(2577 S. K. m. 53)
İstemin Özeti: İzmir İli, Konak İlçesi,…. Merkezinde Görsel Sanatlar Öğretmeni olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan soruşturma sonucunda 5442 sayılı Kanunun 8/C maddesi uyarınca İzmir İli, Konak İlçesi ....... Ortaokulu'na atanmasına ilişkin 06.08.2015 tarih ve 7854455 sayılı işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; İzmir 5. İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin iptaline yönelik olarak verilen 27.03.2017 gün ve E:2015/1315, K:2017/549 sayılı karara karşı davalı İzmir Valiliği tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 28.11.2017 gün ve E:2017/1064, K:2017/1268 sayılı "istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 5. İdare Mahkemesinin 27.03.2017 gün ve E:2015/1315, K:2017/549 sayılı istinaf başvurusuna konu kararının kaldırılmasına, davanın reddine" yönelik olarak verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek yargılamanın yenilenmesi yoluyla yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davanın reddine yönelik Daire kararının yerinde olduğu savunularak yargılamanın yenilenmesi başvurusunun reddine karar verilmesi istenilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 53. maddesinde, "Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinden verilen kararlar hakkında, aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi islenebilir. a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, b) Karara esas olarak alınan belgenin, sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması, c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması, d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi, e) Lehine karar verilen tarafın, karara etkisi olan bir hile kullanmış olması, f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması, g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması, h) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması, ı) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması, 2.Yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır.3.Yargılamanın yenilenmesi süresi, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gündür. Bu süreler, dayanılan sebebin işlemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; İzmir İli, Konak İlçesi, ....... Merkezinde Görsel Sanatlar Öğretmeni olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan soruşturma sonucunda 5442 sayılı Kanunun 8/C maddesi uyarınca İzmir İli, Konak İlçesi ....... Ortaokulu'na atanmasına ilişkin 06.08.2015 tarih ve 7854455 sayılı işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; İzmir 5. İdare Mahkemesinin 27.03.2017 gün ve E:2015/1315, K:2017/549 sayılı kararıyla "davaya konu edilen atama işleminin dayanağını oluşturan soruşturmanın okul müdürü hakkında 8 öğretmen tarafından 2013 yılında farklı tarihlerde yapılan şikayetler üzerine başlatıldığı, soruşturma kapsamında davacı ve müdür dışında ifadesine başvurulan yaklaşık 42 kişiden 15'inin müdür lehine ifade verdiği, müdür lehine ifade veren bu kişilerden 7'sinin 2014 yılının ikinci döneminde bu okulda göreve başlayan öğretmenler olduğu, dolayısıyla olayların yaşandığı dönemde görev yapmamaları sebebiyle tanıklıklarının kesin bilgi ifade etmediği, diğer 3 kişinin ise okulda görev yapan memur ve hizmetli olduğu, ifadesine başvurulan diğer kişilerin ise müdür aleyhine ya da şikayetçi öğretmenler lehine beyanda bulundukları, müdür hakkındaki mezkur iddialar üzerine başlatılan soruşturma sonucu davacının, Kurum Müdürünün 20.06.2013 tarih ve 160/336 sayılı yazısı ile Milli Eğitim Bakanlığı Bilim ve Sanat Merkezi Yönergesi doğrultusunda tutulacak raporları 02.09.2013 tarihine kadar teslim etmesi istendiği halde teslim etmeyerek amirinin yazılı emrine uymadığı, öğretmen .......'ın 06.11.2013 günü raporlu olduğu halde o gün düzenlenme tarihli tutanağı birlikte imzaladığı, tutanaklarda ileri sürdüğü iddialarla verdiği ifadelerin çelişkili olduğundan bahisle tevhiden 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği ve bu teklif doğrultusunda davacının cezalandırıldığı, isnat edilen bu fiiller davacının, özel yetenek ve zekaya sahip öğrencilerin öğrenim gördüğü ve öğretmenlerinin bu amaçla özel olarak seçildiği bilim ve sanat merkezinden alınmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, diğer yandan, davacının söz konusu okulda görev yapması için gerekli mesleki yeterlik ve şartları kaybettiğine dair somut hiçbir bilgi veya belge bulunmadığı gibi, okuldaki huzursuzluk ortamının oluşmasında davacıya atfedilebilecek bir kusurun da bulunmadığı, bu durumda, atama işlemine dayanak teşkil eden inceleme ve soruşturma raporunda, davacının, özel şart ve niteliklere sahip öğretmenlerin atanabildiği bilim ve sanat merkezinde görev yapabilme şartlarından herhangi birini kaybettiği ve okulda meydana gelen huzursuzluk ortamının oluşmasında kusuru bulunduğu yönünde hukuken kabul edilebilir herhangi bir tespit bulunmaması ve disiplin cezasına konu edilen fiillerin aynı zamanda naklen atamayı gerekli kılacak nitelik ve vasıfta olmaması karşısında; davacının ....... Merkezinden alınıp, Konak ....... Ortaokulu'na atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, tazminat isteminin kabulüne, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verildiği, anılan karara karşı davalı İzmir Valiliği tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 28.11.2017 gün ve E:2017/1064, K:2017/1268 sayılı kararıyla; "Bakılan davada, her ne kadar davacının görevinde yetersizliğine veya görevini aksattığına yönelik somut bir tespit bulunmasa da, davacının da aralarında bulunduğu,....... Merkezinde görev yapan 9 öğretmenin, 2013 yılı içerisinde farklı tarihlerde Kurum müdürü ve Kurumun işleyişi hakkında çok sayıda tutanak düzenleyip imzaladıkları, ancak bu tutanakların birbirinden farklı konulara ilişkin olmasına ve farklı tarihlerde tutulmasına rağmen hemen işleme konulmadığı, toplanarak biriktirildiği ve bir süre sonra verildiği, Kurumda çok sayıda öğretmenin görev yapmasına karşın, tutanaklarda imzası olan öğretmenlerin aynı kişiler olduğu, öte yandan tutanaklarda imza altına alınan hususların bir çoğunun açılan disiplin soruşturması neticesinde kanıtlanamadığı gibi, davacının imzaladığı tutanaklarda isnat edilen eylemler ile soruşturma sırasında verdiği ifadelerin çelişkili olduğu ve bu durumun soruşturma neticesinde sübut bulduğu anlaşıldığından, davacının özel yetenek ve zekaya sahip öğrencilerin öğrenim gördüğü bu kurumda çalışması halinde verimli ve huzurlu bir çalışma ortamının sağlanmasının mümkün olmayacağı, aynı görev yerinde bırakılmasının kamu yararı ve hizmet gerekleriyle bağdaşmayacağı sonucuna varıldığından, dava konusu olayın yaşandığı ....... Merkezinde iş barışının sürdürülebilmesi, hizmetin daha iyi ve verimli yürütülmesinin sağlanması amacıyla davacının görev yerinin değiştirilmesinde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 5. İdare Mahkemesinin 27.03.2017 gün ve E:2015/1315, K:2017/549 sayılı istinaf başvurusuna konu kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin 01.02.2018 tarihli dilekçesiyle; aynı disiplin soruşturmasına dayalı olarak verilen disiplin cezalarının ve tesis edilen atama işlemlerinin mahkeme kararlarıyla iptal edildiği, Dairemiz kararının daha önce aynı konuda verilmiş olan mahkeme kararlarıyla çelişkili olduğu ileri sürülerek yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Disiplin cezası ile atama işlemlerinin farklı hukuksal durumlar olduğu, disiplin cezasının yargı kararı ile iptal edilmiş olmasının ilgili hakkında atama işlemi tesisine engel teşkil etmeyeceği gibi, aynı disiplin soruşturmasına tabi tutulan kişiler hakkında tesis edilen atama işlemlerinin hukuki değerlendirmesinin ayrı ayrı yapılacağı açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, aynı disiplin soruşturması kapsamında, ....... Merkezinin diğer öğretmenleri hakkında tesis edilen atama işlemlerine karşı açılan davalar sonucunda verilen ve istinaf talebinde bulunulan kararlar hakkında Dairemizce verilen kararlar arasında çelişki bulunmadığı, yargılamanın yenilenmesi için 2577 sayılı Kanun'un 53.maddesinin 1.fıkrasında öngörülen sebeplerden hiçbirisinin olayda gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan kısmın yatırana iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine iadesine, 02.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)