(6306 S. K. m. 2, 3, 5, 6) (634 S. K. m. 19) (6100 S. K. m. 400, 401) (2577 S. K. m. 31) (4721 S. K. m. 2, 3) (2576 S. K. m. 3) (6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği m. 8)
İSTEMİN ÖZETİ: Denizli İli, Pamukkale İlçesi, ….. Mahallesi, 2696 ada, 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan yapıda bağımsız bölüm sahibi davacı tarafından, parseldeki binanın riskli yapı olması sebebiyle 30 gün içinde yıkım izni alınarak malikince yıktırılması yolunda tesis edilen 22/04/2019 günlü, 4090 sayılı davalı idare işlemi ile anılan yapı için güçlendirme yapı ruhsatı verilmesi istemiyle 12/03/2019 günlü dilekçeyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 30/04/2019 günlü, 1872 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacının taşınmazının 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca riskli yapı olarak tespit edildiği, aynı Kanun'un 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca taşınmazın boşaltılması ve yıktırılacağına ilişkin yapılan tebligat üzerine davacının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesinin 1. ve 2. fıkraları uyarınca Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak taşınmazının güçlendirilebileceğine ilişkin tespit isteminde bulunduğu, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 400. ve 401. maddeleri uyarınca anılan mahkemenin 2019/10 D.iş sayılı dosyası üzerinden hazırlanan 16.02.2019 günlü bilirkişi raporuna göre, "yapının riskli olmakla birlikte teknik açıdan güçlendirilmesinin mümkün olduğu ve zorunlu olduğu"nun tespit edildiği, anılan rapora dayalı olarak davacı tarafından 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 5. fıkrası uyarınca maliki olduğu taşınmazı hakkında güçlendirme yapı ruhsatı verilmesi için davalı idareye başvuruda bulunulduğu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca bu hususta kat maliklerinin rızasının aranmayacağı, her ne kadar müdahiller tarafından binanın güçlendirilmesinin mümkün olmadığına ilişkin bilirkişi raporu bulunduğu iddia edilmiş ise de, müdahillerce bu iddiaya ilişkin olarak dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda binanın güçlendirilmesinin mümkün olmadığının belirtilmediği, sadece güçlendirilmesi mümkün olmakla birlikte güçlendirme yapılmasının ekonomik olmadığına vurgu yapıldığı, bir başka deyişle davacı tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile müdahillerce dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporu arasında esasen bir çelişki bulunmadığı, bu haliyle usul ekonomisi de gözetildiğinde uyuşmazlıkla ilgili olarak yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek bulunmadığı, sonuç olarak riskli yapı olarak tespit edilen taşınmazın teknik açıdan güçlendirilmesinin mümkün olduğu, güçlendirmenin ekonomik olmadığı hususunun ise dava konusu işlemi hukuka uygun hale getirmeyeceği anlaşıldığından, binanın riskli yapı olması sebebiyle yapının 30 gün içinde yıkılmasını isteyen 22/04/2019 günlü, ..718/4090 sayılı davalı idare işlemi ile bu işlemin tebliği üzerine 12/03/2019 tarihinde davalı idareden, anılan yapı için güçlendirme yapı ruhsatı verilmesi talebinin, güçlendirme ruhsatı verilebilmesi için kesinleşmiş mahkeme kararı verilmesi gerektiğinden bahisle reddi yönünde tesis edilen, 30/04/2019 günlü, 1872 sayılı işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren Denizli İdare Mahkemesi'nin 12/09/2019 günlü, E:2019/538, K:2019/956 sayılı kararının; davalı idare vekilince; uyuşmazlığa konu yapı hakkında Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce Riski Yapı Tespit Raporu düzenlendiği, anılan rapora davacı tarafından itiraz edilmediği ve raporun kesinleştiği, davacının güçlendirme ruhsatı talebinin kanun ve yönetmeliklere uygun olarak reddedildiği, idarenin sağlıklı ve güvenli yaşama için herhangi bir can ve mal kaybının olmaması için gerekli önlemleri almakla yükümlü olduğu, bu kapsamda idarenin kanunun tanıdığı görev ve yetkiler dairesinde üzerine düşen görevleri usule ve yasaya uygun olarak gerçekleştirdiği, müdahillerden ... vekilleri tarafından; yapının riskli yapı olduğuna dair alınan rapora davacı tarafından itiraz edilmediği, 1.derece deprem riski içinde bulunan Denizli İlinde beton taşıma kapasitesinin çok altında (C8) olan yapıda güçlendirme yapılamayacağı ve belediyeden güçlendirme ruhsatı alımına izin verilmeyen bir binanın olası bir deprem, hatta sarsıntı durumunda yıkılabileceği, yaşanılacak böyle bir durumda telafisi güç veya imkansız zararların doğmasının söz konusu olacağı ileri sürülerek istinaf yolu ile kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkemece verilen kararın 6306 sayılı Kanuna ve özellikle bu Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 8. maddesinin 5. fıkrasına ve 634 sayılı Kanunun 19. maddesine uygun olduğu, öte yandan müdahillerden ... tarafından yetkisiz mahkemece yapılan tespit sonucu hazırlanan bilirkişi raporuna yapılan itirazda, İdare Mahkemesince güçlendirme ruhsatı verilmesi gerektiğine karar verildikten sonra aynı bina için güçlendirme yapılıp yapılamayacağı konusunda adli yargıdan tespit istenilmesinin İdare Mahkemesinin yetkisine tecavüz edilmesi anlamına geldiği, İdare Mahkemesinin kesin yargıya bağladığı bir konuda hukuk mahkemesinden tespit istenemeyeceği, tespit isteyenin binada kasten ve sonradan yaptığı hasarların ne şekilde giderileceğinin güçlendirme projesinde gösterilmediği, bu nedenle binanın güçlendirilemeyeceğine dair verilen raporun hukuki geçerliliğinin olmadığı, tespit isteyen müdahilin İdare Mahkemesinin güçlendirme kararı verdiği binaya zarar verip yeniden tespit istemesinin hukuka ve Medeni Kanunun 2 ve 3. maddelerine aykırı olduğu ve istinaf başvurularının reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü ve Dördüncü İdari Dava Daireleri Müşterek Kurulunca 2576 sayılı Kanunun 3/D maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, Denizli İli, Pamukkale İlçesi, ... Mahallesi, 2696 ada, 2 parsel sayılı taşınmazda bağımsız bölüm maliki tarafından, parseldeki binanın riskli yapı olması sebebiyle 30 gün içinde yıkım izni alınarak malikince yıktırılması yolunda tesis edilen 22/04/2019 günlü, 4090 sayılı davalı idare işlemi ile anılan yapı için güçlendirme yapı ruhsatı verilmesi yolundaki 12/03/2019 günlü dilekçeyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 30/04/2019 günlü, 1872 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde; "(1) Bu Kanunun uygulanmasında; (...) b) İdare: Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeleri, bu sınırlar dışında il özel idarelerini, büyükşehirlerde büyükşehir belediyelerini ve Bakanlık tarafından yetkilendirilmesi hâlinde büyükşehir belediyesi sınırları içindeki ilçe belediyelerini, (...) (d) Riskli yapı: Riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıyı (...) ifade eder", hükmüne, "Tespit, taşınmaz devri ve tescil" başlıklı 3. maddesinde;"(1) Riskli yapıların tespiti, Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde masrafları kendilerine ait olmak üzere, öncelikle yapı malikleri veya kanuni temsilcileri tarafından, Bakanlıkça lisanslandırılan kurum ve kuruluşlara yaptırılır ve sonuç Bakanlığa veya İdareye bildirilir. Bakanlık, riskli yapıların tespitini süre vererek maliklerden veya kanuni temsilcilerinden isteyebilir. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde, tespitler Bakanlıkça veya İdarece yapılır veya yaptırılır. Bakanlık, belirlediği alanlardaki riskli yapıların tespitini süre vererek İdareden de isteyebilir. Bakanlıkça veya İdarece yaptırılan riskli yapı tespitlerine karşı maliklerce veya kanuni temsilcilerince onbeş gün içinde itiraz edilebilir. Bu itirazlar, Bakanlığın talebi üzerine üniversitelerce, ilgili meslek disiplini öğretim üyeleri arasından görevlendirilecek dört ve Bakanlıkça, Bakanlıkta görevli üç kişinin iştiraki ile teşkil edilen teknik heyetler tarafından incelenip karara bağlanır. (2) Riskli yapılar, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, tespit tarihinden itibaren en geç on iş günü içinde Bakanlık veya İdare tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilir. Tapu kütüğüne işlenen belirtmeler hakkında, ilgili tapu müdürlüğünce ayni ve şahsi hak sahiplerine bilgi verilir." hükmüne,5. maddesinin 3. fıkrasında, "Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde yapı, malik tarafından yıktırılmadığı takdirde, yapının idari makamlarca yıktırılacağı belirtilerek ve tekrar süre verilerek tebligatta bulunulur. Verilen bu süre içinde de maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapıların insandan ve eşyadan tahliyesi ve yıktırma işlemleri, yıktırma masrafı ile gereken diğer yardım ve krediler öncelikle dönüşüm projeleri özel hesabından karşılanmak üzere, mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından yapılır veya yaptırılır." hükmüne, anılan maddenin 4. fıkrasında, "Birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarda belirtilen usullere göre süresinde yıktırılmadığı tespit edilen riskli yapıların yıktırılması, Bakanlıkça yazılı olarak İdareye bildirilir. Buna rağmen yıktırılmadığı tespit edilen yapılar, Bakanlıkça yıkılır veya yıktırılır. Uygulamanın gerektirmesi hâlinde Bakanlık, yukarıdaki fıkralarda belirtilen tespit, tahliye ve yıktırma iş ve işlemlerini bizzat da yapabilir."hükmüne;6. maddesinin 8. fıkrasında; Riskli alan ve rezerv yapı alanı dışında olup da bu Kanunun öngördüğü amaçlar bakımından güçlendirilebileceği teknik olarak tespit edilen yapılar için, Bakanlar Kurulunca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde Bakanlıkça dönüşüm projeleri özel hesabından güçlendirme kredisi verilebilir" hükmüne yer verilmiştir.
6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 8.maddesinin 2. fıkrasında "Uygulamaya başlanmadan önce, riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların maliklerine altmış günden az olmamak üzere süre verileceği" kuralı öngörülmüş; 8.maddesinin 5.fıkrasında da; "Riskli yapının yıktırılması yerine güçlendirilmesinin istenilmesi durumunda riskli yapının yıktırılması için ikinci fıkra uyarınca maliklere verilen süreler içerisinde; maliklerce, güçlendirmenin teknik olarak mümkün olduğunun tespit ettirilmesi, Kat Mülkiyeti Kanununun 19 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen şekilde güçlendirme kararı alınması, güçlendirme projesinin hazırlatılması ve imar mevzuatı çerçevesinde ruhsat alınması gerekir. Güçlendirme işi, yapılacak güçlendirmenin mahiyetine göre ruhsatı veren idare tarafından belirlenecek süre içerisinde tamamlandıktan sonra tapu kaydındaki riskli yapı belirtmesinin kaldırılması için Müdürlüğe başvurulur." kuralına yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 4 nolu bağımsız bölümün maliki olduğu, Denizli İli, Pamukkale İlçesi, ... Mahallesi, 2696 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapının 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı olarak tespit edildiği, tespit kararının davacıya Pamukkale Tapu Müdürlüğü'nün 23.02.2018 tarih ve 434 sayılı yazısı ile bildirildiği, riskli yapı tespitine ilişkin işleme karşı itiraz edilmediği, riskli yapı tespiti işleminin kesinleşmesi nedeniyle yapının 60 günden az olmamak üzere belirlenecek süre içerisinde yıkılmasına yönelik yapılan tebligat üzerine davacının 19.12.2018 ve 08.02.2019 tarihli dilekçeler ile Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliğine başvuruda bulunarak 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 19. maddesinin 2. fıkrası gereğince ana yapının güçlendirilmesinin mümkün olduğu hususunun tespitini istediği, Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin E:2018/84 D.iş dosyası üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunda, "Denizli İli, Pamukkale İlçesi, ... Mahallesi, 2696 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bodrum+zemin+4 kattan oluşan binanın beton taşıma kapasitesinin standartların çok altında olduğu, C8 altındaki binalara güçlendirme yapılamadığı, bina hizmet ömrünün 3 sene sonra tamamlanacağı düşünüldüğünde güçlendirme yapılmasının gereksiz olduğu, binanın kentsel dönüşümle tekrar inşa edilmesi gerektiği" tespitine, Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/10 D.İş dosyası üzerinden hazırlanan bilirkişi raporunun sonuç bölümünde ise, "dosyaya sunulan performans analizi ve güçlendirme projelerinin incelenmesi neticesinde Deprem Yönetmeliğine göre mevcut binanın yatay ve düşey yükler altında gerekli güvenliğin sağlanması için teknik açıdan güçlendirilmesinin mümkün olduğu, tespite konu yapının mevcut haliyle riskli yapı olduğu binanın yatay ve düşey yükler altında can güvenliği hedefini sağlamadığı, performans analizinde gevşek hasar gören elemanların güçlendirilmesi koşuluyla can güvenliğinin sağlanacağı" tespitine yer verildiği, bu süreçte Denizli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce riskli yapının yıkımı hakkında ilgili mevzuat hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin yapılmasının davalı belediyeden istenmesi üzerine 12.02.2019 günlü, 1456 sayılı yazı ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi hükmüne istinaden yazının tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde riski yapının tahliye edilerek yıktırılmasının istendiği, anılan yazının 14.02.2019 tarihinde davacıya tebliği üzerine 20.02.2019 tarihli dilekçe ile davalı idareye başvuruda bulunarak riskli yapının yıktırılması yerine 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 8. maddesinin 5. fıkrasına göre güçlendirme yapı ruhsatı verilmesi talebinde bulunulduğu, davalı idarenin 05.03.2019 günlü, 2362 sayılı yazısı ile Denizli 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin E:2019/10 D.İş, K:2019/12 sayılı tespit kararı uyarınca hazırlanan bilirkişi raporuna göre ilgili mahkemece güçlendirme kararı verilmesi durumunda belediyece projelerin incelenerek güçlendirme yapı ruhsatı başvurusunun değerlendirileceği hususunda davacının bilgilendirildiği, bu yazının tebliği üzerine 12.03.2019 tarihli dilekçe ile güçlendirme yapı ruhsatının acilen verilmesi talebinde bulunulduğu, davalı idarenin 22.04.2019 günlü, 4090 sayılı işlemi ile 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 8. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi hükmüne istinaden yazının tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde riski yapının tahliye edilerek yıktırılmasının istenmesi ve 30.04.2019 günlü, 1872 sayılı işlem ile güçlendirme yapı ruhsatı için kesinleşmiş mahkeme kararının sunulması gerektiği gerekçesiyle ruhsat talebinin reddedilmesi üzerine anılan işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İncelenen olayda, davacı tarafından, 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı olarak tespit edilen taşınmaz hakkında Denizli Sulh Hukuk Mahkemesine iki kez başvuruda bulunularak taşınmazın güçlendirilmesi gerektiğine yönelik tespit yapılmasının istenildiği, ilk tespitte binanın hizmet ömrü dikkate alınarak kentsel dönüşümle tekrar inşa edilmesi gerektiği, ikinci tespitte ise, Deprem Yönetmeliğine göre mevcut binanın yatay ve düşey yükler altında gerekli güvenliğin sağlanması için teknik açıdan güçlendirilmesinin mümkün olduğu tespitine yer verildiği, ikinci tespite dayalı olarak yapılan güçlendirme ruhsatı başvurusunun yapının güçlendirilmesine yönelik mahkeme kararı bulunmadığı gerekçesiyle reddedildiği, istinaf aşamasında müdahil tarafından uyuşmazlığa konu yapının riskli yapı olduğunun tespit edilmesinin istenilmesi üzerine Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/57 D.İş numaralı dosyasında yaptırılan tespit kapsamında yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bu inceleme kapsamında düzenlenen 12.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda, "keşif tarihi itibarıyla mevcut taşınmazda yapılan incelemede, yapıda ciddi tahribatlar bulunduğu, taşıyıcı sistemin parçası olan döşemelerde hasar meydana gelmiş olması sebebiyle dosyada bulunan güçlendirme projesinin yeterli olmadığı, mevcut haliyle yapının teknik anlamda güçlendirilemeyeceği, riskli yapı şerhi sebebiyle can güvenliği tehdidi oluşturan binanın yıkılmasının hem mali hem de teknik açıdan daha sağlıklı olduğu" yolunda görüşlere yer verildiği, ayrıca davacı tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ekinde dosyaya sunulan fotoğraflarda uyuşmazlığa konu riskli yapının büyük bölümünün yıkılmış, fiilen kullanılmayan, metruk, camları sökülmüş, tabliye betonları kırılmış ve demirleri açığa çıkmış vaziyette olduğu görülmüştür.
Riskli olduğu tespit edilen yapının olası bir afette veya tehlikeli durumu nedeniyle kendiliğinden yıkılması halinde can ve mal kaybına sebep olacağı hususu dikkate alındığında, yapının son durumu hakkında teknik değerlendirmeler içeren ve istinaf aşamasında dava dosyasına sunulan bilirkişi raporuna davacı tarafından yapılan itiraz yerinde görülmeyerek anılan rapor hükme esas alınabilir nitelikte ve yeterlilikte bulunmuştur.
Bu durumda, dava dosyasına sunulan bilirkişi raporunun ve yapının son halini içeren fotoğrafların birlikte değerlendirilmesinden, yapının taşıyıcı sisteminin parçası olan döşemelerde ciddi oranda hasar meydana geldiği ve mevcut haliyle teknik anlamda güçlendirme olanağının bulunmadığı sonucuna varılmış; güçlendirme yapı ruhsatı talebinin reddine yönelik tesis olunan davalı idare işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davanın riskli yapının 30 gün içinde yıkım izni alınarak malikince yıktırılmasına yönelik tesis edilen işleme ilişkin kısmına gelince;
Uyuşmazlıkta; Denizli İli, Pamukkale İlçesi, ... Mahallesi, 2696 ada, 2 parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı olarak tespit edilmesine ilişkin işlem ile Denizli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce riskli yapının yıkımı hakkında ilgili mevzuat hükümleri uyarınca gerekli işlemlerin yapılmasının davalı belediyeden istenilmesi üzerine 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliğinin 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi hükmüne istinaden yazının tebliğinden itibaren 60 gün içerisinde riski yapının tahliye edilerek yıktırılmasına ilişkin 12.02.2019 günlü, 1456 sayılı işlemin dava konusu yapılmadığı göz önünde bulundurulduğunda ve ayrıca güçlendirme yapı ruhsatı başvurusunun reddine yönelik tesis edilen işlemin Dairemizce hukuka uygun bulunduğu hususu da dikkate alındığında, riskli olduğu tespit edilen yapının 30 gün içinde yıkım izni alınarak malikince yıktırılmasına yönelik tesis edilen işlemde de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurularının kabulüne, Denizli İdare Mahkemesi'nin 12/09/2019 günlü, E:2019/538, K:2019/956 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan dava aşamasına ait 225,30.-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, dava aşamasında müdahiller tarafından yapılan yargılama giderleri (her bir müdahil yönünden 44,40-TL başvuru harcı, 16,20-TL posta gideri olmak üzere toplam 60,60-TL) ile istinaf aşamasında müdahil ... tarafından yapılan 221,30.-TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak müdahillere verilmesine, istinaf aşamasında davalı idarece yapılan 277,70,-TL yargılama giderleri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, her bir müdahil yönünden kullanılmayan 121,30-TL YD itiraz harcının istemleri halinde müdahillere, artan posta ücretinin talep edilmesi durumunda derhal, talep edilmemesi halinde ise mahkemesince başvuranlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrasına göre kesin olarak 12/05/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)