İSTEMİN KONUSU: İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nin 28/02/2019 günlü, E:2018/1032, K:2019/395 sayılı kararının istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, .... Mahallesi, 936 ada, 182 parselde mevcut yapıda ruhsat ve eklerine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle düzenlenen 06/12/2017 günlü, 231/8005 cilt/sahife nolu yapı tatil tutanağı esas alınarak, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca söz konusu yapının projesine aykırı kısımlarının yıkımına ve aynı Kanunun 31. maddesi uyarınca binanın su, elektrik ve doğalgazının kesilmesi için dosyanın ilgili birimlere gönderilmesine ilişkin 11/01/2018 günlü, 21 sayılı Bakırköy Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararının özeti: İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nce verilen 28/02/2019 günlü, E:2018/1032, K:2019/395 sayılı kararda; davalı idarece, İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, .... Mahallesi, .... Caddesi, 936 ada, 182 parsel, 24 kapı yerde yapılan denetim sonucunda, her ne kadar, imara aykırı kısımların yıkımına ilişkin 11/01/2018 tarih ve 21 sayılı belediye encümeni kararı alınmış ise de; söz konusu yapıdaki imara aykırılığın 31.12.2017 tarihinden önce gerçekleştiği, yapıya ilişkin davacı tarafından, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16’ncı maddesi ile eklenen geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yapının tamamı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na başvuruda bulunulduğu, yapılan başvuru üzerine 28/08/2018 tarih ve …. belge nolu yapı kayıt belgesinin düzenlendiği, diğer taraftan, davalı idarece, yapı kayıt belgesi düzenlendikten sonra dava konusu encümen kararının iptal edilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda; dava konusu taşınmaza ilişkin davacı tarafından, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 Mayıs 2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16’ncı maddesi ile eklenen geçici 16’ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yapının tamamı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, 29/10/2018 tarih ve … belge nolu yapı kayıt belgesinin düzenlendiği anlaşılmakla; mevzuat uyarınca, yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği hükme bağlandığından, 3194 sayılı Kanunun 31. maddesinden yararlandırılmaması işleminde ve aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin tesis edilen dava konusu encümen kararında; usule ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAFA BAŞVURANIN İDDİALARI: Davalı İdare tarafından; İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, .... Mahallesi, .... Caddesi, 936 ada, 182 parselde izinsiz kış bahçesi inşa edildiğinin 06/12/2017 günlü yapı tatil tutanağı ile tespit edildiği, mahkeme kararında yapı kayıt belgesinden bahsedilmekte ise de, davacı tarafından yapı kayıt belgesinin bir örneğinin belediyeye ibraz edilmediği, başvuruda bulunulmuş olması durumundan dava konusu encümen kararı ile ilgili olarak işlem yapılabileceği iddialarıyla kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu taşınmazla ilgili olarak İstanbul 8. İdare Mahkemesinin 2018/496 Esas sayılı dosyasına davalı Belediyece sunulan cevabi yazıda "... Alınan Encümen Kararlarının kaldırılması için Belediye Encümenine havalesi yapılmıştır. Son olarak Yapı Kayıt Belgeleri söz konusu yerde ruhsata aykırı imalatları kapsar" denildiği, görüldüğü üzere; Encümen Kararlarının kaldırılmasına dair işlemler başlatılmış ise de kanuna aykırı olarak neticeye vardırılamadığı, bu nedenle ve yasa gereği olarak Mahkeme tarafından davaya konu edilen işlemin iptaline karar verildiği öne sürülerek, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, .... Mahallesi, 936 ada, 182 parselde mevcut yapıda ruhsat ve eklerine aykırı imalatlar yapıldığı tespit edilerek 06/12/2017 günlü, 231/8005 cilt/sahife nolu yapı tatil tutanağı düzenlenmiştir.
Bu tespit esas alınarak, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca söz konusu yapının projesine aykırı kısımlarının yıkımına ve aynı Kanunun 31. maddesi uyarınca binanın su, elektrik ve doğalgazının kesilmesi için dosyanın ilgili birimlere gönderilmesine ilişkin 11/01/2018 günlü, 21 sayılı Bakırköy Belediye Encümeni kararı alınmıştır.
Anılan encümen kararının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı (Değişik 6545 S.K./19. md.) 45. maddesinin 5. fıkrasında ise, “Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir.” hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun 31. maddesinde; "İnşaat bitme günü, kullanma izninin verildiği tarihtir. Kullanma izni verilmeyen ve alınmayan yapılar da izin alınıncaya kadar elektrik, su ve kanalizasyon hizmetlerinden ve tesislerinden faydalandırılmazlar. Ancak kullanma izni alan bağımsız bölümler bu hizmetlerden istifade ettirilir", 32. maddesinde ise; "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığının ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir." hükümleri yer almaktadır.
18/05/2018 günlü, 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddenin 1. fıkrasında; "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir." hükmüne, 4. fıkrasında ise; "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yasa hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 6 Haziran 2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinin birinci fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların maliklerinin, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorunda oldukları, aynı maddenin üçüncü fıkrasında, Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği belirtilmiş, 20 Eylül 2018 tarihli ve 30541 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslarda Değişiklik yapılmasına Dair Usul ve Esasların 5. maddesi ile değişik 8 inci maddesinin ikinci fıkrasında ise; “(2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.” düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, .... Mahallesi, 936 ada, 182 parselde mevcut yapıda ruhsat ve eklerine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle düzenlenen 06/12/2017 günlü, 231/8005 cilt/sahife nolu yapı tatil tutanağı esas alınarak, 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca söz konusu yapının projesine aykırı kısımlarının yıkımına ve aynı Kanunun 31.maddesi uyarınca binanın su, elektrik ve doğalgazının kesilmesi için dosyanın ilgili birimlere gönderilmesine ilişkin 11/01/2018 günlü, 21 sayılı Bakırköy Belediye Encümeni kararının alındığı, 6 nolu bağımsız bölüm maliki olan davacı tarafından anılan encümen kararının iptali istemiyle de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İdare Mahkemesince, dava konusu yapıya ilişkin olarak davacı tarafından 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca 29/10/2018 günlü, 744732 başvuru numaralı, 2A5TJL34 belge nolu Yapı Kayıt Belgesi alındığı anlaşıldığından, anılan yasa hükmü uyarınca dava konusu yıkım ve idari para cezasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu ve iptali gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu belediye encümeni kararının iptaline karar verildiği görülmektedir.
3194 sayılı İmar Kanununa eklenen Geçici 16. maddesi ile Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar için Yapı Kayıt Belgesi düzenlenebileceği, bu yapılar için daha önce alınan yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının yapı kayıt belgesi ilgili belediyesine verildikten sonra iptal edileceği, Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesinin yetkili idarece iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilmedikçe, kayıt altına aldığı ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar hakkında 3194 sayılı Kanun uyarınca yıkım kararı alınamayacağı ve idari para cezası verilemeyeceği açık olmakla birlikte, Yapı Kayıt Belgesi verilmiş olmasının, söz konusu yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarını hukuka aykırı hale getirmeyeceği ve yargı mercilerince iptaline yol açmayacağı gibi, yıkıma ve idari para cezalarına ilişkin işlemleri tesis eden idarelerce gerekli iptal işlemleri yapılmadan davaların konusuz kalması sonucunu doğuracak bir durum oluşturmayacağı da kuşkusuzdur.
Bu durumda, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesinin 4. fıkrası ve Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğin 6. maddesinde yer alan, yapı kayıt belgesi ilgili belediyesine verildikten sonra 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının iptal edileceği düzenlemesi karşısında, söz konusu işlemleri tesis eden idarelerce gerekli iptal işlemleri yapılacağından ve anılan düzenlemelerde, yapı kayıt belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezalarının söz konusu işlemleri tesis eden idarelerce iptal işlemlerinin tesis edilmemiş olması halinde idari yargı mercilerince iptaline hükmedilebileceği yönünde bir hükme yer verilmediğinden ve ilgili idarelerce tesis edilecek iptal işlemleri ile idari yargı mercilerince idari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinin biri veya birkaçı bakımından hukuka aykırılığı sebebiyle idari işlemler hakkında verilen kararların ve doğurduğu hukuki sonuçların aynı olduğunu söylemeye olanak bulunmadığı; açık anlatımla, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesinin 4. fıkrasında yer alan "Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir." düzenlemesindeki “iptal” kavramının muhatabı söz konusu işlemleri tesis eden idareler olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2/1-a maddesinde idari dava türleri arasında sayılan ve “İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar” olarak tanımlanan iptal davalarında idari yargı yerlerince verilecek kararların, idarelerce alınacak iptal kararlarından farklı olduğu kuşkusuzdur.
Nitekim, idarî yargıda “idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan dâvalar” olarak tanımlanan iptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayarak hukuk devletini gerçekleştiren önemli yollardandır. İptal davası kolay işleyen ve karmaşık olmayan niteliğiyle yargısal bir denetim yolu olarak öngörülmüştür. İptal davaları ile idarî işlemlerin hukuk kurallarına uygunluğu incelenir. Aykırılığın saptanmasında işlem ortadan kaldırılır. Böylece, idarenin hukuk kurallarına uygun şekilde hareket etmesi sağlanarak hukuk düzeni korunur. İdarî yargı mercilerince verilen iptal kararları, davaya konu olan idari işlemin hukuka uygunluğu hakkında bir yargı – hüküm – ortaya koyan kararlardır.
Bu itibarla, işleme konu yapı için yapı kayıt belgesi düzenlenmiş olmasının, söz konusu belgenin kayıt altına aldığı ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapılar hakkında 3194 sayılı Kanun uyarınca tesis edilen yıkım ve idari para cezasına ilişkin işlemlerin hukuka aykırılığı sonucunu doğurmaması karşısında, İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin unsurları yönünden inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, işleme konu yapı için 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi verildiğinden bahisle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Diğer taraftan, ilk derece mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığa bakan idare mahkemesince işin esası incelenmeksizin hüküm kurulmuş olması karşısında, 2577 sayılı Kanunun istinaf kanun yoluna ilişkin hükümleri uyarınca Dairemizce işin esasına girilmesi mümkün görülmemiş, kararın kaldırılması ve 2577 sayılı Yasanın 45/5. maddesi gereği yeniden bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iade edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı İdarenin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2.İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nin 28/02/2019 günlü, E:2018/1032, K:2019/395 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen gerekçe dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren İstanbul 6. İdare Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Mahkemece yeniden verilecek kararla birlikte yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm tesisine gerek bulunmadığına,
5.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine,
6.2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 5. fıkrası uyarınca kesin olarak 30/09/2020 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
İstinaf incelemesine konu karar usul ve hukuka uygun olup istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususlar kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı İdarenin istinaf başvurusunun reddi gerektiği oyuyla, Daire kararına katılmıyorum. (¤¤)