(5520 S. K. m. 17) (670 S. KHK. m. 5)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacının bir dönem kanuni temsilcisi olduğu 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 3. fıkrası gereği ticaret sicil kaydı terkin edilen .... Özel Eğitim Malz. San. ve Tic. A.Ş.nin bir kısım beyannamelerini vermediğinden bahisle vergi inceleme raporları ile 376 sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine dayanılarak 2015/7-2016/6, 2016/7-9, 2016/8, 2016/9 dönemlerine ilişkin olarak, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davada; Mahkemenin 31.10.2018 tarihli ara kararı ile ".... Özel Eğitim Malz. San. ve Tic. A.Ş.ye 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, bir tasfiye memuru atanıp atanmadığının ve anılan şirketin tasfiye işlemlerinin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin, gerçekleştirildi ise ne şekilde gerçekleştirildiğinin sorulmasına" karar verildiği, anılan karara ilişkin olarak davalı idarece sunulan 25.05.2017 tarih 2017-A-2903/1 sayılı Görüş ve Öneri Raporunun (İnceleme Değerlendirme Raporu) şirketin tasfiyesine ilişkin olmayıp, şirkete ait bazı mal varlıklarının tespiti ile borç ve alacakların ödenmesine ilişkin rapor olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5.maddesinde öngörülen tasfiyeye ilişkin işlemler yerine getirilmeden tasfiyenin sona erdiğinin kabulünün mümkün olmadığı, davacı adına özel usulsüzlük cezalarının kesildiği tarihte yürürlükte olan 5520 sayılı Kanunun 17. maddesinin 9. fıkrasında öngörülen asıl borçlu mükellefin tasfiye edilme koşulunun gerçekleşmemiş olduğu, ilgili dönemde kanuni temsilcisi bulunduğu şirketin ticaret sicilinden kaydının silindiği tarihten önceki dönemlere ilişkin olarak anılan 9. fıkra hükmü uyarınca davacı adına ceza kesilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı öte yandan davalı idarece sunulan savunma dilekçesinde, Gelir İdaresi Başkanlığının 2016/3 sayılı Uygulama İç Genelgesinde yer alan açıklamalara binaen tarhiyatın ilgili dönemde şirket kanuni temsilcisi olan kişiler adına gerçekleştirildiği ifade edilmiş ise de; olay tarihinde yürürlükte bulunan ve bu olay kapsamında uygulanması mümkün bulunan kanuni düzenlemenin 5520 sayılı Kanunun 17. maddesinin 9. fıkrası olduğu dikkate alındığında, davalı idarenin zımnen bahse konu düzenleme hükümlerine dayanarak dava konusu özel usulsüzlük cezalarının kesildiğinin kabulünün gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu özel usulsüzlük cezalarının kaldırılmasına ilişkin olarak Denizli Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 07/02/2019 gün ve E:2018/402, K:2019/53 sayılı kararın; şirketin ticaret sicil kaydının silinmiş olması nedeniyle Gelir İdaresi Başkanlığı'nın 2016/3 sayılı Uygulama İç Genelgesi'nde yapılan açıklamalar dikkate alınmak suretiyle şirketin kanuni temsilcileri adına dava konusu özel usulsüzlük cezalarının kesildiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Denizli Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 07/02/2019 gün ve E:2018/402, K:2019/53 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda gösterilen 56,20-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 24.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)