İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul İli, Pendik İlçesi, ... Mahallesi, Eski 240 (yeni 9528 ada, 1 parsel) sayılı taşınmazı da kapsayan alanda imar uygulaması yapılmasına dair 21.05.2013 tarih ve 708 sayılı Encümen Kararı'nın iptali istemiyle açılan davada, "...dava dosyasında ekli bulunan bilgi ve belgeler ile taşınmaz mahallinde gerçekleştirilen keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun da birlikte değerlendirilmesinden; uygulama sınırının hatalı olarak belirlendiği ve dağıtım ilkelerine uygun davranılmadığı, dolayısıyla dava konusu eski 240 (yeni 9528 ada, 1 parsel) sayılı taşınmaza ilişkin yapılan imar uygulaması işleminin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve teknikleri ile kamu yararı yönünden uygun olmadığı anlaşıldığından, davacılar taşınmazını da kapsayan alanda imar uygulaması yapılmasına dair 21.05.2013 tarih ve 708 sayılı Encümen Kararı'nın davacılar parseli açısından hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nin 28/02/2019 tarih ve E:2017/1633, K:2019/402sayılı kararının; davanın süresinde açılmadığı, imar uygulamasının kesinleşmiş planlara göre düzenlendiğinden hukuka aykırılık iddiasında bulunulamayacağı, davacılara teknik olarak müstakil parsel verme imkanının bulunmadığı, bilirkişi raporunda belirtilen bazı parsellerin imar uygulamasından önce plana uygun olarak gerekli terkleri yaptıkları ve yapı ruhsatı alarak inşaatlarını tamamladıkları için düzenlemeye alınmadığı, mevzuata uygun bir şekilde imar uygulaması yapıldığı iddialarıyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İstanbul İli, Pendik İlçesi, ... Mahallesi, Eski 240 (yeni 9528 ada, 1 parsel) sayılı taşınmazı da kapsayan alanda imar uygulaması yapılmasına dair 21.05.2013 tarih ve 708 sayılı Encümen Kararı'nın iptali istemiyle açılmıştır.
Mahkemesince uyuşmazlığın çözümü teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; "...filli durum dikkate alınmış olduğu ve 240 parselde hissedar olan davacılara aynı bölgeden parsel verildiği, ancak iki davacının hisseleri ile müstakil parsel verebilme işlemi yerine getirilmediği, iki hisse toplamının 334,94 m² (167,47 * 2 ) tahsis alanına denk geldiği, komşu ada ve parseller irdelendiğinde, kendi adasındaki 9528 ada 3 parselin 176,76 m², diğer komşu adalarda ise 9526 ada 3 parselin 195,98 m², 9522 ada 1 parselin 179,13 m², 9526 ada 6 parselin 214,43 m² olduğu gibi birçok örnek bulunduğu, bu bağlamda, yapılan uygulamanın müstakil parsel verme açısından uygun olmadığının tespit edildiği, uygulama sonrasında oluşturulan imar parsellerinde Belediye adına birçok tescilli parsel bulunduğu, bu parsellerin kök parselde de Pendik Belediyesine ait olduğu, DOP kesildikten sonra birçok parselde hisse tamamlama amacıyla kullanıldığı, ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi adına bulunan parsellerde de aynı işlem tesis edildiği, bölgede daha önce yapılan bir uygulama imar planı ve imar uygulaması tespit edilmediği, bu bağlamda imar planlarının 2014 yılı başında gerçekleştirildiği, bu nedenle daha önce bir terk işleminin de söz konusu olmadığı, uygulamanın yapıldığı alanda bulunan boş alanın (959, 960, 961 ve 962 nolu parseller TKGM parsel sorguya göre tapuda tescilli görülmektedir.) imar uygulamasına alınmamış olması bir düzenleme sınırı hatası olduğu, dört tarafı uygulamada olan bir alanın düzenleme sınırı dışında bırakılması 18. Madde uygulama yönetmeliğindeki düzenleme sınırı geçirme esaslarına aykırı olduğu, ayrıca birbirine komşu olmayan bölgelerin bulunduğu tespitinin de yönetmeliğe aykırı olduğu, sonuç olarak; dava konusu alanda gerçekleştirilen imar uygulamasında 1/5000 ölçekli plan ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planında fonksiyonlarda bir değişim bulunmadığı ve yasalara uygun olduğu, DOP kesintisi miktarlarının 3194 Sayılı İmar Kanunu mevzuatlarına uygun olduğu tespit edildiği, 3194 sayılı imar kanunu ve ilgili yönetmeliklerinin uygulanmasında düzenleme sınırında hata belirlenmiş olduğu, düzenleme sınırının yönetmeliğe aykırı olduğu, davalı parsel bağlamında, müstakil parsel verilme hususunun yerine getirilmediği, bu çerçevede dava konusu parsel yönünden yapılan işlemlerin şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve teknikleri ile kamu yararı yönünden uygun olmadığı..." yönünde görüş bildirildiği, bilirkişi raporundaki bu görüşler dikkate alınarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Olayda, uygulama ile oluşturulan 9528 ada 1 parselde davacılar ..., ... ve dava dışı ...'ın hissedar olduğu, bilirkişilerce davacılar ... ile ...'ın hisselerinin toplamı dikkate alındığında ...'la hissedar yapmadan davacılara müstakil parsel verme imkanı olduğu görüşüne yer verilmiş ise de, kök parselin anılan şahıslarca birlikte satın alındığı ve ...'ın hissesine karşılık bulunduğu yerde cephe derinliğinden dolayı müstakil parsel oluşturulma imkanının bulunmadığı anlaşıldığından, davacıların ... ile hisseli olarak tahsis yapılmasına ilişkin olarak dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, karardan bu gerekçenin çıkartılmasına, diğer gerekçeler yönüyle ise mahkeme kararı usul ve hukuka uygun bulunmuş olup istinaf dilekçesindeki iddialar kararın diğer gerekçeler yönüyle kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, İstanbul 9. İdare Mahkemesi'nin 28/02/2019 tarih ve E:2017/1633, K:2019/402 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine, istinaf aşamasında yapılan 134,80-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasındaki posta gideri avansından artan kısmın kararın kesinleşmesini takiben mahkemesince davalıya iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 01/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)