(4458 S. K. m. 24, 235)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına düzenlenen 24.05.2017/ET342 tarih/sayılı ek tahakkuk, 26.05.2017/CK629 tarih/sayılı para cezası ve 26.05.2017/MKG629 tarih/sayılı mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına vaki itirazların reddine dair Gürbulak Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'nün 17.07.2017 tarih ve IT000130, IT000131 ve 2017/453 sayılı işlemlerinin iptali istemiyle açılan davada; Gürbulak Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünün ek tahakkuk kararına vaki itirazın reddine dair 17.07.2017 tarih ve IT000130 sayılı işleminin değerlendirilmesinde; dava konusu olayda, davacı adına tescilli uyuşmazlık konusu serbest dolaşıma giriş beyannamesi ile ithal edilen eşyaların, İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ hükümlerine tabi olduğu gerekçesiyle gözetim farkına isabet eden vergi tahakkuk ettirilmiş ise de, 2010/5 sayılı İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ'de öngörülen değer, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından, davacı adına düzenlenen ek tahakkuk kararı ile bu karara vaki itirazın reddine dair bölge müdürlüğü kararında hukuka uyarlık görülmediği; Gürbulak Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünün para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına vaki itirazların reddine dair 17.07.2017 tarih ve IT000131 ve 2017/453 sayılı işlemlerinin değerlendirilmesinde; davacı adına tescilli 24.02.2015/IM000589 tarih/sayılı (11.kalem) ve 18.06.2014/IM002630 tarih/sayılı (10.kalem) yer alan emtiaların olması gereken gümrük tarife pozisyonundan (3924.10.00.00.00) farklı bir tarife pozisyonunda (3923.30.10.00.19 ve 3923.10.00.00.00) beyan edilerek ithalat işlemlerinin gerçekleştirildiği, ithalat işlemlerinin gerçekleştirilmesi gereken tarife pozisyonunda beyanname muhteviyatı eşya için tarım uygunluk belgesinin arandığı, fakat davacı tarafından eşyanın, olması gereken GTİP'ten farklı bir GTİP'ten beyan edilerek tarım uygunluk belgesi olmaksızın ithalat işlemlerinin yapıldığı, 2016/5 sayılı Ürün Güvenliği ve Denetimi Tebliği Eklerinin incelenmesinden 39.24 GTİP'inin de yer alan emtianın Tebliğ ekinde yer alan Ek-2 sayılı listeye tabi olduğu dolayısıyla tarım uygunluk belgesine tabi olduğu, mahkemelerinin 02.03.2017 tarihli ara kararına verilen cevabi yazıya eklenen bilgi belgelerden, Gümrük Yönetmeliği'nin 181/10. Maddesi uyarınca davalı idarece yazışma yapılmak suretiyle ilgili kurumun bilgilendirildiği, ilgili kurum tarafından bilgilendirme yazısına verilen cevabi yazıda, dava konusu beyanname muhteviyatı "pls bardak" ticari tanımlı eşyaya ilişkin herhangi bir uygunluk belgesinin düzenlenmediğinin bildirildiği görülmüş olup, Gümrük Kanunu'nun 235. maddesi uyarınca alınan para cezası kararı ile mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı ve bu kararlara vaki itirazın reddine dair işlemlerde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin olarak Erzurum Vergi Mahkemesi'nce verilen 10/04/2018 gün ve E:2017/908, K:2018/526 sayılı kararın; kabule ilişkin kısmının davalı idarece, redde ilişkin kısmının davacı tarafça hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi'nce dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Davacı adına düzenlenen 24.05.2017/ET342 tarih/sayılı ek tahakkuk, 26.05.2017/CK629 tarih/sayılı para cezası ve 26.05.2017/MKG629 tarih/sayılı mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına vaki itirazların reddine dair Gürbulak Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü işlemlerinin iptali istemiyle açılan davada; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, ek tahakkuk kararına vaki itirazın reddine dair işlemin iptaline; para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararlarına vaki itirazların reddine dair işlemlerin iptali isteminin reddine ilişkin mahkeme kararına karşı taraflarca karşılıklı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı idarenin ve davacının istinaf dilekçelerindeki iddiaları; istinaf başvurusuna konu kararın; ek tahakkuka vaki itirazın reddine ilişkin işlemin, mülkiyetin kamuya geçirilmesine vaki itirazın reddine ilişkin işlemin ve para cezasına vaki itiraz isteminin reddine ilişkin işlemin para cezası kararının gözetim uygulaması haricindeki kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, tarafların söz konusu kısımlara yönelik istinaf başvurularının reddi gerekmektedir.
Davacının, mahkeme kararının, para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin gözetim uygulamasına isabet eden kısmına yönelik istinaf istemine gelince;
İthalatta uygulanacak gözetim ve korunma önlemleri, Türk Mevzuatında, 29.01.1995 gün ve 22186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan, 26.01.1995 gün ve 4067 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ve 25.02.1995 gün ve 22213 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 03.02.1995 gün ve 1995/6525 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşmasının ekinde yer alan ve bu anlaşmanın ayrılmaz parçasını teşkil eden Korunma Tedbirleri Anlaşması ile yerini almıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanununun 24'üncü maddesinde, ithal eşyasının gümrük kıymetinin eşyanın satış bedeli olduğu; satış bedelinin, Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta 27 ve 28'inci maddelere göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğu; 25'inci maddesinin 1'inci fıkrasında, 24'üncü madde hükümlerine göre belirlenemeyen gümrük kıymetinin, bu maddenin 2'nci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendlerinin sıra halinde uygulanmasıyla belirleneceği; eşyanın gümrük kıymetinin bir üst bent hükümlerine göre belirlenebildiği sürece bir alt bent hükümlerinin uygulanmayacağı hükümlerine yer verilmiş; anılan Kanunun 26'ncı maddesinde ise, 24 ve 25'inci madde hükümlerine göre belirlenemeyen ithal eşyasının gümrük kıymetinin, 1994 Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII’nci Maddesinin Uygulanmasına Dair Anlaşmanın, 1994 Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasının VII’nci maddesinin ve bu bölüm hükümlerinin prensip ve genel hükümlerine uygun yöntemlerle ve Türkiye’de mevcut veriler esas alınarak belirlenebileceği öngörülmüş; GATT’ın VII’nci Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Anlaşmanın 17’nci maddesinde de, bu Anlaşmada yer alan hiçbir hükmün, gümrük idaresinin, gümrük kıymetinin belirlenmesi ile ilgili olarak ibraz edilen tutanak, belge veya beyannamenin gerçeklik veya doğruluğunu araştırma hakkını sınırlamayacağı ve bu hakkı tartışma konusu haline getirecek şekilde yorumlanamayacağı hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, ithal edilen eşyanın gümrük kıymetinin belirlenmesinde, öncelikle, satış bedelinin esas alınması; satış bedelinin esas alınması için gerekli koşulların mevcut olmadığının tespit edilmesi halinde de sırasıyla diğer yöntemlere başvurulması gerektiği; ayrıca gümrük idaresinin, beyanın doğruluğunu tespit amacıyla, her zaman, her türlü bilgi ve belgeyi inceleyerek değerlendirme hak ve yetkisine sahip bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Bakanlar Kurulu Kararlarıyla getirilen gözetim önlemlerinin amacı ise, bir malın aynı veya doğrudan rakip mallar üreten yerli üreticiler üzerinde, zarar tehdidi yaratan miktar ve/veya şartlarda ithal edilmesi halinde, söz konusu malın ithalatının, ithalattaki gelişmelerin gözlemlenmesidir. Gözetim önlemleri, bu amacın gerçekleştirilmesini sağlamanın ötesinde bir uygulama içermemektedir. Korunma önlemleri ise, bir malın aynı veya doğrudan rakip mallar üreten yerli üreticiler üzerinde, ciddi zarar veren veya ciddi zarar tehdidi oluşturan miktar ve/veya şartlarda ithal edildiği hallerde, ülke menfaatleri de göz önüne alınarak, yapılacak soruşturma sonucunda, başvurulması öngörülen; gümrük vergisinde artış yapılması, ek mali mükellefiyet getirilmesi, miktar/değer kısıtlaması getirilmesi (kota uygulaması), tarife kontenjanı uygulanması veya bu önlemlerin hepsinin bir arada uygulanması gibi önlemlerden ibarettir.
Gözetim uygulamasında, Ticaret Bakanlığınca (Ekonomi Bakanlığı) yerli üreticilerin talebi üzerine veya re'sen, belli bir malın ithalatının, o malın yerli üreticileri ve ülke ekonomisi üzerinde olumsuz sonuçlar yaratıp yaratmadığının tespit edilmesi amacıyla incelemeye başlanılarak, inceleme sonucunda gözetim uygulaması öngörülebilmektedir. Gözetim uygulaması başlatılması durumunda, herhangi bir korunma tedbirinden söz edilemez. Yani bu aşamada, o malın ithalatında herhangi bir kısıtlama, vergi oranında artış, eksik kıymet belirlenmesi veya ek mali yükümlülük uygulaması söz konusu olmamaktadır. Sadece, bir malın ithalatında, yerli üreticilerin zarar görmesine sebebiyet verebilecek miktarda artış olup olmadığının belirlenebilmesi için o malın ithal seyrinin izlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amacın gerçekleştirilebilmesi için, sadece o malın ithalatında, Ticaret Bakanlığınca düzenlenen bir "gözetim belgesi’nin ibrazı zorunluluğu getirilir. Gözetim belgesinin ibrazı zorunluluğu ise, o malın belli bir değerin altında kıymetle ithal edilmek istenmesi durumuna münhasır olmaktadır.
Gözetim uygulaması öngörülmesi aşamasında, gözetim önlemi uygulamasına karar verilen eşyanın, belirlenen bir kıymetin altında ithal edilmek istenilmesi halinde sadece, "gözetim belgesi" ibrazı zorunluluğu getirilmiştir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun "Amaç, Kapsam ve Temel Tanımlar" üst başlıklı 3.maddesinin 8. ve 26.fıkrası; “Gümrüklenmiş değer” deyimi, Uluslararası Kıymet Sözleşmesine göre belirlenecek; ithal eşyası için eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergileri toplamını, ihraç eşyası için FOB kıymeti ile gümrük vergileri toplamını, “Gümrük vergileri” deyimi, ilgili mevzuat uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü ifade eder." hükmünü, 235.maddesinin 1.fıkrasının c bendi; "Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, yapılan beyan ile muayene ve denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda; c) Eşyanın ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olduğu halde uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi değilmiş veya belge alınmış gibi beyan edildiğinin tespit edilmesi halinde, eşyanın gümrük vergilerinin yanı sıra, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir." hükmünü ihtiva etmektedir.
Olayda, davacı hakkında Gümrük Kanunu'nun 235. maddesine istinaden para cezası kararı tanzim edildiği, anılan madde uyarınca tanzim edilen para cezası tutarının içeriğini gümrüklenmiş değerin iki katının oluşturduğu, gümrüklenmiş değerin eşyanın CIF kıymeti ile gümrük vergileri toplamını ifade ettiği, gümrük vergilerinin tüm ithalat vergilerini kapsadığı, eşyanın ilgili gözetim tebliği uyarınca gözetim kıymeti uygulamasına tabi olduğu ve davacı tarafından beyannamede CIF kıymetin yanı sıra gözetim uygulaması sebebiyle yurtdışı gider de beyan edildiği, Gümrük Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca ithal eşyasının gümrük kıymetinin eşyanın satış bedeli olduğu hususları göz önünde bulundurulduğunda, para cezası tutarı hesabında eşyanın satış bedeli olan CIF kıymet üzerinden hesaplanan gümrük vergilerinin ve eşyanın CIF kıymetinin dikkate alınması gerekirken, davalı idarece gümrük vergilerinin matrahını eşyanın CIF kıymeti ile yurtdışı giderinin oluşturduğu görülmekte olup, para cezası tutarı hesabında eşyanın beyannamede belirtilen CIF kıymeti ile beyan edilen gözetimli gümrük vergilerinin esas alındığından, para cezası kararının gözetim uygulamasına isabet eden kısımlarında ve Mahkemenin bu kısma dönük ret kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idare ve davacının istinaf başvurularının; istinaf başvurusuna konu kararın ek tahakkuka vaki itirazın reddine ilişkin işlemin, mülkiyetin kamuya geçirilmesine vaki itirazın reddine ilişkin işlemin ve para cezasına vaki itiraz isteminin reddine ilişkin işlemin para cezası kararının gözetim uygulaması haricindeki kısımlarına dair hüküm fıkrası yönünden reddine; davacı istinaf başvurusunun, istinaf başvurusuna konu kararın para cezasına vaki itirazın reddine ilişkin işlemin gözetim uygulamasına isabet eden kısmına dair hüküm fıkrası yönünden kabulüne, mahkeme kararının bu kısmının kaldırılmasına, dava konusu işleminin söz konusu kısmının iptaline, aşağıda dökümü gösterilen ilk derece aşamasına ait toplam 111,25 TL lik yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren 55,62 TL sinin davacı üzerinde bırakılmasına, 55,63 TL sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf aşamasında davalı idarece yapılan 44,00 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 122,40 TL istinaf yargılama giderinin takdiren 61,20 TL sinin üzerinde bırakılmasına, 61,20 TL sinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, taraf vekilleri için avukatlık ücreti takdir edildiğinden bu aşamada vekalet ücreti takdirine gerek bulunmadığına, davacıdan 44,00 TL karar harcının tahsili için ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, kararın kesin olduğunun taraflara tebliğine 10/04/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)