(213 S. K. m. 10, 94)
İSTEMİN ÖZETİ: ..... Maden Hurda Metal Geri Dönüşüm Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2013 ila 2016 yıllarının değişik dönemlerine ait değişik vergi ve ceza ile gecikme zammı ve gecikme faizi borçlarının tahsili amacıyla şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenerek tebliğ edilen 29.9.2017 tarih ve 2017... ila 5 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davada; davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 26,25 Türk lirası tutarlı damga vergisi içerikli 29.9.2017 tarih ve 2017... takip numaralı ödeme emrinin incelenmesinden; 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 10. maddesinin 2. fıkrasında, "Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince takip edilmekte olan ve vadesi 31.12.2013 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan ve 6183 sayılı Kanun kapsamına giren her bir alacağın türü, dönemi, asılları ayrı ayrı dikkate alınmak suretiyle tutarı 100,00 Türk lirasını aşmayan asli alacakların ve tutarına bakılmaksızın bu asıllara bağlı fer’i alacakların, aslı ödenmiş fer’i alacaklardan tutarı 200,00 Türk lirasını aşmayanların tahsilinden vazgeçilir." hükmüne yer verildiği, olayda dava konusu kamu alacağının vadesinin 31.12.2013 tarihinden önce olduğu ve tutarı itibarıyla da 100,00 Türk lirasının altında olduğunun görüldüğü, söz konusu kamu alacağının terkini gerektiğinden, 29.9.2017 tarih ve 2017...1 takip numaralı ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu 29.9.2017 tarih ve 2017...2 ila 5 takip numaralı ödeme emirlerinde yer alan amme alacaklarının asıl borçlu şirketten takibi için düzenlenen 8.7.2015 tarih ve 2015...66 ve 67 takip numaralı ödeme emirlerinin şirket kanuni temsilcisi .....'in "....." adresinde eşi ..... imzasına tebliğ edildiği, tebliğin ancak mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılabileceği ve şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin, şirket kanuni temsilcisi yerine şirketle ilgisi bulunmayan kişiye tebliğ edildiğinden hareketle, asıl borçlu şirket adına yapılan tebligatın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 94. maddesine uygun olduğunun kabulüne hukuken imkan bulunmadığından, dava konusu ödeme emirlerinin asıl borçlu şirket adına düzenlenen 8.7.2015 tarih ve 2015...66 ve 67 takip numaralı ödeme emirlerinde yer alan amme alacaklarına isabet eden kısmında hukuka uyarlık görülmediği, diğer amme alacakları yönünden ise asıl borçlu adına düzenlenen ödeme emirlerinin bir kısmının posta yolu ile bir kısmının memur eliyle şirketin kanuni temsilcisi olan .....'in imzasına bir kısmının ise şirketin elektronik tebliğ adresine gönderildiğinin görüldüğü, bu durumda asıl borçlu şirket adına ödeme emirleri düzenlenerek usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucu borcu karşılayacak mal varlığının bulunmadığının anlaşıldığı ve davacının adı geçen şirketin 29.11.2012 tarihinden itibaren tek ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu görüldüğünden, anılan şirketten tahsiline olanak bulunmayan kamu alacaklarının ödenmesinden sorumlu olan davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinin asıl borçlu şirket adına tanzim edilen 8.7.2015 tarih ve 2015...66 ve 67 takip numaralı ödeme emirlerinde yer alan amme alacakları dışında kalan amme alacaklarına ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu 29.9.2017 tarih ve 2017..1 takip numaralı ödeme emrinin tamamı, dava konusu diğer ödeme emirlerinin ise asıl borçlu şirket adına düzenlenen 8.7.2015 tarih ve 2015...66 ve 67 takip numaralı ödeme emirlerinde yer alan amme alacaklarına isabet eden kısımlarının iptali davanın kalan kısmının reddi yolunda verilen Antalya 2. Vergi Mahkemesinin 4.10.2018 gün ve E:2017/713; K:2018/1219 sayılı kararının davanın kısmen kabulüne dair hüküm fıkrasının; şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, yapılan malvarlığı araştırması neticesinde vergi borçlarının şirketten tahsil edilememesi üzerine davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü;
İstinaf başvurusu; ..... Maden Hurda Metal Geri Dönüşüm Nakliye Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 2013 ila 2016 yıllarının değişik dönemlerine ait değişik vergi ve ceza ile gecikme zammı ve gecikme faizi borçlarının tahsili amacıyla şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenerek tebliğ edilen 29.9.2017 tarih ve 2017...1 ila 5 takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davanın kısmen kabulü yolunda verilen Mahkeme kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Davalı idarenin istinaf başvurusuna ilişkin dilekçesinde ileri sürülen iddialar, Mahkeme kararının davanın kısmen kabulü ile dava konusu 29.9.2017 tarih ve 2017...1 takip numaralı ödeme emrinin iptali yolundaki hüküm fıkrasının dayandığı gerekçe ve nedenler karşısında, yerinde ve bu hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin istinaf başvurusunun Mahkeme kararının dava konusu 29.9.2017 tarih ve 2017...2 ve 3 takip numaralı ödeme emirlerinin kısmen iptaline dair hüküm fıkrasına gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94. maddesinde, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı; tüzel kişilere yapılacak tebliğin bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde, bunları idare edenlere veya temsilcilerine, tüzel kişilerin müteaddit müdür veya temsilcisi varsa tebliğin bunlardan birine yapılmasının yeterli olduğu, tebliğin, kendisine tebligat yapılacak kimsenin bulunmaması halinde, ikametgâh adresinde bulunanlardan veya iş yerlerinde memur ya da müstahdemlerinden birine yapılacağı hükme bağlanmıştır.
Bu hükme göre; tüzel kişilere yapılacak tebligatlarda, tebligatın muhatabı tüzel kişilerin kanuni temsilcileri olduğundan, tüzel kişilere yapılacak tebligatın tüzel kişilerin adreslerinde veya ikametgâh adreslerinde öncelikle kanuni temsilcilerine yapılması gerekiyor ise de, bunların bulunmaması halinde tüzel kişilerin adreslerinde bulunan memur ya da müstahdemlerden birine yapılabileceği gibi kanuni temsilcilerin ikametgâh adreslerinde bulunanlardan birine yapılması da mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; temsilcisi olduğu şirket adına düzenlenen 8.7.2015 tarih ve 2012...66, 67 takip numaralı ödeme emirlerinin kanuni temsilci olan davacının ikametgâh adresinde bulunan eşine tebliğinin, tebligat usulüne uygun bulunmadığı gerekçesiyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Oysa; 213 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 94. maddesi hükmü karşısında, tebligat anında ikametgâh adresinde bulunmaması nedeniyle adreste bulunan sıfatıyla davacının eşine yapılan tebligatta, tebligat usulüne aykırılık bulunmamaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinde, tüzel kişilerle, küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzel kişiliği olmayan teşekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu kimselerin söz konusu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanunî ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı, temsilciler veya teşekkülü idare edenlerin bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebileceği hükme bağlanmıştır.
Olayda, asıl borçlu şirket adına usulüne uygun olarak ödeme emirleri tebliğ edilmek sureti ile amme alacağının kesinleştiği ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemediğinden, kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili yoluna gidilmesi yerinde olup, usulüne uygun olarak yapılan takip sonucunda şirketten tahsil edilemeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık olmadığından mahkeme kararının dava konusu 29.9.2017 tarih ve 2017...2 takip numaralı ödeme emrinde yer alan 2014/11. döneme ait damga vergisi, 2017...3 takip numaralı ödeme emrinde yer alan 2015/2 ve 3., 2014/12. dönemlerine ait damga vergileri ile 2014/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemlerine ait gecikme zammı borçlarına ilişkin kısımlarının iptali yolundaki hüküm fıkrasında isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine; Antalya 2. Vergi Mahkemesinin 4.10.2018 gün ve E:2017/713; K:2018/1219 sayılı kararının, dava konusu 29.9.2017 tarih ve 2017...2 takip numaralı ödeme emrinde yer alan 2014/11. döneme ait damga vergisi, 2017...3 takip numaralı ödeme emrinde yer alan 2015/2 ve 3., 2014/12. dönemlerine ait damga vergileri ile 2014/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemlerine ait gecikme zammı borçlarına ilişkin kısımlarına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile bu kısımlara yönelik hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve bu kısımlar yönünden davanın reddine; 29.9.2017 tarih ve 2017...1 takip numaralı ödeme emrinin iptali yolundaki hüküm fıkrasına yönelik istinaf başvurusunun ise reddine, davanın tüm aşamalarında taraflarca yapılan yargılama giderleri ve tarafların haklılık oranları dikkate alınarak aşağıda dökümü gösterilen, davacı tarafından yapılan 173,15 Türk Lirası yargılama giderinin 173,00 Türk Lirası kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 0,15 Türk Lirası kısmının ise davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından yapılan 81,00 Türk Lirası yargılama giderinin 0,50 Türk Lirası kısmının davalı idare üzerinde bırakılmasına, 80,50 Türk Lirası kısmının ise davacıdan alınarak davalıya verilmesine; istinaf başvurusuna konu mahkeme kararında davacı lehine vekâlet ücretine hükmedildiğinden tekrar hükmedilmesine gerek bulunmadığına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı idare lehine takdir edilen 1.512,00 Türk Lirası vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 44,40 Türk Lirası maktu karar harcı ile davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınmayan 103,90 Türk Lirası istinaf başvuru harcının Harçlar Kanununun 13. maddesinin (j) bendinin parantez içi hükmü uyarınca davacıdan tahsili için Vergi Dairesi Müdürlüğüne harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine; işbu karara karşı tebliğini izleyen otuz (30) gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 03.04.2019 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
X-KARŞI OY
İstinaf başvurusuna ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, kaldırılması istenilen mahkeme kararının dayandığı hukuki nedenler ve gerekçe karşısında, yerinde ve kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, istinaf başvurusunun reddi gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)