(2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. m. 5, 32, 42, Geç. m. 16)
İSTEMİN ÖZETİ: Konya ili, Selçuklu ilçesi, Şeker Mahallesi, İsmail Beliğ Sok. No:12B/17 adresinde bulunan tapuda M28 pafta, 28799 ada ve 5 parselde kayıtlı ve 15/10/2014 tarih ve 14/44 sayılı yapı kullanma izin belgesi ile iskan edilen bodrum+10 katlı binada C Blok 21 bağımsız bölüm numaralı daire ekinde belediye onaylı projelerine aykırı imalat yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca anılan yapının ruhsata uygun hale getirilmesi aksi halde yıkımına ve aynı Kanunun 42.maddesi uyarınca davacının 2.382,80.-TL imar para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 12/10/2017 tarih ve 1264 sayılı Belediye Encümen kararı ve dayanağı yapı tatil zaptının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; yapı kayıt belgesinin davalı idareye sunulması ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından da bul belgelerin iptal edilmemesi üzerine dava konusu yapı tatil zabtı ile yıkım kararının iptaline karar verilmesi gerektiği dikkate alınarak, dava konusu yıkım kararı ile yapı tatil tutanağının iptaline, idari para cezasının ödenmiş olması ve kanun kapsamına dahil olmadığı ile hukuka uygun olduğu dikkate alınarak idari para cezasına ilişkin kısmın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle Konya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen dava konusu işlemin yapı tatil zaptı ile yıkıma ilişkin kısmının iptaline, davanın idari para cezasına yönelik kısmının ise reddine ilişkin 23/01/2019 gün ve E:2017/1749, K:2019/62 sayılı kararın; davalı idare vekilince, olayda idareye sunulan bir yapı kayıt belgesinin olmaması, yapı kayıt belgesi sunulsa bile yapı kayıt belgesine dair ortada tesis edilen bir işlem olmaması ve en önemlisi yerel mahkemenin somut olayda idari yargı denetiminin özüne aykırı olarak hukukilik değil yerindelik denetimi yapmasının hukuka aykırı olduğu, mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğu iddialarıyla istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
DAVACI SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı idarenin istinaf talebinin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
Dava dosyasının incelenmesinden; Konya İli, Selçuklu İlçesi, İsmailbeliğ sokak, no:12B/17 tapuda M28 pafta 28799 ada 5 nolu parsel üzerinde 15.10.2014 tarihli ve 14/44 sayılı yapı kullanma izni ile iskan edilen bodrum ile 10 katlı binada C blok 21 numaralı dairede onaylı projeye aykırı olarak güney cephedeki çatının 26,30 m2'lik kısmının kaldırılarak terasa ilave edildiği, demir profil üzeri ahşap, ön cephesi katlanır cam yan cephesi tuğla duvar ile kapatıldığı gerekçeleri ile 21.09.2017 tarihli ve 2/0036 sayılı yapı tatil tutanağı düzenlendiği, bunun üzerine 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca anılan yapının ruhsata uygun hale getirilmesi aksi halde yıkımına ve aynı Kanunun 42.maddesi uyarınca davacının 2.382,80.-TL imar para cezası ile cezalandırılmasına 12/10/2017 tarih ve 1264 sayılı Belediye Encümen kararı ile karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşıldığı, Konya 1. İdare Mahkemesi'nce 22/01/2019 gün ve E:2017/1749, K:2019/62 sayılı kararla; yapı kayıt belgesinin davalı idareye sunulması ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından da bu belgenin iptal edilmemesi üzerine dava konusu yapı tatil zaptı ile yıkım kararının idari para cezasının ödenmiş olması ve kanun kapsamına dahil olmadığı ile hukuka uygun olduğu dikkate alınarak idari para cezasına ilişkin kısmın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen ret, kısmen iptal ile sonuçlandığı ve sadece iptale ilişkin kısmına davalı idarenin istinaf isteminde bulunduğu görülmüş ise de;
Bakılan davada; İdare Mahkemesinin 03.12.2018 tarihli ara kararı ile 7143 sayılı Yasanın 16. maddesi ile eklenen 3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesine istinaden dava konusu yıkım ve para cezası işlemlerinin iptal edilip edilmediği sorulmuş, idarenin ara kararına verdiği cevaptan davalı idarece uyuşmazlık konusu yıkım ve para cezası işlemlerinin iptali yönünde bir karar alınmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, her ne kadar yukarıda bahsedilen 3194 sayılı Yasanın geçici 16. maddesinin 4. fıkrasında ;"Yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş ise de; yapı kayıt belgesi alındıktan sonra belgenin ibraz edilerek yıkım/para cezası işleminin iptalinin talep edileceği ve bu konuda işlem tesis edecek merciilerin yıkım/para cezası kararını alan idareler olduğu da açıktır. Bu doğrultuda ilgili idarece, yapı kayıt belgesinin ibrazından sonra yıkım/para cezası işleminin iptali yönünde bir işlem tesis edilirse, daha önce bu yıkım/para cezası işlemine karşı idari yargıda açılan davaların (idarenin söz konusu geri alma/iptal işlemi nedeniyle) konusuz kalacağı hususunda bir tartışma bulunmamaktadır. Bununla birlikte ilgili idarece yapı kayıt belgesinin ibraz edilmesine rağmen belli nedenlerle yıkım/para cezası işlemi iptal edilmediği takdirde ise, idarece yapı kayıt belgesi üzerine başka işlemlerin tesis edilebileceği ve bunun sonucunda başka tür davaların doğabileceği, dava açma tarihinde bulunmayan işlemlerin sonradan davaya eklemlenerek o işlemleri de bu davada çözmenin ve anılan yıkım/para cezası işleminin dava konusu edildiği dosyada mahkemece idarenin yerine geçerek yıkım/para cezası kararının doğrudan iptal edilmesinin ise hem idari yargı denetiminin özüne hem de anılan yasa maddesinin bağlamına uygun düşmeyeceği açıktır. Bu durumda, idarenin yapı kayıt belgesinin ibrazı karşısında yıkım/para cezası işlemini iptal etmemesi (bu yönde ilgilinin yıkım/para cezası işleminin iptal edilmesi yönündeki başvurusunu reddetmesi) hususunun yeni bir idari işleme sebebiyet vereceği, bu yeni işlemin de ayrı bir uyuşmazlığın konusunu oluşturacağı kuşkusuzdur. Bu takdirde yargı merciince (idarece dava konusu işlem geri alınmadığı için) dava konusu işlemin (yıkım/para cezası işleminin) tesis edildiği tarihteki hukuki ve maddi koşullar itibariyle hukuka uygun olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
Hâl böyle olunca, görülen davada, İdare Mahkemesinin ara kararı üzerine verilen cevaptan, yapı kayıt belgesinin ibrazı karşısında davalı idarece dava konusu işlemin iptal edilmediği (geri alınmadığı) anlaşılmakla, Dairemizce, mevcut davaya konu yıkım ve para cezası işleminin yargısal denetiminin yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu doğrultuda istinaf isteminin ve davanın (yıkıma ve yapı tatil zaptı yönünden) esası incelendiğinde;
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde, "Yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesislerdir." şeklinde tanımlanmış, 32. maddesinde, "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) (3) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Bakılan uyuşmazlıkta; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacı tarafından yapılan imalatların onaylı mimari projeye aykırı olduğu hususunda usulüne uygun olarak düzenlenmiş yapı tatil tutanağı ile kayıt altına alındığı görülmüş olduğundan, ruhsata aykırı yapı ile ilgili olarak usulüne uygun olarak alınan yıkıma ilişkin Encümen kararı ile yapı tatil tutanağında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davalı idarenin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Konya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/01/2019 gün ve E:2017/1749, K:2019/62 sayılı kararın KALDIRILMASINA, davanın (yıkım ve yapı tatil zaptı yönünden) REDDİNE, dava aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından istinaf aşamasında yapılan 146,50-TL yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine, artan posta giderinin kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince taraflara iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. Maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere 19/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)