(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 125)
İSTEMİN ÖZETİ: 2017/1895. K: 2018/540 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince. 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava ….. Bakanlığı …… Müdürlüğü'ne bağlı Merkez Tasfiye işletme Müdürlüğünde şoför olarak görev yapan davacı tarafından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ….. Merkez Tasfiye İşletme Müdürlüğü’nün 11.05.2017 tarih ve 24910475 sayılı kararı ile bu karara yapılan itirazın reddine ilişkin …... Müdürlüğü Bölge Disiplin Kurulu’nun 14.06.2017 tarih ve 2017/6 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Ankara 10. idare Mahkemesi'nce verilen 12/03/2018 gün ve E: 2017/1895. K: 2118/540 sayılı kararla, davacının, Bölge Müdürlüğünden alınan 07.04.2017 tarihli Onay ile ………. Müdürlüğüne ait ….. plakalı aracı kullanmak üzere 07.04.2017 tarihinden itibaren 2 gün süreyle görevlendirildiği, ancak Aksaray iline gitmek istemediğini belirterek sağlık raporu almak için amirlerinin bilgisi dışında görev yerini terk ettiği iddiasıyla başlatılan soruşturma sonucunda hazırlanan rapor doğrultusunda davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a maddesine belirtilen "kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek” fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a maddesi uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı, olayda davacının görevlendirilmesinin yapıldığı 07.04.2017 tarihinde usulüne uygun olarak ….. Devlet Hastanesi Kulak-Burun Boğaz Uzmanı tarafından düzenlenmiş 1 günlük sağlık raporunun bulunduğu, ayrıca aynı tarihte hasta olduğunun soruşturma dosyasında ifadeleri alınan bazı tanıklar tarafından da doğrulanması karşısında davacının bu eyleminin, kasıtlı olarak amirlerinin bilgisi dışında görev yerini terk etme olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, idare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuç doğurmaları sebebiyle sübjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylem nedeniyle, eylemine uyan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir Ayrıca, takdir edilen disiplin cezası ile ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunması disiplin hukuku ilkelerinden olup, bu denge kurulurken, olayın oluş biçimi, ilgilinin olaydaki fonksiyonu ve suç kastının bulunup bulunmadığı, irade dışı etkenlerin eylemin meydana gelmesine etkisi gibi hususların da gözönüne alınması gerekmektedir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a maddesinde, "Kasıtlı olarak, verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak" aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, ….. Müdürlüğü'ne bağlı Merkez Tasfiye İşletme Müdürlüğünde şoför olarak görev yapan davacının, Bölge Müdürlüğünden alınan 07.04.2017 tarihli Onay ile ….. Müdürlüğüne ait ….. plakalı aracı kullanmak üzere 07.04.2017 tarihinden itibaren 2 gün süreyle görevlendirildiğini ancak Aksaray İline gitmek istemediğini belirterek sağlık raporu almak için amirlerinin bilgisi dışında görev yerini terk ettiği iddiasıyla başlatılan soruşturma sonucu hazırlanan raporda getirilen teklif doğrultusunda davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a maddesine belirtilen "kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek” fiilini işlediğinden bahisle …… Merkez Tasfiye İşletme Müdürlüğü’nün 11.05.2017 tarih ve 24910475 sayılı işlemi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/C-a uyarınca 1/8 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı, anılan cezaya yapılan itirazın ise ….. Bölge Disiplin Kurulu'nun 14 06.2017 tarih ve 2017/6 sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava dosyasında bulunan soruşturma raporuna ekli ifadelerden, davalı idarede memur olarak görev yapan .....’nun, "görevlendirme onayının kendisine havale edilmesene müteakip tebliğ için şoför yanına gittiği, şoförün itiraz ederek görevlendirmeyi tebliğ etmek istemediği, rahatsız olduğunu söyleyerek İşletme Müdür Vekili .....'nin makamında hazır bulunduğu halde görüşerek ona da rahatsız olduğunu, ertesi gün hafta sonu olduğu için rapor alamadığını, Aksaray İline gidemeyeceğini belirterek görevlendirme onayının tebliğini müteakip izin almadan ayrıldığı, hakkında saat 15.30’da tutanak tutulduğu, aynı gün saat 16.00'da alındığı anlaşılan sağlık raporunu teslim ederek işletmeden ayrıldığı", Merkez Tasfiye İşletme Müdürü .....'nin, "ilgilinin odasına gelerek mesai bilimine 2 saat kaldığı, bu sebeple göreve gidemeyeceğini, rahatsız olduğunu, rapor alacağını belirttiği”, davacının ise ifade ve savunmasında, "olay haftası ve olay günü hasta olduğunu, ancak hafta sonuna gidecek olması nedeniyle rapor almadığını, saat 15 45 dolaylarında görevlendirmeden haberdar edildiğini ve görevin gece saat 03.00'a kadar süreceğinin söylendiğini, hiç bir şekilde fazla çalıştırma yaptırılamayacağını ve görevlendirmenin yapıldığı gün hasta olduğunu bu nedenle işletme müdürüne hastaneye gidebileceğini söyleyip, yazıyı tebliğ ederek hastaneye gittiğini” ifade ettiği, öte yandan, olay günü davacının görevlendirmeye gitmeyeceğini belirterek izinsiz olarak hastaneye gitmek üzere görev yerinden ayrıldığına dair saat 15.30'da tutanak tutulduğu, davacının aynı gün saat 16.00’da …. Hastanesinden 1 günlük hastalık raporu alarak aynı gün kurumuna ibraz ettiği, kurumca da hastalık raporunun ilgili Yönetmelik hükümleri çerçevesinde sıhhi izne dönüştürüldüğü görülmektedir.
Olayda, dosya kapsamındaki ifadeler ile olay günü tutulan tutanak ve hastalık raporunun alınış saati de dikkate alındığında, hasta olduğunu belirten davacının görevlendirme emrinin kendisine tebliğine kadar herhangi bir sağlık kurumuna başvurmadığı, görevlendirme emrinin kendisine tebliği üzerine, görevlendirmeye gitmeyeceğini ifade edip akabinde hastaneye giderek hastalık raporu aldığının görülmesi karşısında davacının kendisine tevdi edilen göreve gitmeme kastı sonucuna ulaşıldığından, davacı hakkında sübut bulan eylemi nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 125/C-a maddesinde yer alan "kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek..." hükmü uyarınca aylıktan kesme cezası ile cezalandırılması ile bu işleme yaptığı itirazın reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf isteminin KABULÜNE, Ankara 10. idare Mahkemesince verilen 12/03/2018 gün ve E:2017/1895. K:2018/540 sayılı kararın KALDIRILMASINA, davanın REDDİNE, dava aşamasında yapılan 144.90 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 56,00 TL posta gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1090.00-TL Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta avansının taraflara iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca KESİN olarak, 31.10.2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) AZLIK OYU:
İdare mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, kaldırılmasını gerektirecek bir neden de bulunmadığından istinaf istemin n reddi gerektiği görüşüyle Daire kararma katılmıyorum. (¤¤)