(5216 S. K. Geç. m. 2) (3194 S. K. m. 23) (2576 S. K. m. 5)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Susuz Mahallesi 62684 ada 2 parsel ve 62685 ada 1 parselde bulunan taşınmazlar için üstlenici firma sıfatıyla ödenen toplam 848.537,07.-TL bedelin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin 15.05.2018 tarih ve E.49104 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; olayda, davacı şirket tarafından, 62684 ada 2 parselde kain taşınmazda inşa edilen bina nedeniyle 2014, 2016, 2017 yıllarında 5,637,99.-TL iskan harcı ile zemin açma izni ve toprak hafriyat harcı, konut inşaat harcı, plan ve proje tasdik harcı olmak üzere toplam 22.348,02.-TL; 62685 ada 1 parselde kain taşınmazda bulunan bina için 164.170,11.-TL ruhsat harcı ile 645.453,83.-TL asfalt katılım bedeli ve damga vergisi tahsil edildiği, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesiyle, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2. maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerden de altı yıl süreyle Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarının alınmayacağının hükme bağlandığı, davacının 2004 yılında köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen Yenimahalle Mahallesinde bulunan taşınmazdan kanun hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı yıl süreyle Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarının alınmayacağı sonucuna varıldığı, bu durumda, uyuşmazlık konusu tutarın zemin açma izni ve toprak hafriyat harcı, konut inşaat harcı, plan ve proje tasdik harcı, iskan harcı ve ruhsat harcına ilişkin 192.156,12.-TL'lik kısmının, Belediye Gelirleri Kanunu'nda yer verilen ve bu kapsamda yukarıda aktarılan kanun hükmü uyarınca istisna kapsamında bulunduğu, bu nedenle, düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin bu kısmında hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, yersiz tahsil edilen tutarın yasal faiziyle iadesi Anayasa'nın 125. maddesinden kaynaklanan bir yükümlülük olduğu, uyuşmazlığın asfalt katılım bedeli ve damga vergisine kısmına gelince; Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Susuz Mahallesi 62685 ada 1 parselde bulunan taşınmaz için Mali Hizmetler Daire Başkanlığı'nın 29/12/2016 tarih ve 246 sayılı alındı belgesi ile tahsil edilen 645.453,83.-TL'nin hangi kanun uyarınca alındığının açıklanarak ayrıntılı hesap dökümü ile aynı alındı belgesi ile tahsil edilen damga vergisinin tahakkuk ettirilme sebebi, verginin, vergi dairesine beyan edilerek ödenip ödenmediğinin bildirilmesinin istenilmesine dair Mahkemelerinin 05/10/2018 günlü ara kararına davalı idarece, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 23. maddesine uyarınca 645.453,83.-TL'nin tahsil edildiği ve tahakkuk edilen yol yapım bedelinin binde 9,48 oranına tekabül eden 10.927,12.-TL'nin davacı şirket tarafından Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne beyan ederek ödendiğinin bildirildiği, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 23. maddesinde, iskan hudutları içinde olup da, imar planının beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik altyapı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptıranlara veya parselleri hizasına rastlayan ve yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik altyapı bedelini, %25 peşin ödeyip geri kalan %75'ini altyapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere yapı ruhsatı verileceği hükme bağlandığı, İmar Kanunu uyarınca tahsil edilen asfalt katılım bedeli belediyelerin geliri niteliğinde ise de, Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca tahsil edilen vergi, harç ve katılım payı niteliğinde olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, kanunda belediye gelirlerinin tamamının tahsil edilmeyeceğine dair bir hüküm bulunmaması, sadece Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, resim ve katılma paylarının alınmayacağının belirtilmesi, kanunda öngörülen istisna hükmünün kapsamının yorum yoluyla genişletilmesinin mümkün olmaması ve olayda düzeltme ve şikayet kapsamında ileri sürülebilecek açık bir vergi hatasının bulunmaması karşısında İmar Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca tahsil edilen asfalt katılım bedeli ile damga vergisinin iadesinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, kaldı ki, damga vergisi Belediye tarafından beyan edilerek Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğüne yatırıldığından verginin iadesine ilişkin muhatabın Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı olduğu açık olduğu gerekçeleriyle, şikayet başvurusunun reddine dair işlemin 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununa göre tahsil edilen 192.156,12.-TL'ye ilişkin kısmının iptaline ve bu meblağın 29/12/2017 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine, 3194 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca tahsil edilen asfalt katılım (yol teknik altyapı) bedeli ile damga vergisine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair Ankara 6. Vergi Mahkemesinin 09/01/2019 gün ve E:2018/713, K:2019/8 sayılı kararının; iptale ilişkin fıkrasının davalı idarece; redde ilişkin hüküm fıkrasının da davacı tarafından hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara 4. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İstinaf başvuruları; davacı Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Susuz Mahallesi 62684 ada 2 parsel ve 62685 ada 1 parselde bulunan taşınmazlar için üstlenici firma sıfatıyla 5,637,99.-TL iskan harcı ile zemin açma izni ve toprak hafriyat harcı, konut inşaat harcı, plan ve proje tasdik harcı olmak üzere toplam 22.348,02.-TL; 62685 ada 1 parselde kain taşınmazda bulunan bina için 164.170,11.-TL ruhsat harcı ile 645.453,83.-TL asfalt katılım bedeli ve 10.927,95.-TL damga vergisi olmak üzere ödenen toplam 848.537,07.-TL'nin iadesi istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin 15.05.2018 tarih ve E.49104 işlemin 3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesi uyarınca tahsil edilen yol teknik altyapı bedeli ve bu bedelden kaynaklanan damga vergisine ilişkin kısmı hakkında davanın reddine, diğer kısmının ise iptaline dair mahkeme kararının taraflarca aleyhlerine olan fıkralar yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istemlerine ilişkindir.
3194 sayılı İmar Kanununun 23. maddesinde, iskan hudutları içinde olup da, imar planının beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik altyapısı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptıranlara veya parselleri hizasına rastlayan ve yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik altyapı bedelini, %25 peşin ödeyip geri kalan %75'ini altyapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere yapı ruhsatı verileceği kurala bağlanmıştır.
2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 5. maddesinin 3410 sayılı Kanunun 1. maddesiyle değişen 1. fıkrasında; idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki iptal davalarını, tam yargı davalarını, (4577 sayılı Kanunun 2. maddesiyle değişen c fıkrasında) tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları, diğer kanunlarla verilen işleri çözümleyeceği belirtilmiştir.
İdari yargıda açılan davalarda uyuşmazlığın çözümü için yapılan incelemenin başında "görev" konusu yer almaktadır. Olayda, 3194 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca, belediyece ilgilisinin talebi üzerine verilen imara yönelik hizmet türündeki yol teknik alt yapı bedelinin de iadesinin istenildiği anlaşıldığından uyuşmazlık yukarıda yer alan madde gereğince vergi mahkemesinin görev alanına girmemektedir.
Bu durumda, Belediye Gelirleri Kanunu'na göre tahsil edilen diğer vergi, resim, harç ve benzer mali yükümlüklerle birlikte, 3194 sayılı Kanunun 23. maddesi uyarınca yol teknik alt yapı bedelinin de iadesi istenilen davada, dava dilekçesinin reddi suretiyle dava konularının görev bakımından ayrı ayrı dosyalarda dava edilmesinin ve buna göre açılan davalarda ilk inceleme konularına ve göreve dair usule göre hareket edilerek dosya tekemmülünün sağlanması gerekirken, idare mahkemesinin görevine giren bu konuda da esasının irdelenmesi suretiyle verilen karardan usule uyarlık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, istinaf istemlerinin kabulüne, Ankara 6. Vergi Mahkemesinin 09/01/2019 gün ve E:2018/713, K:2019/8 sayılı kararın kaldırılmasına, yukarıda yazılı gerekçe dikkate alınarak yeniden yargılama yapılmak üzere dava dosyasının Ankara 6. Vergi Mahkemesine gönderilmesine, istinaf giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince dikkate alınacağından bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, kesin olarak, 02.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
NOT: KONUNUN ÖNEMİ GEREĞİ YEREL MAHKEME İLAMINI AŞAĞIDA YAYIMLIYORUZ.
T.C.
ANKARA
6. VERGİ MAHKEMESI
ESAS NO: 2018/713
KARAR NO: 2019/8
DAVANIN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Susuz Mahallesi 62684 ada 2 parsel ve 62685 ada 1 parselde bulunan taşınmazlar için üstlenici firma sıfatıyla ödenen toplam 848.537,07-TL bedelin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin 15.05.2018 tarih ve E.49104 sayılı işlemin; haksız ve hukuka aykırı olduğu, 6360 sayılı Yasa gereğince köyden mahalleye dönüştürülen Susuz Mahallesi'nde bulunan taşınmaz için altı yıl süreyle harç ve katılım payı alınmasının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptali ile ödenen tutarın davalı idareye düzeltme başvurusunun yapıldığı 29.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Usul yönünden; davanın Aski Genel Müdürlüğü hasmıyla görülmesi gerektiği, esas yönünden ise; iadesi talep edilen harçların 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'ndan kaynaklandığı, harç tahsiline konu olan yapıların köy ve kırsal yaşantı ile alakası olmayan lüks ve ticari yatırıma yönelik yapılar olması nedeniyle davacı şirketin 6360 sayılı Kanun ile getirilen harç muafiyetinden faydalanmasının mümkün olmadığı, davacı şirket hakkında tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara 6. Vergi Mahkemesi'nce, davalı idarenin usule ilişkin itirazı yerinde görülmeyerek işin esasına geçildi gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık, davacı şirket tarafından, Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Susuz Mahallesi 62684 ada 2 parsel ve 62685 ada 1 parselde bulunan taşınmazlar için üstlenici firma sıfatıyla ödenen toplam 848.537,07-TL bedelin iadesi istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin 15.05.2018 tarih ve E.49104 sayılı işlemin iptali ile ödenen tutarın davalı idareye düzeltme başvurusunun yapıldığı 29.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri red olunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına, (Gelir İdaresi Başkanlığına) il özel idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise, aynı Kanunun 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılacak hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapıldıktan sonra, 117. ve 118. maddelerinde de, hesap hataları ile vergilendirme hatalarının neler olduğu gösterilmiş bulunmaktadır.
23/7/2004 tarih ve 25531 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu' nun geçici 2. maddesinin 1. fıkrasında "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; büyükşehir belediye sınırları, İstanbul ve Kocaeli ilinde, il mülkî sınırıdır. Diğer büyükşehir belediyelerinde, mevcut valilik binası merkez kabul edilmek ve il mülkî sınırları içinde kalmak şartıyla, nüfusu birmilyona kadar olan büyükşehirlerde yarıçapı yirmi kilometre, nüfusu birmilyondan ikimilyona kadar olan büyükşehirlerde yarıçapı otuz kilometre, nüfusu ikimilyondan fazla olan büyükşehirlerde yarıçapı elli kilometre olan dairenin sınırı büyükşehir belediyesinin sınırını oluşturur." hükmü, 3. fıkrasında; "Bu sınırlar içinde kalan köylerin tüzel kişiliği sona ererek mahalleye dönüşür. Bu şekilde oluşan mahallelerin katılacağı ilçe veya ilk kademe belediyesi, büyükşehir belediye meclisince belirlenir. Orman köylerinin tüzel kişiliği devam eder. Ancak ormanlarla ilgili diğer kanun hükümleri saklı kalmak üzere bu köyler imar bakımından büyükşehir belediyesinin mücavir alanı sayılırlar. Bu köylerde su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütme görev ve yetkisi ilgili büyükşehir belediyesine bağlı su ve kanalizasyon idaresine aittir." hükmüne, 4. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince büyükşehir belediyesi kapsamına alınan ilçelerin mülkî sınırları içinde kalan belediye ve köyler ile, büyükşehir belediyesi kapsamına alınan belediyelerin mücavir alan sınırları içerisinde bulunan köylerden; birinci fıkrada belirtilen mesafelerin dışında kalan belediye ve köyler, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde belediye meclisi veya köy ihtiyar heyetinin talebi üzerine büyükşehir belediye meclisinin kararı ve İçişleri Bakanlığının onayı ile başka bir işleme gerek kalmaksızın büyükşehir belediye sınırları içine alınabilir. Bu köylerin mahalle olarak hangi ilçe veya ilk kademe belediyesine katılacakları aynı meclis kararında gösterilir." hükmüne yer verilmiştir.
06/12/2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun' un geçici 1. Maddesinin ilk mahalli idareler genel seçiminde yürürlüğe giren 15. Fıkrasında; (7061 sayılı Kanunun 105. maddesi ile değişik olay tarihindeki hali) "Bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26/5/1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları altı yıl süreyle alınmaz ve 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendi, 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci bendi ile beşinci bendi, 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının beşinci bendi hükümleri 31/12/2020 tarihine kadar (bu tarih dâhil) uygulanmaya devam edilir. Bu yerlerde içme ve kullanma suları için alınacak ücret altı yıl süreyle en düşük tarifenin % 25’ini geçmeyecek şekilde belirlenir. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2 nci maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde de bu fıkra hükmü uygulanır." hükümlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin yorumlanmasından kanun koyucunun 6360 sayılı Kanun ile, köy tüzel kişiliğinden mahalle statüsüne geçirilen yerlerle ilgili olarak altı yıl süreyle emlak vergisine istisna tanıma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmaktadır. Bu konuda kanun koyucu istisnanın, geçici 2. maddenin 15. fıkrası hükmü ile "bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren" uygulanacağını belirtmiştir. İstisnadan yararlanacaklara ilişkin düzenleme de yine ilgili maddede yer almaktadır. Buna göre, 6360 sayılı Kanun ile tüzel kişiliği kaldırılan köylerde yer alan taşınmazlarla, fıkranın son cümlesinde yer verilen "10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2 nci maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde de" fıkra hükmünün uygulanacağı ve yol harcamalarına katılım paylarından altı yıl süreyle istisna kapsamına alındığı anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; yol katılım payı ve harç tahsiline konu taşınmazın da bulunduğu Susuz Mahallesi'nin 23/7/2004 tarih ve 25531 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun verdiği yetkiye dayanılarak Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclisi tarafından alınan karar ile Yenimahalle Belediyesine bağlı olarak köyden mahalleye dönüştürüldüğü, davacı tarafından ise; 06/12/2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6360 sayılı Kanun' un köy tüzel kişiliğinden mahalleye dönüştürülen yerlerle ilgili olarak tanınan katılım payı muafiyetinin kendisi için de uygulanması gerektiğinden hareketle vergi hatası kapsamında davalı idareye yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı şirket tarafından, 62684 ada 2 parselde kain taşınmazda inşa edilen bina nedeniyle 2014, 2016, 2017 yıllarında 5,637,99-TL iskan harcı ile zemin açma izni ve toprak hafriyat harcı, konut inşaat harcı, plan ve proje tasdik harcı olmak üzere toplam 22.348,02-TL; 62685 ada 1 parselde kain taşınmazda bulunan bina için 164.170,11-TL ruhsat harcı ile 645.453,83-TL asfalt katılım bedeli ve damga vergisi tahsil edildiği görülmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrasının son cümlesiyle, 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun geçici 2. maddesi ile köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerden de altı yıl süreyle Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarının alınmayacağı hükme bağlanmış olup, davacının 2004 yılında köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen Yenimahalle Mahallesinde bulunan taşınmazından kanun hükmünün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı yıl süreyle Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarının alınmayacağı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, uyuşmazlık konusu tutarın zemin açma izni ve toprak hafriyat harcı, konut inşaat harcı, plan ve proje tasdik harcı, iskan harcı ve ruhsat harcına ilişkin 192.156,12-TL'lik kısmının, Belediye Gelirleri Kanunu'nda yer verilen ve bu kapsamda yukarıda aktarılan kanun hükmü uyarınca istisna kapsamında bulunduğu sonucuna varıldığından düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin bu kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, yersiz tahsil edilen tutarın yasal faiziyle iadesi Anayasa'nın 125. maddesinden kaynaklanan bir yükümlülük olduğu da açıktır.
Uyuşmazlığın asfalt katılım bedeli ve damga vergisine kısmına gelince;
Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Susuz Mahallesi 62685 ada 1 parselde bulunan taşınmaz için Mali Hizmetler Daire Başkanlığı'nın 29/12/2016 tarih ve 246 sayılı alındı belgesi ile tahsil edilen 645.453.83-TL'nin hangi kanun uyarınca alındığının açıklanarak ayrıntılı hesap dökümü ile aynı alındı belgesi ile tahsil edilen damga vergisinin tahakkuk ettirilme sebebi, verginin, vergi dairesine beyan edilerek ödenip ödenmediğinin bildirilmesinin istenilmesine dair 05/10/2018 günlü ara kararımız üzerine davalı idarece, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 23. maddesine uyarınca 645.453.83-TL'nin tahsil edildiği ve tahakkuk edilen yol yapım bedelinin binde 9,48 oranına tekabül eden 10.927,12-TL'nin davacı şirket tarafından Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne beyan ederek ödendiği bildirilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 23. maddesinde, iskan hudutları içinde olup da, imar planının beldenin inkişafına ayrılmış bulunan sahalarda parselasyon planları tasdik edilmiş olmakla beraber yolu, pis ve içme suyu şebekeleri gibi teknik altyapı henüz yapılmamış olan yerlerde, ilgili idarenin izni halinde ve ilgili idarece hazırlanacak projeye uygun olarak yaptıranlara veya parselleri hizasına rastlayan ve yönetmelikte belirtildiği şekilde hissesine düşen teknik altyapı bedelini, % 25 peşin ödeyip geri kalan % 75'ini altyapı hizmetinin ilgili idaresince tamamlanacağı tarihten en geç altı ay içinde ödemeyi taahhüt edenlere yapı ruhsatı verileceği hükme bağlanmıştır.
İmar Kanunu uyarınca tahsil edilen asfalt katılım bedeli belediyelerin geliri niteliğinde ise de Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca tahsil edilen vergi, harç ve katılım payı niteliğinde olduğunun kabulü mümkün değildir.
Kanunda belediye gelirlerinin tamamının tahsil edilmeyeceğine dair bir hüküm bulunmaması, sadece Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, resim ve katılma paylarının alınmayacağının belirtilmesi, yasada öngörülen istisna hükmünün kapsamının yorum yoluyla genişletilmesinin mümkün olmaması ve olayda düzeltme-şikayet kapsamında ileri sürülebilecek açık bir vergi hatasının bulunmaması karşısında İmar Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca tahsil edilen asfalt katılım bedeli ile damga vergisinin iadesinin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Kaldı ki, damga vergisi Belediye tarafından beyan edilerek Kızılbey Vergi Dairesi Müdürlüğüne yatırıldığından verginin iadesine ilişkin muhatabın Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı olduğu açıktır.
Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin 15.5.2018 tarihli işlemin Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca tahsil edilen 192.156,12-TL'lik kısmı yönünden iptaline, 650.380,95-TL'lik asfalt katılım bedeli ve damga vergisine ilişkin kısmının iptali isteminin reddine, 192.156,12 TL'nin 29.12.2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davacıya iadesine, aşağıda dökümü yapılan 101,60-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren 71,60-TL'lik kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 30,00 TL'lik kısmı ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.512,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 1.512,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, taraflardan 44,40-TL maktu karar harcı alınması için ilgili Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğüne harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, artan posta gideri avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, bu kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere 09/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)