(3194 S. K. m. 42, Geç. m. 16) (2577 S. K. m. 31, 45) (6100 S. K. m. 323, 326, 331)
İSTEMİN KONUSU: İstanbul 11.İdare Mahkemesi Hakimliğinin 09/11/2018 tarih ve E:2018/341, K:2018/1764 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve talepleri gibi karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Sultangazi İlçesi, ……. Mahallesi, ….. Sokak, 934 ada, 6 parsel, No:8 adresinde ruhsat ve eki projeye aykırı imalat yapıldığına dair 28/11/2017 gün ve 664 sayılı yapı tatil tutanağına istinaden, davacının 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 3. alt bendi uyarınca hesaplanan temel ceza ile bu cezada aynı fıkranın (c) bendinin 4, 5, 9, 12 ve 13. alt bentlerine göre yapılan arttırımların toplamı olan 25.471,98 TL para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin 30/11/2017 gün ve 796 sayılı Sultangazi Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 11.İdare Mahkemesi Hakimliğinin 09/11/2018 tarih ve E:2018/341, K:2018/1764 sayılı kararı ile; " ....yapı tatil tutanağı ile ortaya konulan tespitlerde, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca cezayı artıran nedenlerden, "çevre ve görüntü kirliliğine sebep olduğundan" uygulanan arttırıma ilişkin somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, bunlara ilişkin artırım miktarı olan 1.634,35-TL'lik kısmının uygun olmadığı kalan 23.828,63-TL'lik kısımlarında ise ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı bu durumda, dava konusu para cezasının 23.828,63 -TL’lik kısmının hukuka uygun olduğu, 1.634,35 -TL'lik kısmının ise hukuka uygun olmadığı sonucuna varıldığı" gerekçesi ile dava konusu 30/11/2017 gün ve 796 sayılı Sultangazi Belediye Encümen kararının 1.634,35- TL’ye ilişkin kısmının iptaline, 23.828,63-TL'ye yönelik kısmı bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANTARAFLARIN İDDİALARI:
1- (DAVACI)
Mahkeme kararının redde ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu encümen kararının ve ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, yapı tatil tutanağının usulüne uygun düzenlenmediği, ileri sürülerek dava konusu işlemin bu kısım yönünden de iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
2- (DAVALI)
Mahkeme kararının iptale ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu, yapı kontrol elemanlarınca çevre ve gürültü kirliliğine ilişkin özel bir tutanak tutulduğu, artırımların doğru uygulandığı, mevzuata uygun işlem tesis edildiği öne sürülerek davanın bu kısım yönünden de reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
1- (DAVACI) Savunma verilmemiştir.
2- (DAVALI) Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince;2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İstanbul İli, Sultangazi İlçesi, …… Mahallesi, ….. Sokak, 934 ada, 6 parsel, 8 numaralı taşınmazda, ruhsat ve eki projeye aykırı imalat yapıldığından bahisle 28/11/2017 gün ve 664 sayılı yapı tatil düzenlenmiştir.
Bu tutanak esas alınarak, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya ve dava dışı …..'a hisseleri oranında toplam 25.471,98-TL idari para cezası verilmesine yönelik 30.11.2017 tarih ve 796 sayılı Belediye Encümeni kararı alınmıştır.
Davacı tarafından anılan belediye encümeni kararının iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrasında, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16’ncı maddesi ile eklenen geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiş; 28 Aralık 2018 tarih ve 30639 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7159 sayılı Kanunun 4. maddesi ile, maddenin dördüncü fıkrasına “bu Kanun” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve 2960 sayılı Kanun” ibaresi eklenmiş ve maddeye bağlı 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesine ait kroki ile sınır ve koordinat listesi ekteki şekilde değiştirilmiş; 31.12.2018 günlü ve 538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresinin 30/06/2019 tarihine kadar uzatılmasına karar verilmiştir.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin birinci fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiş, 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise; “(2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Sultangazi İlçesi, … Mahallesi, …. Sokak, 934 ada, 6 parsel, No:8 adresinde ruhsat ve eki projeye aykırı imalat yapıldığına dair 28/11/2017 gün ve 664 sayılı yapı tatil tutanağına istinaden, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin 3. alt bendi uyarınca hesaplanan temel ceza ile bu cezada aynı fıkranın (c) bendinin 4, 5, 9, 12 ve 13. alt bentlerine göre yapılan arttırımların toplamı olan 25.471,98-TL para cezasıyla davacının ve dava dışı ….'ın hisseleri oranında cezalandırılmasına ilişkin 30/11/2017 gün ve 796 sayılı Sultangazi Belediye Encümeni kararının tesis edildiği, ayrıca anılan idari para cezasının tahsili amacıyla davacı adına 12.735,99-TL tutarlı, 01.12.2017 tarihli ödeme emri düzenlendiği, akabinde aynı yapı tatil tutanağına istinaden 3194 sayılı Kanunun 42/3. Fıkrası uyarınca yine davacı ve dava dışı .......'ın hisseleri oranında toplam 11.274,44-TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 30.01.2018 tarih ve 65 sayılı belediye encümeni kararının tesis edildiği, ayrıca anılan idari para cezasının tahsili amacıyla davacı adına 5.636,22-TL tutarlı, 02.02.2018 tarihli, 31/95437 cilt/sayfa nolu ödeme emrinin düzenlendiği, 30/11/2017 gün ve 796 sayılı Sultangazi Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı adına düzenlenen 12.735,99-TL tutarlı, 01.12.2017 tarihli ödeme emrinin İstanbul 13. İdare Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli, E:2018/442, K:2019/539 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, davacı adına düzenlenen 5.636,22-TL tutarlı, 02.02.2018 tarihli, 31/95437 cilt/sayfa nolu ödeme emrinin ise İstanbul 7. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 29.01.2019 tarihli, E:2018/331, K:2019/67 sayılı kararıyla iptal edildiği ve bu karara istinaf yolu kapalı olduğundan kesinleştiği görülmektedir.
Dairemizin 17.03.2020 tarihli, E:2019/1160 sayılı ara kararına cevaben davalı idare tarafından eklenen 13.05.2020 kayıt tarihli beyan dilekçesinin ve eklerinin incelenmesinden, davacı tarafından 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16. Maddesi kapsamında yapılan başvuru sonucunda düzenlenen 03.01.2019 tarih ve YCVMDAZZ Belge Numaralı Yapı Kayıt Belgesine istinaden; Sultangazi Belediye Encümeninin 05.03.2019 tarihli, 244 sayılı kararıyla, anılan yasa hükmü uyarınca davaya konu Belediye Encümeni kararı ile davacı adına verilen idari para cezasının ödenmeyen kısımlarının iptal edildiği görülmüştür.
Bu durumda, uyuşmazlığın ortadan kalktığı, bir diğer deyişle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, yargılama giderlerinin kapsamı belirlenmiş; bu çerçevede, karar ve ilam harçları, posta giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri, vekille takip edilen davalarda yasa gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde, yasada yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği kurala bağlanmış, böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
Bilindiği üzere, yargılama sonucu bir tarafa yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o tarafın dava açmak ya da dava açılmasına sebebiyet vermek suretiyle karşı tarafın yargılama masrafı yapmasına neden olunmasıdır.
Olayda, dava konusu işlemin tesis edildiği ve davanın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren 3194 sayılı Kanunun geçici 16. maddesi uyarınca yıkım kararının iptal edilmiş olması nedeniyle konusuz kalan davada; hukuksal denetim yapılamadığından ve tarafların haklılık durumu değerlendirilmediğinden yargılama giderleri bakımından sorumlu tutulmalarının, adalet, hakkaniyet, hukuk devleti ilkelerine uygun düşmeyeceği açık olup, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılması ve taraflar lehine veya aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1-2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tarafların İSTİNAF BAŞVURULARININ KABULÜNE,
(i) İstanbul 11. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 09/11/2018 tarih ve E:2018/341, K:2018/1764 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
(ii) 7143 sayılı Kanunla 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen geçici 16. madde uyarınca alınan Yapı Kayıt Belgesine istinaden dava konusu encümen kararı davalı idare tarafından iptal edildiğinden, dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Aşağıda dökümü yapılan ve davacı tarafından karşılanan 290,50-TL yargılama gideri ile 266,90-TL istinaf yargılama gideri toplamı olan 557,40-TL tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama ve istinaf aşamasında davalı idare tarafından karşılanan 266,90-TL tutarın davalı idare üzerinde bırakılmasına,
3-Taraflar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine,
4-2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
5-Aynı Kanun maddesi uyarınca kesin olarak 29/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)