(2577 S. K. m. 45) (3194 S. K. m. 5) (Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği m. 4, 6, 7, 8, 25)
İSTEMİN ÖZETİ: Trabzon İdare Mahkemesi'nin 18/10/2019 tarihli ve E:2018/366, K:2019/1047 Sayılı kararının istinaf kanun yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
CEVABIN ÖZETİ: Cevap verilmemiştir.
Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince dava dosyası 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; Trabzon ili, ..... ilçesi, .... Mahallesi, 2 ada, 1 ve 2 parsel sayılı, davacıya ait taşınmazları da kapsayan alanda yapılan ve .....Büyükşehir Belediye Meclisinin 20.10.2017 tarih ve 2004 Sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planı ile bu plana ilan askı süresi içerisinde yapılan itirazın reddine ilişkin .... Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.01.2018 tarih ve 566 Sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Trabzon İdare Mahkemesi'nin 18/10/2019 tarihli ve E:2018/366, K:2019/1047 Sayılı kararıyla; planların kademeli birlikteliği ilkesi doğrultusunda üst ölçekli planda yapılan değişikliklerin alt ölçekli planlara aktarılması amacıyla hazırlanan planların, imar mevzuatı, planlama esasları ve şehircilik ilkeleri açısından bir zorunluluk olduğu, mevcut nüfus artış hızı dikkate alındığında, üst ölçekli planlarda Of ilçesi için öngörülen nüfusun sorunlu olduğu, dava konusu plan öncesi yürürlükte olan planlara göre dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında nüfus azaltılarak donatı miktarı artırılsa da dava konusu planda eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel tesisler ile ibadet alanı ile teknik altyapı gibi kullanımlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında olduğu, “ticaret+konut alanları (TİCK)” alanlarında ticari kullanımlar dışında konut alanına da imkan tanındığı dikkate alındığında bu tür karma kullanımların özellikle ticari kullanımların yoğun olduğu merkezi alanlar ile konut alanları arasında düzenlenmesinin doğru bir planlama yaklaşımı olduğu, dava konusu parsellerin konumu itibariyle ticari merkezler ile konut alanları arasında geçişe imkan tanıyan “ticaret+konut alanları (TİCK)” kullanımı ile düzenlenmesinin planın kentsel çalışma alanları ve konut alanlarının mekansal kurgusuna uygun olduğu, ayrıca dava konusu 2 ada, 1 parsele getirilen imar yolunun bölgedeki ulaşım sisteminin belli bir hiyerarşi içinde ve bütünlük sağlayacak şekilde oluşturulması için gereklilik olduğu, Of ilçesine mevcut nüfus artış hızı dışında nüfus ataması yapılması nedeniyle ihtiyaç fazlası bir alanın donatı alanı olarak düzenlenmesinin dava konusu parsellere getirilen “ticaret+konut alanı” kullanım kararı açısından olumsuz etkisinin olmadığı, dava konusu parsellerin konumu itibariyle çevresindeki diğer donatı kullanımlarıyla birlikte bir ticari merkez oluşturacak şekilde sadece ticari kullanımlara imkan tanınan “ticaret+konut” olarak düzenlenmesinin planın kentsel çalışma alanları ve konut alanlarının mekansal kurgusuna uygun olduğu, davacının 2 ada, 1 ve 2 parsellere getirilen yapılaşma yoğunluğunun 2004 yılı onaylı planda getirilen E:5.00 olarak düzenlenmesine ilişkin talebinin Of ilçesinin mevcut nüfus dinamiği ile bağdaşmayacağı, dava konusu parselde yapılaşma yoğunluğunun E:5.00 olarak düzenlenmesi için yaklaşık 2,5 katlık bir yoğunluk artışına neden olacağı, söz konusu alanın ticaret+konut alanı olarak düzenlenmesi nedeniyle konut kullanımına da imkan tanıdığı dikkate alındığında, davacının talebi doğrultusunda yapılaşma yoğunluğunun E:5.00 olarak düzenlenmesinin nüfus artışına neden olacağı, bu yaklaşımın diğer parseller açısından da bu yöndeki talepleri teşvik edeceğinden bölge nüfus yoğunluğunun artmasına neden olmasının dışında üst ölçekli planda öngörülen gelişme şeması, planın bütünlüğü ve iç tutarlılığını olumsuz etkileyeceği görülmekle imar mevzuatına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu anlaşılan ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 20.10.2017 tarih ve 2004 Sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının davacının parsellerine yönelik kısmında ve bu plana yapılan itirazın reddine yönelik 17.01.2018 tarih ve 566 Sayılı meclis kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından; dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının ulaşım kurgusu açısından dayanak 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25000 ölçekli nazım imar planın hükümlerine aykırı olduğu, planlama alanında bilimsel ve nesnel dayanaktan yoksun olarak büyük nüfus ataması yapıldığı, bu nüfusa göre konut ve donatı düzenlemesinin imara açılan alanlarda spekülatif kullanımlara imkan tanıyacağı, bu alanlarda gerekecek donatı alanları nedeniyle kamu kaynaklarının israfına yol açacağı ve bölgede yapılaşmamış tarımsal üretim potansiyelleri yüksek alanlar üzerindeki yapılaşma baskısını arttıracağı, ana ulaşım bağlantıları üzerinde yer alan ve önceki imar planları ile ruhsat almış ve ruhsat hakları devam eden ve büyük bölümü tamamlanmış yapının tamamlanması ile de bölgenin önemli iş merkezi konumunda olacak ve ticaret ihtiyaçlarına cevap vereceği, bu kapsamda değerlendirildiğinde büyük bir ekonomik maliyeti olan yapının kaçak duruma düşeceği, planın mağduriyet oluşturduğu ve kamu yararına uygun olmadığı ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.
3194 Sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (i) bendinde de benzer bir tanıma yer verilerek; "Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı," olarak tanımlanmış, 'Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri' başlıklı 6.maddesinde; "(1) Mekânsal planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planları, Çevre Düzeni Planları ve İmar Planları olarak hazırlanır. Buna göre planlama kademeleri, üst kademeden alt kademeye doğru sırasıyla; Mekânsal Strateji Planı, Çevre Düzeni Planı, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından oluşur. (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. (3) Arazi kullanım ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. (4) Plan kademelenmesi uyarınca il bütününde yapılan çevre düzeni planları, yürürlükteki bölge veya havza düzeyindeki çevre düzeni planının genel kararlarına aykırı olmamak kaydıyla hazırlanır." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 'Genel planlama esasları' başlıklı 7.maddesinin (i) bendinde; Planlama süreci; araştırmaların yapılması, sorunların ortaya konulması, veri ve bilgi toplama ile ilgili analiz aşaması; bilgilerin biraraya getirilmesi, birleştirilmesi ve sonuçların değerlendirilmesi ile ilgili sentez aşaması ve plan kararlarının oluşturulması aşamalarından oluşur." kuralı, 'Araştırma ve analiz' başlıklı 8.maddesinin 9.fıkrasında "Planlama alanı ve yakın çevresi ile alanın bölge veya kent bütünü içindeki konumunu belirlemek üzere; eşik analizi, yerinde yapılan incelemeler gibi fiziksel çalışmalarla birlikte, bilimsel tekniklere dayalı, ekonomik, sosyal, kültürel, politik, tarihi, sektörel ve teknolojik araştırmalar ile sorunlar ve potansiyel analizi yapılır. Ayrıca yürürlükteki planla ilgili gerekli çalışma ve değerlendirmeler de yapılır. Gerektiğinde güçlü, zayıf yönler ile fırsatları ve tehditleri içeren analiz yöntemi kullanılır. Bu çalışmalar araştırma raporunda yer alır." kuralı, 'İmar planı revizyonu ve ilaveleri' başlıklı 25.maddesinde ise "(1)İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği veya uygulamasının mümkün olmadığı durumlar ile üst kademe plan kararlarına uygunluğunun sağlanması amacıyla planın tamamının veya plan ana kararlarını etkileyecek bir kısmının yenilenmesi için bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak imar planlarında revizyon yapılır. (2) İmar planlarının ihtiyaca cevap vermediği durumlarda, mevcut plana bitişik ve mevcut planın genel arazi kullanım kararları ile süreklilik, bütünlük ve uyum sağlayacak biçimde, bu Yönetmelikte belirtilen ilke, esas ve standartlara uygun olarak ilave imar planı yapılabilir." kuralı getirilmiş, Yönetmeliğin ekinde ise sosyal ve teknik altyapı alanlarına ilişkin asgari standartlara ve alan büyüklüklerine yer verilmiştir.
Trabzon İdare Mahkemesi tarafından mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan, taraflara tebliğ edilerek bir örneği dosya içine alınan bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu parselin bulunduğu bölgenin 1/100000 ölçekli çevre düzeni planında "kentsel yerleşme alanı" olarak, 1/50000 ölçekli çevre düzeni planında da "kentsel yerleşik alan" olarak düzenlendiği, 1/25000 ölçekli nazım imar planında ise dava konusu parselin bulunduğu bölgenin “ticaret+konut alanı” olarak düzenlenen alanda kaldığı, Of ilçe merkezine ilişkin mevcutta Of İlçe Belediyesi tarafından 1989 ve 2007 yıllarında onaylanan 1/5000 Ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planları bulunduğu, eski 1/5000 ölçekli nazım imar planında; dava konusu 2 ada, 1 parselin bir kısmının imar yolunda, bir kısmının da “merkezi iş alanı” olarak düzenlenen alanda kaldığı, 2 ada 2 parselin ise “merkezi iş alanı” olarak düzenlendiği, mevcut plana göre dava konusu Of ilçesi merkez ve mahalleleri 1/5.000 ölçekli revizyon nazım imar planında, dava konusu 2 ada, 1 parselin bir kısmının imar yolunda, bir kısmının da “ticaret+konut alanı” olarak düzenlenen alanda kaldığı, 2 ada, 2 parselin ise “ticaret+konut alanı” olarak düzenlendiği, Ordu-Trabzon-Rize-Giresun-Gümüşhane-Artvin planlama bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 03.04.2017 tarih ve 644 Sayılı oluru ile onaylandığı, planların kademeli birlikteliği ilkesi çerçevesinde, planların en üst ölçekten başlayarak birbirine uygun yapılmasının zorunlu olduğu, dolayısıyla, kentin ana planında yapılan değişikliklerin ve plan müdahalelerinin alt ölçekli planlara da aktarılması gerektiği, bu kapsamda sırasıyla 1/50000 ölçekli il çevre düzeni planı, 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının hazırlanıp onaylandığı, dava konusu edilen plan ile planların kademeli birlikteliği ilkesi doğrultusunda üst ölçekli hükümlerinin alt ölçekli planlara aktarılmasının imar mevzuatı, planlama esasları ve şehircilik ilkeleri açısından bir zorunluluk olduğu, 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25000 ölçekli nazım imar planında, planlama alanının güneyinde doğu-batı doğrultusunda düzenlenen çevre yolunun dava konusu edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planında düzenlenmediği, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında ulaşım sisteminde yapılan değişikliğin planların kademeli birlikteliği ilkesinin imkan tanıdığı alt ölçekli planda üst ölçekli planın temel ilkelerinin korunması koşuluyla değişiklik yapılabilme yaklaşımı kapsamında olmadığı, bu kapsamda, 1/5000 ölçekli nazım imar planının ulaşım kurgusu açısından dayanak 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25000 ölçekli nazım imar planı hükümlerine aykırı olduğu, 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının üst ölçekli planlara göre daha ayrıntılı olmaları ve kendisinden sonra yapılacak uygulama imar planını yönlendirici nitelikte olması gerektiği, bu özellikleri nedeniyle dayanak üst ölçekli planlara göre somuta daha yaklaşan plan kararlarını barındırmaları gerektiği, bu kapsamda Of ilçesi merkez ve mahalleleri 1/5.000 ölçekli revizyon nazım imar planında dayanak planlardan farklı olarak Of İlçesi kentsel alanı genelinde öngörülen nüfusun artırılmasının dayanak plan hükümlerine aykırılık oluşturduğu, dava konusu planla öngörülen gelişme yapısının Of ilçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olmadığı, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alınmadığı, nüfus artış oranının bu şekilde devam etmesi halinde hedef yılı olarak seçilen 2040 yılında yaklaşık nüfusunun 45.000 kişi olması hesaplanan Of kent merkezine ilişkin planlarda 56.900 kişilik nüfus ataması yapılmasının bilimsel ve nesnel dayanaklardan yoksun olduğu ve bu kadar büyük bir nüfus ataması yapılmasını gerektiren koşullar bulunmadığı, dava konusu plan öncesi yürürlükte olan planlara göre dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında donatı miktarı artırılsa da dava konusu planda eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel tesisler ile teknik altyapı gibi kullanımlarının Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında olduğu, dava konusu parseller açısından; dava konusu planda, sadece ticari kullanımların yer alacağı “ticaret alanları (T1)” kullanımı Of ilçesinin merkezi bölgesi olarak tanımlanabilecek iki bölgede oluşturulmuşken, ticaret+konut gibi karma kullanımlar planlama alanının merkez bölgelerinde ve bölgenin ana ulaşım aksı olan Trabzon-Rize karayolu boyunca düzenlendiği, ticaret alanları (T1) olarak düzenlenen alanlar dışında ticari kullanımların, ticaret+konut alanı olarak düzenlenen karma kullanımlarda düzenlendiği, 461.492 m2 ticari kullanımların büyük bir kısmının (450.301 m2 ticaret+konut alanları (İCK) gibi karma kullanımlara ayrıldığı da dikkate alındığında, Of ilçesinde yaşayacakların ticari alan gereksiniminin sadece ticari kullanımlara imkan tanınan “ticaret alanları (T1)” kullanımından ziyade karma kullanımlara imkan tanınan “ticaret+konut alanları (TİCK)” ile karşılanmasının amaçlandığı, bu kapsamda, mevcut yapılaşma da dikkate alındığında, karma alanlardaki ticari kullanımların konut altı ticaret şeklinde gerçekleştiği, “ticaret+konut alanları (TİCK)” alanlarında ticari kullanımlar dışında konut alanına da imkan tanındığı dikkate alındığında bu tür karma kullanımların özellikle ticari kullanımların yoğun olduğu merkezi alanlar ile konut alanları arasında düzenlenmesinin doğru bir planlama yaklaşımı olduğu, dava konusu parselin konumu itibariyle ticari merkezler ile konut alanları arasında geçişe imkan tanıyan “ticaret+konut alanları (TİCK)” kullanımı ile düzenlenmesinin planın kentsel çalışma alanları ve konut alanlarının mekansal kurgusuna uygun olduğu, ayrıca dava konusu 2 ada, 1 parsele getirilen imar yolunun Trabzon-Rize Karayolu ile planlama alanının güneyinde yer alan konut alanları ile donatı alanları arasındaki bağlantıyı sağlaması açısından bölgedeki ulaşım sisteminin belli bir hiyerarşi içinde ve bütünlük sağlayacak şekilde oluşturulması için gereklilik olduğu, nüfus artış oranının bu şekilde devam etmesi halinde hedef yılı olarak seçilen 2040 yılında Of kent merkezinin yaklaşık nüfusunun 45.000 olacağı dikkate alındığında, planlama alanı genelinde bu kadar büyük bir alanın yapılaşmaya açılmasına ve öngörülen nüfusa göre donatı alanları düzenlenmesine ihtiyaç olmayacağı, dava konusu planda ilave gelişme alanı altında yeni yerlerin yapılaşmaya açılmasına gerek olmayacağı ve mevcut gelişme alanlarında da daha yüksek yoğunluklu yapılaşma yerine düşük yoğunluklu yapılaşmanın yeterli olacağı, meskun alanlarda ise yapı ve nüfus yoğunluğunu artıracak, inşaat alanı ve kat adedi değişiklikleri yapılmaması gerektiği, dava konusu parsellerin Trabzon-Rize karayolu ve merkezi fonksiyonlara yakın bir konumda olması ve meskun konut alanlarının kapasitesinin 2040 yılında beklenen tahmini nüfusunun büyük bir kısmını karşılayacağı da dikkate alındığında, Of İlçesine mevcut nüfus artış hızı dışında nüfus ataması yapılması nedeniyle ihtiyaç fazlası bir alanın donatı alanı olarak düzenlenmesinin dava konusu parsellere getirilen “ticaret+konut alanı” kullanım kararı açısından olumsuz etkisinin olmadığı, dava konusu parsellerin konumu itibariyle çevresindeki diğer donatı kullanımlarıyla birlikte bir ticari merkez oluşturacak şekilde sadece ticari kullanımlara imkan tanınan “ticaret+konut” olarak düzenlenmesinin planın kentsel çalışma alanları ve konut alanlarının mekansal kurgusuna uygun olduğu, dava konusu planlarda hedef yılı seçilen 2040 yılında 56.900 kişilik bir nüfus öngörülmesine rağmen mevcut nüfus artış hızı ile 2040 yılında nüfusun 45.000 olmasının hesaplandığı, mevcut planlama alanının yüzölçümü olarak büyüklüğünün korunması halinde nüfus ve yapı yoğunluklarının yaklaşık 1,2 kat düşürülmesi gerekeceği, bu kapsamda, davacının 2 ada, 1 ve 2 parsellere getirilen yapılaşma yoğunluğunun 2004 yılı onaylı planda getirilen E:5.00 olarak düzenlenmesine ilişkin talebinin Of ilçesinin mevcut nüfus dinamiği ile bağdaşmayacağı, ayrıca dava konusu planda öngörülen nüfus ve donatı kurgusu kapsamında değerlendirildiğinde, dava konusu parselde yapılaşma yoğunluğunun E:5.00 olarak düzenlenmesi için yaklaşık 2,5 katlık bir yoğunluk artışına neden olacağı, ayrıca söz konusu alanın ticaret+konut alanı olarak düzenlenmesi nedeniyle konut kullanımına da imkan tanıdığı dikkate alındığında, davacının talebi doğrultusunda yapılaşma yoğunluğunun E:5.00 olarak düzenlenmesinin nüfus artışına neden olacağı, bu yaklaşımın diğer parseller açısından da bu yöndeki talepleri teşvik edeceğinden bölge nüfus yoğunluğunun artmasına neden olmasının dışında üst ölçekli planda öngörülen gelişme şeması, planın bütünlüğü ve iç tutarlılığını olumsuz etkileyeceği" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
İmar planları genel düzenleyici işlemler olduğundan, bireysel işlemlerden farklı olarak daha ayrıntılı ve uzun hazırlık süreci bulunmaktadır. Planların hazırlanması aşamasına ait olan bu süreçte uyulması gereken ve Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği ile ayrıntılı düzenlemeye konu edilen araştırma, sentez, katılım, projeksiyon nüfus, plan müellifi yeterliliği, plan dili, yürüme mesafesi etki alanı, sosyal teknik altyapı alanı standartları, plan açıklama raporu vb hususlarda planın genelini etkileyen eksiklikler tespit edilmesi halinde parsel bazında üretilen plan kararları hukuka uygun olsa bile, söz konusu eksiklikler nedeniyle imar planının geneli hukuka aykırı hale gelecektir.
Olayda, Trabzon ili,....ilçesi, ....Mahallesi, 2 ada, 1 ve 2 parsel sayılı, davacıya ait taşınmazlara getirilen kullanım kararı imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmakla birlikte; 1/5000 ölçekli nazım imar planında, dayanak planlardan farklı olarak Of ilçesi kentsel alanı genelinde öngörülen nüfusun artırılmasının dayanak plan hükümlerine aykırılık oluşturması, dava konusu planla öngörülen gelişme yapısının Of ilçesinin mevcut gelişme yapısı ile uyumlu olmaması, nüfus ataması yapılırken ve buna göre konut ve donatı alanları düzenlenirken nüfusun gelişme dinamiklerinin dikkate alınmaması, açık ve yeşil alanlar ile sosyal ve kültürel tesis alanları dışında diğer donatı alanlarına Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen asgari standartların altında alan ayrılması ve ulaşım-dolaşım sisteminin bir parçası olan çevre yolunun 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı ve 1/25000 ölçekli nazım imar planında olmasına rağmen 1/5000 ölçekli nazım imar planına işlenmemesi ve kaldırılması nedenleriyle anılan planda imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygunluk bulunmadığı, söz konusu hukuka aykırılıkların planın genelini etkileyen hususlar olması nedeniyle, davacıya ait taşınmazlara getirilen kullanım kararı açısından da dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Trabzon İdare Mahkemesi'nce verilen istinaf başvurusuna konu 18/10/2019 tarihli ve E:2018/366, K:2019/1047 Sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline, aşağıda dökümü yapılan dava ve istinaf aşamasına ait 2.828,75-TL yargılama gideri ile kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekalet ücretinin davalı tarafından davacıya ödenmesine, artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un 46/f maddesi uyarınca, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 19.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)