(5543 S. K. Geç. m. 10) (2577 S. K. m. 3, 14, 15, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacıya ait, Diyarbakır ili, Bismil ilçesi, Çeltikli mevkii, Şaklatiz Köyü 321 ada 8 ve 325 ada 1 Sayılı parsellerde bulunan taşınmaz (kargir ev) ve müştemilatının yıllardan beri ciddi hasarlı olduğu ve güçlendirme yapılmasının ekonomik olmayacağından bahisle yıkılarak projeye uygun biçimde yeniden inşa edilmesi talebiyle Diyarbakır Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne yapılan 07/12/2017 tarihli başvurunun reddine yönelik tesis edilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün 02/02/2018 tarih ve 95852920-755.99-E.21175 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada, Diyarbakır 1. İdare Mahkemesince verilen 10/04/2019 gün ve E: 2018/414, K: 2019/802 "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kararın davalı idare vekili tarafından, eksik inceleme ve hatalı düzenlenen bilirkişi raporuna göre karar verildiği, 2510 Sayılı İskan Kanunu'nun (mülga) 30. maddesi gereğince Çeltikli köyünde bulunan iskan konutlarının, 1998 yılında yürürlükte olan Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik ve Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığı, dolayısıyla bilirkişilerce yapıların 1998 yılında yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine göre yapıldığını gözönünde bulundurarak rapor hazırlaması gerekirken 2007 yılında yürürlüğe giren Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik hükümlerinin dikkate alındığı, işlemin tesis edilmesinden sonra yürürlüğe giren mevzuata uygun olmasının beklenilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, 5543 Sayılı İskan Kanunu'nun Geçici 10.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükümler doğrultusunda Diyarbakır Valiliği'nce oluşturulan komisyon incelemesi sonrası davacıya konutunun yıkılarak yeniden yapılması için 20.07.2018 tarihinde tebligat yapıldığı ancak davacının 6 aylık süre içinde başvuruda bulunmadığı, ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 Sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin 3. fıkrasında; “Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir" hükmü yer almış, 5.fıkrasında da "Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir" hükmü düzenlenmiş bulunmaktadır.
Diğer taraftan; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında; idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; ikinci fıkrasında, dilekçelerde davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin gösterileceği; üçüncü fıkrasında, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dilekçeler üzerinde bu Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, bu yönlerden Kanuna aykırılık görülür ise otuz gün içinde 3. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; 15. maddesinin beşinci fıkrasında, bu yönlerden dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve idari yargılamaya ilişkin genel kriteler göz önünde bulundurulduğunda; istinaf merci olarak bölge idare mahkemesince istinaf incelemesinde ek bir araştırma yapılmadan ihtilaf çözülebilecek durumda ise dosya üzerinden inceleme yapılarak, işin esası hakkında gerekirse ilk derece mahkemesinin yerine geçerek karar verildikten sonra dosyayı mahkemesine göndereceği; istinaf konusu karardaki ihtilaf, dosyadaki mevcut bilgi ve belgeye göre çözülebilecek nitelikte değilse, dosyayı ilk derece mahkemesine göndermeden re'sen araştırma ilkesi uyarınca gerekli inceleme ve araştırmaları bizzat yaparak işin esası hakkında yeniden karar vereceği, bu durumun temyiz ile istinaf incelemesi arasındaki en önemli farkı oluşturduğu, temyiz incelemesi sonunda karar bozulduğunda dosya ilgili mahkemeye ya da daireye geri gönderilirken, istinaf incelemesi sonunda karar kaldırıldığında dosya ilgili mahkemeye geri gönderilmeyip işin esası hakkında bölge idare mahkemesince karar verecektir.
Buna karşın, istinaf konusu edilen kararda; ilk derece mahkemesince davanın konusunun hatalı kurgulanmış veya maddi olayın çözümünde dayanılan olguların dava konusu işlem yönünden hatalı olarak dayanak alınmış veyahut da gerekli teknik bilgiye dayalı veriler değerlendirilmeden karar oluşturulma yönüne gidilmiş olması gibi nedenlerle ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın esası hakkında asgari doğru tespit ve olgular ile teknik bilgiyle oluşan deliller hiç tartışılmadan karar oluşturulmuş ise bu uyuşmazlık hakkında genel usul kuralları bağlamında verilmiş bir ilk derece mahkemesi kararının bulunduğunun hukuken kabul edilemeyeceğinden istinafa konu kararı kaldırarak dosyayı mahkemesine gönderilebileceği tabidir.
Dava dosyasının incelenmesinden; dava dilekçesinde ve başvuru dilekçesinde, herhangi bir ada ve parsel numarası gösterilmeksizin, davacıya ait bulunan taşınmaz (kargir ev) ve müştemilatının yıllardan beri ciddi hasarlı olduğu ve güçlendirme yapılmasının ekonomik olmayacağından bahisle yıkılarak projeye uygun biçimde yeniden inşa edilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, mahkemece, keşif esnasında gösterildiği anlaşılan ada ve parsellerde bulunan taşınmaz (kargir ev) ve müştemilatı ilgili olarak düzenlenen bilirkişi raporuna istinaden, davaya konu edilen taşınmazların Diyarbakır ili, Bismil ilçesi, Çeltikli mevkii, Şaklatiz Köyü 321 ada 8 Sayılı ve 325 ada 1 Sayılı parseller üzerinde bulunan taşınmaz (kargir ev) ve müştemilatı olduğu kabul edilerek istinaf istemine konu kararın verildiği; dosya içerisinde hak sahipliğiyle ilgili yer alan belgeler incelendiğinde ise, davacıya 321 ada 7 Sayılı parselde bulunan taşınmazın tahsis edildiği, buna karşın bilirkişi raporunda ve kararda gösterilen 321 ada 8 parsel üzerindeki taşınmaz ve müştemilatın davacının satış yoluyla elde ettiği taşınmaz iken 325 ada 1 parsel üzerinde ki taşınmaz ve müştemilatın başka şahıslar adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, bunun üzerine dairemizce ara kararı yapılarak, ada ve parsel numarası belirtilen hangi taşınmaz (kargir ev) ve müştemilatı için talep ve başvuruda bulunulduğunun açıkça gösterilmesinin istenildiği, bu ara kararına cevaben davacı vekili tarafından; keşif tutanağına ve bilirkişi raporuna yazılmamış olmakla beraber keşfin 321 ada 8 parselle birlikte 321 da 7 numaralı parsel üzerinde yapıldığı ve davanın 321 ada 7 parsel üzerinde bulunan taşınmaz ve müştemilatı için açıldığı, maddi hata nedeniyle kararda yanlış ada ve parsellerin yazıldığının beyan edildiği görülmektedir.
Buna göre; her ne kadar davacı vekili tarafından ara kararımız üzerine 321 ada 7 parsel üzerinde bulunan taşınmaz ve müştemilatı için bakılan davanın açıldığı beyan edilmiş ise de; gerek dava dilekçesinde, gerekse dava konusu işleme esas alınan başvuru dilekçesinde, davacının hangi ada ve parsel üzerinde bulunan taşınmaz ve müştemilatı için talepte bulunduğunun açık ve net olarak gösterilmediği, dolayısıyla dava konusunda tereddütler oluşmasına mahal verildiği dikkate alındığında, dava dilekçesinin bu haliyle 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 3.maddesine uygun olmadığı, buna karşın mahkemece davanın konusunun hatalı kurgulanarak maddi olayın çözümünde dayanılan olguların dava konusu işlem yönünden hatalı olarak değerlendirildiği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; idare mahkemesince, usule ve mevzuata uygun olarak düzenlenmediği anlaşılan bahse konu dava dilekçesinin reddi gerektiğinden, dava konusu netleştirilmeden verilen istinaf istemine konu mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin yaptığı istinaf başvurusunun kabulüne, Diyarbakır 1. İdare Mahkemesince verilen verilen 10/04/2019 gün ve E: 2018/414, K: 2019/802 "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kararın kaldırılmasına, yukarıda belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine, kaldırma kararı üzerine mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 09/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)