İSTEMİN ÖZETİ: 2013 yılı işlemlerinin pos tefeciliği, sahte belge düzenleme ve kullanma yönlerinden incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği raporu ile kontör alım satım faaliyeti adı altında pos cihazı kullanarak faiz karşılığında ödünç para verme işi ile iştigal ettiğinden bahisle davacı şirket adına 2013/3 ila 12 dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istemiyle açılan davayı; vergi tekniği raporunda halen faal olan ve telekomünikasyon ekipman ve parçalarının toptan ticareti (telefon ve iletişim ekipmanı dahil) ile iştigal eden davacı şirketin 01.02.2013-31.12.2013 dönemindeki iş ve işlemlerinin, pos tefeciliği nedeniyle, sahte belge düzenleme ve kullanma yönlerinden kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve kurum geçici vergisine ilişkin olarak tam incelemeye tabi tutulduğu, şirketin faaliyete başlamasından itibaren bağlı olduğu Maltepe ve Mithatpaşa Vergi Dairelerince 2013, 2014, 2015 ve 2017 yıllarında yapılan yoklamalarda olumsuz bir tespitin bulunmadığı, şirketin tek hissedarı olan ....'nin aynı zamanda farklı 2 şirketin müdürü ve .... Tekn. Ür. Tic. A.Ş.'nin de yönetim kurulu başkanı olduğu, ilişkili kurumlar nezdinde sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme konusunda yapılmış bir tespite rastlanılmadığı, 2013 yılına ilişkin yasal defterlerin tasdik ettirildiği, beyannamelerin verildiği, tahakkuk etmiş ancak ödenmemiş kurumlar vergisi, geçici vergi ve katma değer vergisi borcunun bulunmadığı, Ba-Bs bildirimlerine ilişkin olumsuz bir tespitin söz konusu olmadığı, şirkete kontör satışı yapmış görünen firmalar arasında 2013 yılında tefecilik yaptığı ve bu yılda sahte kontör satış faturası düzenlediği vergi incelemesiyle sabit olan şirketlerin bulunduğu, davacı şirketin aldığı tüm ürünlerin ödemelerini satıcı firmaların banka hesaplarına havale, eft ve b2b sanal pos sistemi üzerinden gerçekleştirdiği, 2013 yılındaki kayıtlı kontör satışları için fatura düzenlediği, ödeme kaydedici cihaz ile veya sair belgeler düzenleyerek satış yapmadığı, anılan yılda şirketten kontör alımı yapmış görünen müşteri firmalar arasında da 2013 yılında tefecilik yaptığı ve bu yılda sahte kontör satış faturası aldığı-düzenlediği vergi incelemesiyle sabit olan şirketlerin bulunduğu, öte yandan inceleme esnasında müşteri firmalardan bir kısmının yetkililerinin daireye çağırılarak .... A.Ş. ile ilişkilerine bunların yasal defter ve belgeleri üzerinden de bakılması için "karşıt tespit" çalışması yapıldığı, ifadelerine başvurulduğu, kontör satış bedellerinin nasıl tahsil edildiğine dair yasal defterler üzerinde yapılan çalışma esnasında şirkete ait pos sistemi vasıtasıyla çok sayıda kişiden çok sayıda kredi kartlı ödeme kabul edildiğinin görüldüğü, pos tahsilatlarının kontör satışlarıyla ilgili olup olmadığının araştırıldığı, şirket tarafından bahis konusu pos vasıtasıyla kredi kartlı tahsilatın kontör satışlarıyla ilişkilendirildiğinin yasal defter kayıtlarından tespit edildiği, ancak bu tahsilat bilgileri daha detaylı incelendiğinde, ödeme yapan kredi kartı sahiplerinin çoğunun şirketin kontör satış faturalarında isim veya unvanları yer alan müşteri firmalar olmadığının görüldüğü, şirket yetkilisi ....'nin ifadesinde "Bu durum sadece kontör satışları ile sınırlı olmayıp tüm ürün satışlarımız için de geçerli olabilmektedir. Firmamız, müşteri firmalar (Alt Bayiler) ile sözleşme yapmakta, ancak bu sözleşme kapsamında bayiler online web pos sistemimizi kullanabilmektedirler. Alt bayilerimiz kendi ürün satışlarına ilişkin tahsilatlarını kredi kartı ile tahsil ettikleri durumlarda kendi pos cihazlarını kullandıkları gibi firmamıza olan borçluluk durumlarına göre borçlarından mahsup edilmek üzere online web pos sisteminden de tahsilat yapmaktadırlar. Bayilerimiz, firmamıza olan borçlarını büyük ölçüde online web pos sistemini kullanarak ödemekte olup kredi kartı ile yapılan ödemeler ilgili bayiin cari hesabına işlenmekte ve borcundan düşülmektedir. Firmamız bu yönüyle ürün satışlarının tahsilatını da garanti altına almaktadır. Kontör veya ürün alan kredi kartı sahipleri bizim alt bayilerimizin müşterisi olduğundan ve firmamız ürün satışlarını sözleşmeli alt bayilerimize fatura ettiğinden dolayı faturalarımızda kredi kartı sahiplerinin isimleri yer almamaktadır." şeklinde açıklamalarda bulunduğu, şirketin pos tahsilatına ilişkin detaylı bilgilerin pos cihazlarını şirkete temin eden ilgili bankalardan yazı ile istenildiği, gelen bilgilerden .... AŞ.'nin pos sisteminden 2013 yılında toplam 39.329 kart çekimi yapıldığının görüldüğü, aynı kişilerin birden fazla işlem yapabildiği de dikkate alındığında, kart sahibi sayısının tahminen 23.000-25.000 aralığında olduğu, bütün kart sahipleri nezdinde araştırma yapılması, inceleme süresi içinde mümkün ve makul bulunmadığından bahisle istatistiki açıdan anlamlı ve gerçekçi bir örneklem yakalayabilmek amacıyla, öncelikle kart çekim tutarları 3.000.-TL'nin üzerinde olmak üzere, örneğin "3.000-20.000.-TL", "20.001-40.000.-TL", "40.001.-TL ve üzeri" şeklinde gruplara ayrıldığı, her büyüklük grubundan belli sayıda kart sahibine ulaşılıp ifadeleri alınarak pos çekimlerinin gerçek mahiyetinin kavranılmasının amaçlandığı, bu mantıkla, kredi kartı ile çekim yaptıran kart hamilleri arasından yapılan seçim sonucu 475 kart hamili kişinin taranabildiği, bu kişilerin yaptığı işlemlerin toplam tutarının ise 7.862.060.-TL'ye tekabül ettiği, üzerinde örneklem yapılan 475 kişilik kitle içinde .... A.Ş.'ye pos ile ödeme yapanların ödeme sebeplerine müfettişlikçe alınan tutanaklardaki ifadeler de dikkate alınarak bakıldığında, kredi kartı ile çekim işlemi yapan 475 kişiden yalnızca 160'ının şirketin faaliyet konusu ile ilgili bir satın almada bulunduğu kanaatine varıldığı, bu türden işlemlerin toplam tutarının 2.625.361,00.-TL olduğu, örneklem grubunda kalan 315 kişi tarafından yapılan 5.236.699.-TL tutarındaki ödemenin ise şirketin ana faaliyet konusu olan cep telefonu, aksesuar, kontör, elektronik cihaz tedarikiyle ilgisi bulunmayan sebeplere dayandığı, bu rakamlardan hareketle, pos tahsilattaki "faaliyet konusu dışılık" oranının kişi sayısı bazında (315/475x100=) %66,31, tutar bazında ise (5.236.699/7.862.060x100=) %66,60 olduğu ve kişi sayısı ile tutar büyüklüğünün birbiriyle hemen hemen örtüştüğü, 475 kişilik örneklem grubundan tutar bazında elde olunan %66,60'lık bu oranın, "Faaliyet Dışılık Oranı (FDO)" olarak adlandırılacağı ve raporun ilerleyen bölümlerinde matrah hesaplamaları yapılırken matrahın ya da kurum kazancının yasal-gayriyasal porsiyonlarını ayrıştırmada bir anahtar olarak kullanıldığı, şirketin, herhangi bir pos tahsilatı yaptığında, kredi kartı sahibinden kabul ettiği bu ödemeyi yasal defter kayıtlarında, satış faturası kestiği bir müşteri ile ilişkilendirdiği, zira rapora ekli (1) no'lu tutanağın (8/a) maddesinde de belirtildiği üzere, kart hamillerinin .... A.Ş.'nin doğrudan kayıtlı kontör müşterisi kişiler olmadığı, .... A.Ş.'nin söz konusu bu kredi kartı tahsilatını bir kayıtlı müşteri firma ile ilişkilendirip tahsil edilen tutarı o müşterisinin kayıtlı borcundan tenzil ettiği, şirketin yasal defter ve belgelerinden hareketle kontör de dahil, cep telefonu, aksesuar ve benzeri gerçek mal alımı yapanların dışında kalan 315 kart sahibinin .... A.Ş.'nin kayıtlı kontör müşterileriyle ilişkilendirilmesi sonucunda raporda unvanları belirtilen 32 kontör müşterisi firmanın faaliyet dışı kart tahsilatıyla ilişkili olduğunun anlaşıldığı, şirketin kontör alışı ve satışı yaptığı firmalar arasında, 2013 yılında ve öncesinde sahte fatura düzenlediği ve kontör ticareti görünümü altında pos tefeciliği yaptığı tespit edilen firmaların bulunduğu, davacı şirketin kendi kayıtlarında kontör satıcısı ve alıcısı olarak görünen bu tefeci-sahte belge organizatörleriyle gerçek bir kontör ticareti ilişkisi içinde bulunduğunu iddia etmenin güç olduğu, bu durumu, şirketin sattığı kontör bedellerini tahsil şeklinin de desteklediği, normal bir ticari ilişkide, .... A.Ş.'nin örneğin kontör müşterisi olan bir firmanın, nihai tüketiciye/müşteriye sattığı kontörlerin bedelini öncelikle kendisinin tahsil etmesi ve .... A.Ş.'den aldığı kontörlerin bedelini ise, bu borcu kimseye nakletmeye gerek duymadan, yine .... A.Ş.'ye bizzat kendisinin ödemesi gerektiği, ancak inceleme konusu olayda .... A.Ş.'nin sözde kontör müşterisi bazı firmaların .... A.Ş.'den aldıkları kontörlerin satış hasılatına dokunmadıkları, bu durumun, doğal olarak, burada esas kontör satıcısının kim olduğu sorusunu gündeme getirdiği, .... A.Ş. ile onun kontör müşterisi konumundaki bazı firmalar arasındaki bu ilişkinin, kontör müşterisi bu firmaları ikinci plana iterek, onları .... A.Ş.'nin bir nev'i aracısı konumuna soktuğu, dolayısıyla bu durumun, nihai tüketiciler olan kredi kartı sahipleri ile .... A.Ş.'yi karşı karşıya getirdiği, bunun pratikteki önemli bir sonucunun, bu kartlar vasıtasıyla yapılan ödemelerin, tüm neden ve sonuçları açısından, .... A.Ş.'yi doğrudan bir muhatap konumuna sokması olduğu, iddia edildiği gibi yardımcıların (.... A.Ş.'nin kontör müşterisi olan ve tefecilik faaliyetinde kullanıldığı düşünülen müşteri firmalar), .... A.Ş.'den kontör alım bedelleri, borcun nakli kurallarına göre, nihai kontör müşterilerince ödeniyor olsaydı, nihai müşteriler olan kredi kartı sahiplerinin her şeyden önce ve gerçekten kontör alıcısı kimseler olmaları gerektiği, eğer ki yardımcılar .... A.Ş.'nin bilgisi ve ilgisi dışında hem tefecilik hem de gerçek kontör ticareti yapsa idi, .... A.Ş.'ye yönlendirecekleri tahsilatın bu tefecilik faaliyetinin tahsilatı değil, gerçek kontör satışlarının tahsilatı olması gerektiği, oysa olayda kredi kartı sahiplerinin kontör alımı yapmadığı ve bu kişilerin yardımcılarla ilişkilerinin de bir tefecilik ilişkisi olduğu kart sahiplerinin rapor ekinde yer alan ifadeleriyle sabit olduğuna göre, .... pos'una yapılan bu ödemeleri yardımcı firmaların .... A.Ş.'den satın aldıkları kontörler nedeniyle şirkete yönlendiriyor oldukları savının da dayanaksız kaldığı, dolayısıyla bu ödeme yönlendirmesinin herhangi bir kontör satışı değil, kart hamillerinin ifadelerinde yer alan tefecilik işlemleriyle ilgili olduğu hususunun tartışmasız olduğu, bu durumda şirketin 2013 yılında gerçekleştirdiği bu sahte kontör ticareti ve tefeciliğin çapının ne olduğu ve bunun sadece hakkında inceleme yapılmış müşteri ve satıcılarla mı sınırlı olduğu, yoksa hakkında herhangi bir tespit bulunmayan .... A.Ş.'nin kontör müşterisi ya da satıcıları da bu fıktif ticaretin içinde olabilirler mi sorularının sorulması gerektiği, hem kontör aldığı ve sattığı bazı firmalar hakkında tefecilik ve sahte belge kullanma-düzenleme yönünden vergi müfettişlerince daha önce yapılmış tespit ve suç duyurularının olması, hem de bahsedilen istisnai mal bedeli tahsil şeklinin, şirketin tefecilik ve sahte belge faaliyetinin çapının ne olduğunun araştırılmasını gerektirdiği, ancak tüm bunların yanında, şirketin gerçek kontör ticaretinin de bulunduğu, raporda yer verilen tespitler neticesinde, 2013 yılında tefecilikle uğraştığı raporlarla sabit olan 4 firmaya ek olarak 28 bayi-müşteri firmanın daha .... A.Ş. tarafından yürütülen nakit ihtiyacı karşılama, borç yapılandırma faaliyetinin bir unsuru ve şirketin bu faaliyetine "yardımcı" olduklarının ortaya çıktığı, söz konusu 28 yardımcı firmaya 2013 yılında şirketçe düzenlenen kontör satış faturalarında yer alan tutarların, şirket tarafından yapılan tefecilik faaliyetinin hacmini hesaplamada baz teşkil edeceği, bu itibarla, tefecilik ve sahte belge ticareti için kurulmuş ve 2013 yılında gerçek bir kontör alım-satımının hiç olmadığı vergi tekniği raporlarıyla sabit olan 4 firmayla birlikte toplamda 32 olan "Yardımcılar"a kesilen toplam kontör fatura tutarı olan 105.336.821,21.-TL'nin tefecilik faaliyetinin brüt hacmini verdiği, bu tutarın brüt olmasının sebebinin 105.336.821,21.-TL'nin 28 yardımcı firmayla ilgili olan 84.311.893,78.-TL'lik ikinci kısmının tutar itibarıyla, diğer raporlu 4 firmayla ilgili 1.051.773 adet kontör ve 21.024.927,43.-TL'ye tekabül eden sahte işlem hacmi kısmı kadar net olmaması olduğu, şirketin gerçek kontör ticareti de bulunduğundan, ikinci gruptaki 28 yardımcı firma ile ilişkilerin bu durum da dikkate alınarak değerlendirilmesi ve 4.289.882 adet kontöre tekabül eden 84.311.393,78.-TL'lik kısmın bir anlamda nete ircası gerektiği, raporun ilgili kısmında örneklem grubundaki kredi kartı sahiplerinden alınan ifadelerin, şirketin hasılat bazında %33,40 nispetinde gerçek ticari faaliyetinin de olduğunu, %66,60 oranında ise tefecilik olarak değerlendirilen şüpheli işlemlerinin bulunduğunu gösterdiği, %66,60 nispetinin anılan bölümde FDO olarak adlandırıldığı ve tefeciliğin gerçek hacminin hesabında bu orana başvurulacağının belirtildiği, 475 kişilik bir gruptan elde edilen ve dolayısıyla istatistiki olarak anlamlı olan bu FDO oranı 28 yardımcı firmaya kontör satışı olarak düzenlenen 84.311.893,78.-TL'ye uygulandığında 56.151.721,25.-TL'nin ikinci grup yardımcı firmalar ile gerçekleşen tefecilik ilişkisinin hacmini verdiği, tüm bu hesaplamalar sonucunda şirketin 2013 yılında gerçekleşen, birinci ve ikinci grup toplamı olarak, tefecilik faaliyetinin büyüklüğünün 77.176.648,68.-TL olduğu, bu rakamın 2013 yılının aylarına dağılımının ise satış faturalarında yer alan tarihlerden hareketle yapıldığı, bu tutarların yer aldığı kontör satış faturalarının aynı zamanda şirket tarafından düzenlenmiş sahte faturalar olduğu, sahte satış faturalarındaki tutarlar şirketin 2013 yılı Gelir Tablosunun "Yurtiçi Satışlar" kaleminde yer aldığından, 77.176.648,68.-TL'nin bu kalemden çıkartılması gerektiği, öte yandan şirketin, 2013 yılında bir kısım kontör ticaretini ise peçeleme vasıtası şeklinde kullanarak tefecilik yaptığı, şirkette kontör alım-satımlarında kaydi bir açık da bulunmadığına göre, 2013 yılında sahte kontör satış faturalarını karşılayacak şekilde sahte kontör alım faturalarının da kullanıldığı sonucunun ortaya çıktığı, raporun (II-B/2-a) bölümündeki verilerden hareketle 2013 yılı kontör alımlarının ortalama birim maliyetinin 19,25.-TL olduğu dikkate alındığında, tefecilik faaliyetinin kontör adedi cinsinden büyüklüğünü göstermek amacıyla önceki bölümde hesaplanan 3.908.834 adetlik sahte satışa tekabül eden maliyetin 75.245.054.-TL olduğu, bu itibarla, tefecilik faaliyeti 2013 yılında sabit olan 8 firmadan alınan 20.019.395,75.-TL'lik sahte belge tutarı da dahil olmak üzere, toplam kontör alış fatura tutarı olan 75.245.054,50.-TL'nin tefecilik faaliyeti kapsamındaki fiktif kontör alımının büyüklüğünü verdiği, bu alımların gösterildiği alış faturaları aynı zamanda şirket tarafından kullanılmış sahte faturalar olduğundan, sahte alış faturalarındaki toplam 75.245.054,50.-TL'lik bu tutarın gelir tablosunun "Satılan Ticari Mallar Maliyeti" kaleminden çıkartılması gerektiği, bu düşümün kurumlar vergisi matrah farkı hesaplanırken yapılacağı, tefecilik faaliyeti kapsamında şirkete kredi kartıyla ödemede bulunan örneklem grubundaki kişilerin, genel olarak bu işlemler sırasında kendilerinden %1 ilâ %10 arasında bir komisyon tahsilatının olduğu bilgisini verdikleri, grup ortalamasının da %6,85 olduğu, şirketin bu işleri yardımcı firmalar aracılığıyla yaptığı ve bu firmaların da tefecilik gelirinden payı olabileceği dikkate alınarak, %1,85 gider indirimli bir haddi, yani %5 net komisyon oranını dikkate alarak hesaplama yapıldığı, böylece bu yolla tespit edilen tefecilik kazancının, yardımcıların maddi menfaati de düşülmüş safi tutar olup re'sen tespit olunan matrah sayılıp kurumlar vergisi ve katma değer vergisi tarhiyatına konu edildiği, %5 net komisyonla tefecilik kazancı hesabının aylar itibarıyla raporda yer verilen tabloda yapıldığının belirtildiği, incelenen vergi tekniği raporunu done alan 10.10.2018 tarih ve 2018-B-153/2-3 sayılı Vergi İnceleme Raporlarında da davacı şirket tarafından elde edilen 3.675.078,50.-TL pos tefecilik gelirinin Diğer Gelirler kalemine eklenmesi suretiyle, pos tefecilik faaliyetini peçelemek maksadıyla düzenlenen sahte faturalara ilişkin 77.176.648,68.-TL tutarın satışlar kaleminden ve bu satışlara ilişkin maliyeti oluşturan 75.245.054,50.-TL tutarın satılan ticari mal maliyeti kaleminden çıkartılması sonucu olması gereken gelir tablosu ve kurumlar vergisi özet beyanına yer verilerek, 2013 hesap dönemine ilişkin beyan edilmesi gereken kurumlar vergisi matrahının 3.807.821,37.-TL olması gerekirken, 2.064.337,05.-TL beyan edildiği, beyan edilmesi gereken ile beyana konu tutar arasındaki 1.743.484.32.-TL matrah farkı üzerinden hesaplanan (1.743.484.32x%20=) 348.696,86.-TL kurumlar vergisinin ve 2013/1-3 dönemi için 34.233,32.-TL, 2013/4-6 dönemi için 139.051,36.-TL, 2013/7-9 dönemi için 96.953,49.-TL ve 2013/10-12 dönemi için 2.329,37.-TL kurum geçici vergilerinin re’sen tarh edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporlarının birlikte değerlendirilmesinden, telekomünikasyon ekipman ve parçalarının toptan ticareti ve başta cep telefonu olmak üzere, kontör kartı, telefon aksesuarı ve diğer malların alım ve satımı ile iştigal eden davacı şirketin kuruluşundan itibaren 2013, 2014, 2015 ve 2017 yıllarında yapılan yoklamalarda olağanüstü bir durum tespitinin olmadığı, şirketin tek hissedarı olan ....'nin başka şirketlerde de ortaklık ve yöneticilik kayıtlarının bulunduğu, mezkur ilişkili şirketlerde SMİYB ile ilgili olarak olumsuz bir tespitin bulunmadığı, şirketin inceleme yılı olan 2013'te 400.000,00.-TL'nin üzerinde kurumlar vergisi ödediği, Ba-Bs formlarında uyumsuzluğa rastlanmadığı, şirket hakkındaki vergi incelemesinin şirket yetkilisinin iştirakiyle tamamlandığı, kontör alış ve satışı yapılan firmalar arasında, 2013 yılında ve öncesinde sahte fatura düzenlediği ve kontör ticareti görünümüyle pos tefeciliği yaptığı tespit edilen bir kısım firmaların bulunduğu anlaşılmakta ise de, raporda b2b sanal pos sisteminin işleyişine ilişkin teknik konularda yapılmış herhangi bir araştırma sonucuna yer verilmediği ve sanal pos sisteminin bu sektörde yaygın olarak kullanılıp kullanılmadığı hususuna değinilmeksizin, pos tefeciliğini peçeleme faaliyetine hizmet eden bir tahsilat mekanizması olarak değerlendirildiği, tefecilik faaliyetinin ortaya konulmasında ve matrah tespitinde esas alınan örneklem grubunun, inceleme dönemi içinde ticari ilişkide bulunulan tüm kişiler, işlem tutarları ve işlem sayısı bazında geneli temsil etme yeterliliğine sahip olmadığı, nitekim davacı şirketin asli faaliyet konularından birinin de kontör satışı olduğu ve vergi tekniği raporunda, birim kontör maliyetinin ortalama 19,75.-TL olduğu tespitine yer verildiği de dikkate alındığında 3.000,00.-TL'nin çok daha altındaki tutarlarda yapılan çekimlerin, çekim sayısı ve tutar bazında ağırlıklı oranı teşkil etmesi muhtemel olup bu durumda, kredi kartından çekim yapılan nihai tüketiciler nezdinde bir inceleme ve araştırmaya girişilerek bu kişilerden alınan ifadelerin kanaate esas teşkil ettiği vergi tekniği raporunda, en düşük tutarlı kart çekimleri de örneklem grubuna dahil edilerek gruplama yapılmak ve bu grupta yer alan kişilerin de ifadeleri alınmak suretiyle, oluşturulan örneklem grubunun toplam tahsilat içerisindeki temsil oranına da yer verilmesi gerekirken, 3.000,00.-TL gibi bir alt sınır belirlenerek bu tutarın altındaki kart çekimlerinin göz ardı edilmesi, inceleme elemanı tarafından 475 kişilik örneklem grubu esas alınarak belirlenen faaliyet dışılık oranı yanında, %5'lik komisyon oranı ile %1,85'lik yardımcı firma payına ilişkin tespitin de hukuki bir temelinin bulunmadığını, hakkaniyetli bir sonuca ulaşılması bakımından elverişli olmadığını, vergi tekniği raporunun ve dolayısıyla matrahın bulunuşunun varsayım ve eksik incelemeye dayandığını gösterdiğinden, afaki şekilde yapılan hesaplamalara istinaden bulunan matrah farkı esas alınarak yapılan dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle kaldıran Ankara 7. Vergi Mahkemesinin 30/05/2019 tarih ve E:2018/1278, K:2019/578 sayılı kararının; vergi tekniği raporu esas alınarak yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesince, 26/02/2020 tarihli bekletme kararımızda belirtilen kararın geldiği görüldüğünden gereği görüşüldü:
2013 yılı işlemlerinin pos tefeciliği, sahte belge düzenleme ve kullanma yönlerinden incelenmesi sonucu düzenlenen vergi tekniği raporu ile kontör alım satım faaliyeti adı altında pos cihazı kullanarak faiz karşılığında ödünç para verme işi ile iştigal ettiğinden bahisle davacı şirket adına 2013 yılı için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2013/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemleri için re'sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergilerinin kaldırılması istemiyle Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı'na karşı açılan davayı kabul eden Ankara 7.Vergi Mahkemesi'nin 30/05/2019 tarih ve E:2018/1279, K:2019/577 sayılı kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1.Vergi Dava Dairesinin verdiği 26/02/2020 tarih ve E:2019/1521, K:2020/151 sayılı kararıyla reddedildiği görülmüştür.
Ankara 7.Vergi Mahkemesi'nce verilen 30/05/2019 gün ve E:2018/1278, K:2019/578 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine, yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde davalı idareye iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)