İSTEMİN ÖZETİ: Adana ... 10. Tanker Üs. K.lığı Des. Grp. Klığı Uçs. Tb. K. 2. Rp. Fz. Bt. Komutanlığı'nda üsteğmen olarak görev yapmakta iken işlediği ileri sürülen disiplinsizlik fiili nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası ile cezalandırılan davacının, bu işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddi yolunda Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin 1. Dairesi'nce verilen 22/03/2011 tarih ve E:2010/721, K:2011/866 sayılı kararın yargılamasının yenilenmesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ayırma cezasına ilişkin işlemin iptali ile özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; "olayda, yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde 2577 sayılı Yasa'nın 53. maddesinde yer alan şartlardan hangisinin sağlandığının açıkça belirtilmediği, dilekçede davacının iddia ettiği hususların, bahse konu maddede tahdidi olarak sayılan şartları sağlamadığı, karar düzeltme aşamasında aleyhe oy kullanan üyelerden birinin FETÖ/PDY terör örgütüne mensup olduğu iddiasıyla tutuklanmasının ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ihraç edilmesinin, bu maddede yer alan yargılamanın yenilenmesi şartlarını sağlamadığı; (ı) bendinde yer alan "Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması." hükmü uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilen hüküm hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilmiş subjektif nitelikte bir ihlal kararının bulunması gerektiği, somut olayda ise yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilerek kaldırılması istenilen Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 1. Dairesi'nin 22.3.2011 gün, E:2010/721, K:2011/866 sayılı kararı hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından tesis edilen bir ihlal kararının bulunmadığı ve bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvurulmadığı olgusu karşısında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin 17.11.2015 günlü Tanışma-Türkiye kararında AYİM'deki subay üyelerin bağımsız olmadıklarına hükmettiği, bu kararın objektif etkisinin olduğu ve davacı hakkında da uygulanması gerektiği iddiasının yerinde olmadığı, dolayısıyla Yasa'da aranan yargılamanın yenilenmesi şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, bu durumda, 2577 sayılı Yasa'nın gerek 53. maddesinin (ı) bendinde yer alan ve gerekse anılan maddede sınırlı olarak sayılan diğer nedenlerin, özetle yargılamanın yenilenmesi koşullarının mevcut olmadığı sonucuna varıldığından, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 1. Dairesi'nin 22.3.2011 gün, E:2010/721, K:2011/866 sayılı kararının yargılanmanın yenilenmesi yoluyla yeniden incelenerek karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı" gerekçesiyle davacının yargılanmanın yenilenmesi isteminin reddi yönünde Adana 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/06/2018 tarih ve E:2018/147, K:2018/647 sayılı kararın; davacı vekili tarafından, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, müvekkili ile ilgili olarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ayırma şeklindeki idari işlemin tesis edilirken, evrensel hukuk sisteminde usulün esasın güvencesi olduğu şeklindeki ilkesi hiçe sayılarak birçok hususun ihlal edildiği, olayda 2577 sayılı Yasa'nın 53. maddesinde yazılı yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin bulunduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi'nce, Adana 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/06/2018 tarih ve E:2018/147, K:2018/647 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Konya 3. İdari Dava Dairesinin 04/01/2019 tarih ve E:2018/1968, K:2019/17 sayılı kararının; Danıştay Onikinci Dairesinin 03/07/2019 tarih ve E:2019/2407, K:2019/5570 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava dosyası yeniden incelenmek suretiyle işin gereği görüşüldü:
Dava; davacının, Adana ... 10. Tanker Üs. K.lığı Des. Grp. Klığı Uçs. Tb. K. 2. Rp. Fz. Bt. Komutanlığı'nda üsteğmen olarak görev yapmakta iken işlediği ileri sürülen disiplinsizlik fiili nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası ile cezalandırılan davacının, bu işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddi yolunda Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin 1. Dairesi'nce verilen 22/03/2011 tarih ve E:2010/721, K:2011/866 sayılı kararın yargılamasının yenilenmesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ayırma cezasına ilişkin işlemin iptali ile özlük haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Bağlantılı davalar" başlıklı 38. maddesinde; "Aynı maddi veya hukuki sebepten doğan ya da biri hakkında verilecek hüküm, diğerini etkileyecek nitelikte olan davalar bağlantılı davalardır.
2. İdare mahkemesi, vergi mahkemesi veya Danıştay’a veya birden fazla idare veya vergi mahkemelerine açılmış bulunan davalarda bağlantının varlığına taraflardan birinin isteği üzerine veya doğrudan doğruya mahkemece karar verilir.
...
4. Bağlantılı davalar, değişik bölge idare mahkemesinin yargı çevrelerindeki mahkemelerde bulunduğu takdirde dosyalar Danıştaya gönderilir." hükmüne,
2577 sayılı Kanuna 27/03/2018 tarihli ve 30373 (2.mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7103 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Geçici 9. maddede, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, kaldırılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin tarafsız ve bağımsız olmadığı iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yaptığı başvuru derdest olanlar, bu tarihten itibaren üç ay içinde Ankara İdare Mahkemelerinden yargılamanın yenilenmesini isteyebilirler. Bu süre içinde istemde bulunmayanlar, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince münhasıran iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle verilen kabul edilemezlik kararının kendilerine tebliğinden itibaren üç ay içinde de istemde bulunabilirler. Süresinde istemde bulunulması halinde yargılama yeniden yapılarak karar verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Türk Silahlı Kuvvetlerinden re'sen emekli edilen davacının, bu işlemin iptali ve statü dışında geçen sürülere ait özlük haklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açtığı davanın reddi yolunda kapatılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 1. Dairesince verilen 22/03/2011 gün ve E:2010/721, K:2011/866 sayılı kararın kesinleşmesi üzerine, bu kararın yargılamanın yenilenmesi yoluyla kaldırılması talebinde bulunduğu, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu Danıştay Onikinci Dairesinin 08/11/2017 tarih ve E:2017/1610, K:2017/5358 sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddedilerek dosyanın Adana İdare Mahkemesine gönderilmesi üzerine Adana 3. İdare Mahkemesinin 22/06/2018 tarih ve E:2018/147, K:2018/647 sayılı kararı ile davanın reddine, istinaf başvurusunun da Dairemiz kararı ile reddine karar verildiği, aynı zamanda davacının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 13/01/2012 tarih ve 4375 sayılı dosya ile başvuruda bulunduğu ve 2577 sayılı Kanunun yukarıda anılan Geçici 9. maddesi uyarınca 25/06/2018 tarihinde Ankara 12. İdare Mahkemesinin 2018/1455 esasına kayıtlı davayı açtığı ve bu davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Öte yandan, davacının 4375/12 başvuru nosu ile yapmış olduğu başvurusu sonucu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilen ve Türkçe tercümesi dosyaya sunulan karar ile 7103 sayılı Kanun gereği Ankara İdare Mahkemesine davaların yeniden ele alınmasına yönelik çağrıda bulunulacağı ve Ankara İdare Mahkemesinin kararına karşı Yüksek Askeri İdare Mahkemesine (mevcut duruma göre Bölge İdare Mahkemesine) itirazda bulunulabileceği, başvuru sahiplerinin ayrıca Anayasa Mahkemesine bireysel olarak başvurabilecekleri, eğer başvuru sahipleri kendilerini halen iddia edilen ihlallerin kurbanı olarak görüyorlarsa Konvansiyonun 34. maddesi uyarınca Mahkemeye yeni bir başvuru yolunun kendilerine açık olacağı, Mahkemenin ayrıca yeni incelemenin, başvuru sahiplerinin kalan şikayetlerine de çözüm bulacağını hatırlatacağı, bundan da anlaşılacağı üzere mevcut başvuruların bir bütün olarak Konvansiyonun 35.1 ve 4. maddeleri uyarınca iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin anılan kararı ve 2577 sayılı Kanunun Geçici 9.madde hükmü gereği Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruda bulunduğu da anlaşılan davacının, Ankara İdare Mahkemesinden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabileceği ve buna dair davaların Ankara İdare Mahkemesinde görüleceği, nitekim davacının 25/06/2018 tarihinde yargılamanın yenilenmesi istemiyle açmış olduğu davanın Ankara 12. İdare Mahkemesinin 2018/1455 esasında derdest olduğu anlaşılmakla, aynı istemle açmış olduğu istinaf başvurusuna konu iş bu (Adana 3. İdare Mahkemesinin 2018/147 esasına kayıtlı) dava arasında bağlantı bulunup bulunmadığı hususunun ortaya konulması için 2577 sayılı Yasanın 38. maddesinin 1. fıkrası gereğince dosyanın Danıştay'ın ilgili Dairesine gönderilmesi (bağlantı hususu görüşülmek üzere) gerekmekte iken, iş bu dava hakkında yargılanmanın yenilenmesi isteminin reddi yönünde verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Adana 3. İdare Mahkemesi'nin 22/06/2018 tarih ve E:2018/147, K:2018/647 sayılı kararının kaldırılmasına, Dairemiz kararında yer verilen gerekçe doğrultusunda yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Adana 3. İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, mahkemece verilecek kararla birlikte istinaf ve temyiz aşamalarına ilişkin yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca 27.02.2020 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. (¤¤)