İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına 04/10/2017 tarih ve E:4979346 sayılı işlem ile işyerine ait defter, kayıt ve belgelerin süresi içerisinde incelemeye ibraz edilmemesi sebebiyle tesis edilen 19.764,00 TL idari para cezası ile bu cezaya karşı Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Yenimahalle Sosyal Güvenlik Merkezi Komisyonuna yapılan itirazın reddine ilişkin 30/11/2017 tarihli yazı ile bildirilen 13/11/2017 tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davada; 23/07/2016 tarihli 667 sayılı OHAL Kararnamesiyle kapatılan ........ Üniversitesinde mütevelli heyeti üyeliği yapan davacının görev yaptığı anılan üniversiteyle ilgili olarak Sosyal Güvenlik Denetmenlerince düzenlenen 30/11/2016 tarih 2016/MU-039 sayılı rapora istinaden 2016/07 dönemine ilişkin olarak işyerine ait defter, kayıt ve belgeleri yazının alındığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde incelemeye ibraz etmediğinden bahisle 04/10/2017 tarih-50103769-202.99-E.4979346 sayılı işlem ile 5510 sayılı Kanunun 102.maddesi uyarınca 19.764,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin bu cezaya itiraz ettiği, ancak itirazın da Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü komisyonunca kabul görmeyerek reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, olayda, davaya konu idari para cezasının verilmesinin gerekçesi olarak Sosyal Güvenlik Kurumu denetmeni raporuna istinaden 2016/07 dönemine ilişkin olarak denetmen tarafından istenen defter kayıt ve belgelerin süresi içerisinde ibraz edilmemesi gösterilmiş ise de; Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/06/2016 tarih 2016/303 sayılı kararı ile 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 10/2.maddesi gereğince .......... Vakfı yönetim kurulu üyelerinin geçici olarak azillerine karar verilerek yerlerine 28/06/2016 tarihinde alınan 2016/245 sayılı karar gereğince .... ile ..... ve .......'nın kayyum olarak atanmasından dolayı azline karar verilerek üniversiteyle ilişiği kesilmiş olan davacının 2016/07 dönemine ilişkin olarak istenen belgeleri süresi içerisinde ibraz etmesinin fiilen ve hukuken olanaklı olmadığı dikkate alındığında davacının söz konusu döneme ilişkin olarak istenen belgeleri süresi içerisinde ibraz etmemesinden sorumlu tutularak davaya konu para cezasıyla cezalandırılmasında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 14/05/2019 gün ve E: 2018/2240, K: 2019/1051 sayılı kararın, denetmenlerce düzenlenen 30.11.2016 tarih 2016/MU-039 sayılı rapora istinaden işyerine ait defter, kayıt ve belgelerin, incelemeye ibraz edilmediği, yükümlülüklerini yerine getirmediği anlaşıldığından idari para cezası uygulandığı, 2016/06 dönemine ait belgelerin süresinde verildiği ancak 2016/07 dönemine ait belgelerin süresinde verilmediği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Müvekkilin mütevelli heyeti üyesi olmadığı görevden el çektirildiği bir döneme ait işlem sebebiyle haksız yere idari para cezası tahakkuk eden ve üniversitenin malvarlığından tahsil cihetine gidilmeksizin müvekkile yönelen davanı kurumun tamamen kusurlu olduğu ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı adına 04/10/2017 tarih ve E:4979346 sayılı işlem ile işyerine ait defter, kayıt ve belgelerin süresi içerisinde incelemeye ibraz edilmemesi sebebiyle tesis edilen 19.764,00 TL idari para cezası ile bu cezaya karşı Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Yenimahalle Sosyal Güvenlik Merkezi Komisyonuna yapılan itirazın reddine ilişkin 30/11/2017 tarihli yazı ile bildirilen 13/11/2017 tarihli işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesinde, "İşveren, işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle, tasfiye ve iflâs idaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde onbeş gün içinde ibraz etmek zorundadır." hükmüne, 102. maddesinde de, "86 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüğü Kurumca yapılan yazılı ihtara rağmen onbeş gün içinde mücbir sebep olmaksızın tam olarak yerine getirmeyenlere; 1) Bilânço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlar için, aylık asgari ücretin oniki katı tutarında, 2) Diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlar için, aylık asgari ücretin altı katı tutarında, 3) Defter tutmakla yükümlü değil iseler, asgari ücretin üç katı tutarında, .... idari para cezası uygulanır. ..."hükmüne yer verilmiştir.
23.07.2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 29.10.2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin "Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin tedbirler" başlıklı 2. maddesinde, "Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen; (...) .d) Ekli (IV) sayılı listede yer alan vakıf yükseköğretim kurumları (...) kapatılmıştır." hükmü yer almış, bu madde uyarınca Ek IV sayılı listede ise ........ Üniversitesi'ne yer verilerek adı geçen üniversite kapatılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesinde "Hükmi şahıslara tebliğ, selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise, yalnız birine yapılır. Bir ticarethanenin muamelelerinden doğan ihtilaflarda, ticari mümessillerine yapılan tebliğ muteberdir" hükmüne, 13. maddesinde "Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler her hangi bir sebeple mutat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamıyacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır." hükmüne, 21. maddesinde; "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar." hükümlerine yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; ........ Üniversitesi unvanlı işyerinin 2015/12, 2016/1 ve 2016/2 ayları için sonradan verilen iptal aylık prim hizmet belgelerinin işleme alınıp alınmayacağı hususunun tespit edilmesi amacıyla Kurum denetmeni ........ tarafından yapılan incelemede, adı geçen işyeri defter ve belgelerinin ibraz edilmesi konulu yazının 18/11/2016 tarihinde Tebligat Kanunu 21. maddeye göre mahalle muhtarına tebliğ edildiği, tebligata rağmen istenen defter ve belgelerin süresinde davalı idareye sunulmaması üzerine 04.10.2017 tarih ve 4979001 sayılı işlem ile davacının .......... Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi olduğundan bahisle davacıya 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca 19.764,00-TL idari para cezası tahakkuk ettirildiği ve bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, daha önce ........ Üniversitesi adına verilen iptal aylık prim hizmet belgelerinin işleme alınmaması ve ........ Üniversitesi hakkında kayıtlarını ibraz etmemekten idari para cezası uygulanması gerektiği kanaatinde olan aynı denetmen tarafından yeni tarihli inceleme raporunda, iptal aylık prim hizmet belgelerinin işleme alınması ve kayıtları ibraz etmemeye ilişkin idari para cezasının uygulanmaması gerektiğinin belirtildiği hususu da dikkate alındığında dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, belge bilgi vermeme fiilinden dolayı ceza verilebilmesi için öncelikle, belge bilgi isteme yazısının usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve buna rağmen süresinde yükümlülüğün yerine getirilmemiş olması gerekmektedir.
Dosyada bulunan belgelerin değerlendirilmesinden, belge isteme yazısının tebliğine ilişkin mazbatadan tebligatın kimin adına çıkarıldığının ve tebligatın davacının bizzat kendisine mi yoksa yetkili temsilci sıfatıyla yukarıda adı geçen vakfa mı yapıldığının belli olmadığı ayrıca tebliğ işleminin de Tebligat Kanunu 21. madde uyarınca muhtara yapıldığı görülmektedir. Oysa yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ile tüzel kişilerle ilgili özel tebligat usulü benimsenmiş olup bu usule göre tebliğ olanağının uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda belge bilgi isteme yazısının usulsüz tebliği sebebiyle, belge bilgi vermeme suçu da oluşmayacağından, dava konusu cezada bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda açıklanan Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 14/05/2019 gün ve E:2018/2240, K:2019/1051 sayılı karar, sonucu itibariyle Dairemizce uygun görülmüş olup, istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istinaf isteminin yukarıda yer verilen gerekçe ile reddine, aşağıda dökümü yapılan 29,00-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 09/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)