(2577 S. K. m. 10) (213 S. K. m. 116, 117, 118, 122, 124)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, Bolu 2.İcra Müdürlüğünden 08.05.2019 tarihinde ihale ile 150 m2 altında bahçeli ev alındığı ve ihale bedeli üzerinden hesaplanan KDV'sinin %1 olması gerekirken %18 olarak hesaplandığı, fazla ödenen verginin iadesi isteminin Bolu Vergi Dairesi'nce reddine ilişkin 27/05/2019 tarih ve 9390 sayılı işlemin iptali ile fazladan tahsil edilen KDV'nin iadesi istemiyle açılan davayı; davacı tarafından Bolu 2.İcra Müdürlüğü'nün 2013/3670 sayılı dosyasında, üzerinde tek katlı 96 m² kargir yapı bulunan Bolu İli Merkez ....... Mahallesinde bulunan 2705 Ada 7 Parselde kayıtlı taşınmazı ihale yoluyla satın aldığı, icra müdürlüğünce taşınmaz satışında %18 oranında KDV alındığı, taşınmazın 150 m²'nin altında olması nedeni ile KDV oranının %1 olarak hesaplanması gerektiği ileri sürülerek Bolu Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yapılan başvurunun, 27/05/2019 tarih ve 9390 sayılı yazı ile, Bolu 2.İcra Müdürlüğü'nün konu ile ilgili 5 nolu Düzeltme KDV beyannamesi vermesi durumunda konunun inceleneceği, doğru olması durumunda fazla ödenen KDV'nin 2.İcra Müdürlüğü hesabına iade edileceğinin belirtildiği, davacı tarafından idarece verilen cevabın istemin reddi sayılarak, Bolu Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün söz konusu işleminin iptali ve kendisinden fazladan tahsil edilen KDV'nin iadesi talebiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, dava konusu olayda, davacı tarafından, davalı idareye 2577 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi kapsamında yapılan başvuruya verilen cevapta Bolu 2. İcra Müdürlüğü'nün vereceği beyanname üzerine yapılacak inceleme sonucunda, yanlışlığın tespit edilmesi durumunda fazla ödenen KDV'nin iade edileceği belirtilmiş olup söz konusu işlem kesin ve yürütülmesi gerekli işlem mahiyeti taşımadığından, davacı tarafından açılan iş bu davanın incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle davayı incelenmeksizin reddeden Ankara 1.Vergi Mahkemesi'nin 10/07/2019 gün ve E:2019/690, K:2019/842 sayılı kararının, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 116.maddesinde vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak tanımlanmış ve bu hatalar, hesap hataları ve vergilendirme hataları başlığı altında 117 ve 118.maddelerde ayrı ayrı düzenlenmiş; 122.maddesinde, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairelerinden yazı ile isteyebilecekleri; 124.maddesinde ise, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yoluyla Maliye Bakanlığı'na müracaat edebilecekleri kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Mahkemece, davalı idareye 2577 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesi kapsamında davacı tarafından yapılan başvuruya verilen cevapta, "Bolu 2.İcra Müdürlüğü'nün konu ile ilgili 5 nolu Düzeltme KDV beyannamesi vermesi durumunda konunun inceleneceği, doğru olması durumunda fazla ödenen KDV'nin 2.İcra Müdürlüğü hesabına iade edileceğinin" belirtilmesi üzerine davacının, söz konusu yazıyı düzeltme başvurusunun reddine ilişkin işlem olarak kabul ederek iptali istemiyle açtığı davanın, ortada bilgilendirme mahiyetinde bir işlem olduğu, idari davaya konu olacak, kesin ve yürütülebilir bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedildiği anlaşılmıştır.
Mevcut düzenlemelere göre ilgililer, kanunda sayılan vergi hatalarının birinin bulunması durumunda bu hatanın düzeltilmesinin vergi dairesinden yazı ile isteyebileceklerdir. Bu başvurunun reddedilmesi üzerine kesin ve yürütülmesi zorunlu olan bu idari işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği gibi, dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme taleplerinin reddolunması halinde ise şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına başvurabileceklerdir. Başvurunun reddine ilişkin işlemin idari davaya konu olabilecek, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olduğu kuşkusuzdur. Bu itibarla düzeltme şikayet yolunda, şikayet yoluna başvurulması zorunlu olmamakla birlikte şikayet yoluna başvurulması halinde dava konusu edilebilecek işlem, şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemdir.
Olayda, davacının dava dilekçesinde, Bolu 2.İcra Müdürlüğünden 08.05.2019 tarihinde ihale ile 150 m2 altında bahçeli ev aldığı ve ihale bedeli üzerinden hesaplanan KDV'sinin %1 olması gerekirken %18 olarak hesaplandığı, fazla ödenen verginin iadesi isteminin Bolu Vergi Dairesi'nce reddine ilişkin 27/05/2019 tarih ve 9390 sayılı işlemin iptali ile fazladan tahsil edilen KDV'nin iadesini istediği açıktır.
Buna göre mahkeme tarafından işlemin hukuka uygunluğu incelenerek karar verilmesi gerekirken, idari davaya konu olacak, kesin ve yürütülebilir bir işlem bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin ret kararı verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 1. Vergi Mahkemesi'nin 10/07/2019 gün ve E:2019/690, K:2019/842 sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının Mahkemesine iadesine, istinaf yargılama giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince dikkate alınacağından, bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. Maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 23/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)