(6183 S. K. m. 35) (2577 S. K. m. 28)
İSTEMİN ÖZETİ: Asıl borçlu Ç.... Gıda Nakliyat Petrol Kimya Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden (Yeni unvanı: Y…. Turizm, İnşaat, Gıda, Enerji ve Medya Sanayi Ticaret Limited Şirketinden) tahsil edilemeyen vergi borçları nedeniyle 6183 Sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen 19.11.2018 tarih ve 2018...1 takip numaralı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı, "6762 Sayılı Kanun hükümlerine göre pay devri ile limited şirket ortağı olanların ortaklığının tescil edilip Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilinceye kadar üçüncü şahıslar nezdinde hukuki sonuç doğurması mümkün değil ise de, ilanın etkisinin üçüncü kişilerin bilgilendirilmesi olduğu, yine davalı idare tarafından verilen cevabi yazı ekindeki belgelerden, şirket ortaklarından M.Ç.'in %49'luk hissesini davacıya devrettiğine ilişkin İslahiye Noterliğince düzenlenen 19.09.2005 tarih ve 04248 Sayılı hisse devir sözleşmesinin aynı Noterliğin 7.10.2005 tarih ve 2005/315 Sayılı yazısıyla davalı idareye bildirildiği, dolayısıyla devrin bu tarih itibariyle davalı idarenin bilgisine girdiği anlaşıldığından, davacının hisse devri tescil ve ilan edilmediğinden şirketle hiçbir bağının olmadığına ilişkin iddialarının yerinde görülmediği; asıl borçlu Ç.... Gıda Nak. Pet. Kim. Ür. San. ve Tic. Ltd. Şti adına düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, 2010 ve 2011 dönemlerine ait kanuni defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle indirim konusu edilen katma değer vergilerinin reddedilmesi suretiyle yeniden düzenlenen katma değer vergisi beyan tablosuna göre söz konusu dönemler için asıl borçlu şirket adına tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarına karşı Gaziantep 2. Vergi Mahkemesi'nin 2013/1439 ve 1440 Esas sayılı dosyalarında asıl borçlu şirket tarafından dava açılması üzerine, davacı şirketin gösterdiği adrese tebligat yapılamadığı gerekçesiyle söz konusu dosyaların 04.03.2014 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve Mahkemelerince 10.03.2015 tarih ve E:2013/1439, K:2015/528 Sayılı karar ve 10.03.2015 tarih ve E:2013/1440, K:2015/529 Sayılı karar ile; 2577 Sayılı Kanun'un 26/3 maddesi hükmü gereğince söz konusu iki dava için de "davanın açılmamış sayılmasına" karar verildiği, bu kararların Danıştay 3. Dairesinin 21.10.2015 tarih ve E:2015/8266, K:2015/7485 Sayılı kararı ve 21.10.2015 tarih ve E:2015/8299, K:2015/7486 Sayılı kararı ile bozulması üzerine, Gaziantep 2. Vergi Mahkemesi'nin 2016/458 ve 459 Esas sayılı dosyaları üzerinden davaların tekrar görülmeye başlandığı, yapılan yargılama sonucunda 21.03.2017 tarih ve E:2016/458, K:2017/160 Sayılı karar ile "davanın reddine" karar verilerek 2011/Ocak-Aralık dönemine ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının hukuka uygun bulunduğu, yine 21.03.2017 tarih ve E:2016/459, K:2017/161 Sayılı karar ile ise; "davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine" karar verilerek 2010/Ocak-Aralık dönemine ilişkin üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları ile kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun bulunduğu, üç kat vergi ziyaı cezalarının tekerrüre ilişkin kısımlarının ise kaldırıldığı, Gaziantep 2. Vergi Mahkemesi'nin sözü edilen kararlarına istinaden asıl borçlu şirket adına tahakkuk eden amme alacakları için davalı idare tarafından 2577 Sayılı Kanun'un 28/1 maddesi gereğince düzenlenen II numaralı ihbarnamelere dayalı olarak asıl borçlu şirket adına 16.10.2017 tarih ve 2017101666BWb0000010-28-37-53-70-84-96-110 Sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, bu ödeme emirlerinin iptali istemiyle asıl borçlu şirket tarafından dava açılması üzerine, Gaziantep 2. Vergi Mahkemesi'nin 23.05.2018 tarih ve E:2017/553, K:2018/359 Sayılı kararıyla; "davanın reddine" karar verilerek, ödeme emirlerinin iptali isteminin reddedildiği, dolayısıyla dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizine ilişkin kısma ilişkin takibin şirket nezdinde bu şekilde kesinleştiği, öte yandan şirket tarafından 6736 Sayılı Yasa'dan faydalanılarak yapılan katma değer vergisi ve kurumlar vergisi matrah artırımı sonrasında tahakkuk eden 2016 dönemine ilişkin amme alacaklarının vadesinde ödenmemesi üzerine şirket hakkında 16.10.2017 tarih ve 2017...10 takip numaralı, 29.08.2018 tarih ve 2018..125, 182, 249 takip numaralı, 16.02.2018 tarih ve 2018..104, 64 takip numaralı, 16.07.2018 tarih ve 2018...33 takip numaralı, 16.04.2018 tarih ve 2018...27 takip numaralı, 05.11.2018 tarih ve 2018...10, 54 takip numaralı, 16.12.2017 tarih ve 2017..50, 31 takip numaralı, 16.10.2017 tarih ve 2017..135 takip numaralı bir kısım ödeme emirlerinin düzenlenerek tebliğ edildiği, bunlardan 16.07.2018 tarih ve 2018...033 takip numaralı, 29.08.2018 tarih ve 2018...249, 182, 125 takip numaralı ve 05.11.2018 tarih ve 2018...054 takip numaralı ödeme emirlerine karşı Mahkemelerince E:2018/1618 Sayılı dosyada açılan davada 22.03.2019 tarih ve K:2019/308 Sayılı karar ile ''davanın ehliyet yönünden reddine'' kesin olarak karar verildiği ve bu borçlar yönünden şirket nezdindeki takibin kesinleştiği, 16.10.2017 tarih ve 2017...10 takip numaralı ödeme emrine karşı yukarıda ayrıntılı bahsedildiği şekilde Gaziantep 2. Vergi Mahkemesi' nde E:2017/553 Sayılı dosyada dava açıldığı ve 23.05.2018 tarih ve K:2018/359 Sayılı kararla "davanın reddine" karar verildiği ve bu ödeme emri yönünden de takibin kesinleştiği, 16.02.2018 tarih ve 2018..104, 64 takip numaralı, 16.04.2018 tarih ve 2018...27 takip numaralı ödeme emirlerinin 16.04.2018 tarihinde, 05.11.2018 tarih ve 2018...10 takip numaralı ödeme emrinin 10.12.2018 tarihinde, 16.12.2017 tarih ve 2017..50, 31 takip numaralı, 16.10.2017 tarih ve 2017..135 takip numaralı ödeme emirlerinin 18.12.2017 tarihinde; (dava konusu edilen diğer ödeme emirleri gibi) şirketin iş yeri adresi olan Ç.... Mah. G.... Cad. Islahiye/GAZİANTEP adresine tebliğe çıkarılarak şirket ortağı A. B..'e tebliğ edildiği, ödeme yapılmaması ve süresinde dava da açılmaması üzerine bu ödeme emirleri yönünden de takibin kesinleştiği, dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 2012, 2013, 2014 yıllarına ilişkin yargı harçlarının ise şirket tarafından Gaziantep 2. Vergi Mahkemesi'nde açılan 2017/392, 393, 394, 395 esas sayılı dosyalarda verilen ''dava ret'' kararı üzerine tahakkuk ettirildiği ve söz konusu borçlardan dolayı şirket hakkında 15.01.2018 tarih 2018..030 takip numaralı, 16.12.2017 tarih ve 2017..050 takip numaralı ödeme emirlerinin düzenlenerek (yukarıda belirtilen) şirketin iş yeri adresinde 05.02.2018 ve 18.12.2017 tarihlerinde A. B..'e tebliğ edildiği, ödeme yapılmaması ve süresinde dava da açılmaması üzerine bu ödeme emirleri yönünden de takibin kesinleştiği, 2016 yılı kurumlar vergisi beyannamesine göre tahakkuk ettirilen fakat vadesinde ödenmeyen damga vergileri için şirket hakkında 16.05.2017 tarih ve 2017..29 takip numaralı ödeme emrinin düzenlenerek 31.07.2017 tarihinde şirketin iş yeri adresinde A. B..'e tebliğ edildiği, ödeme yapılmaması ve süresinde dava da açılmaması üzerine takibin usulüne uygun kesinleştiği sonucuna varılarak, yukarıda bahsedilen tüm borçlar nedeniyle yapılan mal varlığı araştırması sonucunda borcun şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan muhtelif dönem katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası, gecikme faizi, damga vergileri, yargı harçları ve 6736 Sayılı Yasa'dan faydalanılarak yapılan matrah artırımı sonrasında tahakkuk eden 2016 dönemine ilişkin amme alacakları yönünden (ödeme emri içeriğinde bulunan 35, 36, 39, 40, 44, numaralı kalemler hariç) hukuka aykırılık görülmediği; 6736 Sayılı Yasadan faydalanılarak yapılan matrah artırımı sonrasında tahakkuk eden 2016 dönemine ilişkin bir kısım alacaklar için şirket hakkında 16.07.2018 tarih ve 2018..132 takip numaralı, 15.11.2017 tarih ve 2017..09 takip numaralı, 16.07.2018 tarih ve 2018...81 takip numaralı, 16.04.2018 tarih ve 2018...46 takip numaralı ödeme emirlerinin düzenlendiği de görülmekle birlikte, ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak şirkete tebliğ edildiğine ilişkin tebliğ alındıları davalı idare tarafından dosyaya ibraz edilemediğinden dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan kurumlar vergisi matrah artırımı sonucu tahakkuk eden 2016/1-12 dönemi 3.,4.,7.,8. taksite ilişkin ve katma değer vergisi matrah artırımı sonucu tahakkuk eden 2016/1-12 dönemi 8. taksite ilişkin amme alacağının tüm aşamalarının hukuka uygun şekilde şirket nezdinde kesinleştirilmediği sonucuna varılarak dava konusu ödeme emri içeriğinde bulunan 35, 36, 39, 40, 44 numaralı kalemlerde yer alan amme alacakları yönünden ise hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle kısmen kabul eden, kısmen ise reddeden Gaziantep 1. Vergi Mahkemesi'nin 27/06/2019 gün ve E:2019/2, K:2019/518 Sayılı kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının, 2018..132, 2017..09, 2018...81 ve 2018...46 takip numaralı ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, asıl borçlu şirketin herhangi bir mal varlığı bulunmaması üzerine davacı adına ödeme emri düzenlendiği ileri sürülerek davalı idarece; davanın kısmen reddine dair hüküm fıkrasının ise, şirketin kanuni temsilcisi veya ortağı olunmadığı, ceza mahkemesince de şirketin müdürü olmadığına karar verildiği, borcun neye ilişkin olduğunun açıklanmadığı, ödeme emrinin dayanağının bulunmadığı, tebligatların yetkisiz kişiye yapıldığı, şirket borçlarından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu, şirketin mal varlığının usulüne uygun olarak araştırılmadığı öne sürülerek davacı tarafından istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR: Davacının istinaf dilekçesinde öne sürülen hususlar, mahkeme kararının davanın kısmen reddine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin istinaf istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden; tescil ve ilan edilmeyen ortaklar kurulu kararıyla on yıl için temsile yetkili kişi olarak H. B.. tayin edilen Ç.... Gıda Nakliyat Petrol Kimya Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (Yeni unvanı: Y…Turizm, İnşaat, Gıda, Enerji ve Medya Sanayi Ticaret Limited Şirketi) adına düzenlenen 16.07.2018 tarih ve 2018..132 takip numaralı, 15.11.2017 tarih ve 2017..09 takip numaralı, 16.07.2018 tarih ve 2018...81 takip numaralı, 16.04.2018 tarih ve 2018...46 takip numaralı ödeme emirlerinin sırasıyla 27.8.2018, 18.12.2017, 27.8.2018 ve 26.7.2018 tarihlerinde şirketin adresinde davacıya tebliğinden sonra şirketten tahsil edilemeyen alacağın tahsili amacıyla davacı adına şirketin ortağı sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 35. maddesinin 1. fıkrasında, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları; 3. fıkrasında ise, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükümlerine göre müteselsilen sorumlu olacakları hükme bağlanmıştır.
6183 Sayılı Kanun'un anılan hükmü uyarınca şirketin ortağına başvurulabilmesi için alacağın ödeme emri tebliği suretiyle tüzel kişiden tahsili yoluna gidilmesine karşın, tüzel kişiden tahsil edilememiş veya tahsil edilemeyeceğinin anlaşılmış olması gerekmektedir.
Bu bakımdan; olayda, tebligatların yapıldığı tarihte şirket müdürünün görev süresi sona ermiş olup, şirketin tayin edilmiş kanuni temsilcisinin de olmaması nedeniyle şirketin adresinde şirket ortağı olan davacıya tebliğ edilen ödeme emirlerine karşın alacağın şirketten tahsil edilemediği açık olduğundan, dava konusu ödeme emrinin 35, 36, 39, 40, 44 numaralı kalemlere ilişkin kısmında da hukuka aykırılık bulunmamıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun ise kabulüne, mahkeme kararının davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, dava konusu ödeme emrinin 35, 36, 39, 40, 44 numaralı kalemlere ilişkin kısmı yönünden de davanın reddine; davacı tarafından ilk derece ve istinaf aşamalarında yapılan aşağıda dökümü gösterilen 409,20 TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından yapılan 26,20 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine; Mahkemece hükmedildiğinden davalı idare lehine yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesine gerek olmadığına; 54,40-TL maktu istinaf karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınmayan 128,50 TL istinaf başvuru harcının 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13. maddesinin (j) bendinin parantez içi hükmü uyarınca davalı idarece davacıdan tahsiline; posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artan tutarın talep edilmesi halinde derhal, talep edilmemesi halinde ise kararın kesinleşmesinden sonra Mahkemesince 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca ilgili tarafa re'sen iadesine; kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 04/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)