İSTEMİN ÖZETİ: Zonguldak İdare Mahkemesince verilen 02/07/2019 günlü, E:2017/1248, K:2019/640sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, Zonguldak İli, Karadeniz Ereğli İlçesi, ... Köyü, 166 parsel sayılı davacının hissedarı olduğu taşınmaza ilişkin 17.07.2017 tarihli, 478 sayılı İmar Durum Belgesi ile dayanağı olan 02.07.2012 onay tarihli 1/5000 ölçekli Karadeniz Ereğli (Zonguldak) İlave Revizyon Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları davacı parseli yönünden iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelenmesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyada yer alan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, 1/5000 ölçekli nazım İmar Planında davacı taşınmazının büyük ölçüde 15 metrelik taşıt yolu, kısmen de az yoğunlukta meskûn konut alanları (25-75 kişi/ha brüt) olarak belirlenen alanda, 1/1000 ölçekli uygulama imar Planında ise büyük ölçüde 15 metrelik taşıt yolu, kısmen de yapılaşma koşulları Ayrık Nizam 2 katlı Konut Alanda kaldığı; uyuşmazlığa konu 15 metrelik yol ile davacı taşınmazının Sosyal Tesis Alanına yakın kısımda 15 metrelik yolun kaldırımının geniş olmasının Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26. maddesinin 6. fıkrasının (e) bendine uygun olduğu; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planının birbiri ile uyumlu oldukları, alanda 1/25.000 ölçekli bir planının mevcut olmadığı, planlar arasında ulaşım kademelenmesinin ve fonksiyon kararlarının (15 metrelik taşıt yolu ve düşük yoğunluklu konut kullanımı) aktarımı açısından bir sorunun olmadığı, kademeli birliktelik ilkesinin sağlandığı; davacı taşınmazın üzerinde bulunduğu 15 metrelik yolun dava konusu Karadeniz Ereğli (Zonguldak) İlave Revizyon Nazım İmar Planı bütününde irdelendiğinde önerilen ulaşım sistemi içinde 40 metrelik (ilgili kurum görüşü doğrultusunda Ereğli ilçesi sınırları içerisinde 24-30 metrede olabilen) karayoluna bağlanan ikinci derece yolların 15-12 metre olarak planlandığı; dava konusu 15 metrelik yolun; Ereğli ulaşım sisteminde karayolundan sonra en yüksek kademede kent içi yol statüsünde ... Mahallesi içinde doğu-batı güzergâhımda planlandığı, yolun kent merkezine hizmet ederek batıdaki 40 metrelik karayoluna bağlandığı, bu yönüyle kamu yararı içerdiği; ancak 15 metrelik yolun genişliğinin davacı taşınmazın doğusunda (güney yönündeki 12 metrelik yolun bağlandığı noktadan itibaren) 12 metreye düştüğü; yerleşmenin doğusundaki 15 metrelik yollara ise 10 metre genişliğinde bağlandığı; dolayısıyla davaya konu 15 metrelik yol aksının doğu yönünde taşıt izi açısından sürekliliğinin olmadığı ve yaya-taşıt açısından yol güvenliğini olumsuz etkilediği; bu yönüyle dava konusu 15 metrelik yolun, Yönetmeliğin 26. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendi ile Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 29. maddesinde aykırılık içerdiği; dava konusu yolun genişletilmesi sürecinde de davacı taşınmazına isabet eden alanda olduğu gibi mevcut mülkiyet durumunun mümkün mertebe dikkate alındığı; bu veriler ışığında; dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli ilave revizyon imar planlarında ve bu planlara dayalı olarak düzenlenen imar durum belgesinde davacı taşınmazı yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Dava konusu imar planlarının kabul edildiği tarihte yürürlükte olan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 29. maddesinde: "İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde;
1- Devamlılığı olan bir yol belli bir kesimde daraltılamaz.
2- Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu esas alınır.
3- İmar planlarındaki gelişme alanlarında (7.00) m.den dar yaya, (10.00) m.den dar trafik yolu açılamaz, meskun alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur.
4- İmar planı değişikliği ile çıkmaz sokak ihdas edilemez.
5- İmar planı içinde kalan karayolu, kent içi geçişinin değiştirilmesi durumunda, Karayolları Genel Müdürlüğü'nden alınacak görüşe uyulur." kuralı yer almaktaydı.
14.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26.maddesinin 6. fıkrasında ise: "İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde:
a) Devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde şerit sayısı azaltılamaz ve daraltılamaz.
b) Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu dikkate alınır.
c) İmar planlarındaki gelişme alanlarında geçiş amaçlı 3,00 metreden dar yaya yolu, 10,00 metreden dar trafik yolu açılamaz; yerleşik alanlarda mülkiyet ve yapılaşma durumlarının elverdiği ölçüde yukarıdaki standartlara uyulur. Ancak parseller 7,00 metreden dar yollardan mahreç alamaz.
ç) İmar planı değişikliği ile taşıt geri dönüş kurbu olmayan çıkmaz yol ihdas edilemez.
d) İmar planlarında Karayolları Genel Müdürlüğünün sorumluluğunda olan karayollarında yapılacak her türlü değişiklikte bu Kuruluştan alınacak görüşe uyulur.
e) Plan alanındaki trafik hacimleri ile yeni getirilen kullanımların trafik üretme ve trafik çekme hacimleri dikkate alınarak yol ve kaldırım genişlikleri belirlenir." kuralına yer verilmiş; yolların planlanmasına ilişkin temel ilkeler sürdürülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu davacı taşınmazının 29.03.1990 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları kapsamında bulunmadığı, dava konusu planlar ile taşınmazın büyük kısmının 15 metrelik taşıt yolu ve kısmen de A-2 konut alanda kaldığı, davalı idareden alınan 17.07.2017 tarihli, 478 sayılı imar durumu üzerine, uygulama işlemi ile dayanağı imar planlarının davacı taşınmazı yönünden iptali istemiyle görülen davanın açıldığı; dava dilekçesinde; davacı taşınmazının büyük kısmının yol alanı olarak ayrıldığı, uyuşmazlık konusu yolun sadece kendi parselinden geçirildiği, kamulaştırma yapılmaksızın taşınmazını kullanmasının engellendiği, bu haliyle eşit ve adil olmaya kullanım öngörüldüğü, sadece diğer parsellere yol açılması amacıyla işlem tesis edildiğinin ileri sürüldüğü; davalı idarenin cevap dilekçesinde; davanın süresi içerisinde açılmadığı, imar durumunun yeni dava açma süresi başlatmayacağı, daha önce plansız alanda kalan taşınmazın büyük bir bölümünün ana yol niteliğinde imar yolunda, çok küçük bir kısmının ise ayrık nizan 2 kat (A-2) konut alanında kaldığı, imar planı hazırlanırken imar yollarının mümkün olduğunda kadastro yolu ya da mahallinde bölge halkının kullanımıyla kendiliğinden oluşmuş halihazır haritalarda da görülebilen yolların işlendiği, uydu haritasında da yolun görülebildiği, dava konusu imar planlarının şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olduğunun savunulduğu anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelenmesi üzerine düzenlenen Bilirkişi Raporunda; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planının birbiriyle uyumlu, planlar arasında ulaşım kademelenmesi ve fonksiyon kararlarının aktarımı açısından uygun oldukları, kademeli birliktelik ilkesinin sağlandığı; Nazım İmar Planı bütününde ulaşım sistemi içinde 40 metrelik karayoluna bağlanan ikinci derece yolların 15-12 metre olarak öngörüldüğü, davaya konu 15 metrelik yolun da Ereğli ulaşım sisteminde karayolundan sonra en yüksek kademede kent içi yol statüsünde ... Mahallesi içinde doğu-batı güzergâhımda planlandığı, yolun kent merkezine hizmet ederek batıdaki 40 metrelikkarayoluna bağlandığı, bu yönüyle de uygun olduğu yolunda tespit ve değerlendirme yapıldığı, plan bütününe yönelik yapılan tespit ve değerlendirmelerden dava konusu planlarda bu yönlerden şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırılık bulunmamaktadır.
Bu aşamada; uyuşmazlığın davacı taşınmazı yönünden çözümüne yönelik olarak, davacının davaya konu edilen yolun büyük ölçüde başka taşınmazlara ulaşım sağlanması amacıyla planlandığı, eşit ve adil davranılmadığı, davalı idarenin ise uydudan da görülen yol çizgisinin imar planına işlendiği savunması dikkate alınarak incelenmesi alınması gerekmektedir.
Bilirkişi Raporunda, dava Konusu İlave Revizyon Uygulama İmar Planından önce hazırlanan 29.03.1990 onay tarihli 1/1000 ölçekli Karadeniz Ereğli (Zonguldak) Uygulama İmar Planında uyuşmazlık konusu 166 sayılı parselin, planlama sınırları dışında tutulduğu, plan belgesinde davacı taşınmazı ve yakın çevresindeki mevcut konutların hâlihazırda gösterildiği; davaya konu yolun davacı taşınmazının olduğu bölgede planlanmadığı; yolun 10 metre olarak dava konusu yerin batısında planlandığı; uyuşmazlık konusu 15 metrelik yolun genişliğinin davacı taşınmazın doğusunda (güney yönündeki 12 metrelik yolun bağlandığı noktadan itibaren) 12 metreye düştüğü; yerleşmenin doğusundaki 15 metrelik yollara ise 10 metre genişliğinde bağlandığı; dolayısıyla davaya konu 15 metrelik yol aksının doğu yönünde taşıt izi açısından sürekliliğinin olmadığı ve yaya-taşıt açısından yol güvenliğini olumsuz etkilediği; bu yönüyle dava konusu 15 metrelik yolun, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 26/6. maddesinde ifade edilen "İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergâhına ait imar planı değişikliklerinde (a) Devamlılığı olan bir yolun belli bir kesimde şerit sayısı azaltılamaz ve daraltılamaz" kuralı ile Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 29. maddesindeki "İmar planında gösterilen yolların genişletme, daraltma ve güzergahına ait imar planı değişikliklerinde 1- Devamlılığı olan bir yol belli bir kesimde daraltılamaz. 2-Yolların kaydırılmasında, mülkiyet ve yapılaşma durumu esas alınır." planlama ilkelerine aykırılık taşıdığı yolunda tespit yapılmış olup, bu durum hem 1/5000 hem de 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planlarına ait paftalardan da görülmektedir.
Uyuşmazlığa konu olayda, davacı taşınmazı ile komşuluğundaki sosyal tesis alanı arasında 7 metrelik yolun bulunduğu, sosyal tesis alanı ile birlikte yolun en genişliğinin 15 metreden 12 metreye düşürüldüğü, bu daraltmanın trafik düzeni ve güvenliği, yollar ve kavşaklar ile ilgili planlama ilkeleri açısından uygun olmadığı gibi belediye sınırları içerisinde kalmakla birlikte nazım imar planı sınırı dışında tutulan kesim ve bilirkişi raporunda yol izine ilişkin tespit dikkate alındığında yolun davacı taşınmazına doğru kaydırılarak genişletilmesinde mülkiyet ve yapılaşma durumunun esas alınmadığı görülmektedir.
Bu durumda, davacı taşınmazın büyük bir bölümünü ana yol niteliğindeki 15 metreli yol olarak belirleyen dava konusu imar planları şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı, dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığından iptali gerekirken davanın reddi yolunda verilen istinafa konu mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolunda Zonguldak İdare Mahkemesince verilen 02/07/2019 günlü, E:2017/1248, K:2019/640 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın 45/4 maddesi uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemlerin davacı taşınmazı yönünden İPTALİNE, aşağıda ayrıntısı yer alan dava ve istinaf aşamasına ait toplam (1.754,35 TL + 195,30 TL) 1.949,65 TL yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 12/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)