(213 S. K. m. 141, 339, 376) (4760 S. K. m. 4, 13) (5015 S. K. m. 2, 11, 18, 19)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına 2016 yılı özel tüketim vergisi yönünden düzenlenen 21.07.2017 tarih ve 2017-A-3559/19 Sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2016/12. dönemi için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle sorumlu sıfatıyla bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarh edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacı şirket hakkında düzenlenen ve Mahkemelerinin E:2018/995 Sayılı dosyasına sunulan 20.07.2017 tarih ve 2017-A-3559/13 Sayılı vergi tekniği raporunda; davacının .... Mah. 1267 Sok. No:1/7 Çankaya/ Ankara adresinde ana şebeke üzerinden gaz yakıtların dağıtımı (her çeşit gazlı yakıtın ana boru sistemiyle dağıtımı ve tedariki) faaliyetiyle iştigal ettiği, T.C. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı Başkent Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 20.12.2016 tarih ve 37927 Sayılı iş emri ile 2015-2016 yılları hesap dönemleri işlemlerinin tam olarak incelenmesinin istenildiği, 2015 yılı için 6736 Sayılı Kanun kapsamında Kurumlar ve Katma Değer Vergisi yönünün matrah artırıldığından bu vergiler bakımından inceleme yapılmayacağı, 2016 yılı defter ve belgelerin ibraz edildiği, 2015 yılı defter ve belgelerin isteme yazısının tebliğine rağmen ibraz edilmediği, 20.01.2017 tarihli incelemeye başlama tutanağı ile davacı şirketin incelenmesine başlandığı, 2016 yılı kurumlar ve geçici kurumlar, katma değer vergisi beyannamelerinin verildiği, 2016 yılında alınan ve satılan malların envanterinin çıkarıldığı, hesaplama sonucunda farkların bulunduğu, kurum yetkilisinin alınan malların aynen satıldığını, 2015 yılı dönem sonu ve başı mal mevcudunun tam olarak hesaplanamadığını, farkların bundan kaynaklandığını, belgesiz alışa ilişkin bir belge sunulamayacağını beyan ettiği, 2016 yılı satışların litre ve TL bazında tespitlerinin yapıldığı, 1.359.609,37.-TL'lik pos cihazlarında işlem yapıldığı, mal satılan firmalar nezdinde alış miktarı, ödeme şekilleri, avans miktarı sorulmak suretiyle yapılan karşıt tespitlerde firmaların mükellef kurumdan akaryakıt aldıklarını, ödemelerin banka aracılığıyla ya da nakden yapıldığını, alım karşılığında yazar kasa fişi alındığını beyan ettikleri, buna karşılık mükellefin kaçak akaryakıt satışlarının büyük bir kısmını beyan etmediği, 2016 yılı hesap dönemi gelir tablosunda brüt satış tutarının 3.730.668,35.-TL, akaryakıt satışına ilişkin yurt içi satışların 3.719.639,46.-TL, bu satışların maliyetinin 3.340.637,20.-TL, akaryakıt satışlarında brüt satış karının 379.002,26.-TL, brüt satış karının maliyete oranının %11,34 (karlılık oranı) olduğu, bu oranın teknik ve ticari icaplara uymadığı, kurum temsilcisinin inceleme tutanağında belirttiği %8'lik karlılık oranında hesaplama yapıldığı, olması gereken yurt içi satışların gelir kalemi, tutarı, ödemenin nasıl yapıldığı, KDV durumu, KDV hariç tutarı belirtilmek suretiyle tablolaştırıldığı, 3.719.639,46.-TL yurt içi satış beyan edilmesine karşılık olması gereken satış tutarının 7.343.110,02.-TL tutarında olduğu, bunun 6.799.175,95.-TL'sinin maliyet olduğu, aradaki 543.934,07.-TL'nin vergi matrahına ilave edilmesi gerektiği, davacı şirketin yasal defter ve belgelerinde kaydi envanter yapıldığı, lpg, benzin ve jetblue'da belgesiz satış, motorinde ise belgesiz alış yapıldığı, işlemlerin şirket lehine 2016/Aralık döneminde gerçekleştirildiğinin kabul edildiği, belgesiz satışların miktar ve tutarları hesaplanarak katma değer vergisi hariç 53.040,97.-TL olarak matraha ilave edildiği, 131- Ortaklardan alacaklar hesabı borç bakiyesinin 1.104.378,23.-TL olarak beyan edildiği, kurum temsilcisinin bu paraların ortaklara işlerin yürütülmesi için verildiğini, faiz tahsil edilmediğini, herhangi bir kredi ödemesinin bulunmadığını, bilançoda görünen kredi tutarının banka ile ilgili avans hesabı olduğunu beyan ettiği, bu hesabın adatlandırıldığı, T.C. Merkez Bankasının avansa uyguladığı faiz oranından işlem yapıldığı, buna göre hesaplanan 43.450,38.-TL faiz gelirinin matraha ilave edildiği, belgesiz motorin alışlarının belgelendirilmesi için 10 gün süre verildiği, belge ibraz edilemediği, 63.056,870 litre miktarlı, 227.004,73.-TL tutarlı belgesiz alışın bulunduğunun tespit edildiği, buna göre vergi sorumlu sıfatıyla 40.860,85.-TL katma değer vergisi, 113.155,55.-TL tutarlı özel tüketim vergisi tarh edilmesi gerektiği, KDV matrahının içinde ÖTV de olduğundan bu tutar ile 2016 yılında kayıt dışı bırakıldığı tespit edilen 43.450,38.-TL faiz gelirinin KDV matrahına ilave edilmesi gerektiği, 2015 yılı defter ve belgeler ibraz edilmediğinden bu yıla ilişkin kaydi envanter yapılmadığı, geçmişe dönük olarak özel tüketim vergisine tabi mal bulundurulduğu yönünde bir tespit yapılmadığından 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin olarak özel tüketim vergisi bakımından yapılacak bir işlemin bulunmadığı, ortaklara bedelsiz olarak kullandırılan tutarlara göre tahsil edilmesi gereken 43.450,38.-TL tutarlı faiz gelirinin transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtıldığından gelir stopajı açısından işlem yapılması gerektiği, belirtilen faiz geliri kayıt ve beyan dışı bırakılıp fatura düzenlenmesinin, aynı yılda belgesiz yapılan alışlarda belge alınmamasının, yasal defter ve belgelerin istenmesine rağmen ibraz edilmemesinin özel usulsüzlük cezasının kesilmesini gerektirdiği hususlarında yapılan tespitlere yer verildiği, dava konusu tarhiyata dayanak 21.07.2017 tarih ve 2017-A-3559/19 Sayılı vergi inceleme raporunda da anılan vergi tekniği raporunda yer verilen tespitlere atıf yapıldığı, belgesiz motorin alışının 63.056,870 litre miktarında olduğu, buna isabet eden 113.155,55.-TL özel tüketim vergisinin sorumlu sıfatıyla davacı şirketten aranması gerektiğinin belirtildiği, dava konusu cezalı tarhiyatın davacı şirkete ait iktisadi kıymetlerin, hesap ve işlemlerin kaydi envanteri çıkarılarak vergi inceleme/tekniği raporunda yer verilen tespitler doğrultusunda yapıldığı, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğundan ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu 141. maddesi uyarınca inceleme esnasında lüzumu halinde vergi inceleme tutanağı düzenleneceği hususları ile Iğdır 1. Noterliğince tanzim edilen 109 numaralı vekaletnameyle ....'a verilen yetkiler bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı şirketin; nezdinde inceleme tutanağı düzenlenen şahsın tutanağı imzalamaya yetkili olmadığına ilişkin iddiası ile aynı dönem ve miktarlarla yapılan tarhiyatın Ankara 2. Vergi Mahkemesi'nin dayanak vergi tekniği raporunun tebliğ edilmemesinin savunma hakkını ihlaline sebebiyet verdiğine ilişkin belirtilen kararıyla kaldırıldıktan sonra tarhiyata dayanak vergi tekniği raporuyla birlikte ihbarnameler tebliğ edildiğinden ve bu aşamada işin esası incelendiğinden tarhiyatta mükerrerlik iddiasına itibar edilmediği, olayda, davacı şirket hakkında yapılan inceleme neticesinde, ibraz edilen 2016 yılı defter ve belgelere göre yapılan envantar incelemesiyle belgesiz akaryakıt alış ve satışların tespit edildiği, bu hususların aksine beyanda bulunmayan kurum vekili nezdinde tutulan taslak inceleme tutanağınının ulaşılabilmesi için mükellef portalına yüklendiği, buna karşılık söz konusu tespitlerin aksini gösteren bilge ve belge ibraz edilmediğinden, belgesiz akaryakıt bulundurduğu anlaşılan davacı şirket hakkında sorumlu sıfatıyla yapılan özel tüketin vergisi tarhiyatında yasal isabetsizlik görülmediği, 213 Sayılı V.U.K'un 339. maddesi uyarınca yapılan tarhiyata uygulanan tekerrür cezasına gelince; ara kararla davalı idareden cezalı tarhiyatta tekerrür uygulanmasında esas alınan vergi cezasına ilişkin bilgi ve belge istenildiği, dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, 2015/01. dönemine ilişkin olarak davacı şirkete 27/11/2015 tarihinde tebliğ edilen kira sözleşmesi kaynaklı damga vergisinin geç ödenmesi nedeniyle kesilen 283,50.-TL tutarlı vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alındığı, bu cezanın 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu 376. maddesi uyarınca indirimli olarak ödendiği, söz konusu ceza esas alınarak tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle şirket adına kesilen bütün vergi ziyaı cezalarının artırıldığı, bu tutarlar birbiriyle karşılaştırıldığında aşırı miktarda nispetsizlik bulunduğundan, dava konusu vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine dair Ankara 4. Vergi Mahkemesi'nin 27/02/2019 gün ve E:2018/997, K:2019/228 Sayılı kararının; davalı idarece kesilen tekerrür cezasının yasal olduğu; davacı tarafından ise, inceleme raporuna ekli tutanağın şirketi temsil yetkisi olmayan kişi tarafından imzalandığı, cezalı tarhiyatın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara 4. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
KARAR: İstinaf başvuruları; davacı şirket adına 2016 yılı özel tüketim vergisi yönünden düzenlenen 21.07.2017 tarih ve 2017-A-3559/19 Sayılı vergi inceleme raporuna istinaden 2016/12. dönemi için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarh edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen de davanın reddine dair mahkeme kararının taraflarca kaldırılması istemlerine ilişkindir.
Davalı idare istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler mahkeme kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacı şirketin, istinaf istemine gelince:
4760 Sayılı Kanun'un “Mükellef ve vergi sorumlusu” başlıklı 4. maddesinde özel tüketim vergisinin mükellefleri Kanuna ekli listeler itibariyle sayıldıktan sonra, 2. fıkrada, mükellefin Türkiye içinde ikametgâhının, işyerinin, kanuni ve iş merkezlerinin bulunmaması halleri ile gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tâbi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği; 3. fıkrasında da, fiilî veya kaydî envanter sırasında bu Kanuna ekli listelerdeki malların belgesiz olarak bulundurulduğunun tespiti halinde, belgesiz mal bulunduran mükelleflere, bu malların alış belgelerinin ibrazı için tespit tarihinden itibaren 10 günlük bir süre verileceği; bu süre içinde alış belgelerinin ibraz edilememesi halinde, belgesi ibraz edilemeyen malın tespit tarihindeki emsal bedeli üzerinden hesaplanan özel tüketim vergisinin, alışını belgeleyemeyen mükellef adına re'sen tarh edileceği; tarh edilecek özel tüketim vergisinin, asgari maktu vergi tutarına göre hesaplanacak vergiden az olamayacağı; bu tarhiyata vergi ziyaı cezası uygulanacağı; ancak, belgesiz mal bulunduran mükelleflere bu malları satanlara, bu satışları ile ilgili vergi inceleme raporuna dayanılarak özel tüketim vergisi tarhiyatı yapıldığı takdirde, ayrıca alıcıdan özel tüketim vergisi ve buna ilişkin cezanın aranmayacağı hükme bağlanmıştır.
ÖTV (I) sayılı Uygulama Genel Tebliğinin "2.1. Türkiye'de İkametgâhın, İşyerinin, Kanuni ve İş Merkezinin Bulunmaması Halinde Vergi Sorumlusu" başlıklı bölümünde, Özel Tüketim Vergisi Kanununun 4. maddesinin (2) numaralı fıkrasının Maliye Bakanlığına verdiği yetkiye istinaden, adı geçen Kanuna ekli (I) sayılı liste uygulamasına ilişkin olarak bu uygulamanın (2.2.1) bölümünde belirtilen mallarla sınırlı olmak üzere tevkifat uygulamasına geçilmesinin uygun görüldüğü belirtilerek (I) sayılı listedeki kimi mallar için zorunlu tevkifat getirilmiş, bu suretle, ÖTV mükellefleri ile tevkifat yapmak zoruna olan üreticiler açısından müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Buna göre; (I) sayılı listenin (B) cetvelindeki; 2710.12.90.00.11, 2710.12.90.00.19, 2710.19.29.00.00 G.T.İ.P. numaralarında yer alan mallar ile 2710.20.90.00.00 G.T.İ.P. numarasındaki mallardan yalnız 2710.12.90.00.11, 2710.12.90.00.19, 2710.19.29.00.00 G.T.İ.P. numaralı malların biodizel ihtiva edenleri ve 38.11 tarife pozisyon numarasında yer alan malların ÖTV mükellefleri (4/12/2003 tarihli ve 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanununda tanımlanan rafinericiler hariç) tarafından teslimine ilişkin ÖTV, yalnızca sanayi sicil belgesini haiz olan KDV mükellefi imalatçılar tarafından satın alınması halinde tevkifata tabi tutulmak suretiyle beyan edilerek ödenecektir. Bu uygulama dışında, anılan yetki kullanılarak getirilmiş herhangi bir sorumluluk bulunmamaktadır.
Yine aynı Tebliğde; 4760 Sayılı Kanun'un 4. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bu uygulama kapsamında sorumlu tayin edilenler tarafından beyan edilip ödenmesi gereken vergilerin beyan edilmemesi veya eksik beyan edilmesi halinde, söz konusu vergi tutarının Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ikmalen veya re'sen tarh edilerek bu tarhiyata vergi ziyaı cezası kesileceği ve gecikme faizi hesaplanacağı; sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen tutarın (1) numaralı ÖTV beyannamesinde indirim konusu yapılmamış olmasının, bu şekilde işlem tesis edilmesine engel olmadığı, ancak sorumlu sıfatıyla beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen ÖTV tutarının, satıcı tarafından beyan edilmiş olması halinde, sorumlu adına yapılacak tarhiyatta vergi aslının aranmayacağı; bununla birlikte, sorumlu tarafından beyan edilip ödenmesi gereken ÖTV'nin satıcı tarafından beyan edilerek süresinden sonra ödenmiş olması halinde, normal vade tarihinden ödendiği tarihe kadar; söz konusu verginin ödenmemiş olması halinde ise normal vade tarihinden yapılacak tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar gecikme faizi uygulanacağı; tevkifata tabi mal alımlarına ilişkin tevkifat uygulayanların, tevkifat tutarını ödememesi halinde, söz konusu tevkifat kapsamındaki teslimlere ilişkin ÖTV ile sınırlı olmak üzere Hazineye intikal ettirilmeyen vergiden dolayı Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca ÖTV mükelleflerinin müteselsilen sorumlu olduğu, açıklanmıştır.
Kanunun 4. maddesinin 3. fıkrasında ise, belgesiz mal bulundurduğu saptanan mükelleflere ilişkin sorumluluğun esasları düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, fiili veya kaydi envanter sonucu elinde Kanuna ekli listelerde yeralan malları belgesiz olarak bulundurduğu saptanan mükellefler adına cezalı tarhiyat yapılması, aynı mal için, satıcı konumundaki mükellef adına tarhiyat yapılmamış olması koşuluna bağlanmıştır. Dolaylı olarak, bu fıkrada, belgesiz mal alıp satan mükellefler yönünden müteselsil sorumluluğun söz konusu edildiğini kabul edebiliriz. Bu nedenle, belgesiz mal alan ve satanların her ikisinin de ÖTV mükellefi olması gerekir. Nitekim; ÖTV uygulama genel tebliğlerinde de, 4760 Sayılı Kanun'un 4/3 maddesi kapsamında işlem tesis edilebilmesi için, mükellefiyetin veya mükellefiyeti gerektirecek faaliyetin bulunması ve söz konusu malların belgesiz olarak bulundurulduğunun fiili veya kaydi envanter neticesinde tespit edilmesi gerekmekte olup, bu yönde herhangi bir tespit bulunmadığı sürece mezkûr düzenleme kapsamında ÖTV tarhiyatı yapılmayacağı belirtilmiştir. Örneğin; (II) sayılı liste Uygulama Genel Tebliğinde, (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tabi olan taşıtların ilk iktisapları vergilendirildiğinden, henüz Türkiye'de kayıt ve tescil ettirilmemiş taşıtları belgesiz olarak bulundurduğu tespit edilen motorlu araç ticareti yapan mükellefler hakkında, taşıtları ilk iktisap kapsamında kullanmaya başladıklarına veya aktiflerine aldıklarına ilişkin ayrıca bir tespit olmadığı sürece bu kapsamda işlem tesis edilmeyeceği, açıklanmıştır.
Öte yandan; Kanunun 13. maddesinin 4. fıkrasında, 5015 Sayılı Petrol Piyasası Kanununun 18. maddesinin verdiği yetki uyarınca kullanılma zorunluluğu getirilen ulusal markeri bulunmayan ya da standartlara uygun olmayan özel tüketim vergisine tabi malları bulundurduğu tespit edilenler adına, malların tespit tarihindeki miktarı üzerinden bu Kanunun 11. maddesindeki esaslara göre özel tüketim vergisi resen tarh edileceği ve bu tarhiyata ayrıca vergi ziyaı cezası uygulanacağı ayrıca düzenleme altına alınmıştır.
5015 Sayılı Kanun'un 2. maddesinde de, bu Kanunun uygulanmasında; “Akaryakıt”ın, benzin türleri, nafta (hammadde, solvent nafta hariç), gazyağı, jet yakıtı, motorin türleri, fuel-oil türleri ile Kurum tarafından belirlenen diğer ürünleri; “Rafinerici”nin, lisansı gereği rafinaj faaliyeti yapma hakkı verilmiş, petrol ticareti yapan sermaye şirketini; “Dağıtıcı”nın, akaryakıt dağıtım yetkisi olan ve lisansına işlenmesi halinde depolama, taşıma, ihrakiye ve madeni yağ üretimi işlemleri yapabilen sermaye şirketini; “Bayi”nin, bayilik faaliyeti için gerekli donanıma sahip gerçek ve tüzel kişileri; “Bayilik” faaliyetinin, karşılıklı yükümlülüklerin ekinde fizibilite olan bir sözleşmeye bağlanarak akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından gerçek ve tüzel kişilere akaryakıtın kullanıcılara ikmali yetkisi verilmesi işlemini; “Kaçak akaryakıt”ın, 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu hükümleri uyarınca kaçak olarak kabul edilen akaryakıtı; “Ulusal marker”in, akaryakıta rafineri çıkışında veya gümrük girişinde eklenecek katkıyı, ifade ettiği belirtilmiş; 18. maddesinde ise, Yurt içinde pazarlanacak akaryakıta veya akaryakıtla harmanlanan ürünlere rafineri çıkışında veya serbest dolaşıma girişinde rafinericilerce ve dağıtıcılarca Kurumun belirleyeceği şart ve özellikte ulusal marker ekleneceği; biyoyakıt ilk üretim merkezleri ile tasfiye edilecek akaryakıt için ulusal marker ekleme noktalarının Kurum (EPDK) tarafından belirleneceği; ulusal marker ekleme işlemlerinin Kurumca yetki verilen bağımsız gözetim firmalarının nezaretinde Kurumun belirleyeceği usul ve esaslara göre yapılacağı; ulusal marker ekleme işlemlerinde meydana gelecek usulsüzlüklerden lisans sahibi ile bağımsız gözetim firmalarının müştereken sorumlu olduğu; ulusal marker eklemekle yükümlü lisans sahiplerinin, her yıl Kasım ayı içinde takip eden yıla ait pazarlama projeksiyonlarını Kuruma bildirecekleri ve bu projeksiyona göre Kurumca temin edilecek ulusal markerin, Kurumca belirlenecek usul ve esaslara göre akaryakıta eklenmek üzere ilgili lisans sahiplerine teslim edileceği; Kurum'un, ulusal marker ve idarî ve teknolojik yöntemler ile bir denetim sistemini kuraacağı; Valiliklerin, görevli elemanların başvurusu halinde denetim amaçlı alınacak numunelerin kullanıcı ve bayilerden alınmasını ve emniyetini sağlamakla yükümlü olduğu; numunelerde yapılacak testlerde ulusal markerin gerektiği şart ve seviyede bulunmadığının laboratuvar analizi ile tespit edildiğinde, bu Kanunun 19. maddesi hükümlerine göre idari para cezası yaptırımı uygulanacağı kuralına yer verilmiştir.
Anılan hükümler birarada değerlendirildiğinde; 4760 Sayılı Kanuna ekli (I) sayılı listede yer alan mallardan akaryakıt sayılanların mükellefinin, EPDK tarafından lisan verilmiş ithalatçılar veya rafineriler dahil imal edenler olduğu; bu koşulu taşıyanlar nezdinde yapılacak fiili veya kaydi envanter sırasında belgesiz mal bulundurulduğunun saptanması halinde bunlar, yani mükellefler adına maddedeki koşullar dahilinde cezalı tarhiyat yapılabileceği; akaryakıt bayilerinin özel tüketim vergisi uygulamasında mükellef kabul edilmediği; bayiler hakkında ancak, kaçak akaryakıt bulundurduklarının tespiti halinde, mütesellik sorumlu sıfatıyla cezalı tarhiyat yapılabileceği, sonucuna varılmaktadır. Bir başka ifadeyle Kanunun 4. maddesinin 3. fıkrasının muhatabı verginin mükellefi olup,dağıtıcı adına bu hükme dayanılarak, özel tüketim vergisi tarhı yasal değildir. Nitekim; 5766 Sayılı Kanun'un değişikliğe ilişkin gerekçesinde de, “fiili veya kaydi envanter sırasında özel tüketim vergisi kapsamına giren malları belgesiz olarak bulundurduğu tespit edilen mükelleflere, söz konusu mallann alış belgelerinin ibraz edilmesini sağlamak üzere 10 günlük bir süre verilmesine ve bu süre içerisinde belge ibraz edilmemesi halinde cezalı ÖTV tarhiyatı yapılacağına ilişkin olarak Kanunun 4. maddesine (3) numaralı fıkranın eklenmesinin” uygun görüldüğü belirtilmiştir.
Zira; özel tüketim vergisi yalnızca bir aşamada alınan bir vergi olup, vergiye tabi akaryakıt ürünlerinin ithalatçıları veya rafineriler dahil imal edenler tarafından tesliminde doğmakta ve bunlar tarafından tahsil edilmektedir. Yurt içinde pazarlanacak akaryakıta rafineri çıkışında veya gümrük girişinde; sanayide yan ürün olarak veya diğer şekillerde üretilen akaryakıta ise ticari faaliyete konu edilmeden önce ilgili lisans sahibi tüzel kişiler tarafından EPDK tarafından belirlenecek şart ve özellikte “ulusal marker” eklenmesinin zorunlu olduğu, bu zorunluluğun da, 5015 Sayılı Kanun ve ilgili mevzuatı uyarınca sıkı denetim ve kurallara bağlandığı dikkate alındığında, ulusal marker içeren akaryakıtın, kullanım zorunluluğu getirilen özel etiketi veya işareti taşıyan diğer mallar gibi, özel tüketim vergisi ödenmiş mal olduğunun kabulü gerekir. Bununla birlikte, bu malların özel tüketim vergisi ödenmeden teslim edildiğine dair tespitin de, ancak mükellef sayılanlar nezdinde yapılacak inceleme ile ortaya konulabileceği tabiidir.
Bu durumda; gaz yakıtların dağıtımı (her çeşit gazlı yakıtın ana boru sistemiyle dağtımı ve tedariki) faaliyetiyle iştigal eden davacı adına 4760 Sayılı Kanun'un 4. maddesinin 3. fıkrası uyarınca yapılan cezalı tarhiyatta anılan yasal düzenlemelere uyarlık görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenle, davalı idarenin istinaf isteminin reddine, davacının istinaf isteminin kabulüne, Ankara 4. Vergi Mahkemesi'nin 27/02/2019 gün ve E:2018/997, K:2019/228 Sayılı kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına; 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. Maddesinin, 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davanın kabulüyle dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı özel tüketim vergisi tarhiyatının iptaline aşağıda gösterilen 313,10-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından istinaf aşamasında fazladan Iğdır İl Muhasebe Müdürlüğüne 10.05.2019 gün ve Seri AB2019, Sıra No.1979 Sayılı makbuzla fazladan yatırılan 44,40-TL Başvurma harcı ile, 44,40-TL Karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf başvurusunda bulunanlara iadesine, kararının tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz isteminde bulunma yolu açık olmak üzere, 17/03/2020 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)