(2577 S. K. m. 2, 14, 15) (213 S. K. m. 5)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından off-shore kaynaklı faiz gelirinden dolayı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'ndan elde edilen faiz geliri nedeniyle verilen gelir vergisi beyannamesinin 7143 Sayılı Kanun kapsamında tahsilinin vergi hatası olduğundan bahisle düzeltme başvurusunun zimnen reddi işleminin iptali istemiyle açılan davayı; 7143 Sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinde bulunanların, yapılandırma konusu borçlarıyla ilgili olarak dava açamayacağı, kanun yollarına başvuramayacağı ve açmış oldukları tüm davalardan vazgeçmiş olacaklarını kabul ettikleri, buna göre, davacının Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı'na yapılandırma talebiyle 27.08.2018 tarihli dilekçesiyle yaptığı başvuru neticesinde gelir vergisi borçlarını yapılandırıldığı ve 28.08.2018 tarihinde vergi dairesine ödendiği anlaşıldığından, yapılandırmaya konu olan ve ödenen gelir vergisi iadesi davacı tarafından dava konusu edilemeyeceğinden, anılan verginin iadesi istemiyle Eskişehir Vergi Dairesi Başkanlığı'na yapılan düzeltme başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddeden Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi'nin 16/05/2019 gün ve E:2018/776, K:2019/254 Sayılı kararının; vergi hatasının düzeltilmesini istemekte bir yasal engel bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
KARAR: 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3/d. fıkrasında, iptali istenen işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olup olmadığının ilk inceleme aşamasında saptanacağı hükmüne yer verilmiş; aynı Yasanın 15. maddesinin 1/b. fıkrasında, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem bulunmadığı hallerde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmış olup; anılan yasanın "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1/a bendinde; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduğundan dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı vekili tarafından, 24/09/2018 tarihli başvuru dilekçesiyle davalı idareye düzeltme başvurusunda bulunulduğu, davalı idarece davacı vekiline hitaben gönderilen 17/10/2018 tarih ve 51056 Sayılı yazıda, vekaletnamede vergi dairesiyle ilgili işlemler açısından bir hüküm bulunmadığından, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 5. maddesinde belirtilen vergi mahremiyeti nedeniyle dilekçeye cevap verilmediği, '' Vergi Dairesi işlemlerinin takibi ile belge, bilgi, v.s. İsteme'' şeklinde ifadeler içeren özel bir vekaletname ile müdürlüğe müracaat etmeleri halinde talebin yeniden değerlendirileceğinin belirtildiği, davacı vekilince, 60 gün içinde başvuruya cevap verilmediği, talebin zımnen reddedildiğinden bahisle zımnen ret işleminin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idarenin17/10/2018 tarih ve 51056 Sayılı yazısının, davacı vekili tarafından, 24/09/2018 tarihli dilekçesiyle davalı idareye yapılan düzeltme başvurusunun esasına yönelik davacıları muhatap alan bir cevap olmadığı, vekaletnamede bulunan eksiklik sonucu 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 5. maddesinde belirtilen vergi mahremiyeti nedeniyle dilekçeye cevap verilmediğini, belirtilen eksikliğin tamamlanması halinde başvurunun değerlendirileceğini başvurucuların vekiline bildiren yazı olduğu, bu nedenle, davacı vekilinin, müvekkillerini davalı idare nezdinde temsil edebilmesi yönünden davacı vekili açısından kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem niteliğinde olduğu dikkate alındığında, davacı vekilince, davalı idarenin yazıda bildirdiği üzere '' Vergi Dairesi işlemlerinin takibi ile belge, bilgi, v.s. İsteme'' şeklinde ifadeler içeren özel bir vekaletname ile müdürlüğe müracaat etmedikçe yada bu işlemin idari başvuru yada yargı yoluyla iptali sağlanmadıkça, söz konusu başvurunun davalı idarece incelemeye ve değerlendirmeye alınmayacağı açık olup, bu haliyle, davacıların vekilince usulüne uygun olarak yapılmış bir başvurunun varlığından söz edilemez.
Buna göre, davacıların vekilince usulüne uygun olarak yapılmış bir başvuru bulunmadığından ve sonuç itibariyle davacılar açısından, başvurunun zımnen reddine ilişkin bir işlemin oluşması da mümkün olmadığından, ortada, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı, bu nedenle davanın incelenmeksizin reddinin gerektiği sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi'nin 16/05/2019 gün ve E:2018/776, K:2019/254 Sayılı kararının KALDIRILMASINA, davanın 2577 Sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca incelenmeksizin reddine, aşağıda dökümü yapılan 331,00-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacıdan 54,40-TL maktu karar harcı alınmasına, davalı idare vekili için dava aşamasında vekalet ücretine hükmedildiğinden yeniden vekalet ücretine hükmedilmesine gerek olmadığına, posta gideri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 2577 Sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 15.01.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)