İSTEMİN ÖZETİ: Ankara 4.İdare Mahkemesi'nce verilen 13/03/2019 gün ve E:2017/1321, K:2019/556 sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek, gereği görüşüldü:
Dava, Emniyet Amiri olarak görev yapan davacı tarafından, hakkında 2005 yılında yapılan ve meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılması ile neticelenen disiplin soruşturmasının, suç teşkil eden eylemler ve hukuka aykırı yol ve yöntemlerle gerçekleştirildiği hususunun 2016 yılında yeniden düzenlenen tevdi ve disiplin soruşturma raporları ile tespit edildiği, bu hususta birçok kez beyanda bulunmasına rağmen iddialarının araştırılmadığı, taleplerinin işleme konulmadığı, FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında firari ve tutuklu olan kişilerin, meslekten çıkarma kararını veren Yüksek Disiplin Kurulu heyetinde yer aldıkları ve bu şekilde verilen kararın Bakanlık tarafından onaylandığı, 2016 yılında yapılan tespitlere rağmen uğradığı haksızlığın ve yıllardır süregelen mağduriyetinin giderilmesi taleplerinin reddedilmesinin ağır kusur teşkil ettiğinden bahisle 500.000,00-TL manevi tazminatın 02/06/2005 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/03/2019 gün ve E:2017/1321, K:2019/556 sayılı kararla; Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 13/12/2017 tarih ve E:2017/1593, K:2017/2018 sayılı kararının gerekçesi dikkate alındığında, davacı hakkında isnat olunan eylemin sübuta erip ermediğine ilişkin bir işlemin ya da mahkeme kararının bu aşamada olmadığı görülmekte olup, davalı idarece yeniden yapılacak değerlendirme sonucu anılan soruşturma raporunun değerlendirilmesi suretiyle davacı hakkında isnat olunan eylemin sabit olduğuna karar verilebileceği, bu doğrultuda davacı hakkında bir disiplin cezasıyla tecziyesine karar verilebileceğinin mümkün olduğu, dolayısıyla, bu aşamada davacının haksız ve hukuka aykırı olarak meslekten çıkarıldığının sabit olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı ya da kesinleşmiş idari bir işlem olmadığından bu aşamada davacının kesinleşmiş bir manevi zarara uğramadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, Mahkeme kararının hukuk ve usule aykırı olduğu öne sürülmekte ve istinaf yoluyla kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun " Tam yargı davalarında yetki '' başlıklı 36. maddesinin (a) bendinde; idari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözmeye yetkili yer idare mahkemesi olduğu düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde Emniyet Amiri rütbesinde Ruhsat İşlemleri Şube Müdürü olarak görev yapan davacının, 20/09/2005 tarih ve 2005/305 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin E:2005/2663 sayılı dosyasında 14/11/2006 tarih ve K:2006/3354 sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, anılan kararın Danıştay Onikinci Dava Dairesi'nin 12/06/2007 tarih ve E:2007/1041, K:2007/2880 sayılı kararıyla onandığı, karar düzeltme talebinin de aynı Dairenin 21/05/2009 tarih ve E:2007/4503, K:2009/3091 sayılı kararıyla reddedilerek kararın kesinleştiği, davacı tarafından 2014 yılında meslekten çıkarılmasına dayanak teşkil eden delillerin yasal dayanağı olmadığı, kanıt sayılmadığı, kurgu ve soyut olarak hazırlandığı ileri sürülerek şikayetçi olması üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 27/10/2014 tarih ve 19776 sayılı yazısıyla konunun araştırılmasına karar verildiği, anılan yazı doğrultusunda 06/12/2016 tarih ve 241 sayılı disiplin soruşturma raporunun düzenlendiği, davacının 27/02/2017 tarihli başvurusu ile de, meslekten çıkarılması ile neticelenen disiplin soruşturmasının suç teşkil eden eylemler, hukuka aykırı yol ve yöntemlerle gerçekleştirildiğinin 2016 yılında düzenlenen tevdi ve disiplin soruşturma raporları ile tespit edilmesi, bu hususta birçok kez beyanda bulunmasına rağmen iddialarının araştırılmaması, taleplerinin işleme konulmaması, Fetö/Pdy soruşturmaları kapsamında firari ve tutuklu olan kişilere meslekten çıkarılmasına dair Yüksek Disiplin Kurulu heyetinde yer verilmesi ve bu şekilde verilen kararın Bakanlık tarafından onaylanması, 2016 yılında yapılan tespitlere istinaden uğradığı haksızlığın ve yıllardır süregelen mağduriyetinin giderilmesi taleplerinin reddedilmesinin ağır kusur teşkil ettiğinden bahisle 500.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesi talep edildiği, bu talebin reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan, davacı tarafından anılan soruşturma raporu gerekçe gösterilerek Samsun 1. İdare Mahkemesi'nin 14/11/2006 tarih ve E:2005/2663, K:2006/3354 sayılı kararında yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, ve anılan Mahkeme'nin 13/12/2017 tarih ve E:2017/1593, K:2017/2018 sayılı kararıyla, "Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan soruşturma sonucu düzenlenen 06/12/2016 tarih ve 241 sayılı soruşturma raporu dikkate alındığında, yargılanmanın yenilenmesine ilişkin şartların oluştuğu ve söz konusu mahkeme kararımızın yeniden hüküm kurulmak üzere yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durumda, davacı hakkında soruşturma konusu olan iddialarla ilgili olarak davacı tarafından yapılan şikayeti üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'nca tanzim olunan 06/12/2016 tarih ve 241 sayılı soruşturma raporundaki, 'davacının hukuka aykırı dinlendiği, disiplin soruşturması yapılanlarca subjektif zan ve teminlerle, en önemlisi de maksatlı yorum suretiyle Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun yanıltıldığı ve davacıyı haksız yere meslekten çıkarılarak mağdur edilmesine sebebiyet verildiği' şeklindeki değerlendirilme ile dosyadaki diğer tüm bilgi ve belgelerin (soruşturma raporu ve ekleri dahil) birlikte değerlendirilmesinden, davacı hakkında isnat edilen fiillerin (iddiaların) sübuta erip ermediği hususunun detaylı bir şekilde araştırılarak hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde somut ve açık delillerle ortaya konulması gerekirken, eksik inceleme ve soruşturma sonucu tesis edilen dava konusu disiplin cezasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Öte yandan, Mahkememizin iş bu kararı üzerine, davalı idarece, davacı hakkında isnat edilen olayların (fiillerin) detaylı bir şekilde araştırılmak suretiyle sonucuna göre yeniden işlem tesis edilebileceği de açıktır." gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi istemi kabul edilerek, davacının meslekten çıkarma disiplin cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin işlemin iptaline karar verildiği, yargı kararı uyarınca Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun 16.05.2019 tarih ve 2019/274 sayılı kararıyla davacı hakkında yeni bir işlem tesis edilip edilmeme hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacı hakkında yeni bir disiplin cezası verilmediği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, her ne kadar davacı tarafından manevi tazminat isteminde bulunmasının sebebi olarak "meslekten çıkarılması ile neticelenen disiplin soruşturmasının suç teşkil eden eylemler, hukuka aykırı yol ve yöntemlerle gerçekleştirildiğinin 2016 yılında düzenlenen tevdi ve disiplin soruşturma raporları ile tespit edilmesi "sebebi yanında," bu hususta birçok kez beyanda bulunmasına rağmen iddialarının araştırılmaması, taleplerinin işleme konulmaması, FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında firari ve tutuklu olan kişilere meslekten çıkarılmasına dair Yüksek Disiplin Kurulu heyetinde yer verilmesi ve bu şekilde verilen kararın Bakanlık tarafından onaylanması" şeklindeki sebeplere yer verilmiş ise de, netice olarak, davacının manevi tazminat istemli davasının sebeplerinin, davacının 20/09/2005 tarihli meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması ve bu işlemden sonraki süreçten kaynaklandığı, davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan gerek ilk davanın, gerekse yargılamanın yenilenmesi talepli ikinci davanın da Samsun 1. İdare Mahkemesi'nde görüldüğünün açık olması karşısında; 2577 sayılı Kanun'un 36. maddesinin (a) bendi uyarınca idari işlemden kaynaklanan tam yargı davası niteliğinde bulunduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın görüm ve çözümünde, zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözmeye yetkili olan Samsun İdare Mahkemesi'nin yetkili olduğu anlaşılmakla, dava konusu uyuşmazlık hakkında yetkili olmayan Ankara İdare Mahkemesi'nce verilen kararda hukuki isabet bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf isteminin KABULÜ ile Ankara 4. İdare Mahkemesi'nce verilen 13/03/2019 gün ve E:2017/1321, K:2019/556 sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 sayılı Kanun'un 45.maddesinin 5.fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının MAHKEMESİNE İADESİNE, istinaf nedeniyle doğan yargılama giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince gözetileceğinden bu konuda ayrıca KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, anılan madde uyarınca KESİN olarak 05/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)