(2577 S. K. m. 45) (657 S. K. m. 125)
İSTEMİN ÖZETİ: Diyarbakır 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 14/02/2018 tarih ve E:2017/2432, K:2018/228 Sayılı kararın istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Soruşturmanın 1 aylık süre içinde başlamadığı, davacıya uygulanan madde ve alt bendin işlendiği iddia edilen fiille uyumlu olmadığı, davacı hakkında öğrencisini öptüğü iddiası ile hakkında ceza soruşturması başlatıldığı, bir süre tutuklu kaldıktan sonra tahliye olduğu, öğrencinin ifadesinin Çocuk İzleme Merkezinde alınması gerekir iken aile bireyleri yanında olmadan davacının amirlerince götürüldüğü savcılıkta alındığı, ilk ifadesinde davacının kendisine sarıldığını ve öptüğünü beyan ettiği, mahkeme tarafından alınan ifadesinde ise ilk ifadesini inkar ettiği, öğrencinin anne ve babasının davacıdan şikayetçi olmadığı ve tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nce 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, Diyarbakır ili Kulp ilçesi ..... Ortaokulunda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan davacı tarafından, 657 Sayılı Kanun'un 125/C/(ı) maddesine gereğince alt ceza uygulamasıyla kınama cezası ile tecziyesine yönelik 23/05/2017 tarih ve 60613674/663.07.90 Sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; "... Uyuşmazlıkta Kulp Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/09/2017 tarih ve E:2017/24, K:2017/82 Sayılı kararında; "...sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunda mahkememizde her türlü şüpheden uzak, kesin vicdani kanı hasıl olmadığından ceza hukukunun en temel ilkelerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak sanığın beraatine," karar verildiği ve kararın istinaf edilmeden kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda, öğrenci S. I'nın savcılıkta alınan ifadesinde davacının kendisine sarılıp öptüğünü beyan etmesine karşın yargılama aşamasında mahkeme huzurunda alınan ifadesinde "öğretmenim beni öpmedi, bana sıkıca sarılmadı, sadece elini omzuma attı" şeklinde beyanda bulunduğu, olayın tek tanığının " öğretmenimin S.I'ya iki eliyle sarılmış olduğunu gördüm, ancak S.I'yı öptüğünü görmedim" şeklindeki beyanı, öğrencinin çelişkili beyanları, öğrencinin ve anne-babasının davacıdan şikayetçi olmaması ve olayla ilgili olarak davacının yargılandığı Kulp Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen beraat kararı dikkate alındığında; davacının öğrencisine sarılıp öptüğü hususu subut bulmadığından, bahsi geçen fiili nedeniyle kınama cezası ile tecziyesine yönelik tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin C bendinde; aylıktan kesme, "memurun, brüt aylığından 1/30 - 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır" şeklinde tanımlanmış C/ı alt bendinde ise; "Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak," aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış, aynı maddenin sondan 5. fıkrasında ise geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabileceği hükme bağlanmıştır.
Davalı idare tarafından Devlet memurlarının resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorunda oldukları, buna aykırı davranışların 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesi C/-ı bendi kapsamına girdiği, davacının hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunduğu ileri sürülerek İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Diyarbakır ili Kulp ilçesi ..... Ortaokulunda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapan davacının 07/12/2016 tarihinde 8/A sınıfı öğtencisi S.I'ya sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel istismar iddiasıyla tutuklandığı ve açığa alındığı, Valilik makamının 29/12/2026 tarih ve 14741356 Sayılı Olur'u ile soruşturmaya başlandığı, 24/03/2017 tarihli disiplin soruşturma raporunda özetle; ..... Ortaokulu müdürü M. S.D.'in ifadesinde "..... Ortaokulunda 3 yıldır okul müdürü olarak görev yapıyorum. Söz konusu iddia ile ilgili olarak, Okulumuzda Aday beden Eğitimi öğretmeni K. İ.'ın S.I isimli öğrenciye okul koridorumda sarılarak öpmesi hususunu, ilk olarak ilgili öğrenci sınıf rehber öğretmenine anlatıyor. Daha sonra sınıf rehber öğretmeni durumu okul Müdür yardımcısı M. A. E. ye bildiriyor. M. A. E. de durumu bana anlattı. Yaşanan bu olayı ben hemen okul rehber öğretmenimiz O. Darıcı'ya görüşme yapması için bildirdim. Okul Rehber öğretmenimiz S.I ve sınıf Rehber Öğretmeni D. C. ile görüştü ve görüşme tutanağını bana kapalı zarf içinde verdi.Ben de bu zarfı alarak gerekli işlemlerin yapılması için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne verdim. Konuyla ilgili Savcılık makamınca işlemler yapıldı. K. İ. isimli öğretmenimiz hakkında daha önce bu yönde bir şikayet almadım. İlgili öğretmen Kaymakamlık Makamınca açığa alındı. Şuan da tutuklu olduğunu biliyorum.'', 8/Asınıfı rehber öğretmeni D. C.'in ifadesinde; "..... Ortaokulunda 1 yıldır Matematik öğretmeni olarak çalışıyorum. Bahse konu S.I isimli öğrencinin okuduğu 8/A sınıfının sınıf rehber öğretmeniyim. Söz konusu iddia ile ilgili olarak, okulumuzda aday beden Eğitimi öğretmeni K. İ.'ın S.I isimli öğrenciye okul koridorunda sarılarak öpmesi hususunu 8/A sınıfına rehberlik dersi için girdiğimde tacize uğradığı iddia edilen S.I ve Esra Erboğa isimli öğrenci yanıma gelerek hocam sizinle bir şey konuşmak istiyorum dediler ve özel olduğunu söylediler, ben de kendilerini dinledim. S.I isimli öğrenci bana okul Beden Eğtimi öğretmeni K. İ.'ın beden eğitimi dersi sonunda topları beden eğitimi odasına götürdüğü esnada, kendisine bu odada kazanımları okumasını istediğini söylediğini, okuduktan sonra odaya birlikte girdiğini H.E. isimli öğrencinin odadan çıktığını ve arkasından kendilerinin de çıktığını ve okul beden eğtimi odasının çıkış koridorunda K. İ.'ın S.I'ya sarıldığını ve kendisinin yanağından öptüğünü, bunun üzerine kendisinin çok korktuğunu ve hemen oradan uzaklaştığını söyledi. Ben de bunun üzerine bu durumu hemen okul müdür yardımcısına bildirdim ve gerekli işlemler başlatıldı.'', 8/A sınıfı öğrencisi H.E.'nın ifadesinde; "Beden Eğitimi dersi sonunda ben ve S.I topları beden eğitimi odasına götürdük. Odada ben S.I ve K. İ. vardı. Sonra Beden Eğitimi odasından çıktığımız esnada önden ben çıkmıştım koridorda arkamı döndüğümde K. İ. isimli öğretmenin S.I'ya arkadan kollarıyla boynuna sarıldığını gördüm ama öptüğünü görmedim. Daha sonra ordan hemen uzaklaştım.", 8/A sınıfı öğrencisi S.I ifadesinde; "Beden Eğitimi dersi sonunda tenis oynamak için tenis raketlerini almak üzere ben ve H.E. ve beden Eğitimi öğretmeni K. İ. beden eğitimi odasına gittik. Giderken de bahçedeki topları Beden Eğitimi odasına götürdük. Odada ben, H.E. ve öğretmenimiz K. İ. vardı. Sonra Beden Eğitimi odasından çıktığımız esnada önden H.E. çıkmıştı, sonra ben çıktım ve arkamdan da K. İ. isimli öğretmenimiz çıktı. H.E. benden önce çıktığı için uzaklaştı. Ben de giderken koridorda arkamı döndüğümde K. İ. isimli öğretmenin arkadan kollarıyla boynuma sarıldı ve bana ''Benim seni sevdiğim kadar sende beni seviyor musun'' dedi ve daha sonra beni yanağımdan öptü ve bıraktı beni.. Daha sonra oradan uzaklaşırken bana ''yerim seni'' dedi. Ben de hemen uzaklaştım ve yaşanan bu durumu sınıf rehber öğretmenimize anlattım.", Davacının Sulh Ceza Hakimliğine verdiği ifadesinde; "Okulda derslerini dışarıda işlediğini, öğrencilerin tüm eğitimlerinin dışarıda verildiğini, beden eğitimi malzemesinin bulunduğu odayı müzik öğretmeni ile birlikte kullandıkların, herhangi bir cinsel istismarda bulunmadığını, isnat edilen suçlamaları kabul etmediğini, Türkiye Cumhuriyetinin hiçbir kurumunu küçük düşürecek bir davranışta bulunmadığını belirtmiş" şeklinde beyanlarda bulundukları, davacının öğrenci S.I'ya yönelik bulunduğu iddia edilen bu davranışın hangi amaçla yapıldığının, taciz sarkıntılık olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği yönünde konunun mahkeme aşamasında olması nedeniyle müfettişliğimizce kesin bir kanaate ulaşılamadığı, kesinleşmiş mahkeme kararına göre ilgili iddianın niteliğinin net olarak ortaya çıkacağı, ancak davacının S.I isimli öğrencinin boynuna sarıldığının olaya şahit olan öğrenci H.E. tarafından teyit edildiği ancak davacının S.I'yı öptüğüne dair öğrencinin ifadesi dışında herhangi bir tespit yapılamadığı, yaşanan bu durumun öğretmen öğrenci ilişkisi dışında rahatsız edici olduğu, S.I'nın bu durumdan rahatsız olduğu, bu davranışın öğretmenlik meslek etik kuralları dışında olduğu, öğrencinin öğretmene güvenini zedelediği hususlarının subutu erdiği, subuta eren bu fiilerin 657 Sayılı Kanun'un 125. maddesinin C maddesinin (ı) bendinde yer alan "Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak," hükmünün ihali niteliğinde olduğunun belirtildiği, davacı hakkında DMK'nın 125/C-ı maddesi uyarınca 1/30 oranında aylıktan kesme cezası ile tecziye edilmesi teklifinin getirildiği, davacının 08/05/2017 tarihli savunması dikkate alınarak alt ceza uygulamasıyla 23/05/2017 tarih ve 60613674/663.07.90 Sayılı işlem ile kınama cezası ile tecziye edildiği, anılan işlemin davacıya tebliği üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı hakkında, öğrencisine karşı 07/12/2016 tarihinde beden eğitimi dersinin bitiminde spor malzemelerinin bulunduğu salondan dışarı doğru çıkarken mağdur S.I'ya arkadan hızlıca yaklaşarak elini onun boğazına ve omzuna attığı, onu sol yanağından öptüğü ve "ben seni çok sevdiğim kadar sen de beni seviyor musun?" dediği, daha sonra mağduru bırakarak o arada mağdur öğrenci uzaklaşırken "yerim seni" dediği ve öpücük attığından bahisle kamu davası açılması üzerine, yapılan yargılama sürecinde sanık davacının üzerine atılı olan sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunun davacı tarafından işlendiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin vicdani kanaat hasıl olmadığından davacının beraatine karar verilmiş ise de; ceza yargılaması ile disiplin yargılamasının birbirinden bağımsız yürüyen alanlar olduğu, disiplin soruşturmasına konu eylem nedeniyle kişi hakkında ceza soruşturması ya da kovuşturmasının yapılmamasının yahut kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı verilmesinin ilgili hakkında disiplin cezası verilmesine engel olmadığı, zira disiplin yargılaması ilkeleri ceza yargılamasına benzese de her iki alanda varılmak istenen amaçların farklı olduğu, ceza yargılamasındaki amaç maddi gerçeği ortaya koymak iken, disiplin yargılamasındaki amacın ilgili idaredeki disiplinin korunması olduğu, buna göre de, maddi ceza hukuku hükümleri ile disiplin hukuku hükümlerinin yaptırım çeşidi, düzenleme alanı ve korunan hukuki menfaat gibi yönlerden de birbirinden farklı olduğu, diğer bir anlatımla, somut bir olayda gerçekleştiği sabit olan eylemler nedeniyle ceza hukuku alanındaki cinsel saldırı suçu oluşmasa da 657 Sayılı Kanun'daki "Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak" fiilinin oluşabileceği, bu durumda somut olaya dönüldüğünde, istinaf edilmeden kesinleşen ceza yargılamasında davacıya atfedilen yukarıdaki eylemlerin işlendiği her türlü şüpheden uzak, kesin bir biçimde ortaya konulamasa da, gerek ceza yargılaması dosyası ve gerekse disiplin soruşturması dosyası içeriğinden, davacının okul içerisinde öğrencisinin omzuna elini atmasının sabit olduğu, anılan eylemin de öğretmen olan davacı ile öğrencisi S.I arasındaki öğretmen - öğrenci ilişkisi sınırları içerisinde olmadığı, hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte olduğu anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yönündeki Mahkeme kararında ise hukuka uyarlık görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun KABULÜ ile istinafa konu mahkeme kararının KALDIRILMASINA, davanın REDDİNE, ilk derece yargılaması safhasında davacı tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 153,40-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idarece yapılan 69,50-TL yargılama gideri ile karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avanslarından artan miktarın ilgili taraflara re'sen iadesine, 12/03/2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)