedilemeyeceğinin açık olduğu, 26.06.2015 tarihinde sel felaketinin vuku bulduğunun 22.12.2015 tarihli Asliye Ticaret Mahkemesi kararı ile saptandığı, yapılan işlemlerin hukuka aykırı olduğu; davalı idare tarafından ise, tekerrür hükmünün amacının, bir defa cezalandırılmasına rağmen suç konusu fiilde ısrar eden muhatabın cezasının arttırılması ve bu suretle caydırıcılığın sağlanması olduğu, ilk cezanın kesinleştiği tarihi müteakip takvim yılı başına kadar geçen sürede de yeniden suç işlenmesi halinde tekerrür hükmünün uygulanması gerektiği, Vergi Usul Kanunu'nun 3. maddesi dikkate alınmadan tekerrür hükmü sadece lafzi olarak yorumlandığında uygulamada hakkaniyet ilkesinin zedelendiği, bu durumun kanunun konuluş amacına ters düştüğü ileri sürülerek aleyhe olan kısımların kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idare tarafından yasal dayanaktan yoksun olan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı savunma vermemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince, dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
Davacının Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmına karşı yaptığı istinaf başvurusu yönünden;
213 sayılı Vergi usul Kanunu'nun 13 üncü maddesinde, vergi ödevlerinden herhangi birinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk hali ile yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetlerin, kişinin iradesi dışında vukua gelen mecburi gaybubetler ile sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması gibi hallerin mücbir sebep olduğunun kabul edildiği, 15 inci maddesinde, bu hükmün uygulanabilmesi için mücbir sebebin malum olması veya ilgililer tarafından ispat veya tevsik edilmesi gerektiğinin belirtildiği, 373 üncü maddesinde ise, bu Kanunda yazılı mücbir sebeplerden herhangi birinin vukua geldiği malum ise veya tevsik ve ispat olunursa vergi cezası kesilmeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, endüstriyel kimyasalların toptan ticareti ve belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda motorlu kara taşıtları için yağlama ve soğutma ürünlerinin perakende ticareti işi ile uğraşan davacı şirketin 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin defter ve belgelerinin incelenmek üzere 11/11/2015 tarih ve AGB-A-3352/202-70 sayılı defter ve belge isteme yazısıyla şirket çalışanı olduğu belirtilen .......'ye tebliğ edilerek istendiği, davacı şirket tarafından ibrazı istenilen defter ve belgelerin yasal süresi içerisinde ibraz edilmemesi üzerine 2013 takvim yılında indirim konusu yaptığı katma değer vergilerinin reddi gerektiğinden bahisle adına düzenlenen 26.04.2016 tarih ve 2016-A-3352/24 sayılı vergi inceleme raporuyla 2013 yılı katma değer vergisi beyanlarının yeniden düzenlenmesi sonucunda uyuşmazlık konusu dönemler için re'sen tekerrür uygulanmış üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin salınması üzerine görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İncelenen dosyada, her ne kadar Vergi Mahkemesince, davacı şirketin 2013 yılı yasal defter ve belgelerini davalı idareye hukuken itibar edilebilecek geçerli bir mazereti olmaksızın ibraz etmediği, indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin fatura ve benzeri vesikalarda gösterilme ve yasal defterlere kaydedilmiş olma şartını gerçekleştirmediğinden bahisle ilgili dönem beyannamelerinde indirim konusu yaptığı katma değer vergilerinin reddi suretiyle adına 2013/1, 3, 5, 6, 8, 9, 10, 11, 12dönemleri için salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine karar verildiği görülmekte ise de, dosya kapsamına sunulan İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/12/2015 tarih ve E:2015/528, K:2015/66 sayılı ilamı ile davacının 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, gelir gider belgeleri, SGK ve personel evraklarının 26/06/2015 tarihinde Azganlık-Sarıseki bölgesinde yaşanan sel felaketi dolayısıyla zayi olduğunun tespitine karar verilerek, davacıdan ibrazı istenilen söz konusu belgeleri sunmasının imkansız olduğunun ortaya konulduğu anlaşılmış olup, zayi belgesinin sonradan verilmiş olması olayın gerçek mahiyetini değiştirmeyeceği gibi mahkeme tarafından verilmiş olan zayi belgesinin geçerliliğini etkilemeyeceği de açıktır.
Diğer taraftan, Vergi Mahkemesince, 26/12/2016 tarihli ara kararı ile davalı ve davacıdan söz konusu dönemlere ilişkin olarak fatura örnekleri ile katma değer vergisi beyannameleri, Ba-Bs formları vb. belgeler istenilerek, 08/03/2016 tarihli ara kararı ile zayi belgesi alındığı ve olayda mücbir sebep bulunduğu kabul edilerek dosyaya sunulan belgeler üzerinde vergi incelemesi yapmaya yetkili kişilere yaptırılacak inceleme sonucunda dava konusu dönemde indirim konusu yapılan ve yasal defterlere kayıtlanan alım faturalarını düzenleyen şahıs ve kurumlar incelenerek gerçek bir emtia ya da hizmet alımına dayanıp dayanmadığının tespit edilmeye çalışıldığı, anılan ara kararı üzerine vergi incelemesi yapmaya yetkili vergi müfettişi tarafından düzenlenen 23/06/2017 tarih ve 2017-A-3335/29 sayılı Görüş ve Öneri Raporunda, "Raporun IV. bölümünde açıklandığı üzere; mükellef kurumun 2012 hesap döneminde Ba bildirimi ile bildirdiği tüm mal ve/veya hizmet alışları içerisindeki oranı %76,10 olan ........ Kimya A.Ş.'nin de yasal defter ve belgelerinin zayii olması sebebiyle ........ Kimya Gübre Ambalaj İç ve Dış Ticaret Sanayi Limited Şirketi adına düzenlediği faturalar ve bu faturalara ait yasal defter kayıt bilgileri Müfettişliklerince görülmediğinden bu faturalarda yer alan mal veya hizmetlerin nev'i, mahiyetleri, yasal defterlere kaydı, mal ve hizmet satışlarının beyanlarına intikal ettirilip ettirilmediği, bu mal ve/veya hizmet satışlarının gerçek bir mal veya hizmet satışı olup olmadığı hakkında görevlendirme yazısında yer alan husus ile ilgili 2012 hesap dönemine ilişkin değerlendirme imkanı bulunmadığı, Raporun IV. bölümünde açıklandığı üzere; mükellef kurumun 2013 hesap dönemine ilişkin temin ettiği faturaların gerçeği yansıtmadığına dair somut bir veri tespit edilemediği..." değerlendirmesine yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda; davacı şirket tarafından dosyaya sunulan İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/12/2015 tarih ve E:2015/528, K:2015/66 sayılı ilamı ile davacının 2012, 2013 ve 2014 yıllarına ait yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri, gelir gider belgeleri, SGK ve personel evraklarının 26/06/2015 tarihinde Azganlık-Sarıseki bölgesinde yaşanan sel felaketi dolayısıyla zayi olduğunun ortaya konulduğu, olayda davalı idarece kabulü gereken mücbir sebep halinin gerçekleştiği görüldüğünden, davacı şirketin herhangi bir mücbir sebep ileri sürmeksizin yasal süresi içerisinde ibrazı istenilen defter ve belgeleri ibraz etmediğinden söz edilemeyeceği gibi, davacı tarafından vergi mahkemesince verilen ara karar üzerine sunulan belgelerin idarece incelenmesi neticesinde düzenlenen ve yukarıda alıntısı yapılan raporda herhangi bir olumsuz tespitin de yapılmamış olması karşısında, davacının mücbir sebep olmaksızın defter ve belgelerini ibraz etmediğinden bahisle tüm indirimleri reddedilerek yeniden düzenlenen katma değer vergisi tablosu esas alınarak yapılan katma değer vergisi tarhiyatları ile kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davalı idarece, tekerrürün kaldırılması yönündeki hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu da yukarıda açıklanan gerekçe uyarınca yerinde bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, istinaf başvurusunun yukarıda yazılı gerekçeyle reddine, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Mersin 2. Vergi Mahkemesinin 11.05.2018 gün ve E:2016/1335, K:2018/528 sayılı kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatların terkinine, aşağıda dökümü yapılan mahkeme ve istinaf aşamasına ilişkin toplam 296,30-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan istinaf aşamasına ilişkin 65,20-TL yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın tebliğinden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 09.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)