İSTEMİN ÖZETİ: …… Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname gereğince sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 25/07/2016 tarih 11810 sayılı işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemiyle açılan davayı reddeden İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 26/09/2018 gün ve E:2018/558, K:2018/1467 sayılı kararının; davacı tarafından, haksız ve hukuka aykırı olduğu, hakkında yapılan suçlamaların subjektif deliller olduğu ve buna göre karar verildiği, ancak hukukta objektif delillerin esas olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve istinaf yoluyla işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Yedinci İdare Dava Dairesi'nce, dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Dava, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapan davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname gereğince sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 25/07/2016 tarih 11810 sayılı işlemin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; "...davacının, olağanüstü hali gerekli kılan konu, olağanüstü hal ilanından sonra yayımlanan kanun hükmünde kararnamelerde düzenlenen tedbirlerin kapsamı ve mahiyeti dikkate alınarak, anılan tedbirler vasıtasıyla başta FETÖ/PDY olmak üzere terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca, milli güvenliğe karşı faaliyette bulunulduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilerek, kamu kurum ve kuruluşlarından çıkarılmak suretiyle Anayasa ile kurulan demokrasi düzeninin korunması amacıyla iş aktinin sonlandırılmasına ilişkin şartların oluştuğu anlaşılmakla, yukarıda yazılı mevzuat uyarınca davacının, iş akdinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde, hukuka aykırılık bulunma(dığı)''gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
23/07/2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (sonradan yasalaşan) "Kamu görevlilerine ilişkin tedbirler" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personelin, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılacağı kurala bağlanmıştır.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 5. maddesinde ise; vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarında, vakıf yönetim organı dışında en az yedi kişiden oluşan bir mütevelli heyeti bulunacağı, mütevelli heyet üyelerinin, vakıf yönetim organı tarafından dört yıl için seçileceği, süresi biten üyelerin yeniden seçilebileceği, mütevelli heyet üyelerinin yaş sınırlaması hariç Devlet memuru olma niteliklerine sahip bulunmaları ve en az üçte ikisinin lisans düzeyinde yükseköğrenim görmüş olması gerektiği, mütevelli heyet üyelerinin kendi aralarından bir başkan seçeceği, mütevelli heyetinin vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil edeceği, vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticilerinin Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyeti tarafından atanacağı, mütevelli heyetinin yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapacağı, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylayacağı, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylayacağı ve uygulamaları izleyeceği, vakıfca hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürüteceği, bununla birlikte vakıf yükseköğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebileceği düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyofizik Anabilim Dalında öğretim üyesi olarak görev yaptığı, 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20/07/2016 tarih ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile 21/07/2016 tarihi saat 01.00'den itibaren 90 gün süreyle olağanüstü hal ilan edildiği, 23/07/2016 tarih ve 29779 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca davalı idarenin 25/07/2016 tarih ve 11810 sayılı işlemi ile davacının sözleşmesinin feshedilerek görevine son verilmesine karar verildiği, bakılan davanın da söz konusu işlemin iptali istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu işlemin yetki unsuru yönünden değerlendirilmesi;
Olayda, davacı hakkındaki sözleşmenin feshi işleminin, Rektörün teklifi üzerine mütevelli heyet başkanının oluru ile tesis edildiği, İstanbul 17. Noterliği'nin 21/03/2016 tarih ve 6795 sayılı onayı ile yürürlüğe konulan ... Üniversitesi imza sirkülerinin 9. maddesinde, akademik personelin atanmasına ve atanmalarına ilişkin sözleşmelerin imzalanmasına mütevelli heyet başkanının yetkili kılındığı yönünde hükme yer verildiği, söz konusu sirkülerin mütevelli heyetinin 16/03/2016 tarih ve 4 sayılı toplantısında alınan 1 nolu karara ilişkin olduğu görülmektedir.
O halde, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 5. maddesi uyarınca akademik personelin atanması ve görevden alınması konusunda yetkili olan mütevelli heyetince ilgili Kanun hükmünün verdiği açık yetkiye dayalı olarak mütevelli heyeti başkanına akademik personelin atanmalarına ilişkin yetkinin devredildiği, 667 sayılı KHK hükmü ile de terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen personelin, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılacağının düzenleme altına alındığı, bu duruma göre, mevcut yetki devri ile atamaya yetkili amir konumunda olan mütevelli heyet başkanının birim amiri olan Rektörün teklifi üzerine kamu görevinden çıkarmaya ilişkin olarak 667 sayılı KHK kapsamında tesis ettiği işlemde yetki unsuru yönünden hukuka aykırı bir tarafın olmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu işlemin esası yönünden yapılan değerlendirme;
Dosyada mevcut davalı idarenin savunma dilekçesinde, "Davacı hakkındaki bilgiler ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşların da bilgisi dahilinde değerlendirilerek davacının iş akdi Bakanlar Kurulunca 22/07/2016 tarihinde kabul edilen olağanüstü hal kapsamında yayımlanan ve onaylanan 667 sayılı KHK gereğince sonlandırılmıştır... Yapılan hassas araştırmalar neticesinde müvekkil Üniversite bünyesinde FETÖ ile doğrudan ya da dolaylı olarak bağlantısı bulunan tüm personelin iş akdine son verilmiştir. Bu sebeple davacı hakkında yapılan inceleme ve alınan istihbaratlar, müvekkil Üniversitenin davacı ile çalışmaya devam etmemesi için yeterli dayanağı oluşturmuştur." şeklinde açıklamaya yer verilmesi sebebi ile Dairemizce yapılan 12/07/2019 tarihli ara kararı ile söz konusu açıklamalara istinaden davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı, iltisakı yahut aidiyeti olduğuna dair araştırma ve toplanan somut delillere dair tüm bilgi ve belgeler ile alınan tüm istihbari bilgilerin gönderilmesinin Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı'ndan ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı'ndan istenildiği, aynı ara kararda ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma yürütülüp yürütülmediğinin, yürütülüyor olması halinde soruşturma dosya numarasının bildirilmesinin istenilmesine karar verildiği, ara kararına Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığınca verilen 30/07/2019 tarih ve 1982-112437 036 sayılı cevabi yazıda, MİT'in görev ve faaliyetleri ile bu görevler kapsamında elde edilen istihbaratın paylaşılacağı kurumların 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu'nda belirlendiği, bu doğrultuda elde edilen istihbari bilgilerin ilgili makamlarla paylaşıldığı, bu bağlamda ilgili ara kararda belirtilen hususlara ilişkin olarak icracı makamların kayıtlarının esas alınmasının uygun olacağı yönünde bilgi verildiği, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünce yukarıda anılan ara kararına cevaben gönderilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında davacıya ait istihbari mahiyette bilgileri içeren Bilgi Notunda; '' FETÖ/PDY terör örgütü propagandası yaptığı değerlendirilen medya organlarının dijital platformda yayından kaldırılmasını neden göstererek aboneliklerini iptal eden şahıslar arasında olduğunun değerlendirildiği, FETÖ/PDY terör örgütüne müzahir finans kurumu Bank Asya'da hesap hareketi bulunduğu (31/12/2013 bakiye 611.85 TL - 24/12/2014 bakiye 1071.71 TL)'' bilgilerinin yer aldığı, bunun üzerine Dairemizin 13/12/2020 tarihli ara kararı ile, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'nden, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında davacıya ait istihbari mahiyette bilgileri içeren Bilgi Notunda yer alan davacıya isnat edilen fiilleri ispatlayıcı bilgi ve belgelerin ve davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan soruşturma yürütülüp yürütülmediğine dair tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenildiği, ancak anılan bu ara kararına cevap verilmediği görülmektedir.
Dava konusu olayda, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması kapsamında davacıya ait istihbari mahiyette bilgileri içeren Bilgi Notunda; '' FETÖ/PDY terör örgütü propagandası yaptığı değerlendirilen medya organlarının dijital platformda yayından kaldırılmasını neden göstererek aboneliklerini iptal eden şahıslar arasında olduğu yönünde isnat edilen fiile yönelik ispatlayıcı bilgi ve belgelerin sunulamaması ve davacının Bank Asya'da hesap hareketi bulunduğu belirtilmekle birlikte bu hesabın cüzi miktarda olması durumu davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna delil teşkil etmediği dikkate alındığında, davacı hakkında tesis edilen sözleşmenin feshine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davacıya ödenmesi Anayasa'nın 125. maddesi gereğidir.
Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nin 26/09/2018 gün ve E:2018/558, K:2018/1467 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 364,15.-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta avansının resen ilgilisine iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere 19/03/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)