İSTEMİN ÖZETİ: ….. Devlet Hastanesinde veri hazırlama işletmeni kadrosuyla sözleşmeli müdür yardımcısı olarak görev yaparken önce 15/02/2017 tarihinde görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanıp 22/02/2017 tarihi itibariyle sözleşmesi feshedilen, sonrasında 14/07/2017 tarih ve 30124 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan 692 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname eki listede adına yer verilmek suretiyle FETÖ/PDY kapsamında kamu görevinden çıkarılan ancak 12/01/2018 tarihli ve 30229 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 697 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 16/01/2018 tarih 28/46 sayılı onayı ile görevine iade edilen davacının, tedbiren görevden uzaklaştırıldığı 15/02/2017 tarihi ile iade kararına istinaden fiilen kamu görevine başladığı 19/01/2018 tarihi arasında yoksun kaldığı "Müdür Yardımcılığı" pozisyonuna ilişkin mali ve sosyal haklarının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 19/02/2018 tarih ve E.2003 sayılı Sakarya Valiliği- İl Sağlık Müdürlüğü işleminin iptali ile bu pozisyona ilişkin olarak yoksun kaldığı maaş, döner sermaye ek ödemesi ve diğer sosyal hakları ile banka promosyonundan müteşekkil mali haklarının ödenmesi istemiyle açtığı davanın reddine karar veren Sakarya 1. İdare Mahkemesinin 23/01/2019 tarih ve E:2018/292, K:2019/41sayılı kararının, davacı tarafından; Anayasanın 125. maddesi ve ilgili KHK'lar uyarınca uğramış olduğu zararların eksiksiz olarak giderilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeler neticesinde bu yöndeki taleplerinin reddedilmesinin evrensel olarak korunan hakların ihlali anlamına geldiği ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf dilekçesinde belirtilen hususların mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı ve kararın usul ve hukuka uygun olduğu ileri sürülerek istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; ….. Devlet Hastanesinde veri hazırlama işletmeni kadrosuyla sözleşmeli müdür yardımcısı olarak görev yaparken önce 15/02/2017 tarihinde görevden uzaklaştırma tedbiri uygulanıp 22/02/2017 tarihi itibariyle sözleşmesi feshedilen, sonrasında 14/07/2017 tarih ve 30124 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayımlanan 692 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname eki listede adına yer verilmek suretiyle FETÖ/PDY kapsamında kamu görevinden çıkarılan ancak 12/01/2018 tarihli ve 30229 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 697 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 16/01/2018 tarih 28/46 sayılı onayı ile görevine iade edilen davacının, tedbiren görevden uzaklaştırıldığı 15/02/2017 tarihi ile iade kararına istinaden fiilen kamu görevine başladığı 19/01/2018 tarihi arasında yoksun kaldığı "Müdür Yardımcılığı" pozisyonuna ilişkin mali ve sosyal haklarının ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 19/02/2018 tarih ve E.2003 sayılı Sakarya Valiliği- İl Sağlık Müdürlüğü işleminin iptali ile bu pozisyona ilişkin olarak yoksun kaldığı maaş, döner sermaye ek ödemesi ve diğer sosyal hakları ile banka promosyonundan müteşekkil mali haklarının ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İlk derece Mahkemesince "...Bu itibarla; somut uyuşmazlıkta, sözleşmenin feshine ilişkin 22/02/2017 tarih ve 2088 sayılı kararın davacı tarafından öğrenilmesinin ardından anılan işlemin iptali istemiyle dava açılmadığı gibi, idare işleminin iptali yönünde bir mahkeme kararının dosyaya sunulmadığı, idarece de hukuk aleminden kaldırıldığı yönünde bir belgenin de ibraz edilemediği, tekrar müdür yardımcılığı görevine iadesi için yaptığı başvurunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada ise, Sakarya 2. İdare Mahkemesi'nin 07.11.2018 tarih ve E:2018/172, K: 2018/949 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, müdür yardımcılığına ilişkin sözleşmenin feshine ilişkin 22/02/2017 tarih ve 2088 sayılı kararın hukuken geçerli olduğu, kadro unvanının veri hazırlama kontrol işletmeni olduğu, kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödendiği anlaşılmakla dava konusu 15/02/2017-19/01/2018 tarihinde yoksun kaldığı mali ve sosyal haklarının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 19/02/2018 tarih ve E.2003 sayılı Sakarya Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü işleminin hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden davacının yoksun kaldığını ileri sürdüğü mali ve sosyal haklarının tazmini olanağı da bulunmamaktadır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Aynı Dilekçe ile Dava Açılabilecek Haller" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında; her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği düzenlenmiş; söz konusu Kanun'un 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde; dava dilekçeleri üzerinde 3 ve 5. madde hükümlerine uygun olup olmadıkları yönünden ilk inceleme yapılacağı belirtilirken, izleyen 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde; 14. maddenin 3/g bendinde yazılı halde otuz gün içinde 3 ve 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
Öte yandan; idari bir tedbir olarak görevden uzaklaştırma müessesesi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 137. maddesinde düzenlenirken, bu tedbirin uygulandığı hallerde ilgili kamu görevlilerinin mali haklarına ilişkin usül ve esasların anılan Kanun'un 141. maddesiyle belirlendiği; FETÖ/PDY terör örgütünce 15/07/2016 tarihinde teşebbüs edilen darbe girişimine istinaden uygulanan kamu görevinden çıkarma tedbirleri ile bu tedbirlere maruz kaldıktan sonra yapılan değerlendirmeler neticesinde kamu görevine iade edilenlerin mali ve sosyal haklarıyla ilgili usül ve esasların ise ilgili Kanun Hükmünde Kararnamelerde (697 ve 698 sayılı KHK'lar gibi) yer aldığı bilinmektedir.
Somut olayda ise; davacının talep ettiği mali ve özlük haklarının, dönemler itibariyle, kısmen 657 sayılı Kanun uyarınca "Görevden Uzaklaştırma" tedbirinin uygulanmasına; kısmen de 697 sayılı OHAL KHK'sı ile göreve iade edilene kadar 692 sayılı OHAL KHK'sı ile uygulanan "Kamu Görevinden Çıkarma" tedbirine tabi tutulmasına ilişkin olduğu görülmektedir.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler, yukarıdaki mevzuat hükümleri ve açıklamalar ile birlikte değerlendirildiğinde; "Görevden Uzaklaştırma" tedbirinden kaynaklanan mali ve özlük haklarıyla ilgili usül ve esasların 657 sayılı Kanun hükümleriyle; 15/07/2016 tarihinde yaşanan darbe girişiminin sebep olduğu olağanüstü hal kapsamında "Kamu Görevinden Çıkarma" tedbirine tabi tutulduktan sonra görevine iade edilenlerin mali ve özlük haklarına ilişkin düzenlemelerin ise Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamelerinde (697 ve 698 sayılı KHK'lar gibi) düzenlendiği sabit olup, farklı mevzuat hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gereken her iki döneme ilişkin mali ve özlük hak talepleri arasında, 2577 sayılı Kanun'un 5/1. maddesinde arandığı şekilde maddi veya hukuki bir bağ ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda; davacının tazminini istediği mali ve özlük haklarıyla ilgili uyuşmazlığın, 657 sayılı Kanunda düzenlenen "Görevden Uzaklaştırma" tedbirinin uygulanmasına ilişkin olanlar itibariyle ayrı; 692 sayılı olağanüstü hal KHK'sı kapsamında "Kamu Görevinden Çıkarma" tedbirine tabi tutulmasına ilişkin olanlar yönünden ayrı açılacak iki davada çözümlenmesi gerekirken, aynı davada görülmesinde isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf talebinin kabulüne, Sakarya 1. İdare Mahkemesinin 23/01/2019 tarih ve E:2018/292, K:2019/41 sayılı kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine iadesine, Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda verilecek karar ile yargılama giderleri hakkında da hüküm kurulacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45/5.maddesi uyarınca kesin olarak, 13/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)