İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 667 sayılı KHK'nın 5.maddesi gereğince pasaportuna konulan tahdidin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Konya Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'nün 20/04/2018 tarih ve 10741 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davanın reddi yolunda Konya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/12/2018 günlü, E:2018/556, K:2018/1381 sayılı kararın, davacı tarafından; 2018 yılı hac kurası neticesinde hacca gitme imkanını elde ettiği, Konya 6.Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 2017/303 E. sayılı dosya kapsamında 09/02/2018 tarihinde yurt dışı çıkış yasağının kaldırıldığı, yurt dışına çıkma talebinin alalade bir gezi için değil, farz olunan bir ibadeti yerine getirmek için olduğu, dava konusu işlemin Anayasa'ya, kanunlara, gerekçe gösterilen KHK'ya aykırı olduğu iddialarıyla ileri sürülerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusu kapsamında incelenerek kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü;
İstinaf başvurusunda bulunulan mahkeme kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından, istinaf isteminin REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 159,80-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, yatırdığı posta ücreti avansının artan kısmının davacıya Mahkemesi'nce iadesine, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince kesin olarak, 29/06/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Azlık Oyu
Dava; davacı tarafından, 667 sayılı KHK'nın 5.maddesi gereğince pasaportuna konulan tahdidin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Konya Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'nün 20/04/2018 tarih ve 10741 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 5. maddesinde, "Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle haklarında idari işlem tesis edilenler ile aynı gerekçeyle haklarında suç soruşturması veya kovuşturması yürütülenler, işlemi yapan kurum ve kuruluşlarca ilgili pasaport birimine derhal bildirilir. Bu bildirim üzerine ilgili pasaport birimlerince pasaportlar iptal edilebilir." hükmüne yer verilmiştir.
24 Ekim 2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. Maddesi ile 5682 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir:
“EK MADDE 7- Millî güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatı nedeniyle;
A) 20/7/2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilen olağanüstü hal kapsamında kabul edilen kanunlar uyarınca kamu görevinden çıkarılmaları veya rütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan,
B) 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 5 inci maddesi ve 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35 inci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan,
C) Mahkemelerce yurt dışına çıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere bu Kanunun 22 nci maddesi uyarınca pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlardan,
haklarında aynı nedenlerden dolayı; devam etmekte olan herhangi bir idari veya adli soruşturma veya kovuşturma bulunmayanlara, kovuşturmaya yer olmadığına, beraatine, ceza verilmesine yer olmadığına, davanın reddine veya düşmesine karar verilenlere, mahkûmiyet kararı bulunanlardan cezası tümüyle infaz edilenlere veya ertelenenlere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilenlere, başvurmaları hâlinde kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaport verilebilir.”
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlığını taşıyan 13.maddesi: "Temel hak ve hürriyetler, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî egemenliğinin, Cumhuriyetin, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel asayişin, kamu yararının, genel ahlâkın ve genel sağlığın korunması amacı ile ve ayrıca Anayasanın ilgili maddelerinde öngörülen özel sebeplerle, Anayasanın sözüne ve ruhuna uygun olarak kanunla sınırlanabilir. Temel hak ve hürriyetlerle ilgili genel ve özel sınırlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olamaz ve öngörüldükleri amaç dışında kullanılamaz. Bu maddede yer alan genel sınırlama sebepleri temel hak ve hürriyetlerin tümü için geçerlidir” şeklinde düzenlenmiştir.
Anayasa'nın "Yerleşme ve seyahat hürriyeti" başlıklı 23. Maddesi ise: "Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlemesini önlemek; amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hakim kararına bağlı olarak sınırlanabilir. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz." hükmüne amirdir.
Seyahat hürriyetinin kısıtlanmasında temel hüküm, "Temel Hak Ve Hürriyetlerin Sınırlanması" başlıklı Anayasanın 13 ncü maddesi olup, ancak Anayasa'nın 15 nci maddesine göre Olağanüstü hal de özel kısıtlamalar getirilebileceği, bu kısıtlama ile olağanüstü hal sürecince seyahat hürriyetinin kısmen veya tamamen durdurulmasının mümkün olduğu, ancak bu kısıtlama için yasal temele ihtiyaç bulunduğu açıktır. İnsan hak ve hürriyetine dair belgelerde seyahat hürriyeti, üst derecede güvenceye alınmış bir insan hürriyeti olarak tanımlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkartılması ve hakkında terör örgütü kurmak ve yönetmek suçlamasıyla ceza yargılaması bulunması nedeniyle pasaportuna tahdit konulduğu, davacı tarafından, 2018 yılı hac döneminde kendisine ve eşine hac kurası çıktığından bahisle 19/04/2018 tarihli dilekçeyle pasaportuna konulan tahdidin kaldırılması istemiyle başvuru yapıldığı, başvurunun Konya Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü'nün 20/04/2018 tarih ve 10741 sayılı işlemi ile reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda; davacı hakkında açılan davada, Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin E:2017/303 sayılı dosyasında 02/02/2018 tarihli karar ile davacının yurtdışı çıkış yasağının kaldırıldığı yine aynı dosyada 20/12/2019 tarihli karar ile davacının beraati yönünde karar verildiği ve bu kararın halen istinaf incelemesinde olduğu görülmektedir.
Bu durumda; davacının yargılandığı davada beraat etmiş olması ve gerek Türkiye Cumhuriyeti Anayasası gerekse de Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca mahkemece verilmiş bir karar olmaksızın davacının seyahat hürriyetinin kısıtlanmasına olanak bulunmaması hususları birarada değerlendirildiğinde; davacının, pasaportuna konulan tahdidin kaldırılması talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddine yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Konya 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 26/12/2018 günlü, E:2018/556, K:2018/1381 sayılı kararın kaldırılmasına dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşüyle, aksi yönde verilen çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)