(2577 S. K. m. 31, 45) (6100 S. K. m. 114) (2942 S. K. m. 12)
İSTEMİN ÖZETİ: Çorum İdare Mahkemesi'nin 16/04/2018 günlü ve E:2017/733, K:2018/378 sayılı kararının istinaf kanun yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
DAVALI KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI'NIN CEVABININ ÖZETİ: İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI ÇORUM BELEDİYE BAŞKANLIĞI'NIN CEVABININ ÖZETİ: İdare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Çorum ili, Karakeçili mahallesi, 138 ada, 22 parsel sayılı davacılara ait taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin Çorum Belediye Encümeninin 16.08.2016 tarih ve 594 sayılı işlemi ile bu işleme dayanak teşkil eden Çorum ili ........ mahallesi, 70 pafta ve Üçtutlar mahallesi 78-79 paftaları kapsayan yaklaşık 5,5 hektarlık alanda yapılan 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliğine ilişkin Çorum Belediye Meclisinin 06.06.2016 tarih ve 98 sayılı kararı ile bu kararı onayan Ankara 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 31.05.2016 tarih ve 2087 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Çorum İdare Mahkemesi'nin 16/04/2018 günlü ve E:2017/733, K:2018/378 sayılı kararıyla; dava konusu plan değişikliğine konu olan alanda 2004 yılından itibaren gerçekleştirilen plan değişikliği işlemlerine karşı Çorum İdare Mahkemesi'nin E:2005/373, E:2008/684, E:2010/315, E:2013/564, E:2014/7 ve E:2016/849 esas sayılı dosyalarında açılan davalarla, bakılan dosyada bulunan bilgi-belgeler ve söz konusu dosyalarla bu dosyada yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası hazırlanan bilirkişi raporlarında yer alan tespit ve değerlendirmeler bir bütün olarak incelendiğinde, uyuşmazlığa konu plan değişikliğinin mevzuata uygun A gurubu plan müellifince hazırlandığı, koruma amaçlı imar planını hazırlayan ekipte yine mevzuatta öngörülen ve mahkeme kararında belirtilen mimar, sosyolog, peyzaj mimarı, sanat tarihçisi ve şehir plancısının görev aldığı ve planlama çalışması öncesi mahkeme kararında belirtildiği şekilde sivil toplum kuruluşları ve bölge halkı ile görüş alışverişinde bulunmak için 2 defa toplantılar yapıldığı ve katılımın tutanakla imza altına alındığı, nihayetinde koruma kurulunun plan değişikliğine ilişkin uygun görüşünün alındığı ve plan değişikliğinin usulüne uygun olarak ilan edildiği, bununla birlikte, plan değişikliğine dayanak oluşturan plan açıklama raporunda belirtildiği üzere, hazırlanan ve uyuşmazlığa konu edilen plan değişikliği ile esas olarak amaçlanan hususun Çorum ili kent merkezinin ulaşım ve otopark sorununun çözülmesi ve kentin merkezi ile kuzeyindeki yerleşim alanlarının bağlantısının sağlanması olduğu ifade edilmiş olup, bakılmakta olan dosyada yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda, davacılara ait taşınmazın kısmen yol, kısmen de ticaret alanı içerisinde kaldığı, taşınmazın bulunduğu alanın kentsel sit alanı ve sit alanı etkilenme bölgesinin dışında kaldığı, koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planlarının birbirine uyumlu olduğu, koruma amaçlı imar planı değişikliği kapsamında öngörülen 25 m.lik taşıt yolunun ........ Caddesi ile ........ Caddesi arasında bağlantı sağladığı, plan onama sınırı dışında kuzeye doğru devamında ise Ankara-Samsun karayoluna ve ........evler, ........evler ve ........evler yerleşim alanlarına kadar uzanarak, kent merkezi ile kentin kuzeyi arasındaki bağlantıyı güçlendirecek ana ulaşım aksı işlevini üstlendiği, ........ Caddesinden çevre yoluna doğru oluşan ışınsal bağlantılarının geliştirilmesinin kentin ulaşım planlaması açısından her zaman önemli bir gereklilik arzedeceği, Çorum kent merkezinde yer alan kentsel sit alanına ilişkin kentsel sit etkilenme bölgesinin doğu sınırlarına isabet edecek şekilde geçirilen 25 m.lik yol güzergahına isabet eden herhangi bir tescilli yapının bulunmadığı, 25 m.lik bu yol ve bu yol güzergahı üzerinde park ve belediye hizmet alanları (kapalı otopark) oluşturulmasının kentsel sit alanının ve kentsel sit alanı etkilenme bölgesi içerisinde yer alan tescilli yapıların korunması açısından bir olumsuzluk oluşturmadığının anlaşılması karşısında yapılan plan değişikliği işlemlerinin imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olduğu anlaşıldığından, imar planlarının kabulüne ilişkin belediye meclis kararları ile söz konusu kararları onayan Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu kararında hukuka aykırılık görülmediği, kamulaştırma işlemine gelince; davacıya ait Karakeçili Mahallesi, 138 ada, 22 parselde kayıtlı taşınmazın imar planlarında kısmen yol kısmen ticaret alanı içerisinde kaldığı ve yapılacak kamulaştırma işleminin imar planlarının uygulanması kapsamında olduğu çok küçük bir kısmı ticari kullanım alanında kalan taşınmazın bu kısmının müstakil parsel olma imkanının kalmamış olması ve imar planlarının kabulüne ilişkin belediye meclis kararlarının mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından dava konusu kamulaştırma işleminde de hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar tarafından; kesinleşmiş yargı kararlarıyla iptal edilmiş olan imar planının ortadan kalktığı, olmayan planda tadilat yapılamayacağı, bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmediği, eksik inceleme ile verilen kararın usule uygun olmadığı, kısmen yola isabet eden taşınmazın bu bölümü dışında kalan kısmının imar planı uyarınca kamulaştırılmasının mümkün olmadığı ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
İstinaf başvurusuna konu Çorum İdare Mahkemesi'nin 16/04/2018 günlü ve E:2017/733, K:2018/378 sayılı kararının, Ankara 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 31.05.2016 tarih ve 2087 sayılı kararına ilişkin kısmı hakkında tüm davacılar yönünden, Çorum Belediye Meclisinin 06.06.2016 tarih ve 98 sayılı kararına ilişkin kısmı hakkında ise davacılardan ........, ........, ........ yönünden istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın anılan kısımlarının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, belirtilen davacılar tarafından, kararın anılan kısımlarına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
Kararın, Çorum Belediye Meclisinin 06.06.2016 tarih ve 98 sayılı kararına ilişkin olarak ........ ve ........tarafından yapılan istinaf başvurusuna gelince;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde; "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması", aynı fıkranın (i) bendinde ise "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" hükmüne yer verilmek suretiyle "derdestlik" doğrudan dava açma şartları arasında sayılmış, 115. maddesinde ise mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda; "derdestlik" ve "kesin hüküm" müesseseleri düzenlenmemiş ve Kanunun 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanununun ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, derdestlik durumunun ortaya çıkması için; aynı davanın iki kere açılmış olması, birinci davanın görülmekte (derdest) olması, birinci dava ile ikinci davanın aynı dava olması şartları birlikte gerçekleşmelidir. Davaların aynı dava olarak kabul edilebilmesi de; davaların taraflarının, konularının, dava konusu işlemlerin hukuki sebeplerinin aynı olmasına bağlıdır.
Derdestlik; yeni açılmış olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılmış ve görülmekte (derdest) olduğunun taraflarca ileri sürülmesi ile ya da mahkemece re'sen yapılacak araştırma ile tespit olunur.
Olayda, Çorum Belediye Meclisinin davaya konu 06.06.2016 tarih ve 98 sayılı kararının, davacılardan ........ ve ........ tarafından, daha önce Çorum İdare Mahkemesi'nde E:2016/819 sayılı dosyasında dava konusu edildiği, anılan Mahkemenin 11.05.2017 gün ve K:2017/603 sayılı kararı ile davanın reddedildiği ve anılan karara karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun da Dairemizin 22.03.2018 gün ve E:2017/1135, K:2018/248 sayılı kararı ile gerekçeli olarak reddedildiği, dolayısıyla ........ ve ........ yönünden, Çorum Belediye Meclisi'nin 06.06.2016 tarih ve 98 sayılı kararına ilişkin olarak, anılan dava ile tarafları ve konusu aynı olan iş bu davanın derdestlik nedeniyle esasının incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna ulaşılmış olup, Mahkemece davanın Çorum Belediye Meclisi kararına ilişkin kısmının davacılardan ........ ve ........ yönünden derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi suretiyle davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararının bu kısmında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
Dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin Çorum Belediye Encümeninin 16.08.2016 tarih ve 594 sayılı kararına gelince;
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12.maddesinde kamulaştırılacak taşınmazların kamulaştırma dışında kalan kısımlarının, imar mevzuatına göre yararlanmaya elverişli olmaması halinde kamulaştırma işlemine karşı idari yargıda dava açılmayan hallerde mal sahibinin en geç kamulaştırma kararının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yazılı başvurusu üzerine bu kısmın da kamulaştırılmasının zorunlu olduğu kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıların hissedarı oldukları taşınmazın büyük bir kısmının imar planında yolda kaldığı için taşınmazın tamamının kamulaştırılmasına karar verildiği, ancak planda yolda kalmayan kısım için 2942 sayılı Yasa'nın 12.maddesinde öngörülen şekilde kamulaştırma işlemi yapılması yönünde davacıların başvurusunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 2942 sayılı Yasa'nın 12.maddesi ile taşınmazı kamulaştırılanlara tanınan bir hakkın idarece re'sen kullanılarak, davacılar taşınmazının imar planında yola isabet eden kısmı dışında kalan kısmının da kamulaştırılmasına karar verilmesinde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığından, İdare Mahkemesince, kamulaştırma işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, Çorum İdare Mahkemesi'nin 16/04/2018 günlü ve E:2017/733, K:2018/378 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, kararın, Ankara 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 31.05.2016 tarih ve 2087 sayılı işlemine ilişkin kısmı hakkında tüm davacılar yönünden, Çorum Belediye Meclisinin 06.06.2016 tarih ve 98 sayılı kararına ilişkin kısmı hakkında davacılardan ........, ........, ........ yönünden reddine, Çorum Belediye Meclisinin 06.06.2016 tarih ve 98 sayılı kararı hakkında davacılardan ........ ve ........ yönünden ise yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, kamulaştırma işlemi yönünden ise istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, dava konusu taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin Çorum Belediye Encümeninin 16.08.2016 tarih ve 594 sayılı işleminin iptaline, dava kısmen iptal kısmen ret ile sonuçlandığından dava ve istinaf aşamasına ait aşağıda dökümü yapılan 1.815,75-TL yargılama giderinin, haklılık durumuna göre ve takdiren 908,00-TL lik kısmının davacılar üzerinde bırakılmasına, kalan kısmının ise davalılardan Çorum Belediye Başkanlığı tarafından davacılara ödenmesine, kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin (tek bir vekalet ücreti olarak) davacı tarafından davalı idarelere, 1.362,00-TL vekalet ücretinin de davalılardan Çorum Belediye Başkanlığı tarafından davacılara ödenmesine, artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46/f maddesi uyarınca, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 11/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)