(3194 S. K. m. 21, 32, 42, Geç. m. 16) (2577 S. K. m. 45) (Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ m. 6)
İSTEMİN ÖZETİ: Çanakkale İdare Mahkemesi'nce verilen 30/04/2019 gün ve E:2018/1084, K:2019/475 sayılı kararın; davalı idare tarafından; istinaf başvurusunun kabulü ile kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRKMİLLETİADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; Çanakkale İli, Bozcaada İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, Başağa Mevkii adresinde bulunan ve tapunun 153 ada, 28 parselde kayıtlı taşınmazda izinsiz uygulamaların yapıldığından bahisle 2863 sayılı Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile 3194 sayılı Kanun'un 32. ve 42. maddeleri uyarınca 1.910,60-TL idari para cezası, tespit edilen izinsiz uygulamaların kaldırılması için 30 gün süre verilmesine, süre sonunda kaldırılmadığı takdirde izinsiz uygulamaların belediye başkanlığı tarafından kaldırılarak, yıkım masrafının ilgiliden tahsiline ilişkin 13/09/2018 tarih ve 2018/101 karar sayılı encümen kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Çanakkale İdare Mahkemesi'nce; davacının maliki olduğu taşınmazda izinsiz imalatlar yapıldığından bahisle dava konusu işlem tesis edilmiş ise de 3194 sayılı Kanun'un geçici 16. maddesi gereğince dava konusu yapıya ilişkin yapı kayıt belgelerinin düzenlendiği ve davalı idareye sunulduğu dikkate alındığında; yeni oluşan hukuki durum gereğince dava konusu yapılara ilişkin olarak düzenlenen yapı kayıt belgeleri esas alınarak ve bağlı yetki kapsamında dava konusu yıkım işleminin davalı idarece iptal edilmesi gerekirken, dava konusu işlemlerin iptal edilmemesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yargılama aşamasında getirilen yasal düzenleme uyarınca, tarafların haklılığını saptama olanağının ortadan kalkmış olması karşısında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından; davacının, taşınmazında ruhsatsız ve projeye aykırı olarak inşai faaliyette bulunduğu ve imalatlar yaptığı, bu uygulamaların 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapıldığı, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca tesis edilen işlemlerde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkemece verilen kararın kaldırılması, davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davalı idarenin istinaf başvurusu kabul edilerek, Çanakkale İdare Mahkemesi'nin 30/04/2019 tarih ve E:2018/1084, K:2019/474 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:
3194 sayılı İmar Kanununun 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16. maddesi ile eklenen geçici 16/1 maddesinde; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, dördüncü fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." kuralına yer verilmiş; 31/12/2018 günlü ve 538 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Yapı Kayıt Belgesi başvuru süresi 30/06/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde de, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiştir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerinin yorumlanmasından, yapı kayıt belgelerinin ilgili belediyesince verildikten sonra söz konusu ruhsatsız yapıların 31.12.2017 tarihinden önce mi sonra mı yapıldığı, ruhsatsız yapıyla ilgili olup olmadığı yönünde yetkili idare tarafından değerlendirme yapıldıktan sonra hukuki olarak geçerli olup olmadığının saptanması, yapı kayıt belgesinin uyumlu ve geçerli olması halinde usulde paralellik ilkesi gereğince para cezası ve yıkım kararının ilgili idaresince iptali gerekmekte olup, mahkemece salt yapı kayıt belgesi alındığından bahisle iptal kararı verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.
İşin esasının incelenmesine gelince;
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32.maddesinde; İmar Kanunu hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılardan projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti halinde o andaki inşaat durumu tespit edilerek durdurulacağı, devamında; en çok bir ay içinde yapı sahibinin yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak mührün kaldırılmasını isteyebileceği düzenlemesi ile maddenin son fıkrasında; idarece ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatının üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilip, beşinci fıkrada yer verildiği üzere yapının yıkılarak masrafının yapı sahibinden alınacağı; Aynı Kanun'un 42.maddesinde ise; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullerle, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beş yüz Türk Lirasından az olmamak üzere idari para cezaları uygulanacağı, Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden idari para cezası verileceği hükme bağlanmış olup artırım nedenlerinin düzenlendiği C bendinin 6.alt bendinde yapılaşmaya yasaklı bir alanda yapılmış ise cezanın %80'i, 7.alt bendinde özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapılmış ise cezanın %50'si, 8.alt bendinde ruhsatsız ise cezanın %80'i, 12.alt bendinde inşai faaliyetleri tamamlanmış ve kullanılıyor ise cezanın %20'si, 13.alt bendinde çevre ve görüntü kirliliğine sebebiyet veriyor ise cezanın %20'si oranında arttırılacağı öngörülmüştür.
Diğer yandan; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Korunma Kanunu'nun 9. maddesinde; "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." hükmüne yer verilmiş, 'Ruhsatsız yapı yasağı' başlıklı 16. maddesinde ise; korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmanın yasak olduğu, buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılacağı, Ek-4. maddesinde; taşınır tabiat varlıkları hariç tabiat varlıkları, doğal sit alanları ve bunlara ilişkin koruma alanları ile ilgili olarak bu Kanunda öngörülen iş, işlem ve kararlar bakımından görevli ve yetkili bakanlığın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olduğu hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu taşınmazda ruhsatsız olarak (8.10 m x 9.30 m) ebatlarında, 2.50 m. yüksekliğinde müştemilat yapıldığından bahisle 27/08/2018 tarihli tutanakla söz konusu yapının mühürlendiği, Bozcaada Belediye Encümeninin dava konusu kararıyla, I. Sınıf/A Grubu yapı kapsamında bulunan 75 m2 müştemilat için 42/2 maddesinin (c) bendinin 6., 7., 8.,12. ve 13. alt bentleri uyarınca 1.910,60-TL para cezası ve izinsiz uygulamaların ruhsata uygun hale getirilmesi için 30 gün süre verilmesine, aksi halde yıkım işleminin Belediye tarafından gerçekleştirilerek yıkım masrafının yapı sahibinden tahsil edileceğine karar verildiği, anılan kararın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu taşınmazın, 3. derece doğal sit alanında bulunduğu, bu alanlarda yapı yapılmasının, Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun iznine tabi olduğu hususu tartışmasızdır.
Uyuşmazlık konusu olayda; Çanakkale İli, Bozcaada İlçesi, Cumhuriyet Mahallesi, 153 ada, 28 parsel sayılı taşınmazda yukarıda tespiti yapılan hususlarda imar mevzuatına aykırı uygulamalar yapılması nedeniyle 27/08/2018 günlü yapı tatil zaptı düzenlenerek anılan yapıların mühürlendiği, davacı tarafından imar mevzuatına aykırı yapıldığı belirlenen yapıların mevcut olmadığı yönünde bir itirazın bulunmadığı, dava konusu fiziki ve inşai müdahalelerin yapıldığı alanın 3. derece doğal sit alanında kaldığı, sit alanında kalan taşınmaz üzerine yapılacak yapılar için öncelikle Koruma Komisyonundan izin alınması ve projelerin onaylanması gerekirken, davacı tarafından herhangi bir izin alınmadığı gibi taşınmazda gerçekleştirilen faaliyetlerin İmar Kanunu'nun 21. maddesinde belirtilen ruhsat gerektirmeyen yapılardan da olmadığı görülmektedir.
Bu durumda; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı tarafından 3. derece doğal sit alanında kalan taşınmaz üzerinde yukarıda bahsedilen mevzuata aykırı şekilde, gerekli izinler alınmaksızın ruhsatsız olarak inşai ve fiziki müdahalelerde bulunmak suretiyle ruhsatsız olarak yapı yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu 13/09/2018 tarih ve 2018/98 sayılı Bozcaada Belediye Encümeni kararının, izinsiz olarak inşaat yapıldığından bahisle taşınmazdaki izinsiz uygulamaların ruhsata uygun hale getirilmesi için 30 gün süre verilmesine, aksi halde izinsiz uygulamaların Belediye tarafından kaldırılarak masrafının davacıdan tahsiline ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu 13/09/2018 tarih ve 2018/101 sayılı Bozcaada Belediye Encümeni kararının 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesi uyarınca 1.910,60-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmına gelince;
3194 sayılı Kanunun 42/c-6 maddesi uyarınca para cezasına arttırım uygulanabilmesi için, söz konusu alanda yapılaşmanın tümüyle yasaklanmış olması, 42/c-7 maddesi uyarınca arttırım uygulanabilmesi için ise; yapılaşma tamamen yasaklanmamakla birlikte özel kanunlar ile belirlenmiş özel bir imar rejimin bulunması gerekmekte olup, bu nedenle bu iki bendin aynı anda uygulanamayacağı açıktır.
Bu durumda; davacı tarafından izinsiz olarak yapılan uygulamaların dahil olduğu yapı sınıfının dikkate alınması suretiyle 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca imar para cezası ile cezalandırılabileceği açık ise de, uyuşmazlık konusu idari para cezasının hesaplanmasında, para cezasına konu izinsiz uygulamaların, yapılaşmaya yasaklanmış bir alanda yapıldığından bahisle 6. alt bendinin, özel kanunlar ile belirlenmiş özel imar rejimine tabi bir alanda yapıldığından bahisle 7 sayılı alt bendinin, ruhsatsız olduğundan bahisle 8 sayılı alt bendinin uygulandığı görülmekle birlikle, yukarıda belirtildiği üzere 6 ve 7 sayılı bentlerin bir arada uygulanma olanağı bulunmadığı, taşınmaz 3. derece doğal sit alanında bulunduğundan yapılaşmanın tümüyle yasaklanmadığı, Koruma Yüksek Kurulunun 728 sayılı İlke Kararları'na uygun olarak izin alınmak suretiyle yapılaşmanın mümkün olabilmesi nedeniyle 6. alt bendin artırım maddesi olarak uygulanamayacağı anlaşıldığından, dava konusu para cezasının 6. alt bende isabet eden kısmında hukuka uyarlık; aynı maddenin 13.alt bendi uyarınca müştemilatın çevre ve görüntü kirliliği yarattığı hususunda yapı tatil zaptında veya encümen kararında somut tespit bulunmadığından dava konusu para cezasının 13. alt bende isabet eden kısmında da hukuka uyarlık; 7., 8. ve 12. alt bentlerine isabet eden kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun KABULÜ ile Çanakkale İdare Mahkemesi'nce verilen 30/04/2019 gün ve E:2018/1084, K:2019/475 sayılı kararın KALDIRILMASINA, dava konusu para cezasının 3194 sayılı Yasanın 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 6. ve 7.alt bentleri uyarınca yapılan artırıma ilişkin kısmının (424,57-TL) iptaline, temel para cezası ile temel para cezasına 7., 8. ve 12. alt bentleri uygulanarak yapılan artırıma yönelik kısmı (toplam 1.486,03-TL) ile taşınmaz üzerindeki izinsiz yapıların ruhsata uygun hale getirilmesi için 30 gün süre verilmesine, aksi halde izinsiz uygulamaların Belediye tarafından kaldırılarak masrafının davacıdan tahsiline ilişkin kısmı açısından davanın reddine, davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 305,90-TL yargılama giderinin takdiren 205,90-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan 100,00-TL'si ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.362,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine; davalı idare tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 203,13-TL yargılama giderinin takdiren 100,00-TL'sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına ve yine geri kalan 103,13-TL'si ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 1.362,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, yatırılan posta gideri avanslarından artan miktarların Mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatıranlara geri verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, Danıştay'a temyiz yolu KAPALI ve KESİN OLMAK üzere, 17/10/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)