(2709 S. K. m. 73) (2576 S. K. m. 5, 6) (2577 S. K. m. 45) (2464 S. K. m. 97)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi Genel Kurulu'nun 03/10/2016 tarih ve 2016/10-721 sayılı kararındaki yükümlülükler doğrultusunda .... plakalı aracının "…." tahditli plaka serisine dönüştürülmesi için 08/12/2016 tarih ve 82935 evrak kayıt nolu dilekçesi ile yaptığı başvuru nedeniyle tahakkuk ettirilen 50.000,00-TL. ruhsat yenileme ücretinin terkini ve tahsil edilen 25.000,00-TL.'nin iadesi için yaptığı düzeltme başvurusunun zımnen reddinden sonra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na yaptığı şikayet başvurusunun reddine ilişkin 14.11.2018 tarihli ve E.93261 sayılı işlemin iptali ve ödediği tutarın iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın; davacıdan tahsil edilen tutarın dayanağının, Antalya Büyükşehir Belediyesi Toplu Taşıma Araçları Yönetmeliği, 03.10.2016 tarihli ve 2016/10-721 sayılı Ukome Genel Kurul Kararı ile 14.10.2016 tarih ve 1149 sayılı Antalya Büyükşehir Belediyesi Meclis kararının olduğu, 5216 sayılı Kanun ile Büyükşehir Belediyelerine tekel olarak verilmiş hizmetlerin imtiyaz ile özel kişiler tarafından görülmesi esnasında yapılacak devirlerde ücret alınabileceğine dair kanuni bir düzenleme bulunmadığı ve Anayasa'nın 73.maddesi hükmü ile vergilerin kanuniliği ilkesi gereği mali yükümlülük getiren düzenlemeler kanunla yapılması gerektiğinden, meclis kararıyla mükelleflere mali yükümlülük getirilmesinin mümkün bulunmadığı, buna göre, özel halk otobüsünün …. plakadan .... plakalı araca dönüştürülmesi için öngörülen mali yüküm niteliğini haiz ruhsat yenileme ücreti kanuni dayanaktan yoksun olduğundan ve mevzuda hata bulunduğundan, davacının ödediği ruhsat yenileme ücretinin iadesi istemiyle davalı idareye yaptığı şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kabulü ve davacının ödediği 25.000,00-TL.'nin davacıya iadesi yolunda verilen Antalya 2. Vergi Mahkemesi'nin 29/03/2019 gün ve E:2018/1369; K:2019/386 sayılı kararının; dava konusu ücretin vergi niteliğinde olmadığı, ücretin alınmasına dayanak kararlara karşı idare mahkemelerinde açılan davaların reddedildiği ve kesinleşen hükümlerle bedelin alınabileceği sabit olduğu halde diğer ücretlerle aynı nitelikteymiş gibi eksik incelemeyle verilen kararın hukuka aykırı olduğu, kararın, ücretin alınmasını zorunlu kılan Danıştay denetiminden geçmiş idare mahkemesi kararları ile çeliştiği, dava konusu ücretin tahsilinin daha önce alınmış mahkeme kararlarının uygulanması açısından bir zorunluluk olduğu, aksi halde kamu zararı doğacağı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek dava dosyası incelendi ve işin gereği görüşüldü;
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Kanunu'nun 3410 sayılı Kanunla değişik 6. maddesinde; "Vergi Mahkemeleri;
a) Genel Bütçeye, İl Özel İdareleri, Belediye ve Köylere ait vergi resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları,
b) (a) bendindeki konularda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları,
c) Diğer kanunlarda verilen işleri, çözümler", denilmek suretiyle vergi mahkemelerinin görev konuları sayılarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Anılan Kanunun değişik 5. maddesinin 1.fıkrasında ise; vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay'da çözümlenecek olanlar dışındaki idari davaların idare mahkemeleri tarafından çözümleneceği belirtilmiştir.
İdari yargıda, idare mahkemeleri genel görevli, vergi mahkemeleri ise sadece Kanunda sayılan davalara bakabilecek özel görevli yargı mercileridir. Özel görevli idari yargı yeri olarak vergi mahkemelerinin görev alanı 2576 sayılı Kanunun 6. maddesinde gösterilmiş olup, Kanunla sınırları çizilen alan dışında kalan ve özel görevli başka idari yargı yerinin görevine girmeyen idari uyuşmazlıklara idare mahkemeleri bakmakla görevlidir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 5. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin davaya görevsiz mahkeme tarafından bakılmış olması halinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, 14 + 1 oturma kapasiteli M plaka tescilli minibüs plaka ve ruhsatlarının iptal edilerek, araçların 18 +1 oturma yolcu kapasiteli ve M plaka yerine normal plaka olarak değiştirilmesi yönündeki Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı UKOME Genel Kurulu'nun 26.10.2007 tarih ve 2007/10-170 sayılı kararının, Antalya 2. İdare Mahkemesi'nin E:2011/342; K:2011/574 sayılı kararı ile hak sahiplerine kapasite artışından kaynaklanan değer artışına dair ihale yapılmaksızın, tahditli plakalar kaldırılarak hak sahiplerinin normal plakalı araçlar ile toplu taşıma faaliyetini sürdürmelerine imkan veren kararda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal edildiği ve söz konusu kararın Danıştay 8. Dairesi'nin 02/11/2011 tarih ve E:2011/7152; K:2011/5330 sayılı kararıyla onandığı, yine, söz konusu araçların koltuklarının sökülerek eski hale getirilmesine ilişkin UKOME Genel Kurulu'nun 15/06/2012 tarih ve 2012-06-369 sayılı kararının Antalya 2. İdare Mahkemesi'nin 10/10/2013 tarih ve E:2012/1067;K:2013/1117 sayılı kararı ile iptal edildiği ve söz konusu kararın Danıştay 8. Dairesi'nin 02/07/2019 tarih ve E:2014/513; K:2019/6404 sayılı kararıyla onandığı, Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 09/03/2015 tarih ve 175 nolu kararı ile söz konusu yargı kararları gözetilerek 4 koltuk artışı suretiyle oluşan değer artışı bedelinin toplam 20.000,00-TL. olarak belirlenmesine karar verildiği, bu karara karşı açılan davanın ise Antalya 1. İdare Mahkemesi'nin 13/07/2016 tarih ve E:2015/540; K:2016/737 sayılı kararıyla reddedildiği, söz konusu kararın temyiz incelemesinin ise Danıştay 8. Dairesi'nin E:2017/1349 sayılı dosyasında halen devam ettiği, bu defa, Antalya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi Genel Kurulu'nun 03/10/2016 tarih ve 2016/10-721 sayılı kararı ile toplu taşıma sisteminde faaliyet gösteren ve Mahkeme kararları ile iptal edilen "…." plakalı araçların 2'ye 1 birleşerek "...." plaka serisinden 12 metrelik otobüse dönüştürülmesine, birleşmeyi kabul eden taşımacı esnafın dilekçe vermesine ve tahditli plaka bedelinin Büyükşehir Belediye Meclisince belirlenmesine karar verildiği, söz konusu karara karşı açılan davaların ise idare mahkemelerince reddedildiği ve Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 14/10/2016 tarih ve 1149 sayılı kararı ile de M-AB-ATT-AN (tahditli) sivil plakalı araçların birleşmesinden oluşan otobüs plaka bedelinin 50.000,00-TL. olduğuna ve Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 09/03/2015 tarih ve 175 nolu kararına istinaden "…." plakaya dönüşüm işlemi yapan araçlardan daha önce alınan ücretin bu bedellerden mahsup edilmesine karar verildiği ve davacının "...." plaka serisine dönüşerek toplu taşıma sistemine dahil olmak için dilekçe vermesi üzerine 50.000,00-TL. ruhsat yenileme ücretinin tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır.
Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi'nin 14/10/2016 tarih ve 1149 sayılı kararı ile belirlenen ve 09/03/2015 tarih ve 175 nolu karara istinaden daha önce alınan ücretten mahsup edilerek M-AB-ATT-AN (tahditli) sivil plakalı araçların birleşmesi ile oluşan otobüs sahiplerinden alınmasına karar verilen bedelin, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesi uyarıca belediye meclisince belirlenmiş bir tarifeye göre davacıdan tahsil edilen bir ücret niteliğinde olmadığı, yargı kararları doğrultusunda araçların toplu taşıma sisteminde yer alabilmesi için tahsil edilen bir bedel olduğu ve söz konusu toplu taşıma sistemine ilişkin olarak belediye birimlerince alınan kararlara karşı açılan davaların idare mahkemelerinde görüldüğü dikkate alındığında, davacının "...." plakalı otobüse dönüşerek toplu taşıma sisteminde yer alabilmek için ödediği bedelden kaynaklanan uyuşmazlığın görüm ve çözümünün Vergi Mahkemesinin görevleri arasında bulunmadığı, İdare Mahkemesinin görev alanına girdiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, Antalya 2. Vergi Mahkemesinin 29/03/2019 gün ve E:2018/1369; K:2019/386 sayılı kararının kaldırılmasına, kaldırma kararı gözetilerek yeniden karar verilmek üzere dava dosyasının mahkemesine iadesine, yargılama giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince dikkate alınacağından bu konuda ayrıca hüküm tesisine gerek olmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/5. maddesi uyarınca temyiz yolu kapalı olmak üzere, 10/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)