(3194 S. K. m. 32, 42, Geç. m. 16) (2863 S. K. m. 65) (5237 S. K. m. 184) (Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar m. 6, 8)
İSTEMİN ÖZETİ: Trabzon İdare Mahkemesi'nce verilen 26/06/2019 günlü, E:2019/180, K:2019/647 sayılı kararın; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
CEVABIN ÖZETİ: Dava konusu yapı kayıt belgesine konu inşaatın Uzungöl Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde kaldığı ve 2863 sayılı Kanun'a aykırı müdahale nedeniyle davacı hakkında Çaykara Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldığı, Uzungöl Jandarma Komutanlığı tarafından 20.03.2018 tarihinde gerçekleştirilen tespit ve eki fotoğraflardan yaklaşık 400 m² yapı yapıldığı ve çatısının çinko malzeme ile kapatıldığının tespit edildiği, ardından 05/07/2018 tarihli keşifte ikinci katta hafif tuğla kullanılarak kat yüksekliğinin artırıldığı ve üzerinin ahşap doğrama ile kaplandığının belirlendiği, dolayısıyla 18.03.2018 tarihli mühürleme işleminden sonra da inşai faaliyetlerin sürdüğü, tüm tespitlerden 31.12.2017 tarihi itibariyle inşai faaliyetlerin devam ettiği, 2018 yılındaki haliyle de yapı kayıt belgesi düzenlendiğinin anlaşıldığı, inşai faaliyeti süren yapılarda ancak inşaat alanı ihdas edilmemek kaydıyla yapı kayıt belgesi verileceğinden ihdas edilen inşaat alanına ilişkin yapı kayıt belgesinin iptal edildiği, çatı arası kat ilavesi olayının 31.12.2017 tarihinden sonra gerçekleştiğinin açık olduğu, ayrıca ........... adına düzenlenen yapı kayıt belgesinin iptali istemiyle davacı şirket tarafından açılan davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği, idare Mahkemesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, istinaf başvurusunun reddedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince; dava dosyasının tekemmül ettiğinin görülmesi nedeniyle davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeyip, dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin esasının gereği görüşüldü:
Dava; Trabzon ili, Çaykara ilçesi, Uzungöl Mahallesi'nde bulunan ve davacı şirketin hissedarı olduğu 516 ada, 1 parsel üzerindeki şirkete ait ticari işletmenin bulunduğu yapıya verilen 12.10.2018 tarihli ve ........... numaralı yapı kayıt belgesinin, yapının 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığından bahisle iptaline ilişkin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 29.11.2018 tarih ve E.14560 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Trabzon İdare Mahkemesi'nce; 23.10.2017 ve 25.09.2018 tarihli iki ayrı uydu görüntüsünde çatıda farklılıklar bulunduğu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün Çaykara Belediyesi'ne hitaben yazdığı 12.03.2018 tarihli ve E.1944 sayılı yazının ekinde bulunan ve kolluk marifetiyle yapılan tespitlere ilişkin 07.03.2018 tarihli fotoğraflarda inşaatı devam eden çatının durumu ile, 19.03.2018 tarihli ve 296 sayılı Yapı Tatil Zaptı ekindeki fotoğraflarda çatının durumunun farklı olduğu, geçen zaman diliminde çatının eğimi azaltılmak suretiyle saçak kısımları yerden yükseltilerek ve kenarlara duvar örülerek zemin kat ile çatı arasında ilave kat oluşturulduğu, bu faaliyetin ilave inşaat alanı ihdası niteliğinde olduğu ve 2018 yılı içerisinde (31.12.2017 tarihinden sonraki dönemde) gerçekleştiğinin anlaşıldığı, bu itibarla kararda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, yapının 31.12.2017 tarihinden önce tamamlanmadığı ve son halini 2018 yılı içerisinde ilave inşaat alanı oluşturmak suretiyle aldığı açık olduğundan, yapının tamamına verilen yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; yapının 10.05.2017 tarihinde tamamen yandığı, turizm sezonu öncesi yeniden inşa edilerek sezona yetiştirildiği, 31.12.2017 tarihinde yapının mevcut olduğu, yalnızca bina inşaatı sırasındaki eksiklik ve hataların giderilmesine yönelik işlemler yapıldığı, yeni bir inşaat yapılması durumunun olmadığı, bu inşaatların yapının tamamına yönelik verilmiş olan yapı kayıt belgesinin iptali sonucunu doğurmayacağı, yapılan inşai faaliyetlerin imar mevzuatındaki karşılığının uzman bir heyet tarafından değerlendirilmesi gerektiği, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
3194 sayılı İmar Kanunu'na 11/5/2018 günlü, 7143 sayılı Kanun'un 16.maddesi ile eklenen Geçici 16.maddede; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
(...)
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun ve 2960 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
(...)
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun maddesine dayanılarak hazırlanan ve 06.06.2018 günlü, 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 6.maddesinin 6.fıkrasında; inşaat halindeki yapılarda 31/12/2017 tarihi itibari ile bitmiş olan kısımlar için ilave inşaat alanı ihdas etmemek şartı ile Yapı Kayıt Belgesi verileceği ve Yapı Kayıt Belgesi verilen kısımların eksik inşaat işlerinin tamamlanabileceği düzenlenmiş, 8.maddesinin 1.fıkrasında; "(1) Yapı Kayıt Belgesi;
a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda,
b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda,
c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda,
ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde,
d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde,
bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez." kuralı getirilmiş, aynı maddenin 20/9/2018 günlü, 30541 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Esaslar ile değişik 2.fıkrasında; Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesinin iptal edileceği, bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedelin iade edilmeyeceği ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulacağı belirtilmiş, 9.maddesinde; Yapı Kayıt Belgesinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olduğu, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümlerinin uygulanacağı kuralı getirilmiştir.
Anılan hükümler birlikte değerlendirildiğinde, kamuoyunda imar barışı olarak adlandırılan uygulama ile 31/12/2017 tarihinde önce yapılmış olan yapıların kayıt altına alınması ve bu yapıları kullanan kişilere abonelik hakkı tanınarak yapının kullanımına olanak tanıyacak şekilde yapı kayıt belgesi düzenlenmesinin öngörüldüğü, yapı kayıt belgesi verilen yapılar hakkında yıkım kararı alınması engellenirken, yapı kayıt belgesinin ise yalnızca, hakkında yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapı olması durumunun tespiti halinde iptalinin söz konusu olacağı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda kişilerin kendi arazileri üzerine 31.12.2017 tarihinde önce yaptıkları ve imar barışına konu ederek gerekli işlemleri tamamladıkları yapılar hakkında yapı kayıt belgesi düzenleneceği, bu belgenin anılan yapılar yenileninceye ve alan kentsel dönüşüme konu edilinceye kadar geçerli olacağı, söz konusu yapılarda yenileme veya kentsel dönüşüm söz konusu olmadığı sürece verilmiş olan yapı kayıt belgesinin iptal edilmesinin söz konusu olamayacağı görülmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirket müdürü ...........'ın Trabzon ili Çaykara ilçesi Uzungöl Mahallesi 516 ada, 1 parselde bulunan ruhsatsız yapının tamamı için yapı kayıt belgesi başvurusunda bulunarak 12.10.2018 tarihli ve ........... numaralı yapı kayıt belgesini aldığı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 12.03.2018 tarihli ve E.1944 sayılı yazısıyla Çaykara Belediye Başkanlığı'ndan, Uzungöl Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde 383 sayılı KHK uyarınca yapılan arazi incelemesinde 516 ada, 1 parselde 2194 sayılı İmar Kanunu ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na aykırı olarak müdahalede bulunulduğunun tespit edildiği ve aykırılıkla ilgili olarak 3194 sayılı Kanun'un 32. ve 42. maddelerinin uygulanması ile 2863 sayılı Kanun'un 65. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulmasının istenildiği, bunun üzerine belediye ekiplerince düzenlenen 19.03.2018 tarihli ve 296 sayılı yapı tatil zaptı ile yapının mühürlendiği, yine Belediye Encümeni'nin 22.03.2018 tarihli ve 22 sayılı kararı ile davacı şirkete 115.697,70-TL idari para cezası verildiği ve TCK 184. madde ve 2863 sayılı Kanun'un 65. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulduğu, Çaykara Belediyesinin 27.03.2018 tarihli ve 612 sayılı yazısıyla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne yapılan işlemler hakkında bilgi verildiği, yapıya ilişkin olarak davalı idare bünyesindeki ve Çaykara Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen belgeler incelenmek suretiyle yapının 31.12.2017 tarihinden sonra yapıldığının anlaşıldığından bahisle Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 29.11.2018 tarihli ve E.14560 sayılı işlemi ile 12.10.2018 tarihli ve ........... numaralı yapı kayıt belgesinin iptal edilmesi üzerine bu işlemin iptali istemiyle istinafa konu bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; davacı tarafından söz konusu yapının 10/05/2017 tarihinde tamamen yandığı ve Temmuz ayına kadar yeniden inşa edilerek turizm sezonunda kullanıldığı, davalı idarece ise yapının 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığının ileri sürüldüğü ve dava konusu işlemin bu gerekçeyle tesis edildiği görülmektedir. Dosya içinde bulunan 23/10/2017 tarihli uydu görüntüsünde davacıya ait parsel üzerinde, üzeri çatılı bir yapının bulunduğu görüldüğünden, 31/12/2017 tarihinden önce parsel üzerinde imar barışına konu edilebilecek bir yapının mevcut olduğu anlaşılmaktadır. 25/09/2018 tarihli uydu görüntüsünde söz konusu yapının çatısının farklı olması ve 07/03/2018 tarihli tespit sırasında çatı inşaatının devam etmesi nedeniyle idarece yapının 31/12/2017 tarihinden sonra yapıldığı kabulünden hareketle dava konusu işlemin tesis edildiği görülmekte ise de; dosyada bulunan ve Çaykara Asliye Ceza Mahkemesine hazırlandığı anlaşılan 13/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda, yapılan yapının temelden başlayan bir yapı olmadığı, ikinci katta hafif tuğla kullanılarak kat yüksekliğinin arttırıldığı ve üzerinin ahşap doğrama ile kaplandığı belirtildiğinden, söz konusu yapının yıkılarak yeniden yapılmış bir yapı olmayıp, 23/10/2017 tarihli uydu görüntüsünde var olan yapının üzerinde birtakım değişiklikler yapılmak suretiyle elde edilmiş bir yapı olduğu anlaşılmaktadır. Bu değişikliklerin tam olarak ne zaman yapıldığı, 31/12/2017 tarihi itibariyle yapının tam olarak hangi durumda olduğu, ilave edildiği belirtilen ikinci katın yapı yüksekliğine etkisinin ne kadar olduğu, yapıdaki kullanım alanının ne kadar ve ne zaman artırıldığı hususlarında ise idarece yapılmış somut herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Öte yandan; bilirkişi raporundaki verilerden hareketle, ilave edildiği belirtilen ikinci katın bulunduğu yapının taban oturum alanının (18.30x25.00) metre olduğu gözetildiğinde, söz konusu yapının bir katının yaklaşık 457 m², ikinci katla birlikte toplam alanın ise 914 m² civarında olacağı görülmektedir. Ancak iptale konu edilen yapı kayıt belgesinin 1.250 m²'lik bir alan için düzenlendiği görüldüğünden, yapı kayıt belgesinin bu alanlar dışındaki alanları da kapsadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu durumda; davalı idare tarafından, uydu görüntüleri, hava fotoğrafları, SGK ve vergi dairesi kayıtları ile tanık ifadeleri ve bilirkişi incelemesi gibi yollarla Trabzon ili Çaykara ilçesi Uzungöl Mahallesi, 516 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan ve 12.10.2018 tarihli ve ........... numaralı yapı kayıt belgesine konu edilen yapının, 31/12/2017 tarihi itibariyle durumu tam olarak tespit edilerek ve bu tarihten sonra yapıldığı belirtilen inşai faaliyetlerin "yapının yeniden yapılması" kapsamında olup olmadığı hususu ile anılan inşai faaliyetlerin yapının önceki hacmi ve alanı da gözetilerek ek kullanım alanı sağlayıp sağlamadığı saptandıktan sonra yapı kayıt belgesinin tamamının iptal mi edileceği, yoksa varsa eklentilere ilişkin kısmı kaldırılarak 31/12/2017 tarihinden önce mevcut olan yapılara yönelik olarak ve bu yapıların alanı ile sınırlı bir şekilde yeniden bir yapı kayıt belgesi mi düzenleneceği hususları netleştirildikten sonra bir işlem tesis edilmesi gerekirken, yeterli kanaat oluşturmayan yeterli olmayan uydu görüntüleri ve tespitlerden hareketle 31/12/2017 tarihinde önce yapılmış kısımları da bulunduğu anlaşılan yapının, tamamının bu tarihten sonra yapıldığı kabulü ile yapı kayıt belgesinin tamamının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusuna konu Trabzon İdare Mahkemesi'nin 26/06/2019 günlü, E:2019/180, K:2019/647 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, ilk derece ve istinaf aşamasına ilişkin aşağıda dökümü yapılan toplam 380,10-TL yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.362,00-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, artan posta gideri avansı ile kullanılmayan 73,10-TL YD harcının davacıya iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 03/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)